İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/680 E. 2026/269 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/680
- Karar No
- 2026/269
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/680 Esas KARAR NO: 2026/269 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 11/03/2024 KARAR TARİHİ: 12/03/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:Davacı vekili ----harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ---- sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen,---- bedelli senede, müvekkili --- imzası taklit edilmek suretiyle imza atıldığını,-------- sahte senet düzenleyip, senette miktarı ve tarihi yazdığını, müvekkilinin başka bir sözleşmede kullandığı kaşeyi sanki bu senedin altına basılmış gibi gösterildiğini ve müvekkilinin imzasını taklit ederek söz konusu bononun tanzim edildiğini, senetteki yazıların, rakamların, tarih ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, yazıların ve imzanın müvekkilinin elinin mahsulü olmadığını, dava dilekçesinde ek olarak sunulan vekaletname örneğini çıplak gözle incelendiğinde dahi, senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğinin anlaşıldığını, Mahkememizce yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de, takibe konu senetin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle müvekkilinin imzasının yer almadığı, sahte imza ile düzenlenen işbu senetten dolayı sorumlu olmasının mümkün olmadığını, icra takibi ile sahte senetten müvekkilinin haberdar olduğunu, kambiyo takibine itiraz süresinin müvekkilinin geçirdiğini, söz konusu kambiyo senedinin sahte şekilde düzenlenmesi sebebiyle ---------- Başsavcılığı'na resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması için şikayetçi olunduğunu, senedin müvekkili tarafından verilmemiş olduğunu beyanla bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitini talep ettiğini, bu nedenle davacının ---- sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle İİK m.72 hükmü gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile müvekkilinin mağdur olmaması ve geri dönülmez zararlara uğramaması için, açıkça kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf imzanın davacıya ait olmadığını, vekaletname örneğinin çıplak gözle incelenmesi halinde dahi bu durumun anlaşılacağını iddia etmiştir. Davacı iddiasının aksine vekaletnamede yer alan imzanın, senette davacının adının yanında yer alan imza ile aynı olduğu ve davacının eli ürünü olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus dosyanın imza incelemesi için bilirkişiye tevdi edilmesi ile de anlaşılacaktır. Yine davacı senetteki yazı ve rakamların kendi eli ürünü olmadığını iddia etmişse de senette davacının adı, soyadı ve imzasının davacının eli ürünü olduğu bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacaktır. Bununla birlikte bilindiği üzere senedin tüm unsurlarının keşideci tarafından doldurulması zorunluluğu bulunmamaktadır. İmzanın keşideci tarafından atılması yeterli olup, senedin tüm unsurlarının keşideci tarafından doldurulması yasal zorunluluk değildir. Senette imza dışındaki unsurların keşideci dışında bir kimse tarafından doldurulması senedi geçersiz kılmayacağı gibi sahtecilik iddiasına da dayanak edilemez. Bu sebeple davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilemez.Senedin keşidecisi davacıdır. Bilindiği üzere senette çift imza zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacının da senette adının yanında imzası bulunduğundan senet borçlusu olduğu izahtan varestedir. Davacı senette mübrez kaşenin, yetkilisi olduğu------- ait olmadığını, kaşede gelininin adının yazılı olduğunu, ödeyecek kişi kısmında kendi adının yazılı olduğunu, senetteki imzaların kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı daha önce gelinine ait şahıs şirketi adına araç kiralamış ve bu kiralamaya ilişkin bir kısım ödemeler de davacının gelini tarafından müvekkilimin banka hesabına ödenmiştir. Bu surette müvekkilimde davacının bu şirketi temsil yetkisinin bulunduğu intibası yaratılmıştır. Akabinde davacı, müvekkilime gelinine ait şahıs şirketini temsile yetkili olduğunu ve vekaletnamesi ile imza sirkülerini göndereceğini söyleyerek senede aval olarak şirket kaşesini basarak imzalamıştır. Ancak şirketi temsile yetkili olduğuna ilişkin herhangi bir evrak göndermemesi sebebiyle davaya konu takip yalnızca davacı aleyhine başlatılmıştır. Dolayısıyla takip şirket aleyhine başlatılmadığından davacı tarafın senetteki kaşeye ilişkin iddialarına itibar edilemez. Kaldı ki kaşe üzerindeki imza bilirkişi marifetiyle incelendiğinde imzalardaki ritmik hareketlerin aynı olduğu ve kaşe üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olduğu anlaşılacaktır.Davacının iddiaları imzanın kendisine ait olmadığına dayanmakta olup, imzanın davacının eli ürünü olduğu bilirkişi incelemesi ile anlaşılacaktır. Bu sebeple haksız davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE------- sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği görüldü. Dava kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla başlatılan takibe ilişkin borçlu bulunulmadığı sebebiyle açılan menfi tespit ve ödenen bedelin istirdadı davasıdır.Kambiyo senedi olan bono bir mücerret kıymetli evraktır.6102 sayılı TTK'nın 776/1-b maddesinde bononun kayıtsız şartsız belirli bir ödeme vaadini içermesi gerektiği belirtilmiştir.Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu savunan tarafa aittir.Kambiyo senetlerinin bağımsız borç ikrarını içermesi ve illetten mücerret olması nedeniyle ispat yükü bono nedeniyle menfi tespit talep eden davacının üzerindedir. Somut olayda davacı dava konusu bonoda aval veren konumunda olup imza inkarında bulunmuştur. Davacının imzaya itirazları mahkememizce----- marifeti ile incelenmiştir. Grafoloji incelemesine göre bono altındaki imzalar davacının el ürünüdür. Davacı iddialarına yönelik ---- soruşturma sayılı dosyada soruşturma başlatıldığı ancak ilgili dosyada hukuki ihtilaf gerekçesiyle --- kararı verildiği görülmüştür. Tüm bu hususlar dikkate alındığında dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda inceleme yapılmış olup davacının sahtelik iddiasının yerinde olmadığı bununla birlikte senedin usulsüz bir şekilde düzenlendiği ve bedelsiz olduğuna yönelik iddialarına ilişkin takipsizlik kararı verildiği ve bu iddialara yönelik başkaca herhangi bir yazılı delil sunulmadığı dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 431,21 TL harcın düşümü ile geri kalan 300,79 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA , 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , 5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 25.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7------ alınan rapor gideri olarak 7.700,00 TL'nin------------- numaralı İBAN adresine yatırılıp dekontun mahkememize sunulmasına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2026