İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/728 E. 2024/889 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/728
- Karar No
- 2024/889
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/728 KARAR NO : 2024/889
DAVA : Konkordato Tasdiki DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tescil edilen kanuni adresinin “... olduğunu, 03.10.1997 tarihinde ticaret sicile ... sicil numarası ile tescil edilerek faaliyetlerine başladığını, yurt içinde ve yurt dışında her türlü kamu ve özel sektör tarafından ihale yolu ile ihale edilen her türlü inşaat, bina, alt yapı, park, bahçe ve çevre düzenlenmesi ihalelerine katılarak taahhütlerde bulunmak ve 31.1.2008 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı olan diğer işler olarak belirlendiğini, şirketin sermayesinin tamamen taahhüt edilmiş ve ödendiğini, borçlunun varlıkları 5.208.487 TL olup, borç toplamı olan 3.218.061 TL‘den fazla olduğunu, borçlunun 30.09.2024 tarihi itibari ile 1.990.426 TL öz kaynağı bulunduğunu, rayiç değer esasına göre düzenlenen bilanço incelendiğinde şirket varlıklarının şirket borçlarını karşılama yeterliğine sahip olduğu, şirketin borca batık olmadığının tespit edildiğini, ticari faaliyetlerine sorunsuz şekilde devam ederken, ülkede yaşanan enflasyon ve bankaların kredi vermeyi durdurması, verse dahi yüksek faiz oranları nedenleriyle ödeme dengesi bozulduğunu, müvekkilinin inşaat faaliyeti yaptığını, ülkede meydana gelen yüksek faiz maliyetleri şirketin kredi faizleri ile finansman giderleri arttığını, nakit sıkıntısı hasıl olduğunu, vadesi gelmiş veya yakın vadeli çeklerin ödenmeme riski meydana geldiğini, şirket kredi kullanamamanın ve enflasyon karşısındaki zorluğunun yanında bir de ödemelerini alamayarak ciddi bir nakit akış zorluğuna düştüğünü, müvekkili şirketin; ödeme ve nakit ödemlerindeki dengesizlik, kredi finansman maliyetinin yüksekliği, ülkede genel fiyat artışları nedeni ile Şirket Ortaklar Kurulu, 30.09.2024 - nolu tarihli kararı ile şirketlerin mali durumunun değerlendirilmesi ve İİK 285 madde ve 286 maddeye göre yönetmelikte istendiği şekilde düzenlenen aktiflerin satış değerleri üzerinden 30.09.2024 tarihli ara bilanço hazırladığını, akabinde konkordato ön projeleri ve şirket adına Makul Güvence Denetim Raporu hazırlandığını, şirketin mal varlığındaki durumun aktif ve lehine olduğunu, 30.09.2024 tarihli ara bilançoda şirketin mali durumu analiz edildiğinde, şirket varlıklarının, yani aktiflerinin borçlarını karşılamaya yettiğinin görüldüğünü konkordato ödeme teklifi ana para şeklinde tasarlandığını, aktiflerin satış değerine göre yapılan bilançoda şirketin varlıklarının 5.208.487 TL olup, borç toplamı olan 3.218.061 TL‘den fazla olduğunu, borçlunun 30.09.2024 tarihi itibari ile 1.990.426 TL öz kaynağı bulunduğunu, müvekkili şirket borca batık olmadığını, iflas bilançosuna göre iflas tasfiyesinde borçlu mallarının cebri satışından elde edilecek tutarların, aynı malların serbest piyasa ortamında arz ve talebin rayiç piyasa değerlerinden oldukça düşük gerçekleşeceği varsayımına göre, borçlunun tüm aktiflerinin tasfiye kapsamı ve şartlarında paraya çevrilmesi durumunda iflas masasının eline geçecek muhtemel tutar 0,00 TL olduğunu, iflas halinde adi alacaklılar, alacaklarının en az % 100 'ü olan 3.142.246 TL’den mahrum kalacağını, konkordato kapsamında değerlendirilebilecek toplam 3.142.246 TL tutarındaki anapara borçlarımız, tenzilat talep edilmeden, tüm alacaklılara konkordato tasdik kararını takip eden ay sonunda başlamak üzere 4 yıl vade ile her ayın son gününde ödenmek üzere 48 aylık eşit taksitler halinde ve ilave faiz ödemesi de (Aylık %2) yapılmak suretiyle ödeneceğini, konkordato kapsamı dahilindeki olan borçları ilave 1.539.700.-TL faiz ödemesi ile birlikte toplamda 4.681.946 TL olarak geri ödenmesi planlandığını, borçlu, imtiyazlı (kamu) alacaklılarına borcunu; kamu borçlarını, personel borçlarını vadesinde ödenmeye devam edeceğini, ön proje yer alan ödeme planına göre, konkordatoya tabi adi alacaklılara vade konkordatosu teklif edilmekte olup alacaklılar alacağının %100’üne kavuşacaklarını belirterek davacı müvekkil hakkında İİK’nun 287. Maddesi uyarınca 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini, İİK’nun 294. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, devamında kesin mühlet kararı verilmesini, konkordato teklifinin kabulüne ve konkordatonun tasdikine ve ayrıca bu tasdikin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında 01/07/2024 tarihli ara kararı ile VKN:... ... ŞİRKETİ-... ŞİRKETİ İŞ ORTAKLIĞI'"na 01/07/2024 tarihinden başlamak üzere 3 AY SÜRE İLE GEÇİCİ MÜHLET KARARI'' verildiği ve aynı mahkemenin 08/11/2024 tarihli ara kararı ile ''İş Ortaklığı adına (Adi Ortaklık) konkordato talep edilemeyeceği gerekçesi ile konkordato talep eden ...Şirketi hakkında KONKORDATO TALEBİNİN USULDEN REDDİNE karar verildiği , yargılamaya ... ŞİRKETİ yönünden devam edildiği,...ŞİRKETİ yönünden verilen kararın dava tarihi itibari ile kesinleşmediği anlaşılmıştır. İİK 285/3. maddesinde "yetkili ve görevli mahkeme, iflasa tabi olan borçlu için 154. maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazlı yerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir" denilmiştir. Borçlu şirketin fiilen işlerinin yürütüldüğü merkez adresinin ... Ticaret Mahkemeleri yargı sınırları içinde kalıp kalmadığı bu aşamada tespit edilememiş olup sicile kayıtlı adresinin mahkememiz yargı sınırları içinde bulunduğu,sicile kayıtlı merkez adresinin ... olduğu anlaşılmıştır. Talep , İİK 285 ve devamı maddesi kapsamında alacaklı tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, borçlu tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki talepli davada İİK 286. maddede sayılan belgelerin sunulması halinde derhal geçici mühlet kararı verilmesi gerekip gerekmediği ve yine borçlu şirket tarafından adi konkordatonun tasdiki istemli başka bir davada verilen ret kararına karşı kanun yoluna başvuru hakkı bulunmasına rağmen yeni bir dava ve mühlet talebinde hukuki yarar bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmıştır. Dava dilekçesi,ön proje ve dilekçe ekinde sunulan makul güvence raporunda davacının işbu davadan önce ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında konkordato tedbirlerinden yaklaşık 4 ay süre ile faydalanıldığı hususunda bilgiye yer verilmediği , ticaret sicil gazetesinde borçlunun konkordato tedbirlerinden faydalanıldığına dair bilginin de tespit edilemediği ancak müdahale talep eden alacaklı vekilinin 26.11.2024 tarihli dilekçesi üzerine yapılan araştırma sonucu konkordato başvurusuna ilişkin bilgilerin dosyaya celp edildiği, davacının cebri icra baskısından kurtulmak amacıyla işbu davayı ikame ettiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinde dava şartları sayılmıştır. Dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır. Dava şartları gerçekleşmeden davanın esası incelenemez. Bu nedenle davanın incelenip karara bağlanabilmesi, dava şartlarının varlığı yada yokluğuna bağlıdır. Hakim dava şartı eksikliğini kendiliğinden dikkate alır, tarafların bu konuda talepte bulunmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez / Prof. Dr. Oğuz Atalay / Prof. Dr Muhammet Özekes, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, sayfa 290). HMK'nun 114.maddesinde düzenlenen dava şartları mahkemeye, taraflara ve dava konusuna (müddeabihe) ilişkin olmak üzere, üçe ayrılır. Mahkemeye ilişkin dava şartları; "yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki", taraflara ilişkin dava şartları; "davada iki tarafın bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davayı takip yetkisi", dava konusuna ilişkin dava şartları ise; "davacı tarafından gider avansının yatırılması, teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmesi, kesin hüküm bulunmaması, hukuki yarar (menfaat) bulunması, davanın derdest olmaması" olarak sıralanmaktadır. Yine HMK'nun 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir. HMK'nun 114/1.h maddesi ile davacının, dava açmakta hukuki yararının olması dava şartları arasında sayılmıştır. Dava konusuna ilişkin dava şartları arasında yer alan "hukuki yarar", diğer dava şartları gibi Mahkemece re'sen nazara alınarak değerlendirilecek, davacının hukuki yararının olmaması halinde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilecektir. Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli olmayıp davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekmektedir. Yani dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi, Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olmalıdır. Bilindiği ve 07/12/1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere; dava, mahkemeden verilecek bir hükümle, bir iddia üzerinde hukuki korunmanın sağlanması dileğidir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07/06/2021 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamı). Dava açmaktaki yarar ideal veya ekonomik değil korunmaya değer hukuki bir yarar olmalı, davacı hakkına kavuşmak için mahkemenin kararına ihtiyaç duymalıdır. Dava yolu ile ulaşılmak istenen amaç, aynı güvenle ve fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse, o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Dava şartları, dava açılması anından hükmün verilmesine kadar mevcut olmalıdır. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında borçlu şirket hakkında geçici mühlet kararı verilmiş, borçlu şirketin kesin mühlet isteminin ise reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı kanun yoluna başvurulması halinde borçlunun kesin mühlet talebinin reddi kararının onanmasına karar verilebileceği gibi borçlu şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesi ihtimali de bulunduğundan geçici mühletten 01/07/2024- 08/11/2024 tarihleri arasında olmak üzere faydalanan borçlu şirketin aynı teklif ve projeye dayanarak yeniden geçici mühlet talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılmakla alacaklı tarafından ikame edilen iş bu davanın HMK 114/1-h ve HMK 115/2 maddeleri gereği usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın usulden REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcı peşin alınmış olmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi/İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/11/2024
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP