İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/107 E. 2025/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/107
- Karar No
- 2025/268
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2024/107 Esas KARAR NO:2025/268 DAVA: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ: 31/05/2024 KARAR TARİHİ: 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği alandaki tasarımlarını ------nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, ağırlıklı olarak ------- ürünleri tasarlayarak, kendi tasarımlarının satışını yaptığını, müvekkili şirketin müslin ------ tasarlayarak, kendi tasarımlarının satışını yaptığını, müvekkili şirketin -------- battaniyesi tasarımlarında öncü bir konumda olup bu anlamda dünya standartlarında kaliteli ürünler tasarlayıp bunların satım faaliyetini halihazırda sürdürmekte olduğunu ve iyi bir ----- oluşturduğunu, müvekkilinin satışını yaptığı ürünlerin tümünü tescil ettirdiğini ya da lisans aldığını, müvekkili şirketin ------ başvuru numaralı tasarımlarının tescil edildiğini ve lisans alındığını, ------ ayrıca müvekkili şirketin--------- incelendiğinde söz konusu tasarımların hem desen olarak hem de ürün olarak müvekkili şirket tarafından kullanıldığının görüleceğini, ancak davalının detaylıca izah edileceği üzere müvekkili şirketin tasarım tescilli ürünlerini kopyalayarak teşhir ettiğinin ve sattığının tespit edildiğini, bundan dolayı müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün tespitine ve bu tecavüzün durdurulması ile önlenmesine karar verilmesi için iş bu davanın açılmasının gerektiğini, davalının müvekkili şirkete ait tasarımları farklı mecralarda ve farklı şekillerde taklit ederek kullandığını, hatta bununla birlikte davalının müvekkilinin tasarımlarının birebir ürünlerini de ürettiğini, davalının ulusal düzeyde bilinirliğe sahip olan ------------- sitesinde müvekkilinin tasarım hakkına sahip olduğu ürünlerin birebir aynısını sattığı, müvekkili şirketin---- nezdinde tescilli olan ---- numaralı tasarımın ---- numaralı tasarımının birebir satıldığını, yine dilekçeleri ekinde sundukları davalıya ait sayfa görüntüsü incelendiğinde müvekkili şirketin --------başvuru numaralı tasarımının deseninin davalı tarafından kullanıldığının görüleceğini,------- davalının----- incelendiğinde de müvekkiline ait tasarımların taklit edilerek bu sayfada teşhir edildiğini ve satışının yapıldığının görüleceğini, --------- davalının teşhir ettiği ve sattığı ürünlerden örnek temin edildiğini ve ürünlerin birebir aynı olduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüz ettiğinin bilirkişi incelemesi sonucu sabit olduğunu, iş bu dava açılmadan----- değişik iş numaralı dosyası üzerinden alınan ----- tarihli bilirkişi heyet raporunda müvekkiline ait tasarımlarının aralarında hiçbir ayırt edici özellik olmaksızın kullanıldığının bilirkişi heyetince de tespit edildiğini, raporun sonuç başlıklı kısmında “3-Tespit konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar ---- tasarımıdır. Tespit isteyenin hak sahibi olduğunu iddia ettiği----- nolu tasarımlar ayırt edilemeyecek derecede benzer biçimlerde kullanılmıştır. Karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, 4-Tasarımlarda kullanılan motifler ayırt edilemeyecek derecede aynıdır. ---- nezdinde tescilli olan ------ satıldığını, ---- başvuru numaralı tasarımın deseninin karşı taraf tarafından yine kullanıldığı, tespit ve sonuçlarına varılmıştır.” denilerek davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün tespit edildiğini, bu nedenlerle davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulmasının gerektiğini, davalının müvekkilinin tasarımlarını birebir kullanarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkiline ait bu tasarımların tüketiciler nezdinde müvekkilinin tasarımın ürünü olduğu kanaatini oluşturduğunu, ürünlerin birbiri ile karıştırıldığını, tecavüzü oluşturan fiilden haberdar olmalarını sağlayan vasıtanın bir tüketicilerinin bildirimi olduğunu, bu bildirime ait ekran görüntüsünün dava dilekçeleri ekinde sunulduğunu, (ek-5) müvekkilinin uzun yıllar emek ve mesai harcayarak geliştirdiği tasarımların davalı tarafından taklit edildiğini, müvekkilinin müşterilerinin dahi bu hususu tespit edecek düzeyde müvekkili şirketi bildiklerini ve tanıdıklarını, arz ve izah edilen hususlar çerçevesinde tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması için iş bu davanın açılmasının gerektiğini belirterek fazlaya dair tüm talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla davalının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzünün durdurulması ile önlenmesine karar verilmesini, davalının müvekkilinin tasarım hakkını tecavüzü neticesinde fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL'lik maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkiline yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'na aykırı yapıldığını, müvekkiline ---- tarihinde gönderilen --------- nolu tebligat, üzerinde herhangi “mernis adresi ibaresi" ve "TK m. 21'e göre tebliğ edilmesi şerhi" bulunmamasına rağmen 08.07.2024 tarihinde "muhtara" tebliğ edildiğini ve müvekkilinin kapısına da hiçbir ihbarname yapıştırılmadığını, Kanun gereğince 21. maddeye göre tebliğ yapılabilmesi için kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaması veya kişinin tebellüğden imtina etmesi gerektiğini, Şayet tebligat bu halde iade edilir ise bu kez adres kayıt sisteminden kontrol yapılmak suretiyle ve tebligat zarfı üzerine bu durum şerh edilmek suretiyle muhtara tebligat yapılabildiğini, müvekkilinin söz konusu tebligattan hiç haberinin olmadığını, İşbu davanın içeriğinden ancak dosyaya vekaletname sundukları ------ tarihi itibariyle haberdar olunduğunu, dolayısıyla her ne kadar Sayın Mahkemece dilekçeler teatisinin tamamlandığı belirtilerek ön inceleme duruşma günü verilmiş ise de, yapılan tebligatın usule aykırı gerçekleştiğinden ve bu nedenle müvekkilinin savunma hakkı kısıtlanmış olduğundan, öncelikle yapılan tebliğin geçersiz. olduğunun kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, tebligatın geçersiz sayılmasına karar verilmesi ile birlikte bu aşamada davanın içeriğinden haberdar olmakla sunmuş oldukları işbu dilekçelerinin cevap dilekçesi olarak kabul edilmesini ve sundukları delillerin toplanmasını talep ettiklerini, İkinci ve en önemli olarak, müvekkilinin tacir sıfatının bulunmadığını, zira müvekkilinin--------- incelendiğinde dava tarihi itibariyle herhangi bir ticari kaydının bulunmadığı gibi, odalarda da kaydının ------ da sistemde kayıtlı olmadığı açıkça ortada olup, bu hususun kolaylıkla tespit edilebileceğini, müvekkilinin dava tarihi itibariyle gerçek kişi tacir sıfatı bulunmadığından ve eldeki davanın salt gerçek kişiye karşı haksız fiil iddiasına dayalı olarak açılmış bir dava niteliğinde olduğundan, HMK gereğince dava görevsiz ve yetkisiz mahkemede açılmış olup, görevli ve yetkili mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dolayısıyla davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddinin gerekmekte olduğunu, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, üçüncü olarak davanın derdestlik nedeniyle de reddinin gerektiğini, davacının aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak mahkemenin ----- sayılı dosyasında dava ikame etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karar istinaf aşamasından da geçerek kesinleştiğini, dolayısıyla eldeki uyuşmazlık kesin hükme bağlanmış olduğundan HMK m. 114/1-i gereğince dava şartının yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımı nedeniyle de usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin gerçek kişi tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen haksız fil konusu olayların inceleme ve tespit tarihi ----- tarihi olduğunu, TBK m. 72 gereğince zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayan iki yıllık dava süresi rapor tarihine göre ----tarihinde sona ermiştir. Ancak eldeki dava ise ---- tarihinde ikame edildiğini, Sayın Mahkemece itirazlarına rağmen davanın yetkili ve görevli mahkemede açıldığı kabul edilse dahi davanın 6769 sayılı Kanunun 157. maddesinin yollamasıyla TBK kapsamında haksız fiil hükümlerine göre Zamanaşımına uğramış olduğundan davanın HMK kapsamında zamanaşımı nedeniyle de usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın görevsizlik, zamanaşımı ve derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Usule ilişkin itirazlarıyla birlikte müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına esasa ilişkin itirazlarının da bulunduğunu, davacı tarafın müslin bebek battaniyesi satışı yaptığını, bu battaniyedeki tasarımların tescilli olduğu, müvekkilinin ise bu ürünleri üretip sattığını iddia ettiğini, İlk olarak, ----- D. İş dosyası ile yapılan tespiti kabul etmediklerini, yapılan tespitin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ----- belirtildiği gibi, kural olarak, delil tespiti karşı taraf da hazır olmak üzere (her iki tarafın huzurunda) yapıldığını, karşı tarafın, usulüne uygun biçimde davet edildiği hâlde, gelmezse delil tespitinin gıyabında yapılacağını, mahkemenin, delil tespitinin karşı tarafın yokluğunda yapılmasına da karar verebileceğini, delil tespitinin karşı tarafın yokluğunda yapılmış olması hâlinde, mahkeme, dilekçeyi ve delil tespiti tutanağı ile varsa bilirkişi raporunun bir suretini derhal karşı tarafa tebliğ etmek zorunda olduğunu, (HUMK m. 372/1-1I / HMK m. 403) aksi hâlde, karşı tarafa tebliğ edilmemiş olan delil tespiti tutanağı, davada delil olarak kullanılamayacağını, müvekkilinin yapılan tespitlerden işbu dava dilekçesinin tebliği ile haberdar olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin rapora itiraz hakkını usulüne uygun şekilde kullanamadığını, bu nedenle rapor içeriğinin tamamına itiraz ettiklerini, işbu davada kullanılmasına onaylarının olmadığını, İkinci olarak, davacı tarafın tescilli olduğunu belirttiği tasarımların tescil tarihleri --- olup, piyasada söz konusu tasarımlar kullanılarak gerek davacı gerekse başkaları tarafından tescil tarihinden çok öncesinde, ----yılında bu yana, satış yapıldığını, davacının her ne kadar ----- başvuru numarası ile tasarım tescili aldığını iddia etmiş ise de bahse konu tasarımın ---- tarihli ve aşağıdaki gibi olduğunu, satışı yapıldığı iddia edilen ürünlerle birebir ilgisinin bulunmadığını, davanın bu kez zamanaşımı nedeniyle usulden reddi karar verilmesini, Usule ilişkin itirazlarının reddi halinde, savunmaları kapsamında illiyetti ve zararın varlığı tespit edilemeyen haksız davanın esastan reddine karar verilmesini, Uyuşmazlığın aydınlatılması için davanın HMK m. 61 uyarınca -------adresinde bulunan ---- ihbar edilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, davacı adına tescilli ----- numaralı tasarıma davalı tarafından tecavüzde bulunulup bulunulmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı taleplidir. Mahkememizde aldırılan----- tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafa ait ------ numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ------- numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait -------numaralı tasarım ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve benzer olarak algılandıkları, -------sayılı yazısı dikkate alınmak suretiyle, davalının ihlale konu ürünleri satmak amaçlı olarak temin ettiği tarih olan ----- tarih aralığı bağlamında ürünlerin toplam maliyetinin KDV hariç 8.314,81 TL olduğu, bu miktar üzerinden tazminat hesaplanması halinde %10'nun 831,48 TL olduğu, davalının internet platformu olan ------üzerinden satışlarının KDV dahil 3.880,40 TL, KDV hariç 3.592,96 TL olduğu, bu miktar üzerinden tazminatın 359,30 TL olduğu, ticari faaliyeti olan davalının ------ takvim yıllarında toplam satışlarının 629.534,97 TL olmakla birlikte ihlale konu inler nedeniyle bilinebilen alışları ve bu alışlardan hesaplanabilecek tazminat tutarının 831448 TL olabileceği, Davalının ihlale konu takvim aralığında toplam satış gelirlerinin 629.534,97 TL olduğu, bu miktar üzerinden tazminat hesaplanması halinde toplam tutarın 62.953,50 TL olabileceği, Davacı firmanın ihlale dair takvim aralığında olmak üzere iki yılda ki toplam satış tutarının 3.736.132,69 TL olmakla birlikte bu tutar üzerinden toplam maddi tazminat hesaplanması gerekeceğine Sayın Mahkemenin karar vermesi halinde maddi tazminat tutarının 373.613,27 TL olabileceğine dair raporunu sunmuşlardır. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacının ------- numaralı tasarımların sahibi olduğu, davalı tarafından bu tasarımlar kullanılarak ürün satışı yapıldığı iddiasıyla tecavüzün tespiti ve maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalı vekilince davanın reddinin talep edildiği, mahkememizin ------- D.iş sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporunda davalı tarafından davacı tasarımları kullanılarak ürün satışı yapıldığının tespit edildiği, iş bu esas dosyasından aldırılan 11/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından satılan ürünlerin davacının tescilli tasarımlarına benzer oldukları, ihlale konu ürünler ile ilgili olarak davalının elde ettiği net kazancın lisans bedeli üzerinden tazminat hesabında 831,48 TL olarak hesaplandığı, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafça daha önce mahkememizin -------- sayılı kararı ile iş bu dava konusuna ilişkin olarak dava dışı ------ aleyhine dava açıldığı, davalının tüzel kişiliğinin bulunmaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu defa görülen iş bu dava kapsamında yapılan değerlendirmede ise davacı şirketin ----- numaralı tasarımların tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından e-ticaret siteleri üzerinde satışa sunulan tekstil ürünleri üzerinde bu tasarımların kullanıldığının tespit edildiği, tasarım değerlendirmesi mahkememiz uzmanlık alanı dışında olması sebebiyle hem iş bu dosyada aldırılan bilirkişi raporları hem de mahkememizin ------D.iş sayılı dosyasından aldırılan raporlarda davalı tarafça kullanılan ürünlerin davacı tasarımına benzer olduğu tespit edildiğinden bilirkişi raporları ile bağlı kalınarak SMK 81. Maddesi uyarınca tasarım hakkına tecavüzün oluştuğunun tespiti, meni ve refine karar vermek gerekmiş, tecavüz nedeniyle davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddi tazminat talebinde bulunabileceği, davacı tarafça SMK 151/2-c) kapsamında hesaplama yapılmasının istendiği, --------- cevabı yazısına göre davalının ihlale konu ürünlerden elde ettiği gelirin %10' unun lisans bedeli olarak hesaplanacağının bildirildiği, davalının satış yapmış olduğu ilgili sitelerden belgeler celp edilmiş, bu belgeler ve diğer deliller bilirkişi heyetince incelendiğinde, davalının dava konusu ürünlerden toplam 8.314,81 TL gelir elde ettiği, bu bedelin %10' u olan 831,48 TL nin tazminat olarak hesaplandığı, mahkememizce bu bedelin uygun bulunduğu her ne kadar davacı tarafça maddi tazminat olarak 373.613,27 TL talep edilmiş ise de bu bedel davalının satmış olduğu tüm ürünlere ilişkin dava dışı ürünleri de içerdiği, dava konusu olmayan ürünler ile ilgili yapılan ıslah talebinin kabulünün mümkün olmadığı, her ne kadar maddi tazminat miktarı düşük kalmış ise de maddi tazminattan kasıt davacının uğradığı zararın karşılanması olup fazladan zenginleşmesine yol açacak şekilde tazminat verilemeyeceği, davalının elde ettiği gelirin düşük olduğu zira tasarımların kullanıldığı ürünlerin satış fiyatının da düşük olduğu, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından bu yöndeki fazlaya dair istemin reddi ile neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davalı tarafından davacının tasarım hakkına yönelik tecavüzün tespiti, meni ve refine, 2-831,41 TL tazminatın -------tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL peşin harç + 6.329,14 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla alınan 6.141,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL ' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 12.709,00 TL yargılama giderinin ve Mahkememizin ---------- D.iş sayılı dosyası masrafları 2.029,50 TL toplamı 14.738,50 TL ' nin davanın ret ve kabul oranına göre 11.053,87 TL' nin davalıdan tahsiline davacıya ödenmesine bakiye kısman davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Tecavüzün tespiti yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Maddi tazminat yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 831,41 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Maddi tazminat yönünden: Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 831,41 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, İhbar olunan vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2025