İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/689 E. 2024/946 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/689
Karar No
2024/946
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2024/689 Esas KARAR NO : 2024/946

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACILAR : 1- ... (T.C ... ) 2- ... (T.C ... ) VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Genel Kurul Karar İptali - Özel Denetçi Tayini DAVA TARİHİ : 09/10/2024

BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASI

DAVACI : ... -(T.C. ... ) VEKİLİ : Av. ... -...

DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Genel Kurul Karar İptali - Özel Denetçi Tayini DAVA TARİHİ : 17/10/2024 KARAR TARİHİ : 20/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Karar İptali - Özel Denetçi Tayini davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketteki sözkonusu payların ...'a ait olup davacıların ...'ın vefat eden oğlu ...'ın çocukları olduğu, ...'ın 26.10.2023 tarihinde vefat ettiğini, miras paylarının henüz mirasçılarına tam olarak intikal etmediğini, muris ...'ın düzenleme şeklinde el yazılı vasiyetname bıraktığını, bu vasiyetname ile paylar adına işlenen ... ve ...'un muris tarafından mirastan reddedildiğini, pay oranlarının bu nedenle uyuşmazlık konusu olduğunu, ... Esas sayılı dosyada ... tarafından düzenlenen vasiyetnamenin açıklanmasına ilişkin dava görüldüğünü, ardından ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarda vasiyetnamenin iptali davaları açıldığını, ayrıca vasiyetname açılmasından önce düzenlenen mirasçılık belgelerinin iptali için de davalar açıldığını bu davaların ... Esas sayılı dosyasında birleştiğini bu mahkemede görülmekte olduğunu, bu nedenle şirket paylarının henüz mirasçılar arasında hukuka uygun şekilde paylaşılmadığı için genel kurul toplantısı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hazirun cetvelinde belirtilen payların hukuka uygun olmadığını, davacılarca hazirun cetveli payların hukuka uygun olmadığı şerhi ile imzalanmadığını, ...'ın mirasçılarını hukuka ve usule uygun şekilde henüz belirlenmediğini, ... ve ... tarafından ...Esas dava ile ...'ın oğlu ...'ın öz oğlu olmadığını neshebin tespiti ile öz oğlu değilse soy bağının kaldırılarak nüfus kaydının düzeltilmesi ve mirasçılık sıfatının ortadan kaldırılmasının talep etmiş olduklarını, payların ne olduğu konusunun muallak olduğu, şirket tarafından bilinmesine rağmen bu konuda genel kurul yapılamayacağını, hazirun cetveli oylamalarda belirtilen paylar, temsil edilen pay oranlarının tamamen farazi olup genel kurulun iptali gerektiğini belirterek öncelikle TTK 439 maddesi uyarınca şirkete özel denetçi atanmasına 14.09.2024 tarihinde yapılan genel toplantısının butlanına veya iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirkette pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacının dedesi ...'ın 26.10.2023 tarihinde vefat ettiğini, bu vesile ile davacının davalı şirkette pay sahibi olduğunu, paydaş ... ve ...'ün genel kurul toplantılarında ve hazirun cetvelinde paydaş olarak gözükmesini sağlayan hatalı olarak düzenlenen veraset belgesinin iptaline yönelik davanın ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olduğunu, aynı yönde açılan davaların birleştirildiğini, şuanda mirasçılık belgesinin iptali davasının derdest olduğunu, hali hazırda ... Esas sayılı dosyasında ...'ün ıskatını etkisiz kılmak için açtığı vasiyetnamenin iptali davası yine ... Esas sayılı dosyasında, ...'un ıskatını etkisiz kılmak için açtığı vasiyetnamenin iptali davasının derdest halde devam ettiğini, bu yargılamalar neticesinde şirketin paydaşlarında değişiklik olacağını, genel kurul toplantısına dayanak edinilen hazirun cetvelinin gerçek pay sahiplerini ihtiva etmediğini, nama yazılı hisse senetlerinin miras ile geçmesi halinde mirasçılığın ve senetlere haklılığın ispatının ya bütün mirasçıların onayı ya da vasiyeti tenfiz memurunun beyanı ile mümkün olduğunu, anonim şirketin resen mirasçıları pay defterine işleyemeyeceğini, davacının bilgi edinme ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, özel denetçi atanması taleplerinin hukuka aykırı olarak kabul edilmediğini, şirketin yapısını ve sermayesini korumayan genel kurul kararlarının butlanı gerektiğini belirterek davalı şirketin 14.09.2024 tarihli genel kurulda alınan ... numaralı gündeme ilişkin kararların iptaline ve şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA CEVAP:Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Esas sayılı dosyasının bekletici sorun yapılması gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyetine sahip olup olmadığının bu dava sonucunda belli olacağını, asıl ve birleşen davacılarının davalı şirket nezdindeki pay sahipliği sıfatının müteveffa ...'a, ...'ın pay sahipliğinin ise müteveffa babası ...'a dayandığını, kök murisin ... olduğunu, asıl ve birleşen davada davacıların babası ...'ın kök muristen önce öldüğünü, davalı şirket hissedarı ...'ın vefatı ile davacıların veraset ilamında mirasçı olarak görüldüğünü ve davalı şirkette hissedar olduğunu, ancak asıl ve birleşen davada davacılar hakkında müteveffa babaları ...'ın kök muris ...'ın öz oğlu olmadığı gerekçesi ile ... Esas sayılı dosyası ile soy bağının reddi talepli dava ikame edildiğini, davanın derdest olduğunu, bu nedenle bu davanın bekletici sorun yapılması gerektiğini, 14.09.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısına asaleten katılmış bulunan davacı pay sahipleri tarafından kararlara muhalefet şerhi konulmadığını, toplantıya asaleten katılan davacıların gündeme ilişkin her madde ile ilgili oylamaya geçilmeden önce beyanda bulunduğunu, oylamanın tamamlanmasından sonra herhangi bir beyanda bulunmadıklarını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hazirun cetvelinin toplantı tarihi itibari ile mevcut duruma ve mevzuata uygun olarak tanzim edildiğini, mirasçılar arasındaki hukuki ihtilafların miras hukukuna ilişkin davaların kesinleşen bir mahkeme kararı olmadıkça davalı şirket yönünden hukuken bağlayıcı olmadığını, şirket genel kurul toplantısının yapılmasının şirketin iş ve işlemlerine devam etmesinin gerekli olduğunu, iki numaralı kararın usulü bir karar olup iptale talep olmadığını, genel kurul da alınan ... numaralı kararlara olumlu oy kullanan davacının kararlar aleyhine dava açamayacağını, toplantısının ikinci kez ertelenmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı nitelikteki özel denetçi talebinin reddedilmesi gerektiğini belirterek asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, davalı şirketin sicil özeti ile sicil dosyasından bir örnek, 14.09.2024 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin gündem, toplantı tutanağı ve hazirun cetveli örnekleri ... temin edilerek dosya kapsamına alınmıştır. ... Esas sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ...'ın mirasçılık belgesinin iptali ve vasiyetnameye uygun yeni bir veraset ilamı düzenlenmesi talebi ile açıldığı görülmüş, ...Esas sayılı dosyasının örneğinin celbi ile incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... hakkında ...Esas sayılı dosyası kapsamında açılıp okunan .... Noterliğinin 02.11.2014 tarih ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde tutanağına bağlanan 02.11.2014 tarihli el yazılı vasiyetnamesinin iptali talebi ile açıldığı anlaşılmış, ... Esas sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ... Esas sayılı dosyası kapsamında açılıp okunan .... Noterliğinin 02.11.2014 tarih ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde tutanağına bağlanan 02.11.2014 tarihli el yazılı vasiyetnamesinin ve ...Mahkemesinin 13.01.1988 tarih ... yev sayılı düzenleme şeklide vasiyetnamesinin iptali talebi ile açıldığı görülmüş, ... Esas sayılı dosya örneğinin temini ile incelenmesinde; davacı ... ve ... tarafından davalı ... ... A.Ş. hakkında 09.01.2024 tarihli genel kurul toplantısının iptali talebi ile açıldığı, ... Esas sayılı dosya örneğinin celbi ile incelenmesinde; davacılar ... ve ... tarafından davalılar..., ..., ... ve ... hakkında davalıların murisi ...'ın ...'ın öz oğlu olmadığı iddiası ile neshebin tespiti öz oğlu değilse soy bağının kaldırılarak nüfus kaydının düzeltilmesi ve mirasçılık sıfatının ortadan kaldırılması talebi ile açıldığı davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen dava davalı şirketin 14.09.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların butlanı/iptali ile davalı şirkete özel denetçi atanması talebine ilişkindir. Davalı şirketin 14.09.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin toplantı tutanağında şirketin 50.000,00 TL itibari değeri içerisinde 45.822,36 TL değerdeki payın asaleten, 4.166,66 TL değerdeki payın vekaleten toplantıya iştirak ettiği ifade edilmiş, hazirun cetvelinin tetkikinde; toplantıya asaleten katılan ..., ..., ..., ... ve ... tarafından ve ... adına vekaleten katılan tarafından pay oranlarını kabul etmedikleri şerhi düşülerek hazirun cetvelinin imzalanmış olduğu, 0,02 TL'ye karşılık asıl ve birleşen davada davacıların küsür payının hazirun cetvelinde gösterildiği, paydaş...'ın asaleten veyahut vekaleten imzasının bulunmadığı görülmüştür. Davalı şirketin toplam 50.000,00 TL itibari değerinin 49.989,06 TL değerindeki payına sahip ...'ın 26.10.2023 tarihinde vefat ettiği oğlu ...'ın 07.09.2023 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle ... sayılı veraset ilamında; mirasçı olarak ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın tespit edildiği, ayrıca murisin ölümünden önce düzenlediği vasiyetnamelerin ... esas sayılılı dosyasında açılıp okunduğu, mirasçılardan ... tarafından ... Esas sayılı dosyasında mirasçılık belgesinin iptali ile vasiyetnameye uygun yeni bir veraset ilamı düzenlenmesi talebinde bulunulduğu, öte yandan mirasçılardan ... ve ... tarafından ... Esas sayılı dosyası kapsamında açılıp okunan .... Noterliğinin 13.01.1988 tarih ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vasiyetname ile .... Noterliğinin 02.11.2004 tarih ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde tutanağına bağlanan 02.11.2004 tarihli el yazılı vasiyetnamenin iptali talebi ile açılmış olan ... Esas ve ... Esas sayılı derdest davaların yanında mirasçılar arasında görülen ...'ın ...'ın öz oğlu olmadığı iddiasına dayalı nesebin tespiti, öz oğlu değilse soy bağının kaldırılarak nüfus kaydının düzeltilmesi ve mirasçılık sıfatının ortadan kaldırılması talepli ...Esas sayılı davanın da derdest olduğu anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen davada davacıların 14.09.2024 genel kurul tarihi itibari ile davalı şirkette payları bulunmadığı, muris ...'ın mirasçısı olmaları nedeni ile iş bu davanın açıldığı, muris ...'ın ise davalı şirketin ağırlıklı hissedarı iken vefat etmiş olduğu hususları dosya kapsamı ile sabittir. Öncelikli olarak; asıl ve birleşen davada davacıların. miras hisselerine isabet eden şirket hisselerine istinaden davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan kararların butlan veyahut iptalini ve yine davalı şirkete özel denetçi atanmasını talep edip edemeyecekleri belirlenmelidir. TTK 445 ve devamı maddelerinde pay sahiplerine ve yönetim kuruluna genel kurul kararların iptali/ batıl olduğunun tespitine ilişkin dava açma hakkı verilmiş, TTK 438 ve 439. maddeleri kapsamında ise anonim şirkete özel denetçi tayini için dava açma hakkı pay sahibine tanınmıştır. Vefat ile murisin bütün diğer mal varlığı gibi anonim şirket payları da terekeye dahil olmaktadır. Vefat halinde mirasçılar tereke üzerinde iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre tasarruf etmektedirler. Dolayısıyla mirasçılar arasında başka türlü bir taksim anlaşması olmadığı sürece mirasçıların terekeye dahil anonim şirketi payları üzerinde iştirak halinde mülkiyet esaslarına göre tasarruf etmeleri gerekecektir. TMK 640. maddesi gereğince murisin birden çok mirasçısının bulunması halinde mirasın geçmesi ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Bu madde kapsamında terekenin tümüne ait davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerekir. Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mirasçılardan birinin teredeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi payı oranında dava açması halinde böyle bir dava dinlenemez. Zira; yalnız başına bir mirasçının iştirak halindeki tereke üzerinde tasarruf ehliyeti yoktur. Anonim şirketlerde paylar paydaşın ölümü halinde limited şirketlerin aksine kendiliğinden mirasçılara intikal etmez. Bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya TMK'nın 2. maddesine uygun şekilde yazılı taksim sözleşmesine eş değer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerekir. TTK 417. maddesinde düzenlenen ve anonim şirket genel kurul toplantısında pay sahibi ile temsilcilerinin ad ve soyadları ile adreslerini ve pay miktarını gösteren ve yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanan bir belge olan hazirun cetveli, pay sahipliği hakkını doğuran ihdas eden veya yansıtan bir işlem ve güce sahip olmayıp genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır. Bu kapsamda hazirun cetvelinde yazılı pay miktarlarının pay sahipliği hakkının varlığı ve niceliği konusunda bağlayıcı niteliği bulunmamakta olup bu hususun şirket kayıtları ve dayanak hak oluşturucu-doğurucu işlemle kanıtlanması gerekmektedir. Nitekim toplantıya katılan mirasçılar tarafından pay oranlarını kabul etmedikleri şerhi yazılarak hazirun cetvelinin imzalandığı görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta; davalı şirketin paydaşı olan asıl ve birleşen davada davacıların murisi ...'ın vefatından önce düzenlediği vasiyetnamelerin iptali yönünde açılan iki davanın ve mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin açılan davanın derdest olduğu yine mirasçılar arasında nesebin tespiti soy bağının kaldırılarak nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davanın yargılamasının devam ettiği anlaşılmakla bu aşamada tüm mirasçıların kabulünde olan mirasçılar arasında düzenlenmiş bir miras taksim sözleşmesi veya taksim sözleşmesine eş değer bir halin mevcut olmadığı gibi genel kurul tarihi itibari ile miras şirketine mümessil de tayin edilmediği, aynı şekilde davalı şirket tarafından hazırlanan hazirun cetvelinin miras paylaşım belgesi olarak kabul edilemeyeceği ve bu durumda murise ait şirket hisseleri üzerinde tüm mirasçıların el birliği mülkiyetinin devam ettiği sonucuna varıldığından asıl ve birleşen davada davacıların tek başına dava açma ehliyeti bulunmadığından asıl davanın ve birleşen davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın ve birleşen davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine, ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; 7-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair asıl davada davacılar vekili, birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 10.01.2025

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/689, K. 2024/946, T. 20.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-689-e-2024-946-k-a78078d3563f