İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/623 E. 2026/240 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/623
Karar No
2026/240
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/623 Esas - 2026/240 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/623 Esas KARAR NO : 2026/240

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2024 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 05/06/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın, davalı ... Sigorta Aş Tarafından zmms ile koruma altına alınan 16329502/1 dosya numarasına ve 16329502/2 hasar dosyasına sahip araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karışmış ve bu kaza sonucu davacıya ait aracın hasar görmüş olduğunu, meydana gelen kazada, davalı sigorta şirketince zmms kapsamında teminat altına alınan ve dosya numarası belirtilen aracın %100 kusurlu olduğunu, mevcut kaza nedeniyle; aracın değişim ve onarım yapılan parça bedelleri, işçilik bedelleri ve piyasa rayiç bedelleri dikkate alındığında davacının aracında Değer Kaybı meydana geldiği tespit edilmiş olduğunu, Sigorta şirketi nam adına iş yapan eksper/modülden defalarca dosyayı istemelerine rağmen, 10 yıl dosya saklama yükümlülüğü olmasına rağmen dosyanın imha edildiği belirtilmiş ve taraflarına dosya verilmemiş olduğunu, mevcut kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluşmuş, aracın bedelinde gerek hasarlanan parçalar, gerekse tramer kaydı nedeniyle ciddi bir düşüş meydana gelmiş olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin tespit edilerek davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsilini talep ettiklerini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, kaza anında kusurlu bulunan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan sigorta şirketi, karşı tarafın aracında meydana gelen hasar bedelinden, araç sahibi/sürücüsü ile müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinden kazaya kusuru ile sebebiyet veren ve dosya numarası belirtilen aracın trafik sigortacısı konumunda bulunan ... Sigorta A.Ş.' de araç sürücüsü/sahibi ile beraber müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, 6098 Sayılı Borçlar Kanunu md. 117 gereğince haksız fillerde fiilin işlendiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacağını, bu hüküm uyarınca haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi talep ettiklerini, ... Sigorta A.Ş. İle uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla başvuru/ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması üzerine işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuş olduğunu, uyuşmazlığın çözülmesi amacıyla, Kayseri Arabuluculuk Bürosu'na 2024/79098 başvuru numarası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamamış olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlanması üzerine işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan sebeplerle araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı bedelinin davalıdan tahsilini talep ettiklerini belirterek (sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde) ( fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik;) 50,00 TL Hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere şimdilik 100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesinin (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle: söz konusu dava kapsamında hasarın meydana geldiği olayın 08/06/2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu, mahkeme nezdinde ikame edilen davanın ise kaza tarihi üzerinden 2 yıldan fazla bir zaman geçmesinden sonra gerçekleştirilmiş olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık kapsamında olay tarihi ile dava ikame edilmesine kadar ki süreç içerisinde zamanaşımının kesilmesi gibi bir durumda söz olmadığını, huzurdaki uyuşmazlıkta zamanaşımı kesen sebeplerin hiçbiri gerçekleşmeden 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğunu, zamanaşımı süresi dahilinde karşı yanın kanunda yazılan zamanaşımını kesen hallerden biri -örneğin icra takibi yolu- ile alacağını talep etmesinin önünde hiçbir engel olmadığı izahtan vareste olduğunu, huzurdaki uyuşmazlıkta, 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davalı şirket aleyhine işbu dava ikame edilmiş olduğunu, mahkeme tarafından yukarıda belirtilen yargıtay kararının uygulanmasını ve davanın zamanaşımı nedeniyle doğrudan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, somut olayda, davacı tarafın, araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlemiş ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından, hukuk muhakemeleri kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, yargıtay 17. hukuk dairesinin 07.05.2018 tarih 2018/2013 e. – 2018/3870 k. sayılı güncel içtihadının dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan 38 hs 334 sayılı aracın davalı şirket nezdinde karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 50.000,00-tl olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, hdı sigorta a.ş.’ye 24/08/2022 tarihinde 2.011,00-tl rücuen tazminat ödemesi yaptıklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki uyuşmazlıkta hasar dosyası davalı şirket tarafından incelenmiş olup, sigortalı aracın en fazla yüzde 50 kusurlu olabileceği tespit edilmiş olduğunu, bu durumda, sigortalı aracın hiç kusurunun bulunmayabileceği değerlendirildiğinden dosya üzerinde kusur tespiti yapılmasını talep ettiklerini, huzurda görülen uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı yanın kasko sigortacısı hdı sigorta a.ş.'ye 24/08/2022 tarihinde 2.011,00-tl rücuen tazminat ödemesi gerçekleştirilmiş olduğunu, öncelikle, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene bakiye ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 sayılı karayolları trafik kanunu’ ndan alan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ettiklerini, bu kapsamda yargıtay 17. hukuk dairesi’nin 19.04.2018 tarihinde 2017/4316 esas, 2018/4380 karar sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, yukarıdaki yargıtay kararı ile de müşahede edileceği üzere, davacıya ait aracın davaya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan vareste olduğunu, sonuç olarak, 6100 sayılı hmk’ nın 31. maddesinde yer alan “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında davacıya ait aracın önceki hasarlarının tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespit esas alınarak belirlenmesini talep etiklerini, davacı aracın onarımı kasko sigortacısı hdı sigorta a.ş. tarafından yaptırılmış olup davalı şirketin 24/08/2022 tarihinde 2.011,00-tl rücuen tazminat ödemesi gerçekleştirilmiş olduğunu, dosyada tazminata konu aracın maddi hasar onarımı kasko poliçesinden yaptırılmış ve ilgili sigorta şirketine kusur nispetinde tazminat ödemesi yapılarak zarar giderilmiş olduğunu, kasko poliçesinin ihtiyari nitelikte olması ve davadan önce bu ihtiyari poliçe kapsamında ödeme alınarak bakiye zarar talebinin trafik sigortacısına yapılması, uyuşmazlık noktasında teknik değerlendirme yapılırken gerçek zararın tespitinde verilen kararın hatalı olmasına sebebiyet verebileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın avans faiz talebine itiraz ettiklerini, mağdur aracın davalı şirket ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, KTK’nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, ayrıca davalı şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin avans faizi isteminin haksızlığı ortada olduğunu, bu nedenle, avans faiz talebinin reddini talep ettiklerini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE HMK. 150/1 maddesi uyarınca "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." HMK. 150/5 maddesi uyarınca"İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." Davacı tarafından açılan iş bu davanın 03/12/2025 tarihinde işlemden kaldırıldığı, üç aylık yasal süre içinde dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından, HMK'nun 150/5. Maddesi uyarınca davanın 04/03/2026 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca 04/03/2026 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile eksik 304,40-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama ve harç giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesi uyarınca, ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, dava değeri üzerinden hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 05/03/2026

Katip e- imzalıdır

Hakim e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/623, K. 2026/240, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-623-e-2026-240-k-9c8536b28a53