Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2149 E. 2025/2922 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2149
Karar No
2025/2922
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2149 KARAR NO : 2025/2922

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :10/04/2023 NUMARASI :2020/... Esas, 2023/... Karar

DAVACILAR :1- ... - ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... 4- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALILAR : 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2023 tarih ve 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/01/2020 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın trafik kurallarını ihlal ederek ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini ve kaza neticesinde müvekkillerinin oğlu ve desteği olan ...'ın vefat ettiğini, kaza sonrası tutulan trafik kazası tespit tutanağında ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... soruşturma sayılı dosyasından alınan kusur raporunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/... esas sayılı dosyasından yargılama aşamasına geçildiğini, ... plaka sayılı aracın ruhsat sahibinin davalı ... olduğunu ve aracın 39834181 sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ve yaptıkları başvuru sonucu sigorta şirketi tarafından müvekkillerine bir miktar tazminat ödemesi yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından yapılan tazminat ödemesi yapılması gereken tazminat ödemesinin çok altında olduğunu, sigorta şirketinin maddi tazminattan (sigorta limiti kadar) diğer davalılarla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müteveffanın ölümü nedeniyle müvekkillerinin yapmak zorunda kaldıkları cenaze ve defin giderlerinin de davalılardan tahsilini talep ettiklerini, kaza neticesinde vefat eden ...'ın tarım ile uğraştığını ve tarımsal ticaret yaparak kazanç sağlayarak ailesini geçindirmekte olduğunu, ...'ın vefatından sonra annesi ve babası olan davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, oğul ve kardeşlerini çok erkan yaşta kaybetmeleri nedeniyle davacıların psikolojik yıkıma sürüklendiğini, davacıların ekonomik durumları nedeniyle adli yardım talepleri bulunduğunu belirterek, davalarının kabulü ile ...'ın hayatını kaybetmesi sonucu desteklerini kaybeden davacılar ... ve ...'a 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca yargılama esnasında belirlenmek üzere şimdilik toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze ve defin giderlerinin sigortacı şirket yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte alınıp davacılara ödetilmesine, kaza sonucu oğlu ve kardeşleri ...'ı kaybeden davacıların ölüm olayı nedeniyle bozulan ruh huzurlarının, duyulan ve ilerde duyulacak acı, elem ve ızdırabın kısmen telafisi amacıyla davacılardan anne ... için 50.000,00 TL, baba ... için 50.000,00 TL, ikiz kardeş ... için 50.000,00 TL, abla ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan alınıp davacılara ödetilmesine, müvekkillerinin hak ve alacaklarınını güvence altına alınması adına davacıların taşınır taşınmaz mallar ile hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...... vekili karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yerleşim yeri itibarıyle huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın belirsiz alacak şeklinde açılmasının usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, Müvekkili şirketin 03/03/2020 tarihinde davacılara 94.691 TL ödeme yaptığını ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacıların cenaze gideri taleplerini belgelendirmesi ve ispatlaması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne kaza tespit tutanağında kusur ithaf edilmiş ise de kusursuz olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunu engellemek için gerekli tüm tedbirleri aldığını, ölü muayene tutağında kişinin ölüm sebepleri arasında kafa yaralanmasının bulunduğunun görüldüğünü, müteveffanın kaskının takılı olması halinde kafa bölgesinden yaralanmayacağı göz önünde bulundurulduğunda mahkemece tazminata hükmedilmesi halinde %20'den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, mahkemece tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde, SGK'dan gelir tespiti yapılması gerektiğini ve kaza nedeniyle herhangi bir sosyal kurumdan tazminat alıp almadığının tespit edilerek yapılan ödeme varsa ödemenin tazminat hesabından mahsup edilmesinin gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüde düşürülmediğini, trafik kazası sonucu hak edilen destek tazminatı varsa bu tazminatın ticari bir işten kaynaklı olmadığından yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili karşı dava dilekçesinde özetle; Söz konusu kaza olayına ilişkin olarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... soruşturma numarası ile başlatılan soruşturmanın ardından Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/... esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması başlatıldığını ve halen devam ettiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, söz konusu kazanın oluşumunda müteveffanında sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili ...'nun kazanın oluşumunu engellemek için üzerine düşen tüm tedbirleri aldığını, ceza dosyasından alınan bilirkişi raporunun yanlışlıklar ve eksik hususlar içerdiğini, müteveffanın kasksızlık durumu, kırmızı ışık ihlali, müteveffanın motorsikletinin farsız bir şekilde seyretmekte olduğu, motosikletinin motor özelliklerinin modifiye edilerek değiştirilmiş olması gibi olası bir kazaya sebebiyet vermeye yönelik durumlarının da netlik kazanması açısından yapılacak incelemelerin sonucunun beklenmesinin gerektiğini, müteveffanın aracını modifiye ettirmiş olması neticesinde aracın görüntüsü ile beraber teknik özelliklerinin de dedğiştiğini ve bozulduğunu, bunun sonucu olarak da modifiye edilmiş araçla kaza ihtimalinin bilinçli bir şekilde arttırıldığını, ceza dosyasında müteveffaya ait bir sürücü belgesine rastlanılmadığını, ölü muayene tutağında kişinin ölüm sebepleri arasında kafa yaralanmasının bulunduğunun görüldüğünü, müteveffanın kaskının takılı olması halinde kafa bölgesinden yaralanmayacağı göz önünde bulundurulduğunda mahkemece tazminata hükmedilmesi halinde %20'den az olmamak şartıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu, davalı ... tarafından 03/03/2020 tarihinde 94.691 TL ödeme yapıldığını ve sorumluluğun yerine getirildiğini, davacı tarafın söz konusu kazadan kaynaklanan tazminatına ulaşmışken müvekkillerinden tazminat talebinde bulunmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ...'nun kusur sorumluluğunun bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının davalılar yönünden hakkaniyete aykırı ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 1)Davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, A)Davacı ...'ın oğlu ...'ın ölümünden kaynaklı 85.617,70-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden temerrüt tarihi olan 13/02/2020 tarihinden itibaren davalılar ... Ve ...'dan kaza tarihi olan 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'an verilmesine, B)Davacı ...'ın oğlu ...'ın ölümünden kaynaklı 62.766,48-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden temerrüt tarihi olan 13/02/2020 tarihinden itibaren davalılar ... Ve ...'dan kaza tarihi olan 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, C)Davacıların cenaze ve defin giderlerine yönelik taleplerinin reddine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 2)Davacıların Manevi Tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine; A)Davacı ...'ın oğlu ...'ın ölümünden kaynaklı 30.000,00-TL'nin davalılar ... Ve ...'dan kaza tarihi olan 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, B)Davacı ...'ın oğlu ...'ın ölümünden kaynaklı 30.000,00 TL'nin davalılar ... Ve ...'dan kaza tarihi olan 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, C)Davacı ...'ın kardeşi ...'ın ölümünden kaynaklı 30.000,00 TL'nin davalılar ... Ve ...'dan kaza tarihi olan 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,D)Davacı ...'ın kardeşi ...'ın ölümünden kaynaklı 20.000,00 TL'nin davalılar ... Ve ...'dan kaza tarihi olan 10/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ...... vekili; müvekkili şirketin 3.3.2020 tarihinde davacılara toplam 94.691,00-TL ödeme yaptığını ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, başvurudan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını bu nedenle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur yönünden denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor tanzim ettirilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve çelişkiler giderir mahiyette, denetimi ve hüküm kurmaya elverişli bir rapor tanzim edilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, aktüer raporunda ödeme tarihine göre bakiye çıkıp çıkmadığının kontrol edilmediğini, yapılan hesaplamada müteveffanın askerlik süresinin ve müterafik kusurunun dikkate alınmadığını, dosya içerisinde müteveffanın ölüm nedeninin kafa travması olarak belirtildiği ve kast takmadığını ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda %20 indirim yapılması gerektiğini, vekalet ücreti konusunda yönetmeliğin 16. maddesinin uygulanması gerektiğini, güncel Yargıtay kararında da vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiği belirtildiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya, hukuka ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı Davalılar ... ve ... vekili; müteveffanın kazının meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkillerinin kazanın oluşumunu engellemek amacıyla ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını, 11.11.2021 tarihli Adli Tıp raporunun taraflarınca kabul edilemeyeceğini, müteveffanın kasksız durumu, kırmızı ışık ihlali, motosikletin farsız oluşu gibi kazaya sebebiyet veren durumların göz önüne alındığında müvekkiline yüklenen kusur oranının fazla olduğunu ve Adli Tıp raporunda yer alan tespit ile değerlendirme, incelemenin hatalı olduğunu, davacı tarafın müvekkillerinden çok fahiş manevi tazminat talebinde bulunduğunu ve tazminat bedelinin zenginleşmeye yol açacak derecede fahiş olduğunu belirterek davacı tarafın davasının ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklı maddi (destek) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar; davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediği ve ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığı yönündeki istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede; Davalı vekili, dava açılmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun bir şekilde başvurulmadığını ileri sürmüş ise de; eldeki dosyaya baktığımızda davacı tarafından dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurması üzerine hasar dosyasının açıldığı, davacı tarafından dava açılmadan önce davalı ... şirketine gerekli belgelerle, kaza tutanakları, nüfus kayıtları vd. ile usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, hatta davalı ... tarafından kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki istinaf başvurusu yerinde değildir. Ayrıca Davacı tarafından açılmış olan işbu dava öncesinde, davalı kuruma başvurusu sonucu 03.03.2020 günü davacılara toplam 94.691,00 TL destek tazminatı davalı şirket tarafından ödenmiştir. Mahkemece alınan 16/10/2022 tarihli aktüerya raporuna göre davalı tarafın davacı anne ve baba için toplamda 94.691,00 TL ödeme yapıldığını, dosyada makbuz ya da ibraname olmaması (Dairemizce istinaf aşamasında ibraname getirtilmiş, ancak kime hangi oranda ödeme yapıldığının yazılı olmadığı, ödeme miktarının ise doğru olduğu görülmüştür) nedeniyle bu ödemelerin ne kadarının anne ve baba için yapıldığının belli olmadığını ancak yapılan hesaplamaya göre ödenen miktarın güncelleştirilmiş miktarının 117.012,13 TL olacağı, davacı ...'in toplam destek alacağının 153.382,20 TL, davacı baba Ramazan'ın destek alacağının 112.326,51 TL olacağı, yapılan ödemenin güncel değeri düşüldüğünde davacı ...'in bakiye alacağının 85.617,70 TL, davacı babanın bakiye destek alacağının 62.766,48 TL olacağını belirlemiş olup buna göre yapılan ödeme ile davacıların alacağı arasında fahiş fark bulunduğundan 2918 sayılı KTK 111. md.si kapsamında iş bu ödeme karşılığında düzenlenen ibranamenin geçersiz olduğu ve makbuz niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Kusur oranlarına ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; 10.01.2020 günü Saat:18.17 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki "..." plaka sayılı kamyonet ile ... Caddesi üzerinde güneyden kuzeye seyri sırasında "..." önüne gelip, bu istasyona "ÇIKIŞ" kısmından giriş yapmak üzere sola manevra yaptığında, karşı yönden seyirle aynı yere gelen sürücü ... yönetiminde bulunan, ön farı yanmaz vaziyetteki "..." plaka sayılı motosikletin, kendi aracına ön sağ kısmından çarpması sonucu, dava konusu ölümlü kaza meydana gelmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 11/11/2021 tarih ve 2021/... sayılı raporunda özetle; Sürücü ...'nun %50 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan İTÜ Trafik Kürsüsünde görevli bilirkişiler ..., ... ve ...'ın 15/04/2022 tarihli raporunda özetle; "Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden kazanın, 10.01.2020 günü saat:18:17 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ... caddesi üzerinde güneyden kuzeye seyri sırasında, "..." önüne gelip, bu istasyona "Çıkış" kısımından giriş yapmak üzere sola manevra yaptığında, karşı yönden gelmekte olan müteveffa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı, far ışıkları yanmayan motosikletin kendi aracına ön sağ kısımdan çarpması sonucu, dava konusu trafik kazasının meydana geldiğinin anlaşıldığını, heyetlerinin 11.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda yapılan değerlendirmelere ve varılan kusur dağılımına katıldığını, dava konusu kazada, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile olay mahalline geldiğinde, yakıt istasyonuna giriş yapmak için istasyonun çıkış tarafından istasyona doğru sola dönüşünü yaparken, durup karşı yönden gelen ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşan araçlara ilk geçiş hakkını vermeyerek, müteveffa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı, ışıklandırması olmayan motosikleti fark etmeyerek, aniden sola manevra yapması sonucunda, kendi aracının sağ ön kısımına çarpmasıyla sonuçlanan olayda; 2918 sayılı KTK'nun Dönüş kuralları 53.madde ve 84.madderini ihlal ettiği için %50 oranında asli kusurlu olduğunu, Müteveffa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı, ışıklandırması olmayan motosikleti ile olay mahalline yaklaşırken hız sınırının üstünde bir hız ile seyretmesi sonucu, yakıt istasyonuna çıkış tarafından giriş yapmak için, sola manevra yaparak yolunu kapatan, sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonete ön sağ kısımlarından çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, 2918 sayılı KTK'nın 51.maddesi ve 126.maddesine aykırı davranışı ile %50 oranında eşit derece asli kusurlu olduğunu" belirtmişlerdir. Mahkemece son iki raporun birbirini teyit etmesi nedeniyle davalı sürücü ve davacıların desteğinin %50'şer oranda kusurlu oldukları kabul edilmiş olup bu kabulün dosya kapsamı ve olay ve oluşla uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili ayrıca ölenin müterafik kusuru olduğunu ileri sürmüşse de; müteveffanın kask takmadığı yönünde bir belirlemenin dosyada yer almadığı ve ölümün bizatihi kafa travmasından meydana geldiği yönünde bir raporun da bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafları yerinde bulunmamıştır.

Aktüerya hesabına ilişkin istinaf başvurularının değerlendirilmesinde; Hükme esas alınan aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/... Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/... sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı, ölen için asgari ücret esas alındığı, yapılan ödemenin güncel değerinin tazminattan düşüldüğü, diğer yandan Dairemizce davalı vekilinin itirazlarını değerlendirmek için yeniden aktüerya raporu alınmasına karar verildiği ancak davalı vekilinin bilirkişi ücretini kesin süre içinde yatırmadığı, bu nedenle davalı vekilinin aktüerya raporuna yaptığı itirazların yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aktüerya raporuna yönelik olarak yaptığı istinaf kabul edilmemiştir. Vekalet ücretine yönelik istinafının incelenmesinde: Mahkemece kabul edilen alacak miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. Maddesinde belirtilen oran üzerinden vekalet ücretine hükmetmiştir. Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup bu sebeple hükmedilen maddi tazminat üzerinden tarife hükümlerince her davacı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haksız bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ...... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ....... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.698,83 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.534,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 11.164,83 TL harcın davalı .......'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ....... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 25.12.2025

... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/2149, K. 2025/2922, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2149-e-2025-2922-k-3ad809634bd7