İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/667 E. 2025/940 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/667
Karar No
2025/940
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/667 Esas KARAR NO : 2025/940

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ile davalı arasında 01.03.2024 tarihinde imzalanan müşterilerinin taşınması konusunda sözleşme kapsamında ticari bir ilişki başlamış ve müvekkil şirket davalı şirkete sözleşmede belirlendiği gibi karayolu yolcu taşıma ve seyahat hizmeti vermeye başlamıştır. Müvekkil şirket ilgili sözleşmede belirlendiği gibi hizmet vermesine rağmen davalı şirket bu hizmete ilişkin bir ödeme yapmamıştır. Davalı bu süreç içinde faturalara herhangi bir itirazda da bulunmamıştır. 01.03.2024 tarihli sözleşme kapsamında müvekkil, davalının belirtmiş olduğu müşterilerini belirtmiş olduğu tarihlerde taşıma işlemini gerçekleştirmiş olmasına rağmen davalı ödeme yapmaktan imtina etmiştir. ... 32.İcra Dairesi .... Sayılı takibe yapılan itirazın iptaline icra takibinin devamını, Davalının haksız itirazı sonucu %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasını..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir.Faturanın düzenlenmesi ve hatta bu faturanın ilgilisine gönderilmesi dahi temerrüt anlamına gelmemektedir. Temerrüt oluşmamıştır. Müvekkil şirket ... ŞİRKETİ hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 13.11.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere verilmiş geçici mühlet kararı bulunmaktadır. haksız ve dayanaksız davanın reddine; bu aşamada mümkün değil ise, konkordato dosyasının bekletici mesele yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: 14/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, ... 32.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası, 01.03.2024 tarihli sözleşme, faturalar, ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. Madde uyarınca iptali talebine ilişkindir. İş bu davanın davalısı olan ... A.Ş hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 29/05/2025 tarihinde iflas kararı verilmiş olması nedeniyle davacı vekiline mahkememizin 14/07/2025 tarihli ara kararı ile iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunması için verilen süre içerisinde davacı tarafça iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunulmuş ancak ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalı hakkında verilen iflas kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin...Esas ... karar sayılı ilamı kaldırıldığı ve iflasa ilişkin davanın ... 3. Asliye ticaret Mahkemesinin... esasına kaydedildiği ve duruşmanın 19/02/2025 tarihine bırakılmış olduğu anlaşılmakla iş bu davaya kayıt kabul davası olarak değil, itirazın iptali davası olarak devam edilip karar verilmiştir. ...32.İcra Dairesi'nin...takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ...A.Ş tarafından, borçlu ... A.Ş aleyhine 131.141,35TL asıl alacak, 22.300,00TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 153.441,35TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 14/07/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı... Tic. A.Ş. laralından incelemeye sunulan 2025-2024 yıllarına ait ticari defterlerin görülmüştür. Davalı yan İncelemeye gelmemiş ve sonrasında da defter ve belge de sunmamıştır. Davacı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap eksiresine göre davalı yandan| 1.09.2024 tarihi ilibariyle 131.141.31.-TL Alacaklı olduğu, Mahkemenin faize karar vermesi durumunda Davacının lakip tarihine kadar 29.054.50TL Temerrüt faizi talep edebileceği, Tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı..." rapor edilmiştir. Davalı yanca defter ibraz edilmemiş olması nedeniyle davalı yan ticari defter ve kayıtları incelenememiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür. Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir. ( Benzer mahiyetteki Yargıtay 15.H.D.... Esas, ... Karar sayılı kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas...karar nolu kararı) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01/03/2024 tarihli taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça cari hesaptan kaynaklı alacağın ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafa, ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazeretini ile birlikte ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere bulundukları yeri bildirmesi, ticari defter ve belgeleri ibraz etmez ve mazerette bildirmez ise, defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı ihtaratını içerir duruşma zaptının davalı yana tebliğ edilmiş, davalı tarafça defter inceleme günün de defterler ibraz edilmediği için davalı yan ticari defterleri incelenmemiş ve HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. Madde ve 213 Sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 131.141,31 TL alacaklı olduğu ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ispatlandığı, davalı yanın asıl alacak yönünden takipten önce temerrüte düşürülmediği, bu nedenle takibe kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı yanın icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, alacağın cari hesaptan kaynaklı likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı yanın ... 32. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 131.141,31TL üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-131.141,31TL'nin %20'si oranında hesaplanan 26.228,262TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.958,26TL harçtan peşin alınan 1.853,19TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 767,21TL harçların toplamı olan 2.620,40TL'nin mahsup edilerek bakiye 6.337,86TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 523,20TL'sinden davacı tarafın, 3.076,80TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 2.620,40TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.048,00TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 131.141,31TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 112,50TL tebligat, posta gideri ile 7.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.112,50TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 6.078,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığında bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/10/2025

Katip ¸e-imza

Hakim ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/667, K. 2025/940, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-667-e-2025-940-k-78eacc84b8d8