İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/697 E. 2025/926 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/697
Karar No
2025/926
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/697 Esas KARAR NO : 2025/926

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 YAZIM TARİHİ : 17/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Ticari ilişki doğrultusunda davacı tarafından davaının ürünleri veya nakledilmesini istediği yüklerin Türkiye'den Almanya'ya ve Almanya'dan Türkiye'ye taşındığı, taraflar arasındaki bu ilişki doğrultusunda cari hesap ilişkisinin söz konusu olduğu, davalı tarafça cari hesap doğrultusunda davacıya dönem dönem ödemelerde bulunulmuşsa da davacının bakiye alacağı 1.447,66-Avro'nun hiçbir surette ödenmediği, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine haksız ve mesnetsiz bir şekilde itirazda bulunduğu iddia edilerek haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istenilmiş ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın iddia ettiği faturaya davalı şirket tarafından itiraz edildiği, davacı tarafından iddia edilen hizmetin yerine getirilmediği, koşulları oluşmadığından dolayı icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiği savunularak davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir. ARAŞTIRMA; 1-Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı .... Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... Lojistik Limited Şirketi aleyhine başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 1.447,66-EUR alacak olduğu, davalı (borçlunun) 27/07/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 14/08/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait 2022 yılı Ba-Bs formları getirtilmiştir. 3-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13/08/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait 2022 yılı Ba-Bs formları getirtilmiştir. 4-Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 18/12/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2023 yılı Ocak ayına ilişkin Ba-Bs formları getirtilmiştir. 5-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 26/12/2024 Tarih ve ... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2023 yılına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 03/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-) Davacı 2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2-) Davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, 3-) Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihi öncesinde davacının davalıdan 1.447,66 EUR Alacaklı oldukları, icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihinde davalı tarafından davacı ..., “Navlun Bedeli “ açıklaması olan 1.167,66 EUR tutarlı Temel E-Faturası düzenlemiş oldukları, bu fatura sonrasında davacının davalıdan icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihi itibariyle 280 EUR Alacaklı oldukları, 20.02.2023 tarihinde davacı tarafından davalı ..., davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş 1.167,66 EUR Tutarlı faturaya İade faturası düzenlenmiş olduğu, 20/02/2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.447,66 EUR alacaklı oldukları, 2024 yılında da aynı alacak bakiyesi devam etmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, 4-) Davacı ... tarafından Davalı ... 2022 yılında Toplam Tutarı 7.637,66 EUR olan 8 Adet E-Fatura ve 2023 yılında Toplam Tutarı 280 EUR olan | Adet E-Fatura olmak üzere kümülatif olarak Toplam Tutarı (7.637,66 EUR*4*280 EUR) 7.917,66 EUR olan 9 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı, Davalı tarafından davacı ..., icra takip tarihi olan 13.02.2023 tarihinde, davacının davalıdan 2022 yılı bakiye alacağı olan 1.167,66 EUR tutarı kadar açıklaması “NAVLUN BEDELİ” olan ... Numaralı Temel E-Faturanın düzenlenmiş olduğu, işbu faturaya istinaden davacı tarafından davalı ... 20.02.2023 tarihinde ... Numaralı 1.167,66 EUR Temel İade E-Faturası düzenlenmiş olduğu, davalı ... tarafından 1.167,66 EUR Tutarlı Temel İADE E-Faturasının kabul edilmediğine, işbu faturaya itiraz etmiş olduklarına dair 01.03.2023 tarihinde Kadıköy ... Noterliği ve ... Yevmiye numaralı İhtarname gönderilmiş olduğu, ancak tebliğ şerhine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Davalı tarafından Davacı ... ... Bankası ile toplam olarak 6.470,-EUR havale yapılmış olduğu, İcra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihi öncesinde davacının davalıdan (7.917,66 EUR-6.470,-EUR) 1.447,66 EUR Alacaklı oldukları, icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihinde davalı tarafından davacı ..., davacının davalıdan 2022 yılı bakiye alacağı olan 1.167,66 EUR tutarı kadar “Navlun Bedeli “ açıklaması olan 1.167,66 EUR tutarlı Temel E-Faturası düzenlemiş oldukları, bu fatura sonrasında davacının davalıdan icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihi itibariyle 280 EUR Alacaklı oldukları, 20.02.2023 tarihinde davacı tarafından davalı ..., davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş 1.167,66 EUR Tutarlı faturaya İade faturası düzenlenmiş olduğu, 20/02/2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.447,66 EUR Alacaklı oldukları, Davalı ... tarafından davacı ... işbu iade faturasının kabul edilmemiş olduğuna dair 01.03.2023 tarihinde ihtarname gönderilmiş olduğu, tebliğ şerhine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, 1.167,66 EUR Tutarlı Fatura yönünden Davalı lehine karar alınması halinde Davacının davalıdan 280 EUR Alacaklı olacağı değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5-) Davacı ... tarafından dava dilekçe ekinde CMR Belgesi sunulmuş olduğu, CMR belgesinde davalı isminin görülmemiş olduğu, davalı ... tarafından cevap dilekçesinde, “davacı tarafın 16.08.2024 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu CMR'lerden taşıma işinin ifa edildi işinin müvekkilinin talimatı ile yapıldığı anlaşılamamakta olduğu...” beyanı olduğu görülmekte olduğu, ilgili taşımanın yapılmış olduğuna dair Gümrükten sorgulama yapılabileceği, Gümrük belgelerinin, CMR Belge değerlendirmesinin Mali Branş dahilinde olmadığı, 6-) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...'ın, icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık 963,5 ve değişen oranlarda EURO Me Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık EUR Faizi talep edebileceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, açık hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazında haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı, kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, icra takibine dayanak faturalara konu taşıma işlerinin yerine getirilip getirilmediği, buna bağlı olarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... Ticaret Limited Şirketi tarafından, davalı ... Limited Şirketi aleyhine başlatılan cari hesap alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, takip çıkışının 1.447,66-EUR alacak olduğu, davalı (borçlunun) 27/07/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı 2022,2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalı ... ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, Davacı ... incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihi öncesinde davacının davalıdan 1.447,66 EUR Alacaklı oldukları, icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihinde davalı tarafından davacı ..., “Navlun Bedeli “ açıklaması olan 1.167,66 EUR tutarlı Temel E-Faturası düzenlemiş oldukları, bu fatura sonrasında davacının davalıdan icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihi itibariyle 280 EUR Alacaklı oldukları, 20.02.2023 tarihinde davacı tarafından davalı ..., davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş 1.167,66 EUR Tutarlı faturaya İade faturası düzenlenmiş olduğu, 20/02/2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.447,66 EUR alacaklı oldukları, 2024 yılında da aynı alacak bakiyesi devam etmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, Davacı ... tarafından Davalı ... 2022 yılında Toplam Tutarı 7.637,66 EUR olan 8 Adet E-Fatura ve 2023 yılında Toplam Tutarı 280 EUR olan | Adet E-Fatura olmak üzere kümülatif olarak Toplam Tutarı (7.637,66 EUR*4*280 EUR) 7.917,66 EUR olan 9 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı, Davalı tarafından davacı ..., icra takip tarihi olan 13.02.2023 tarihinde, davacının davalıdan 2022 yılı bakiye alacağı olan 1.167,66 EUR tutarı kadar açıklaması “NAVLUN BEDELİ” olan ... Numaralı Temel E-Faturanın düzenlenmiş olduğu, işbu faturaya istinaden davacı tarafından davalı ... 20.02.2023 tarihinde ... Numaralı 1.167,66 EUR Temel İade E-Faturası düzenlenmiş olduğu, davalı ... tarafından 1.167,66 EUR Tutarlı Temel İADE E-Faturasının kabul edilmediğine, işbu faturaya itiraz etmiş olduklarına dair 01.03.2023 tarihinde Kadıköy 24.Noterliği ve 21880 Yevmiye numaralı İhtarname gönderilmiş olduğu, ancak tebliğ şerhine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Davalı tarafından Davacı ... Bankası ile toplam olarak 6.470,-EUR havale yapılmış olduğu, İcra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihi öncesinde davacının davalıdan (7.917,66 EUR-6.470,-EUR) 1.447,66 EUR Alacaklı oldukları, icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihinde davalı tarafından davacı ..., davacının davalıdan 2022 yılı bakiye alacağı olan 1.167,66 EUR tutarı kadar “Navlun Bedeli “ açıklaması olan 1.167,66 EUR tutarlı Temel E-Faturası düzenlemiş oldukları, bu fatura sonrasında davacının davalıdan icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihi itibariyle 280 EUR Alacaklı oldukları, 20.02.2023 tarihinde davacı tarafından davalı ..., davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş 1.167,66 EUR Tutarlı faturaya İade faturası düzenlenmiş olduğu, 20/02/2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.447,66 EUR Alacaklı oldukları, Davalı ... tarafından davacı ... işbu iade faturasının kabul edilmemiş olduğuna dair 01.03.2023 tarihinde ihtarname gönderilmiş olduğu, tebliğ şerhine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,1.167,66 EUR Tutarlı Fatura yönünden Davalı lehine karar alınması halinde Davacının davalıdan 280 EUR Alacaklı olacağı değerlendirilmiş olduğu, Davacı ... tarafından dava dilekçe ekinde CMR Belgesi sunulmuş olduğu, CMR belgesinde davalı isminin görülmemiş olduğu, davalı ... tarafından cevap dilekçesinde, “davacı tarafın 16.08.2024 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu CMR'lerden taşıma işinin ifa edildi işinin müvekkilinin talimatı ile yapıldığı anlaşılamamakta olduğu...” beyanı olduğu görülmekte olduğu, ilgili taşımanın yapılmış olduğuna dair Gümrükten sorgulama yapılabileceği, Gümrük belgelerinin, CMR Belge değerlendirmesinin Mali Branş dahilinde olmadığı, Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...'ın, icra takip tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık 963,5 ve değişen oranlarda EURO Me Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık EUR Faizi talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının, davalıdan 1.447,66 Euro alacaklı olduğu, ancak, davalının takip tarihinde davacıya 1.167,66 Euro tutarlı, "navlun bedeli" açıklamalı fatura düzenlediği, söz konusu 1.167,66 Euro tutarının, davacının 2022 yılından devreden cari hesap alacağı ile aynı tutarda olduğu, davacının, davalı tarafından düzenlenen söz konusu faturaya karşı iade faturası düzenlediği ve kabul etmediği, davalının da iade faturasına noter ihtarnamesiyle itiraz ettiği, tarafların BA/BS bildirimleri arasında fark bulunmadığı, buna göre, davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan 1.447,66 Euro alacaklı olduğunun, usulüne uygun tutulmuş defter kayıtları ve tarafların birbiri ile uyumlu BA/BS bildirimleri ile sabit olduğu, davalının ise, takip tarihinde, davacıya, davacının 2022 yılından devren cari hesap alacağı miktarı kadar tutarlı, navlun bedeli açıklamalı fatura düzenlediği, ancak davalının söz konusu faturayı düzenlemesine dayanak herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, davalının, takip tarihinde tek taraflı olarak, davacının 2022 yılından devreden bakiye alacak tutarı kadar davacıya fatura düzenleyerek davacının alacağını ortadan kaldıramayacağı, davalının düzenlediği söz konusu faturaya dayanak alacağı olduğunu ispatlaması gerektiği, ancak buna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, ticari defterlerini de ibrazdan kaçınarak, usulüne uygun tutulan davacı ticari defterlerinin içeriğini kabul etmiş sayıldığı, sonuç olarak tüm dosya kapsamına göre, davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan 1.447,66 Euro alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Büyükçekmece.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 1.447,66-Euro asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren Merkez Bankası Euro mevduata uygulanan azami faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, Kabul edilen asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 3.619,24-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 498,37-TL peşin harç, 259,99-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 858,36-TL harcın indirilmesi ile eksik kalan 2.760,88-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 498,37-TL peşin harç, 259,99-TL tamamlama harcı ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.185,96-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 5.260,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/697, K. 2025/926, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-697-e-2025-926-k-7ec02af023ef