İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/701 E. 2025/250 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/701
Karar No
2025/250
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/701 Esas KARAR NO :2025/250

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/11/2024 KARAR TARİHİ:15/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin 14/01/2021 tarihinde .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı sözleşme ile ... plakalı dorse aracı davalı 45.000,00-TL satış bedeli ödeyerek satın aldığını, bahse konu dorsenin müvekkilince kiralama suretiyle gelir elde etmek için kullanılmaya başlandığını, satıştan bir yıl sonra 11/01/2022 yılında satışa konu aracın çalıntı araç olması sebebiyle polis tarafından müvekkiline bilgi verildiğini, aracın motor ve şasi numaralarının bulunduğu kısımda değişiklik yapıldığını, aracın kriminal inceleme yapılmak üzere teslim alınacağı bildirildiğini ayrıca bulunduğu otoparktan da çıkışının yasaklandığını, müvekkilinin o tarihten sonra aracı kullanamadığını, bu konuda müvekkilinin polise ifade verdiğini hatta davalıların da ifade verdiğini, .... Noterliği 22.08.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile davalı ...’ya ihtarname gönderildiğini, davalı yanın anlaşmaya yanaşmadığını, daha sonra hem sorunun barışçıl yolla çözülebilmesi hem de ticari bir dava olması münasebetiyle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu ... başvuru nolu dosyada görüşmeler yapıldığını, ilk oturumda davalı ... katıldığını ve aracın gerçekte ...'a ait olduğunu, onun da arabuluculuk görüşmelerine katılmak istediğini söyleyince Resul'ün de arabuluculuk görüşmelerine katıldığını ancak taleplerde ortak bir tutarda anlaşılamadığını, sorunun çözümü için arabuluculuk sonrası da görüşmelerin devam ettiğini ancak karşılıklı teklifler kabul edilmediğini, bu sorunun çözümü için dava açmaktan başka yol kalmadığını, davanın kabulü ile bilirkişi incelemesi yapılarak güncel rayiç bedelinin belirlenmesi ve tespit edilen uyarlanmış bedelin ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, güncel rayiç bedel üzerinden belirlenmesi mümkün olmazsa aracın satış bedeli olan 45.000,00-TL'nin aracın satış günü olan 14/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, el konulması nedeniyle müvekkilinin gelir kayıplarının hesaplanarak belirlenen değerin ticari faiziyle birlikte davalılar tarafından müvekkiline ödenmesine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacı ...'ün haksız, sui niyetli change araç satış iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, ... araç satımının bir suç olduğunu, Jandarma ve Emniyet kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkillerinin de olayın mağdurlarından olduğunu, İddia edilen suçu işleme konusunda hiçbir kusur ve kasıtları olmadığını, müvekkillerinden ...'ın davalı tarafı olarak gösterilmesinin hukuki bir dayanağının da bulunmadığını, .... Noterliği 14.01.2021 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ve .... Noterliği 01.07.2020 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere dava konusunun tarafı bile olmadığını, Müvekkil ...'nın 01/07/2021 tarihinde dava konusu aracı ...(TC No: ...) vekili ... (TC No: ...) ten .... Noterliği 01.07.2020 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile satın aldığını, Çekici belgesi ile 5 ayı aşkın bir süre kendisi kullandığını, akabinde .... Noterliği 14.01.2021 tarihli ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile de davacıya satıp teslim ettiğini, davacı tarafın bir süre bu aracı kullandığını, aldıkları duyumlara göre aracın muayene için götürüldüğünde lastik kusuru nedeniyle muayenede sorun yaşandığını, Sonrasında davacıdan kaynaklı mali sebeplerle aracın haczedildiğini ve bu nedenlerle kullanılamadığını, Mahkemedeki yargılamada bu konu ile ilgili Jandarma ve Emniyet soruşturması kapsamında elde edilen evrakların da incelenmesi halinde gerçeklerin açığa çıkacağını, müvekkillerinin kendi mağduriyetlerine rağmen olaydan büyük üzüntü duyduklarını ve davacının mağduriyetini çözmek istediklerini ancak davacının kendi kusurlarına rağmen fahiş menfaat elde etmek istediğinden çözüme ulaşılamadığını, Öncelikle davalılardan ... hakkında husumet yönünden davanın reddine, Dava sonucunda etkileneceğinden dava konusu aracı müvekkillerden ...'ya satan ...run ... (TC No: ...) vekili ... (TC No: ...) e davanın ihbarına karar verilmesini, Haksız sui niyetli ve yersiz davanın reddine, Davanın harca esas değerinin ve talebin netleştirilerek dava harcının tamamlatılmasına, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak mahkememiz davalıları .../ TC: ... ve ...'ın /TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak mahkememiz davalıları .../ TC: ... ve ...'ın /TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. Sultangazi Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak mahkememiz davalıları .../ TC: ... ve ...'ın /TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.

GEREKÇE: Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/701, K. 2025/250, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-701-e-2025-250-k-5c4566861695