İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/638 E. 2026/157 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/638
Karar No
2026/157
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/638 KARAR NO : 2026/157

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 06/03/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan müvekkili şirket ile davalı şirket tarafından devralınan şirketler arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşmeler kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının/tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücu edilebileceğini, davalı tarafından devralınan yüklenici şirketlerin kıdem tazminatlarının tamamından, işçileri çalıştırdıkları dönemle orantı olarak davalının sorumlu olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, akdedilen sözleşmeler, ödeme dekontları, SGK kayıtları, arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, SGK kayıtları celp edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi SGK Nitelikli Hesap Uzmanı ...'den alınan 15/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tabloda gösterilen her bir dava dışı işçinin SUK kayıtlarının incelenmesi neticesinde iş akdinin Uö kodla emekliliği hak etmiş olduğu ve 1475 Sayılı kanunun 14. maddesi gereği kıdem tazminatı almaya hak kazanmakta olduğu ve davacının ödemesinin 4857 sayılı yasanın 112 maddesinin 8/ e bendi kapsamında asıl işveren olması nedenleri ile yasadan kaynaklı ödeme olduğu, Rucuen alacağın kaynağının taraflar arasındaki sözleme hükümleri kapsamında Yüklenicinin bu iş nedeniyle İdareye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintileri: metin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek kesin teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı Yükleniciye iade edilir. RÜCÜ HAKKI 21.2.1. Yükler 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanuna istinaden İdarenin hizmetinde çalıştıracağı özel güvenlik görevlilerinin özet güvenlik hizmetine dair mevzuat çerçevesindeki görevlerini yerine getirmeleri sırasında "Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigortası Tarife ve Talimatlarında" belirtilen 2.grup sigorta teminatlarını içeren Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigortasını yaptırmak zorundadır. Belirlenen limitlerin üzerinde veya muafiyet olması durumunda oluşacak maddi ve bedeni zararların karşılanması yükleniciye aittir. Düzenlenecek sigorta poliçelerinin 1 nüshası işe başlama tarihinde idareye teslim edilecektir. Madde 22 - Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları 22.1.Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup. Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu ve son Gencel yargı kararları kapsamında olmak üzere; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. ...K.... T. 5.9.2022 ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.... K. ... T. 5.2.2024 tarihli ilamında; İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumlu olduğu ve tam kusur oranına göre yukardaki tabloluda özetlenmiş olduğu üzere ; Davacının dava dışı işçilerin 8 kodla emekli oldukları nedenleri ile 696 Sayılı KHK kapsamında İlgili mevzuat ve esaslara göre doğrudan hizmet alımı yapılan Kazı ve Hamaliye Hizmet Alımı İhalesi bünyesinde alt işveren işçisi olarak görev işçilerin rapor eki hesap tablosu kapsamı kıdem tazminatı tablolundaki çalışma süreleri gözetilerek, SGK kayıtları incelenmesi ve toplam hizmet süresinin tespiti neticesinde davalıar yanında çalışma sürlerinin orantılanması, son iş ten çıkış tarihindeki giydirilmiş bürüt ücreti üzerinden KIDEM tazminatı tavan ücreti geçilmesi halinde tavan ücreti üzerinden hesaplanan toplam bürüt kıdem tazminatının davalılar yanında çalışma süreleri ve ödeme tarihleri gözetilerek yukarda tablolarda gösterilmiş olduğu üzere ödeme tarihleri ve davalıların kendi dönemi kıdem tazminatı ve TİS gereği hesaplanan fark tazminat tutarı ile birlikte toplam rücuen isteyebileceği miktarın ; ... ŞTİ isteyebileceği kıdem ve TİS farkı kıdem tazminatının 94.584,84 TL olacağı ve temerrüt tarihleri tabloda gösterilmiş olduğu üzere olacağı, bu ücretlerin net olduğu ve danga vergisinin ilavesi gerektiği ve bu durumda alacağı 95.302,74 TL olacağı 2-...ŞTİ isteyebileceği kıdem ve tis farkı kıdem tazminatının 124.390,70 TL olacağı ve temerrüt tarihleri tabloda gösterilmiş olduğu üzere olacağı, bu ücretlerin net olduğu ve danga vergisinin ilavesi gerektiği ve bu durumda alacağı TL olacağı, 125.334,80 TL olacağı, 3-...ŞTİ isteyebileceği kıdem ve tis farkı kıdem tazminatının 27.579,18 TL olacağı, ve temerrüt tarihleri tabloda gösterilmiş olduğu üzere olacağı, 124.390,70 TL X 0,0075: 44,12 TL damda vergisinin ilavesi ile 125.334,80TL olacağı, bu ücretlerin net olduğu ve danga vergisinin ilavesi gerektiği ve bu durumda alacağın 27.788,51 TL olacağı ve davacının toplam alacak miktarının 248.426,05 TL olarak hesap edilmiş ve temerrüt tarihleri tabloda gösterilmiş olduğu üzere olacağı ve davacının talebinin fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.0000 TL olarak talep ettiği " şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Davacının 13/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; Daha önce 1.000 TL olarak açılan davanın bilirkişi raporları doğrultusunda 247.426,05 TL ıslah edilerek; toplam 248.426,05 TL alacağın, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla, her bir ödeme bakımından ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında yapılan ihale dolaysıyla personellere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacının iddiasının, Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan davacı şirketin davalı şirket tarafından devralınan şirketler arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşmeler kapsamında çalışmış olan personellere ödenen işçilik alacaklarının ve tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalıdan rücuen tazmini şeklinde olduğu, Davalının ise cevap dilekçesi sunmayarak davayı inkar ettiği anlaşılmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davacının iddiasına konu rücuen tazmin talebinin yerinde olup olmadığı ve davacının alacaklı olması halinde ne kadar alacaklı olduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Öncelikli olarak; dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Buna göre; dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz bulunmadığından davanın esasına geçilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu durumlarda; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. İç ilişkide ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. Maddesi uyarınca “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur” ve 167. maddesinde “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” hükmü amirdir. Buna göre müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. maddesine 6552 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ile eklenen fıkralarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 62.maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı bakımından; alt işverenlerin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet sürelerinin, aynı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunacağı, bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmelerinin 4857 sayılı Kanunun 120.maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanununun ilgili maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödeneceği hususları düzenlenmiştir. Yine yıllık izin ve ihbar tazminatlarının sözleşmenin feshi ile talep edilebilecek alacaklardan olmaları nedeniyle yalnızca son işverenden talep edilebileceği ancak hafta tatili, genel tatil, fazla mesai ve diğer benzeri alacakların çalışma sürelerine göre rücu talebinin konusunu oluşturacağı emsal yüksek yargı kararları ile sabit hale gelmiştir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24.12.2020 tarih, ... E., ... K. Sayılı ilamı, Yargıtay 6. H.D. 21.12.2021 T. ... E., ... K. Sayılı ilamı) Dava dışı işçinin davalı dışında bir başka iş yerinde çalışmasının bulunmadığı, asıl davada davalı hakkında açılan davasının ise atiye bırakıldığı, bu işverene ilişkin haklarından feragat edilmediği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinde ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler Mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; Davacı kurumun, davalı şirket ile dava dışı şirketler veya devraldıkları şirketler ile değişik tarihlerde hizmet alım sözleşmeleri imzaladığı; dava dışı çalışan ......, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı şirket ve alt işverenleri bünyesinde davacı kurumda çalıştığı, dolayısı ile dava dışı işçiler yönünden, davacı kurumun işveren, davalı şirketin alt işveren olduğu; Taraflar arasındaki akdedilen sözleşmenin 11.4.2.maddesi kapsamında "Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve SGK olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemlerinden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde protesto çekmeye, hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir. Varsa kalanı yükleniciye iade edilir." şeklinde kararlaştırıldığı, yine aynı sözleşmenin 22. Maddesinin Yüklenicinin sözleşme kapsamında çalıştıracağı personele ilişkin sorumlukları kapsamında maddesinde İlgili mevzuatın konuyu düzenleyen emredici maddesinin 6. bölümünde düzenlenmiş olup yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlü olduğunun kabul edildiği, Teknik Şartname ve Sözleşmenin 8. Maddesi ile atıfta bulunulan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre de davalıların, istihdamı ettiği ve sözleşmeler süresince kendi bünyesinde sigortalı olarak çalışan, bildirgesini vermiş bulunduğu personelinin, maaş ve her türlü özlük haklarını (kıdem tazminatı) ödemek yükümlülüğü mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Yasal mevzuat kapsamında, dava yukarıda ismi yazılı bulunan işçilerin işçilik alacaklarından, davacı asıl işveren ve davalı alt işverenlerin, dava dışı işçilere karşı dava dışı işçileri çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından bilirkişi tarafından yasal mevzuata uygun olarak yapılan hesaplama neticesinde toplam davacı tarafından ödenen 248.426,05 TL alacak bakımından davalının sorumlu olduğu anlaşılarak söz konusu bedelin ıslah tarihi dikkate alınarak ve davacı kurumun davalıyı dava tarihinden önce temerrüte düşürüldüğüne dair bir belge delil bulunmadığından temerrütün dava tarihi ve ıslah tarihin başlamak üzere davalının tacir olması nedeni ile talep gibi avans faizi ile kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1.000,00 TL'nin dava tarihinden (31/10/2024), 247.426,05 TL'nin ise ıslah tarihinden (13/11/2025) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.969,98 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 16.542,38 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 427,60 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 7.781,00 TL olmak üzere toplam 8.208,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine , 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06.03.2026

KATİP e-imzalıdır

HAKİM e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/638, K. 2026/157, T. 06.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-638-e-2026-157-k-25fa18d1ca7e