İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/637 E. 2025/745 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/637
- Karar No
- 2025/745
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/637 Esas KARAR NO:2025/745
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/10/2024 KARAR TARİHİ:31/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında; "iç kapılar, süpürgelikler, vestiyer dolapları, çelik kapılar, mutfak dolapları tedariki ve montajı işine" ilişkin olarak taraflarca teati edilerek 28.02.2024 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmede bedeli olan 3.731.558,44.-TL'nin peşin 650.000,00.-TL.'si EFT ile 15.05.2024 tarihli vadeden başlayan 325.000,00.-TL.'si tutarlı 8 adet çekle ödenmesi ve çeklerin vadeleri düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeye göre davalı şirketin yerine getireceği tedarik ve montaj işleri ile ilgili olarak müvekkili şirketin sipariş onayı üzerine davalı tarafından işin 8-10 hafta içerisinde teslim edileceği hüküm altına alındığını, davalı şirket, 01.09.2024 tarihinde siparişlerin teslim edileceğini ve montajının yapılacağına ilişkin bir taahhütte de bulunduğunu, ancak müvekkili şirket üzerine düşen edimini yerine getirmiş ve ödemelerini zamanında yapmış olmasına rağmen davalı taraf yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve işe bile başlamadığını, Davalı şirketin İstanbul'daki fabrikasının kapatıldığı/ faaliyetlerine son verildiğini, çalışanlarının paralarını ödemediğini, piyasaya olan borçlanmaları sebebiyle icra takiplerinin ve hacizlerin başladığının öğrenildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket, .... Noterliği'nin 27.09.2024 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek davalıyı ihtar ettiğini, verilen süre içerisinde çekler iade edilmediğini, davalının temerrüte düştüğünü, çeklerden birinin vadesinin yaklaşmış olması ve arabuluculuk sürecinin süresi nedeniyle müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğramaması için .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... D.iş, sayılı ihtiyati tedbir başvurulduğunu, ... K. Sayılı ihtiyati tedbir kararı ile kabul edildiğini, fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik, öncelikle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş, ... K. Sayılı ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini, davanın kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla ... çek numaralı, 25.10.2024 tarihli, 325.000,00.-TL.'sı bedelli, ... çek numaralı ile 21.02.2025 tarihli, 325.000,00.-TL.'sı bedelli, ... çek numaralı ile 21.03.2025 tarihli, 325.000,00.-TL.'sı bedelli 3 adet çek yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesi uyarınca davacı işveren tarafından davalı yükleniciye keşide edilen çeklerden kaynaklı açılan menfi tespit talepli davada yargılama esnasında çek bedellerinin ödenmesi sebebiyle istirdat istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında "iç kapılar, süpürgelikler, vestiyer dolapları, çelik kapılar, mutfak dolapları tedariki ve montajı işine" ilişkin olarak akdedilmiş olan 28.02.2024 tarihli sözleşme kapsamında davacı işveren tarafından davalı yükleniciye keşide edilen ... Bankası ... ... Şubesine ait, keşidecisi ... A.Ş. olan ... numaralı, 25.10.2024 tarihli, 325.000,00-TL bedelli çek, ... numaralı 21.02.2025 tarihli, 325.000,00-TL bedelli çek ile ... numaralı 21.03.2025 tarihli, 325.000,00-TL bedelli çek olmak üzere toplam 3 adet çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle işbu davanın açılmış olduğu, yargılama esnasında her 3 çekin de banka aracılığı ile ... ORMAN ÜRÜN. İNŞ. TEKST. SAN. VE TİC. A.Ş.'ye ödemesinin yapılmış olduğu, bu hali ile eldeki davanın istirdat davasına dönüşmüş olduğu görülmüştür. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir. 6100 sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Menfi tespit davalarında bu yük lehine hak doğan taraf olan davalı alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143). 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 72. Maddesinin; "(1)Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. ... (5)Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (6)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. (7)Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama esnasında yapılan ödeme sebebiyle davaya istirdat davası olarak devam olunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme, dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmeleri niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup, sözleşme gereğince yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt eder. Bu haliyle uyuşmazlığın, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan, 6098 sayılı TBK'nın 470 v.d. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmesinin eser sözleşmesi olması ve davacı tarafından davalının herhangi bir edimini yerine getirmediğinin, işe başlamadığının iddia edilmiş olması sebebiyle tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme gereğince davacının kendi üzerine düşen ödemeleri yaptığını ispatlamış olması; eldeki davanın menfi tespit istemi ile açılmış olması sebebiyle ispat yükü üzerinde olan davalının da sözleşmeye konu edimleri gereği gibi yerine getirdiği ve davacıdan alacaklı olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Bu sebeple tarafların karşılıklı tacir olmaları, edimini yapmış ise davalının defterlerinde buna dair faturaların bulunması gerekmekte oldğundan öncelikle defterlerinin incelenmesi gerektiğinden mahkememizin ön inceleme celsesinde taraf vekillerine usulüne uygun ihtaratı içerir şekilde uyuşmazlık konusu alacağın incelenebilmesi amacıyla tarafların 2024-2025 yılına ticari defterlerini sunmak üzere verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın mahkememize herhangi bir ticari defter, belge ibraz etmediği gibi mahkememizce verilmiş olan kesin süre içerisinde defterlerin yerinde incelenmesi talebinde de bulunmamış olduğu görülmekle işbu hali ile HMK m.222 hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olduğu kanaatine varılmakla yargılama esnasında davacı tarafın ibraz etmiş olduğu ticari defterler ve taraflara ait celp edilen BA- BS formları karşılaştırmalı olarak incelenmek sureti ile mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; Davacının 2024-2025 yılları yasal ticari defter kayıtlarının, HMK 222. Maddesine göre sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Nihai Hukuki Değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı ile davalı arasında 28.02.2024 tarihinde “ sözleşme icmal formunda belirtilen nitelik ve nicelikteki iç kapılar, süpürgelikler vestiyer dolapları çelik kapılar mutfak dolaplarının Satıcı (davalı) tarafından Alıcıya (Davacı) tedarik ve montaj edilmesi işi ile ilgili sözleşme imzalandığı, sözleşmenin toplam tutarının KDV dahil olmak üzere toplam 3.732.558,44 TL bedel üzerinden akdedildiği tespit edildi. Davalının 01.07.2024 tarihinde imzaladığı Taahhütname ile “ 28.02.2024 tarihli sözleşmeyle yüklendiğimiz iç kapıları, süpürgelikleri, vestiyer dolaplarını, çelik kapıları ve mutfak dolaplarını 01.09.2024 tarihinde eksiksiz olarak teslim etmeyi ve montajını yapmayı taahhüt ederek imza ve kaşe ile tasdik ettiği görüldü. Davacının davalı adına keşide ettiği .... Noterliği' nin 27.09.2024 tarih ... Yevmiye sayılı ihtarnamesinde özetle; "2.275.000,00.-TL.'sı toplamda ödeme yapılmış olduğu, vadesi gelmeyen 3 çekin bedelsiz duruma düştüğü, sözleşmenin feshedildiği, bugüne kadar ödenen 2.275.000,00.-TL.'sının ticari temerrüt faiziyle birlikte 3 gün içerisinde geri ödenmesi, yedinde bulunan ve henüz vadesi gelmeyen 3 adet her biri 325.000,00.-TL.'sı bedelli çekin de müvekkilimiz şirkete 3 gün içerisinde iadesi talep edilmiş, aksi takdirde gerek savcılık şikayeti, gerekse ilgili davalar açılarak yasal hakların kullanılacağını" ihtaren bildirdiği görüldü. Davacı ve davalının BA/BS formlarının incelenmesi sonucunda davalının davalıya herhangi bir fatura düzenlendiğine dair bir beyanın olmadığı görüldü. Davacının davalıya keşide ettiği Dava tarihinde üç adet 975.000,00 TL çeklerin vadelerinde ödenmesi nedeni ile İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca menfi tespit davasının bu çek miktarlarına yönelik olarak davanın istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesini talep ettikleri görüldü. Davalının 28.02.2024 tarihli sözleşme kapsamında sözleşmede belirtilen nakit ve çek ile belirlenen toplam 3.250.000,00 TL (üçmilyonikiyüzellibin) TL tutarlı tahsilatları yaptığı, davalıya verilen çeklerin tamamının davacı tarafından ödendiği, davalının bunun karşılığında sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmediği dolayış ile davaya konu 25.10.2024, 21.02.2025, 21.03.2025 vadeli 975.000,00 TL tutarlı çeklerin karşılıksız kaldığı kanaatine varıldı. Şeklinde kanaate varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Yargılama esnasında dosyaya celp edilmiş olan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik Dolandırıcılık Ve Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunun ... Soruşturma dosyasında davacının şikayeti sonucunda çekleri tahsil eden ... Orman Ürün. İnş. Tekst. San. Ve Tic. A.Ş.'nin yetkilisi olan şüpheli Mehmet ...' nın alınan ifadesinde; "Bana sormuş olduğunuz ... ...Sanayi ve Anonim Şirketi bana öz amcam ... ve abim ... isimli şahıslara aitti. Bahse konu şirket 1962 yılında vefat eden dedem ... tarafından kurulmuştur. ... Eylül 2024 Tarihinde son 1 haftada yazılan piyasa çekleri ve geciken krediler nedeniyle faaliyeti durdu. Belirttiğim günden beridir şirket çalışmamaktadır. ... San. Tic.Ltd.Şti. İse 2018 yılında kuruldu, diğer şirketin faaliyeti durunca aynı gün bu şirketinde faaliyetlerine son verildi. Bu konuyla alakalı başka bir soruşturma yoktur." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, dosya arasına celp edilmiş olan ticaret sicil kayıtları ve Ticaret Sicil Gazetesi üzerinden yapılan incelemede davalı şirketin ortaklarından ...'ın hisselerini ... ...'ya devri sonucunda şirketin ortaklık yapısının bu iki yeni ortaktan oluştuğu, akabinde şirketin merkezinin Gaziantep'e taşındığı, dava dışı çekleri tahsil eden ... Orman Ürün. İnş. Tekst. San. Ve Tic. A.Ş.'nin ortaklarının arasında ... ...'nın yer aldığı, davalıya keşide edilen çeklerin davalı şirket tarafından aynı ortaklık yapısına sahip başka bir şirketlerine ciro edilerek tahsil edilmiş olduğu, davalı tarafından davaya konu edimlerin gerçekleştirildiğinin, ifa edildiğinin ispatlanamamış olması sebebiyle davacının davasında haklı olduğu kanaatine varılmakla istirdat istemlerinin kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; Davacı tarafından davalıya keşide edilmiş olan ... Şubesine ait, keşidecisi ... A.Ş. olan ... numaralı, 25.10.2024 tarihli, 325.000,00.-TL bedelli çek, ... numaralı 21.02.2025 tarihli, 325.000,00.-TL bedelli çek ile ... numaralı 21.03.2025 tarihli, 325.000,00.-TL bedelli çek olmak üzere toplam 3 adet çekin bedeli olan toplam 975.000,00 TL'nin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli olan 66.602,25-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 16.650,57-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 49.951,68-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 17.138,97-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 272,00-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 22.410,97-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 148.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır