İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/679 E. 2026/102 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/679
Karar No
2026/102
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ :Av. ... - DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : 30/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacı, ... İli ... ilçesi Mahallesinde seramik ürünleri mağazasının bulunduğunu, davalı taraf ile cari hesap biçiminde çalıştığını, davalı taraftan farklı tarihlerde birden fazla kez ürün satın aldığını, son olarak davalı firma çalışanı/yetkilisi ... ile telefon ve şifahen ve whatsapp üzerinden ürünlerin sipariş edildiğini ve satın alındığını, satılan alınan ürünlerin teslim tarihi olarak davalı tarafın 26.04.2024 olarak davacıya bildirdiğini, taraflar arasında cari ilişkisinin bulunması nedeniyle satın alınan bu ürünler için davalı firmaya farklı tarihlerde farklı şekilde toplam 1.120.000,00 (Birmilyonyüzyirmibin) TL ödemede bulunulduğunu,ürünlerin sipariş edilmesi ve davalı firmaya gerek nakit gerek kredi kartı gerekse de çek ile ödeme yapılmasına rağmen ürünlerin tebliğ edilmediğini, söz konusu ürünlerin teslim edilmediği sebebiyle 14.06.2024 tarihli ... 10.Noterliği 22680 yev.numaralı ihtarnamesi ile şifahi olarak kurulan sözleşmenin dönüldüğü ve taraflarına teslim edilmeyen ürünlerden vazgeçip ödenmiş olan bedellerin taraflarına iadesi talebiyle temerrüde düşürmek amacıyla ihtarnamenin keşide edildiğini, arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı firmanın ihtarnameye rağmen taraflarına ödeme yapmadığını, davacının kendisine nakit banka havalesi, kredi kartı çekimi ve davacıya müşteri çeki olarak ciro edildiğini ve davacının davalıya ciro ettiği 7 adet çeki ile toplamda 1.120.000,00 TL değerinde ödeme yaptığını, davalı tarafa sipariş edilen ürünlere ilişkin siparif teklif formu, Whatsapp konuşmalarını sunduklarını, ayrıca ciro edilen çeklere ilişkin ekran görüntülerini sunduklarını, ödeme aracı olarak kullanılan ve vadesi geldiği anda ilgili çek bedelini kullanamayacağını, davcının vadesi gelmemiş çeklere ilişkin davacının daha fazla mağduriyet yaşamaması bakımından tedbiren ödeme yasağının konulmasını talep ettiklerini, davacının taraflar arasındaki satım sözleşmesinden dönmesi sebebiyle fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak üzere, tedbir talebinin kabulü ile yargılama sonucunda verilecek karar ile davalıya ciro edilen çeklerin taraflarına iadesini ve teslimini, ciro edilen çeklerin tesliminin mümkün olmaması halinde, davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 1.000,00 TL alacağın davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davalı, davacının yapmış olduğu nakit ödemeye ilişkin banka dekontunun davaya konu ticari alım satımdan kaynaklı bir açıklama içermediği gibi yine davacı tarafça davaya konu ticarete ilişkin olarak yapıldığını iddia ettiği kredi kartı ödemesinin de taraflarla ilgili olmadığını, bahse konu ticari ilişkiden kaynaklı bir kredi kartı ödemesi olduğunu kanıtlamadığını, davacı dilekçesin de kabul edildiği üzere bahse konu kredi kartı ödemesinin dava dışı üçüncü kişiye ait kredi kartıyla yapılmış olan bir ödeme olduğunu, davacının iş bu davaya konu ticarete ilişkin yapmış olduğu bir ödeme iddiasını öne sürmesinin gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde davaya konu ticari ilişkiden kaynaklı olarak gönderildiği iddia edilen ve bilgileri verilmiş olunan çeklerinde bahse konu ticarete ilişkin ödeme olduğundan hukuken söz edilemeyeceğini, taraflar arasında bahse konu çeklerin iş bu ticaretten kaynaklı ödeme olarak verildiğine veya verileceğine dair davacı tarafça herhangi bir yazılı delil ya da sözleşme ibraz edilemediğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerretliği ilkesinin de gözetildiğinde bahse konu çeklerin davaya konu edilen ödeme olarak sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, bahse konu kambiyo evraklarının davacı bakımından borçlu, davalı bakımından alacaklı sıfatını doğuran içerikte de olmadığını, davacı tarafça her ne kadar bir kısım muhatabı doğrudan davalı olmayan whatsapp yazışmalarına dayanılmış ise de, bu mesaj içeriğinde davalıya ait bir görüşme ya da yazışmanını mevcut olmadığını, dolaysıyla iş bu davada deli olarak değerlendirilmesine muvafakatlerinin olmadığını, taraflarınca kabulünün de mümkün olmadığını, aksi düşünülse dahi whatsapp yazışmalarının tek başına ispata yarar ölçüde delil niteliğinin de bulunmadığını beyan ederek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen çeklerin iadesi olmadığı taktirde bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalının ticari defter ve belgeleri mali müşavir bilirkişiye inceletilmiş olup düzenlenen 07/03/2025 tarihli rapordan özetle; Davalının elektronik deftere tabi, defter beratlarının süresinde oluşturulduğu tespit edildiğinden dolayı, davalının 2024 yıllına ait açılış tasdikinin süresinde yapıldığı, kapanış tasdiki için yasal sürenin henüz dolmadığından dolayı, kapanış tasdikinin yapılmadığı,davalının 2024 yılına ait açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı tespit edildiğinden dolayı,davalının 2024 yılının usulüne uygun olarak defter tuttulduğu, davalının yevmiye defterinden, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, davalının yevmiye defterinden, dava konusu davacı tarafça davalıya yapılan ödemelerin, davalının yevmiye defterinde kayıtlı olmadığı, davalının yevmiye defterinden, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmaması, davacı tarafça yapılan ödemelerin davalının yevmiye defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespit edilemediği, davalı tarafça dosyaya sunulan whatsapp kayıtlarının geçerliliğinin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri talimat mahkemesi aracılığıyla mali müşavir bilirkişiye inceletilmiş olup düzenlenen 24/03/2025 tarihli rapordan özetle; Davanın temelinde davacının davalıya mal almak maksadıyla yapmış olduğu ödemelere karşılık mal alamaması nedeniyle sözleşmeden dönmesi, fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00TL alacağın tahsili noktasında toplandığı, Davacının yasal defterlerinin incelenmesi için davacı ile iletişime geçilmiş, Mali Müşaviri Ali Can ile görüşülmüş, davacının yasal defterlerinin 2024 yılı olduğu, henüz yazdırılmadığı, ... 1.Noterliğine 29.12.2023 tarihinde tasdik edilen yasal defterlerinin tasdik numarasının yevmiye defteri açısından 22858, kebir defterinin 22859, envanter defterinin ise 22860 olduğu tespit edildiği, 2024 yılı yasal defterleri kağıt ortamında tutulmakta olup, kapanış tasdik zamanı 2024 haziran ayında olması nedeniyle henüz süresi gelmediği bu yönüyle noksanlık olmadığı, Davacının davalıya 1.210.000,00-TL ödeme yaptığı, buna karşılık 300.640,32-TL mal aldığı, buna göre davacının davalıdan 909.359,68-TL fazla ödemeye bağlı olarak alacaklı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi sunularak alacak talebinin 909.359,68 TL'ye yükseltildiği beyan edilmiştir. Somut davada; davacı tarafından, davalı ile cari hesap şeklinde çalışılmakta olduğunu ve farklı tarihlerde birden fazla kez ürün alındığını, son alarak davalı çalışanı ... ile şifahen ve yüzyüze görüşülerek ürün sipariş edildiğini, teslim tarihinin 26/04/2024 olarak belirlendiğini, ürünler için davalıya çeklerle, kredi kartı ve banka havaleleri ile ödeme yapıldığını, ürünlerin teslim edilmemesi üzerine ... 10. Noterliğinin 22680 yevmiye nolu ihtarının gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını, bu nedenle ciro edilen çeklerin tarafına iadesi aksi halde 1.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi itibariyle işleyecek faiziyle müvekkiline ödenmesini, talep etmiştir. Davalı tarafından ise, nakit ödemeye ilişkin dekontun açıklama içermediğini, kredi kartıyla yapılan ödemenin taraflarla ilgisinin olmadığını, çeklerin de bahse konu ticarete ilişkin ödeme olduğundan söz edilemeyeceğini, Whatsapp yazışmalarının Davalı ...'a ait olmadığını ve delil olarak kabul edilemeyeceğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Talimat yoluyla davacı tanığı ...'nin 16/06/225 tarihinde alınan beyanında; Davacının annesi olduğunu, davacı annesinin adına olan seramik ürünlerinin satıldığı şirketi olduğunu, kendisinin de aynı firmada satın almadan sorumlu olduğunu, seramik ürünlerini davalı ... firmasından aldıklarını, oradaki temsilcilerinin Hamdi bey olduğunu, aynı zamanda davalı ... hanımın eşi olduğunu, Hamdi beyin yönlendirdiği şekilde ödemelerini yaptıkları halde, ürünlerinin gelmediğini, ödemelerini Didem hanımın hesabına yaptıklarını, çekleri de gönderdiklerini, kartları da çektiklerini, ancak ürünlerinin gelmediğini, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak yazıldığı üzere belirlenen ürünler taraflarına teslim edilmediğini, ödemeleri yaptıklarına dair dekont ve çekler ile kartların ekstrelerini ve whatsap konuşmalarını yerel mahkemesine bildirdiklerini, belgeleri sunduklarını, ödemelerin hepsini ... hesabına yaptıklarını, eşi Hamdi bey'in ilgilendiğini, alacaklarının bulunmadığı, iadesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Mahkememizin 09/05/2025 tarihli 1 nolu celsenin 2 nolu ara kararı gereği, HMK'nın 31.maddesi gereği davalı asilin Mahkememizce dinlenecek olması nedeniyle davalı vekiline, müvekkilini gelecek celse duruşmada hazır etmesi husunun, aksi halde WhatsApp görüşmelerini yapan ...' in davalının temsilcisi olarak hareket ettiğinin kabul edileceği ihtar edilmiştir. Kural olarak 6098 Sayılı TBK'nın 40. maddesi hükümlerine göre, yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar, alacak ve borçları temsil olunana intikâl eder. Hukuki muamelede bulunanın yetkili temsilci olmaması halinde, temsil olunanı bağlamayacağından şahsen sorumlu olur. Ancak 818 sayılı BK'nın 38 ve 6098 sayılı TBK'nın 46. maddelerinde, bir kimsenin yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaptığı ve bu işlemi temsil olunan tarafından onandığı ve icazet verildiği taktirde temsil olunanı bağlayacağı kabul edilmiştir.

Davacının ticari defterleri incelenmiş olup düzenlenen rapordan, davacının davalıya 1.210.000,00 TL ödeme yaptığı, 300.640,32 TL'lik mal aldığı ve 909.359,68 TL fazla ödeme yaptığının tespit edildiği, davalı ticari defterleri incelenmesi sonucu düzenlenen raporda, ödeme ve çeklerin defterlerde kayıtlı olmadığı, ancak toplamda 387.000,00 TL nakitle ödeme yapıldığı, toplamda 690.000,00 TL bedelli çeklerin verildiği tespit edilmiştir. Dava konusu ödemelerin(çek, nakit, kredi kartı) avans olarak yapıldığının ispat yükü davacıda olup, banka dekontlarından, Whatsapp yazışmalarından, tanık beyanından ve davacı defterlerinin incelenmesi üzerine düzenlenen rapordan davacı iddiasını ispatlamıştır. Davalının, HMK'nın 31.maddesi gereği Whatsapp yazışmaları yönünden beyanının alınması için mahkememizde hazır edilmesinin davalı vekilinden istendiği ancak davalı vekilinin müvekkilini hazır etmediği, Mahkememiz ihtarı gereği ...'in davalıyı temsilen hareket ettiğinin kabul edildiği, davacı defterleri ve Whatsapp yazışmalarından davacıya bir miktar mal teslim edildiği gözetildiğinde davalının yetkisiz temsilci ...'in temsilen yaptığı işlemleri onayladığı kabul edilmiş ve davacının 909.359,68 TL ödeme yaptığı ve bu miktar karşılığı mal teslim edilmediği anlaşıldığından davanın kabulüne dair karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın kabulü ile 909.359,68 TL'nin 26/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 62.118,68-TL nispi karar ve ilâm harcından, davacıdan alınan 427,60-TL peşin harç ile 15.101,99 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 46.589,09-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç, 15.101,99 -TL tamamlama harcı, 704,50-TL tedbir harcı ve 704,50-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 535,00-TL tebligat masrafı, 593,50-TL posta ve müzekkere masrafı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.128,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 142.403,95-TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2026

Katip ... ¸E-imzalıdır

Hakim ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/679, K. 2026/102, T. 30.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-679-e-2026-102-k-29abdc761eda