Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1686 E. 2025/1227 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1686
- Karar No
- 2025/1227
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1686
KARAR NO : 2025/1227
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 05/11/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 01.01.2016 tarihinde 1 yıl süre ile geçerli olacak "Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı/ Gelir Paylaşımı Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmenin 31.12.2016 tarihinde süre bitimi sebebiyle sona erdiğini, işbu sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı nezdinde sağlayacağı sağlık hizmetlerine istinaden kendisine her ay KDV dahil 12.500,00 TL tutarında sabit bedel ödemesi yapılacağını, yine müvekkilinin davalıya sağlayacağı hizmetler karşılığında işbu sözleşmede yer alan EK-2'de belirtildiği şekilde hakediş cirosu hesaplanacak olup hesaplanan cironun %20'sinin hakediş bedeli olarak kabul edileceğini, bu kapsamda hakediş bedelinin sabit bedel olan 12.500,00 TL'yi geçmesi durumunda müvekkiline sabit bedel ödemesi yapılmayarak sadece hakediş bedeli ödeneceğini, 12.500,00 TL'nin altında kalması durumunda ise müvekkiline hakediş bedeli ödenmeyerek sadece sabit bedel ödemesinin yapılacağını, müvekkilinin 1 yıllık sözleşme süresi boyunca tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının hakediş cirolarını ödememesi nedeniyle 66.129,10 TL alacaklarının bulunduğunu, Beşiktaş 19. Noterliği'nin 01.02.2017 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş bu alacağın 2 iş günü içerisinde müvekkiline ödenmesinin davalıya ihtar edilmişse de, herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi ihtarnameye cevap dahi verilmediğini beyanla iş bu belirsiz alacak davasında, müvekkilinin alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 30.000,00 TL alacaklarının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin HMK hükümlerine uygun olarak sunulmadığını, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmaktaki yararının hukuki olmayıp tamamen ekonomik olduğunu, ekonomik yararın ise HMK'nın 107/1. maddesine göre belirsiz dava açabilmek için yeterli olmadığını, davacının alacak iddiasını dayandırmış olduğu sözleşme dolayısıyla müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, bu sözleşmenin yürürlüğe girmediğini davacı bu sözleşme ile sağlık hizmeti sunmadığını, davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisinin Dr. ... olduğunu, davaya konu sözleşmenin 6. maddesinin, 6.1 mumaralı alt maddesi müvekkili şirket bünyesinde görevlendirilecek doktorun Dr. ... olduğunun belirtildiği, ancak davacı şirket ile iş bu sözleşme akdedilmeden önce Dr. ...nun müvekkili şirket bünyesinde işçi-işveren ilişkisi içerisinde bir iş sözleşmesi kapsamında sigortalı olarak çalışan bir doktor olduğunu, bu kişinin 07.01.2015-31.03.2016 tarihleri arasında 4A'lı olarak, 31.03.2016 tarihinden iş/hizmet akdini istifa ile sonlandırdığını, 13.08.2016 tarihine kadar da 4B'li olarak çalıştığını, Dr. ... ile 4B'li olarak çalışmak üzere 31.03.2016 tarihli Hekim Sözleşmesi yapıldığını, Dr. ...u bu sözleşmeyi şahsı adına imzaladığını, Dr. ... davacı şirketin yetkilisi olarak hareket etseydi ya da taraflar arasında davacının iddia ettiği gibi bir ticari ilişki söz konusu olsa idi 4B'li olmak üzere 31.03.2016 tarihli hekim sözleşmesini imzalayacağını, davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan Dr. ... ile davacı şirket ile imzalanan sözleşme kapsamında değil, iş sözleşmeleri kapsamında (önce dA'lı daha sonra ise 4B'li statüde) işçi-işveren ilişkisi içinde çalıştığını, davacı şirketin alacak iddiasına konu yaptığı sözleşmenin ise taraflar arasında hiçbir zaman uygulanmadığını ve yürürlüğe konulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hizmet nedeniyle alacak istemine ilişkin davada, davalı davacı şirketin tek yetkilisi ve ortağı olduğu Dr. ...'nun davalı şirkette 2015-2016/8 dönemlerinde çalıştığı, 2016/Ocak-Şubat ve Mart dönemlerine ait toplam 17.140,66 TL'lik ödemelerin davalı şirket tarafından Dr. ...'na yapılmış olduğu, yine davalı şirketçe 2016/Nisan-Mayıs ve Haziran ödeme açıklaması ile davacı şirket hesabına toplam 48.974,24 TL ödendiği, bu haliyle yapılan değerledirmede de davalı yanın taraflar arasında akdedilen 01.01.2016 tarihli sözleşmenin yürürlüğe konulmadığı şeklindeki beyanına itibar edilmediği, ayrıca davacının ortağı olduğu şirketin davalı işletmeye verdiği hizmetlerle ilgili olarak, davalı şirketçe 2016/Nisan-Mayıs ve Haziran ödeme açıklaması ile davacı şirket hesabına toplam 48.974,24 TL ödenmiş olması ve iş bu ödemelerin de davacının ortağı olduğu şirkete yapılmış olması nedeniyle, davacı şirket ile davalı işletme arasında ticari ilişki bulunduğu, yine dosyada yer alan davalı ve dava dışı ... Medikal şirketlerinin sicil kayıtları incelendiğinde de her iki şirketin de yetkililerinin ve yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olduğunun anlaşıldığı, mahkemece bilirkişi heyetinden alınan ve hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan tespitler bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılan bilirkişi heyeti raporu ile davacı şirketin yetkilisi ve tek ortağı olduğu Dr. ...'nun davalı şirkette 4/A kapsamında çalıştığı Ocak, Şubat, Mart/2016 döneminde 20.359,34 TL, 4/B kapsamında çalıştığı 31.03.2016-13.08.2016 arasındaki dönemde 13.525,76 TL, 4/B kapsamında dava dışı ... A.Ş.'de çalıştığı 13.08.2016-31.12.2016 arasındaki dönemde 32.244,00 TL olmak üzere toplam 66.129,10 TL alacaklı olduğu, davacı şirket ile davalı işletme arasında ticari ilişkinin bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı şirketin ortağı ve tek yetkilisi olan Dr. .. . tarafından verilen hizmet kapsamında davacı şirket tarafından faturalar tanzim edildiği, bu kapsamda davalı şirket tarafından bir kısım ödemeler yapılmış ise de, halen ödenmemiş hakediş alacaklarının olduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığı, taleple de bağlı kalınarak 30.000,00 TL'nin, davacı yanca gönderilen ihtarnamede verilen 2 iş gününe ilişkin süre de gözününde bulundurularak, temerrüt tarihi olan 08.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle Davanın KABÜLÜ ile; Taleple bağlı kalınarak 30.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 08/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı TUTULMASINA karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ile ihbar olunan vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı müvekkili...ağlık ve Eğitim Hizmetleri İnşaat A.Ş.'ye usulüne uygun bir şekilde ve süresinde ihbar da bulunulmadığını, usulsüz bir şekilde ihbar olunan müvekkili şirketin ticari defterlerinin dahi incelenerek bilirkişi raporu düzenlendiğini, ihbar olunanın hiç bir şekilde lehinde ya da aleyhinde hüküm kurulması mümkün olmadığı halde, her ne kadar Yerel Mahkeme kararının hüküm kısmında değilse de kararın gerekçe kısmında aleyhine ifadelere yer verildiğini, bu hususun usul ve yasalara aykırı olduğunu, gerekçeli kararın bu nedenle de kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davaya dayanak yapılan sözleşmenin ise hiç bir şekilde yürürlüğe girmemiş olduğunu, davacının zımni kabulü ile ortaya çıktığını, cevap dilekçesindeki, cevap beyan ve savunmalarının da istinaf sebebi olarak dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı şirket ile müvekkili şirketler arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığından, davacının bu davayı açmakla hüküm altına aldırabileceği haklı ve meşru bir hakkı olmadığından, müvekkili şirketlere karşı yöneltebileceği bir husumet olamayacağından, huzurdaki davanın husumet ve hukuki yarar yokluğundan başka bir ifade ile dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça ıslah etmek imkanı varken yapılmadığını, talep bulunmadığından Yerel Mahkemece böyle bir hüküm kurulması da mümkün olmadığını, karara dayanak olarak gösterilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı haklı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerin subjektif yorumlarının hükme esas alınarak, davacı lehine alacak hükmü kurulmasının hatalı olduğunu, itirazlarının aynen tekrar ettiklerini ve istinaf sebebi olarak dikkate alınmasının talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yeminli mali müşavir, hastane yönetimi uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 20.06.2019 tarihli raporda:"... Davacı ve davalı şirket ile dava dışı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı kanaatine varılmıştır... Davacı şirket defterinde tespitler: düzenlenen faturalar nedeniyle davalı şirketin 01.08.2016 tarihi itibariyle 48.974,34 TL borçlu olduğu, anılan bakiyenin 70 sayılı yevmiye kapanış maddesinde davalı cari hesabı karşısında aynen yer aldığı görülmüştür...Davalı şirket defterinde tespitler:Davacı şirketçe 06.06.2016-10.08.2016 arasındaki dönemde "Sağlık Hizmet Geliri" açıklaması ile düzenlenmiş olan 4 adet faturanın toplam tutarı 48.974,34 TL olup, fatura bedellerine karşılık banka kanalıyla ödeme yapıldığından, davacı şirket bakiyesi bulunmamaktadır...01.01.2016 tarihli sözleşmenin yürürlüğe koyulup koyulmadığı, davalı şirketçe Dr. ...'na ödenen ücretlerin ve fatura karşılığında davacı şirkete ödenen tutarların anılan sözleşme kapsamında yapılıp yapılmadığı, dava dışı... A.Ş.'nin davalı şirketle irtibatlı olup olmadığı, Dr. ...'nun bahsi geçen sözleşme kapsamında dava dışı şirkette çalışıp çalışmadığı, dava dışı şirket tarafından davacı şirkete ödenen tutarların anılan sözleşme kapsamında yapılıp yapılmadığı hususlarının hukuki değerlendirmeyi gerektirdiği, Davacı şirket iddialarının kabulü halinde; heyetimizce yapılan hakediş hesaplamaları, Dr. ...'na ve davacı şirkete yapılan ödemeler ve sabit bedel tutarı olan 12.500,- TL'lik tutar dikkate alındığında; Dr....nun davalı şirkette 4/A kapsamında çalıştığı Ocak, Şubat, Mart/2016 döneminde 20.359,34 TL, 4/B kapsamında çalıştığı 31.03.2016-13.08.2016 arasındaki dönemde 13.525,76 TL, 4/B kapsamında dava dışı ... A.Ş.'de çalıştığı 13.08.2016-31.12.2016 arasındaki dönemde 32.244,- TL olmak üzere davacı şirket alacağının toplam 66.129,10 TL olacağı, açılan davada; şimdilik kaydı ile 30.000,- TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, ihtarnamede tebliği şerhi bulunmadığından, faiz hesaplamasının yapılamadığı..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Davacı ve davalı arasında imzalanan 01.01.2016 tarihli Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı/ Gelir Paylaşımı Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri:"
2. SÖZLEŞMENİN KONUSU VE HUKUKİ SINIRLARI
2.1-İş bu Sözleşme ile; Tıbbi Deontoloji Tüzüğü, Türkiye Tabipler Birliği'nin kabul ettiği meslek etiği kuralları hükümleri ile yürürlükteki ilgili tüm mevzuat hükümlerine uygun özel ihtisas, deneyim ve tıbbi maharet gerektiren Ortopedi ve Travmatoloji Branşına ait tıbbi işlemlerin mesleğin gereklerine uygun olarak sunulması hususunda Sağlık Kuruluşu ile Şirket arasında iş ortaklığı yapılacaktır. Bahsi geçen iş ortaklığı kapsamında hemşire ve benzeri yardımcı sağlık personelleri, tibbi cihazlar, malzemeler, hastane binası ve otelcilik hizmetleri Sağlık Kuruluşu tarafından sağlanacak olup, Şirket, Sağlık Kuruluşu bünyesinde ihtiyaç duyular sayıda ve özelliklerde Doktor görevlendirmesi yapacaktır. Şirket tarafından görevlendirilen Doktor/Doktorların sunacağı sağlık hizmetlerinin cirosu “gelir paylaşımı yöntemi” ile iş ortaklığı kapsamında işbu Sözleşme'de belirtilen şekilde paylaşılacaktır.
2.2- Şirket ile Sağlık Kuruluşu arasında imzalanan işbu Sözleşme, Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı, Getir Paytaşımı Sözleşmesi olup, ticari iş niteliğinde olan bu Sözleşme'nin çerçevesi Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu tarafından çizilmiştir.
2.3-Şirket görevlendirdiği Doktor/Doktorların İşvereninin Sağlık Kuruluşu olmadığını, Sağlık Kuruluşunun Şirket tarafından görevlendirilen Doktor/Doktorlara karşı İş Kanunu kapsamında hiçbir mükellefiyeti bulunmadığını, Doktor/Doktorların İş Kanunu'ndan kaynaklı her türlü taleplerinin muhatabının Şirket olduğunu, bu minvalde Sağlık Kuruluşu'na bir talep yöneltilmesi halinde, Sağlık Kuruluşunun ödemek zorunda kalacağı her ne nam altında olursa olsun tüm bedellerden Şirket'in sorumlu olduğunu ve Şirket'e rücu edileceğini, Şirket'in iş bu bedelleri başkaca bir hukuki işleme gerek kalmadan, Sağlık Kuruluşu'nun ilk talebinde ödeyeceğini, aksi halde Hak Ediş bedelinden düşüleceğini kabul, beyan ve taahhüt etmektedir.
3.SÖZLEŞMENİN İFA EDİLECEĞİ YER
Şirket, işbu Sözleşme hükümleri çerçevesindeki tüm mükellefiyetlerini .... No:14 Okmeydanı Şişli /İstanbul adresinde faaliyette bulunan Sağlık Kuruluşunda yerine getirecek olup; tanıtım ve kamuoyu bilgilendirme çalışmaları kapsamında verilecek hizmetleri gerektiğinde K...un tüm hastanelerinde ( Kıbrıs Hariç ) yapabilecektir.
4.SÜRE VE FESİH
4.1-İşbu Sözleşme imza tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme'nin süresi 1 yıl olup, sürenin sonunda, önceden herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın sona erer. Ancak Taraflar, her konuda mutabık kalmaları halinde iş bu Sözleşmenin aynı şartlarla uzatılmasına ilişkin bir protokol düzenleyerek Sözleşmeyi bir yıl süre ile uzatabilirler.
5. HAKEDİŞ HESAPLAMASI
5.1-Şirket; İşbu Sözleşme hükümlerine uygun olarak Sağlık Kuruluşu'na sağlayacağı hizmetler karşılığında EK-2'de belirtildiği gibi hesaplanacak hak ediş bedeline hak kazanacaktır,
5.2-Hak ediş bedeli her ayın son günü itibari ile Taraflar arasında yazılı olarak imutabik kalındıktan sonra Şirket tarafından düzenlenen faturanın Sağlık Kuruluşu'na tebliğini müteakip, takip eden ayın 20-25. günleri arasında ödenecektir. Yapılan tüm hesaplamalarda KDV Hariç Tutulacaktır.
5.3-Şirket, EK-2'de belirtildiği gibi hesaplanacak hak ediş bedelinin ödenmesi ile Sağlık Kuruluşu'nun iş bu Sözleşmeden doğan borcundan kurtulduğunu,bu ödemenin bir hak ediş ödemesi olduğunu ve bu alacağı Üzerine gelecek haciz, tedbir. ve benzeri yükümlülüklerde fatura alacaklısı dikkate almmaksızın Hizmet Bedelinin tamamının kesintiye uğrayacağını peşinen kabul,beyan ve taahhüt eder.
6. ŞİRKET'İN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
6.1-Sağlık Kuruluşu bünyesinde yerine getirilmesi gereken hizmet, bizzat Sağlık Kuruluşu ile Şirket arasındaki bu Sözleşmede adı geçen Doktor/Doktorlar tarafından verilecektir. Ancak bu şekilde görevlendirilen Doktorun herhangi bir şekilde ayrılması ya da görevini yapamaz hale gelmesi halinde, hizmetin kesintiye uğramaması ya da hizmet kalitesinin düşmemesi için, Sağlık Kuruluşu'na bilgi vermek ve yazılı onayını almak koşuluyla Şirketin atayacağı başka Doktor/Doktarlar tarafından hizmete devam edilebilir.
14.6-İşbu Sözleşme'den kaynaklanan Damga Vergisi Şirket ve Sağlık Kuruluşu tarafından eşit oranda karşılanacaktır.
İş bu Sözleşme 14(ondört) ana madde, 3(üç) Eki ile birlikte 8 sayfa oldrak ve 2(iki) nüsha asıl olarak 01.01.2016 tarihinde tanzim edilerek imzalanmış olup, birer nüshası Taraflara teslim edilmiştir.
EK:1- DOKTOR BİLGİLERİ
ŞİRKET TARAFINDAN SAĞLIK KURULUŞU BÜNYESİNDE GÖREVLENDİRİLMEK ÜZERE SEÇİLMİŞ VE SAĞLIK KURULUŞU'NUN “HİZMET KARŞILIĞI İŞ ORTAKLIĞI/GELİR PAYLAŞIMI SÖZLEŞMESİ” KAPSAMINDA BÜNYESİNDE MUVAFAKAT VERDİĞİ DOKTORA İLİŞKİN BİLGİLERİ İÇEREN EKTİR.
DOKTORUN ADI SOYADI :...
EK.2: HAKEDİŞ HESABI
1.3-Hakediş Cirosu: Şirket'in Sağlık Kuruluşunda vermiş olduğu faturflanabilir sağlık hizmet tutarlarından, Her türlü sarf malzemeleri ile ilaç ve hastalara kullamlan tibbi ve tıbbi olmayan diğer sarf malzeme bedelleri, özellikli sarf malzeme bedelleri, kan ve kan ürünleri, ötelcilik ve refakat hizmet bedelleri, patoloji laboratuar ve radyoloji hizmet bedelleri sut Fiyatları üzerinden, anestezi daktor ücretleri çıkarıldıktan sonra kalan tutardır.
2. HAKEDİŞ HESAPLANMASI ESASLARI
2.1-Sabit Bedel : Şirketin. Sağlık Kuruluşunda verdiği sağlık hizmetlerine karşılık her ay düzenli keseceği fatura mukabilinde, 12.500 TL-(KDV dahil)/ Aylık bedet 12 ay boyunca ödenecektir. Bu bedelin ödeme süresi en fazla 12 ay devamı edeceklir
2.2-Hak ediş Bedeli: Şirket'in Sağlık Kuruluşunda vermiş olduğu sağlık hizmetleri karşılığında 1.3. maddede belirlilen esaslara göre hesaplannuş “Hak ediş Cirosu” nun %20'si, hak ediş bedeli olarak hesaplanır.
2.3- Hak ediş bedeli, sabit bedeli aşarsa Hak ediş bedeli ödenir, sabil bedel ödenmez, Hak ediş bedeli, sabit bedelin altında kalırsa sabit bedel ödenir. Hak ediş bedeli ödenmez. Yani sabit bedel veya hahediş bedeli hangisi yüksek ise o geçerli orur, düşük olan geçersiz kalır." şeklindedir.Somut olayda, dava dilekçesinde 01.01.2016 tarihli Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı/ Gelir Paylaşımı Sözleşmesi uyarınca verilen hizmet karşılığı hakediş cirosunun sabit bedelin altında kalması nedeniyle davalı şirketin aylık 12.500,00 TL sabit bedel ödemesi yapması gerekirken bir kısım aylara ilişkin ödeme yapmadığını bildirerek alacak talebinde bulunmuş, davalı vekili ise cevap dilekçesinde ise sözleşmenin yürürlüğe girmediğini davacının bildirdiği doktorun işçi-işveren ilişkisi çerçevesinde çalıştığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davacı ve davalı şirketler arasında imzalanan 01.01.2016 tarihli Hizmet Karşılığı İş Ortaklığı/ Gelir Paylaşımı Sözleşmesi'nin 2.1 maddesi uyarınca Dr....'nun davalı şirkete ait Şişli ve Bayrampaşa grup hastanelerinde 2016 yılı içerisinde görevlendirildiği, ortopedi travmatoloji uzmanı olarak hastalara sağlık hizmeti sunduğunun denetime açık itibar edilebilir bilirkişi heyeti raporundaki protokol defteri ve kayıtlar incelenmek suretiyle tespit edildiği, davalı şirketin davacı şirketçe düzenlenen 54653, 54654, 54655 ve 65657 numaralı 4 ayrı faturayı kendi ticari defterlerine kaydettiği ve bu fatura bedelleri toplamı olan 48.974,34 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla davalı vekilinin sözleşmenin yürürlüğe girmemiş olduğuna yönelik istinaf sebebine itibar edilmemiştir.20.06.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 13. sayfasında tablo halinde 2016 yılı aylarına ilişkin ayrı ayrı hesaplanan hak ediş cirosunun tüm aylar yönünden sabit bedel olan 12.500,00 TL'nin altında kalması nedeniyle EK.2 Hakediş Hesabı'nın 2.3 maddesi uyarınca sabit bedelin dikkate alınarak hesaplama yapılmasında ve davalı şirketin ismini taşıyan Bayrampaşa ilçesinde bulunan ... grup hastanesindeki davacı şirket adına hizmet veren doktora ait çalışmaların dikkate alınmasında da isabetsizlik bulunmamaktadır.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.İhbar olunan bbbve Eğitim Hizmetleri İnşaat A.Ş. vekilinin istinaf talebi değerlendirildiğinde ise; 6100 sayılı HMK'nun 61. maddesinde davanın ihbarı düzenlenmiş olup, davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmeyecektir. İhbar olunan şirketin dosyada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda davada taraf sıfatı olmayan, hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın istinaf hakkı bulunmadığı için istinaf dilekçesinin HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhbar olunan ... İnşaat A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ve ihbar olunandan alınan istinaf başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazineye gelir kaydına,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 513,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 102,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-İhbar olunan tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talep halinde iadesine,
6-İstinaf yargılama giderlerinin davalı ve ihbar olunan üzerinde bırakılmasına,
7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/11/2025