İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/727 E. 2025/636 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/727
- Karar No
- 2025/636
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/727 Esas KARAR NO : 2025/636 DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/09/2024 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde;Müvekkili şahıs şirketinin sahibinin bir tacir olmakla beraber davalı tarafla aralarında ticari nitelikteki taşınır kira ilişkisi bulunmadığını, işbu ticari ilişki kapsamında müvekkili üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, kiralanan makineleri teslim ettiğini ve bu kiralanan makinelerin davalının bünyesinde çalıştırıldığını, bu çalışmaların karşılığı olarak ise davalı tarafça;30.04.2024 Tarihli ... Numaralı 178.800,00-TL bedelli fatura, 31.05.2024 Tarihli ... Numaralı 86.000,00-TL bedelli fatura, 25.06.2024 Tarihli ... Numaralı 42.000,00-TL bedelli fatura müvekkiline ödenmediğini, bu ödenemeyen faturalara itiraz etmeyen davalının aynı zamanda ödeme de yapmadığını, ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca faturaya dayalı alacağı tahsil etmek için İzmir ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıltığını, fakat ilgili takip borçlunun 13/08/2024 tarihli borca itirazı ile durdurulduğunu, borçlu tarafın haksız itirazının iptali davasını ikâme etmek için... numaralı arabuluculuk dosyası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de karşı taraf ile anlaşmaya varılamadığını, işbu sebeple huzurdaki davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, her ne kadar davalı borçlunun ...Anonim Şirketi tarafından müvekkiline borcu olmadığına dair takibe itiraz edildiğini, taraflara ait banka hesapları ve ticari defterlerin incelendiğinde davalı borçlunun takibe konu faturalara ilişkin ödemesinin bulunmadığı anlaşılacağını, tüm bu hususlara ek olarak müvekkilinin taşınır kirasına konu malları davalı şirkete teslim ettiğine ilişkin görüntüler ile video kayıtlarının ekte yer almakta olup kiraya konu iş makineleri teslim edilmesine rağmen ödemenin yapılmadığına ilişkin de davalı şirket muhasebecisinin ikrarının olduğu mesaj kaydı da taraflarına sunulduğu, davalı şirketin faturalara ilişkin borçlarını ödemeyerek tümüne itiraz etmesinde borçlunun iyiniyetli olmadığı açık olup borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, izah edilen nedenlerle; İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazından dolayı takip çıkışı alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Anonim Şirketi vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinin incelenmesinde; Davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların tümünün gerçek dışı ve mesnetsiz olduğundan davanın reddinin gerektiğini, dava, görevsiz mahkemede ikame edildiğini, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı vekilince dava dilekçesinde belirtildiği üzere taraflar arasında taşınır kira sözleşmesi bulunmakta ve uyuşmazlık da bu taşınır kira ilişkisinden doğduğunu, dava konusu uyuşmazlığın taşınır kira ilişkisinden doğduğu için bu uyuşmazlığı gidermekte de Asliye Ticaret Mahkemesi değil Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğunu, nitekim bu husus yerleşik Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğunu, izah edildiği üzere huzurdaki davanın, görevli olmayan mahkemede ikame edildiğini, görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan görevsiz mahkemede dava açılmış olması hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple huzurdaki davanın usulden reddedilmesi gerektiğini,nitekim yine esasa ilişkin olarak ise müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu duruma istinaden müvekkilinin İzmir... İcra Dairesinin...E. Sayılı icra takibine-takip alacaklısına herhangi bir borcu olmadığını belirterek- itiraz ettiğini, icra takibine itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, nazara alınacak sebepler nedeniyle cevaplarının kabulüyle, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse davanın esastan reddine, davacının % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. DELİLLER: Sivas Defterdarlığı Yıldızeli Mal Müdürlüğü'nün 16/05/2025 tarihli yazı cevabı ile davacı...elir vergisi mükellifi olup ve işletme hesabına göre defter tutan 2. Sınıf tacir olduğu, Sivas Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 04/10/2024 tarihli yazı cevabı, Sivas Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın 01/10/2024 tarihli yazı cevabı, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası, Hitit Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/09/2024 tarihli yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Yapılan inceleme neticesinde taraflar arası uyuşmazlığın : Davacı şirket ile davalı şirket arasında iş makinasının kiralanmasından kaynaklı , davacı şirketin davalı şirketten ise 30.04.2024 Tarihli ... Numaralı 178.800,00-TL bedelli faturanın yalnızca 24.430,29TL -, 31.05.2024 Tarihli ... Numaralı 186.000,00-TL bedelli fatura, 25.06.2024 Tarihli... Numaralı 42.000,00-TL bedelli fatura nedeni ile davacının alacağının bulunup bulunmadığı, bu kapsamda İzmir ... İcra Müdürlüğü'nü...esas sayılı dosyada davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde her ne kadar davacı tarafça yukarıda belirtildiği şekilde davalıdan alacaklı olduğuna dair iş bu itirazın iptali davası açılmış ise de davacı tarafın tacir olmadığı, bu nedenle ortada nispi nitelikte bir uyuşmazlığın bulunmadığı gibi taraflar arası uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde düzenlenen şekilde mutlak ticari davaya da sebebiyet vermediği, ayrıca ilişkinin yalnızca kiralama ilişkisi olmadığı hizmet ilişkisini de barındırdığı anlaşılarak söz konusu uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığı ile görülüp sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilmekle davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddi ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE, 5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/06/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim... ¸e-imza