İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/644 E. 2026/25 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/644
- Karar No
- 2026/25
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/644 Esas KARAR NO : 2026/25
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan müvekkili şirket ... ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının /tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini amacıyla ikame olunduğunu, müvekkili şirket .. tarafından ödenen işçilik alacaklarında / tazminatlarında davalı tarafın sorumluluğunda olan miktarların kıdem tazminatı bordrolarında görülmekte olup, rücuen müvekkil şirkete ödenmesi lazım gelen miktarların davalı bünyesinde çalışan personele toplam ödenen 544.912,70 TL olduğunu, müvekkili şirketin, sermayesinin tamamı doğrudan ve dolaylı olarak ... ait olan ortaklıklardan olup, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun bu kanuna dayanarak yürürlüğe koyduğu mevzuata tabi olarak, İstanbul genelinde doğalgaz dağıtım hizmetini ifa ettiğini, ... tamamının doğrudan ve dolaylı olarak ... ait olması sebebiyle, (2/d maddesi gereği) 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında olduğunu, buna göre, müvekkili şirket nezdinde her tür kaynaktan karşılanan mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri, Kamu İhale Kanunu kapsamında dışarıdan ihale ile temin edildiğini, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale ile hizmet alımlarında yapılan sözleşme ve şartnamelerdeki düzenlemeler müvekkili şirket taraf inisiyatifiyle olmadığını, Kamu İhale Kurumu'nun talimat ve uygulamaları doğrultusunda (doğrudan Kurum tarafından) düzenlendiğinden, bu durum ... 'ın ihale makamı olması sonucunu doğurduğunu, bir başka anlatımla, müvekkili şirketin hizmet alımı yaptığı firmalar bakımından asıl işveren statüsüne sokmadığını, müvekkili şirketin dava konusu hukuki ilişkide, davalı taraf karşısında ihale makamı sıfatına haiz olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmede; ... işin yapılmasını, yürütülmesini ve işçilerin organizasyonunu bir bütünlük içinde yükleniciye (davalıya) bırakmış olup, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde, sözleşme konusu işlerle ilgili yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin İş Kanunları ve diğer mevzuattan kaynaklanan sorumlulukların yükleniciye ait olduğunun taraflarca imza altına alındığını, diğer yandan, ihale sözleşmesi kapsamında ihale makamının işçilik alacaklarından sorumlu olmadığı hususunun son derece açık olduğunu, buna ilişkin Yargıtay Kararları ışığında, müvekkil şirketin ihale makamı olduğunun ve taraflar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin kurulmadığının, dava dışı personellere ödenen tüm miktarların tamamından davalı tarafın sorumluluğu olduğunun ve rücu olunan miktarların müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğinin kabulü gerektiğini belirterek davanın kabulü ile tahkikat sürecinde ve bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak olan miktarda artırmak üzere ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin, müvekkili şirket ... tarafından gerçekleştirilen ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiliyle müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalıya yasaya uygun olarak TK 35. Maddesi uyarınca tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmemiş, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, hizmet alımına dair sözleşmeler, ödeme dekontları, kıdem tazminatı tabloları, SGK kayıtları ile çalışma süreleri, işe giriş - çıkış tarihlerine ilişkin kayıtlar ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir mali müşavir, bir Kamu İhale Mevzuatı alanında uzman bilirkişi ve bir Borçlar Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar uzmanından tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdikleri olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek, taraflar arasındaki muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının/tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rucüen tazmini talep edilip edilemeyeceği, edilebilecek ise talep edilebilecek tutarın net miktar belirlenmek suretiyle tespiti hususlarında hazırlanan 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ile davalı arasında 4734 Sayılı Kanun uyarınca 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasında hizmet alım işine ilişkin olarak sözleşme akdedildiği, dava dışı 59 işçinin ise akdedilen sözleşme uyarınca 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasında davalı şirket tarafından davacı nezdinde çalıştırıldığı, SGK kayıtlarında dava dışı işçilerin anılan tarihlerde davalı şirket nezdinde sigortalı olarak göründüğü, bu bağlamda taraflar arasındaki ihale sözleşmesi uyarınca davalı şirketin yüklenici olduğu, davacının ise asıl iş sahibi olduğu, 4857 Sayılı İş Kanununun 2/6.maddesi uyarınca davacı ile davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, asıl işveren ve alt işveren dış ilişkide işçiye karşı birlikte sorumlu iken, iç ilişkide kendi aralarındaki sözleşme hükümlerinin baz alınarak rücu durumunun irdelenmesi gerektiği, taraflar arasındaki ihale sözleşmelerinin 22. Maddesi, Hizmet Alımlarına İlişkin Genel Şartnamenin 38.maddesi ve emsal yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dışı işçilere ödediği kıdem tazminatı tutarlarını davalı şirkete dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere rücu edebileceği, davacı idare ile dava dışı işçilere muhtelif tarihlerde ayrı ayrı kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, her ne kadar işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemeleri tüm çalışma süresini kapsar şekilde yapılmış ise de, davacı tarafından davalı şirketin çalışma dönemi yönünden ayrıca kıdem tazminatı hesaplanarak huzurdaki davada davalının hissesine isabet eden kısmın rücuen tahsilinin talep edildiği, dava dışı 59 işçinin davalı şirket nezdinde çalıştığı 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasındaki toplam kıdem tazminatı toplam 539.693,15 TL olarak hesaplandığından; davacının bu tutarı davalı şirkete rücu edebileceği, davacının yapılan ödemeler yönünden ödeme tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunduğu, ödeme tarihlerinden itibaren 3095 s. Kanun 2/2. Maddesi doğrultusunda T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenmekte olan ticari avans faizi uygulanması gerektiği kanaatine varıldığı, raporda hesaplandığı gibi davacı ... A.ş. sözleşme içeriğine uygun olarak 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasındaki dönem yönünden; 593.693,15-TL asıl alacak (kıdem tazminatı ödemeleri toplamı) 392.765,27-TL dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere olmak üzere genel toplamda 932.459,02 TL'yi davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne rücu edebileceği bildirilmiştir. Davacı vekili 11/12/2025 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki taleplerini toplam 539.693,15-TL olarak ıslah ederek eksik harcını ikmal etmiştir. Dava dilekçesi, tarafların bildirdiği belgeler, hizmet alımına dair sözleşmeler, ödeme dekontları, kıdem tazminatı tabloları, SGK kayıtları ile çalışma süreleri, işe giriş - çıkış tarihlerine ilişkin kayıtlar, 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan ,,, ile davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşme kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının/tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu tespit edilerek dosya kapsamında taraflarca dayanılan tüm delillerin toplanması akabinde dosya, bir mali müşavir, bir Kamu İhale Mevzuatı alanında uzman bilirkişi ve bir Borçlar Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Dosyada mübrez belgelerden; davacı ile davalı arasında 4734 Sayılı Kanun uyarınca 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasında hizmet alım işine ilişkin olarak sözleşme akdedildiği, dava dışı 59 işçinin ise akdedilen sözleşme uyarınca 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasında davalı şirket tarafından davacı nezdinde çalıştırıldığı, SGK kayıtlarında dava dışı işçilerin anılan tarihlerde davalı şirket nezdinde sigortalı olarak göründüğü, bu bağlamda taraflar arasındaki ihale sözleşmesi uyarınca davalı şirketin yüklenici olduğu, davacının ise asıl iş sahibi olduğu, 4857 Sayılı İş Kanununun 2/6.maddesi uyarınca davacı ile davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, asıl işveren ve alt işveren dış ilişkide işçiye karşı birlikte sorumlu iken, iç ilişkide kendi aralarındaki sözleşme hükümlerinin baz alınarak rücu durumunun irdelenmesi gerektiği, taraflar arasındaki ihale sözleşmelerinin 22. Maddesi, Hizmet Alımlarına İlişkin Genel Şartnamenin 38.maddesi ve emsal yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dışı işçilere ödediği kıdem tazminatı tutarlarını davalı şirkete dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere rücu edebileceği, davacı idare ile dava dışı işçilere muhtelif tarihlerde ayrı ayrı kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, her ne kadar işçilere yapılan kıdem tazminatı ödemeleri tüm çalışma süresini kapsar şekilde yapılmış ise de, davacı tarafından davalı şirketin çalışma dönemi yönünden ayrıca kıdem tazminatı hesaplanarak huzurdaki davada davalının hissesine isabet eden kısmın rücuen tahsilinin talep edildiği, dava dışı 59 işçinin davalı şirket nezdinde çalıştığı 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasındaki kıdem tazminatının toplam 539.693,15 TL olarak tespit edildiği ve davacının bu tutarı davalı şirkete rücu edebileceği, davacının yapılan ödemeler yönünden ödeme tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunduğu, ödeme tarihlerinden itibaren 3095 s. Kanun 2/2. Maddesi doğrultusunda T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenmekte olan ticari avans faizi uygulanması gerektiği, davacı ... Tic. A.ş. sözleşme içeriğine uygun olarak 01.03.2015-31.12.2015 tarihleri arasındaki dönem yönünden; 539.693,15-TL asıl alacak (kıdem tazminatı ödemeleri toplamı) 392.765,27-TL dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere olmak üzere genel toplamda 932.459,02 TL'yi davalı ... Tic. Ltd. Şti'ne rücu edebileceği ancak dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi doğrultusunda talep bağlı kalınarak davacı tarafın davalıdan toplamda 539.693,15 TL talep edilebilir alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca huzurdaki davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği, davacının davalı firmadan alacağı bulunduğu vakıasını ispat ettiği kanaatine varılmakla; davanın kabulü ile; 539.693,15 TL'nin her bir ödeme bakımından ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına ve faiz başlangıç tarihleri açısından infaz aşamasında dikkate alınmasına, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 539.693,15 TL'nin her bir ödeme bakımından ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-02/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına ve faiz başlangıç tarihleri açısından infaz aşamasında dikkate alınmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 36.866,43-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427.60-TL peşin harç ile 9.200,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.627,60-T harcın mahsubu ile bakiye 27.238,83-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,00-TL peşin harç, 9.200,00-TL ıslah harcı, 427,60-TL başvurma harcı, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.403,00-TL posta giderleri olmak üzere toplam 26.458,20-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 86,350.90-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/01/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*