İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/617 E. 2026/30 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/617
- Karar No
- 2026/30
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/617 KARAR NO : 2026/30
DAVA : İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) DAVA TARİHİ : 04/10/2024 KARAR TARİHİ : 15/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya kapsamında başlatılan kambiyo senedine dayalı iflas takibine borçlunun icra dairesi nezdinde herhangi bir itiraz ve şikayeti olmadığından ilgili takibin itirazsız kesinleştiğini, bu bağlamda, borçlunun mal kaçırmaması için İcra ve İflas Kanunu madde 159 uyarınca muhafaza tedbirlerine hükmedilmesinin zaruri olduğunu, bu nedenle de borçlunun, bankalarda bulunan nakdi paralarına ve taşınmaz ile fabrikaları ve fabrikadaki makinelerini de kapsayacak şekilde muhafaza tedbiri verilmesini talep ettiklerini, borçlunun tacir olduğunu ve bu bağlamda iflasa tabii kişilerden olduğunu, takibin itirazsız olarak kesinleştiğinden mahkememizin “ödeme emrinin kanun hükümlerine uygun bir şekilde tanzim ve tebliğ edildiğini ve borçlunun usulü dairesinde bir itirazda da bulunmamış olduğunu tespit ettikten sonra başkaca bir inceleme ve araştırma yapmaksızın İİK 158 uyarınca depo kararı ittihaz edeceğini, borçlu bu kararı yerine getirmezse iflasına getirirse iflas talebinin reddine karar vermesi” gerekeceğini, bu bağlamda öncelikle muhafaza tedbirlerinin uygulanmasına kararı verilmesini ve akabinde de depo kararı verilerek paranın depo edilmesi halinde işbu paranın müvekkiline ödenmesine aksi takdirde borçlunun iflasına karar verilmesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle ve mahkemece resen yapılacak değerlendirmeler ışığında; borçlunun mallarının defterinin tutulmasına; bankadaki nakit paralarına haciz konulmasına; depo ve mağazalarında yer alan taşınırlarının yediemine teslim edilmesine; sorgu yapılarak belirlenecek taşınmaz bakımından tapuya taşınmazlar için devir yasağı şerhi konulması şeklindeki muhafaza tedbirlerine tensip ile birlikte hükmedilmesine; borcun ana para, faiz ve masraflar ile birlikte mahkemeniz veznesine depo edilerek mahkememizce müvekkiline ödenmesine; aksi takdirde, İcra ve İflas Kanunu madde 158 uyarınca ... iflasına; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...'ye usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 07/10/2024 tarihli tensip tutanağının 6 nolu ara kararı uyarınca takdir edilen iflas avansı 50.000,00 TL'nin mahkememiz veznesine 10.04.2025 tarihi itibariyle depo edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 08/10/2024 havale tarihli dilekçesi ile davalının tacir olduğuna dair evrakları dilekçe ekinde sunduğu anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalı ...'nin gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğunun bildirildiği ve sicil kaydının gönderildiği, sicil kaydı incelendiğinde firmanın son tescilini 19/04/2011 tarihinde yaptırdığı ve firmanın ferden kaydının olduğu ve ticaret sicil kaydının faal olarak devam ettiği anlaşılmıştır. ... Sanayi Odasına yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalı ...'nin odalarında kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. ... 30. İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği,... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderildiği ve ilgili dosyanın sehven dava tarihi olan 04/10/2024 tarihi itibarıyla kapak hesabının gönderildiği anlaşılmıştır. ... Defterdarlığı'na (... Vergi Dairesi) yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalı ...'nin 2011-2016 tarih aralığında ortağı/yöneticisi konumunda olduğu şirketin, dairelerinin yetki alanında bulunan ... adresinde 17/08/2011 - 30/11/2016 tarih aralığında "..." işiyle faaliyette bulunan kurumlar vergisi mükellefi olduğunun ve bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü birinci sınıf tacir konumunda olduğunun, ayrıca ... tarih aralığında ... adresinde giyim eşyalarının toptan ticaretini şube olarak faaliyetinin olduğunun, ilgili kişinin ... vergi kimlik numarası ile 08/10/2010 - 31/12/2011 tarih aralığında aynı adreste "..." işiyle faaliyette bulunduğunun, ikinci sınıf tacir olduğunun, ödevlinin ... Vergi Dairesinde mükellefiyetinin olduğu anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalı ...'nin ortağı olduğu kolektif ve komandit şirket kaydının bulunmadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunmadığının bildirildiği, halihazırda ortağı olduğu ... gerçek kişi ticari işletme kaydı ile ...Şirketi kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalının esnaf kaydına rastlanılmadığı anlaşılmıştır. ... Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalı ...'nin sicil kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla yapılan takibin kesinleşmesi üzerine İİK 173/3 maddelerine dayalı olarak açılan iflas davasıdır. Uyuşmazlık, İİK. 173. ve İİK. 158. maddesi kapsamında kambiyo senedine dayalı iflas takibine itiraz etmeyen gerçek kişi ticari işletmesi bulunan davalının iflasına karar verilmesi için gereken koşullarının mevcut olup olmadığı, dava şartlarının mevcut olup olmadığı konularından ibarettir. Kambiyo senedinin hamili olan alacaklılar, borçlu aleyhine haciz yoluyla veya iflas yoluyla takip yapabilir. İflas yoluyla takip yapılabilmesi için borçlunun iflasa tabi kimselerden olması gerekir. Öncelikle davalı gerçek kişinin esnaf sınırını aşan gelire sahip olup olmadığının, bilanço esasına göre defter tutma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.”, Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.", Aynı Yasanın 12/1.maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.", 2 ve 3.fıkrasında ise,"Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükümlerini amirdir. TTK'nın 14. Maddesine göre " bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. Maddesi hükmünce de ; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK'nın 1463. Maddesinde de önce 17. Maddeye gönderme yapılarak , Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardar aşağıya gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir kişinin ticaret siciline kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Tarafların esnaf sayılabilmesi için vergiye esas hasılat/satış unsuru yanında, iktisadi faaliyetinin sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayanması ile esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Eldeki davada, davalının bilanço esasına göre defter tutması gerektiği ve davalı gerçek kişinin tacir olduğu dolayısıyla iflasa tabi bulunduğu anlaşılmıştır. İİK 173/1.maddesinde, iflas yoluyla yapılan takipte ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi halinde alacaklının takip borçlusunun iflasını isteyebileceği belirtilmiştir ve İİK 158.maddesinde de, iflas takibinin kesinleşmesi halinde açılan iflas davasında İİK 166/2. maddesindeki usulle ilanların yapılacağı açıklanmıştır. Davalılar hakkında ... 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla yapılan takibe itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, İİK 158. ve 166. maddeleri doğrultusunda yazılı basında ve sicil gazetesinde ilanların yaptırıldığı, davalının kayıtlı olduğu adresin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğu, bu davaya bakma konusunda mahkememizin kesin yetkili olduğu, İİK 176 m. atfı ile İİK 173 ve 156/4. maddesi uyarınca, iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. ... 30. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına konu borcun 26.09.2025 tarihi itibari ile toplam tutarının bildirilmesi ... 30. İcra Müdürlüğü'nden istenilmiş, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ... tarihli müzekkere cevabı ekinde borç toplamını gösteren detay tablo gönderilmiş, 26.09.2025 tarihli duruşmada davalıya, ... 30. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına konu toplam 1.143.049,87 TL borcun 7 günlük kesin süre içinde ödenmesi veya mahkememiz veznesine depo edilmesi gerektiğinin aksi halde İİK'nın 173. ve 158. maddeleri uyarınca davalının iflasına karar verileceği hususunda ihtar yapılmasına karar verilmiş, toplam 1.143.049,87 TL borcun 7 günlük kesin süre içinde ödenmesi hususunda davalıya tebliğ evrakı ile ihtar yapılmasına rağmen borcun ödenmediği anlaşılmıştır. Dava, kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla yapılan takibin kesinleşmesi üzerine açılan iflas davası olup, iflas ödeme emrine itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleşmesi halinde artık takibe konu edilen alacağın varlığının araştırılamayacağı, yapılacak incelemenin şekli bir inceleme olup, davaya esas takibin kesinleşip kesinleşmediğinin tespitinden ibaret bulunduğu ve takibin kesinleştiği ve borcun kesinleşen takibe rağmen ödenmediğinin belirlenmesi durumunda artık davalıya depo kararının tebliği ile borcun ödenmesi için yasal sürenin tanınması ve ödeme yapılmaması halinde iflas kararı verilmesi gerektiği, işbu dosyada İİK 166. maddesi gereğince ilanların yapılması üzerine davaya müdahale ederek borçlunun iflasını gerektiren bir hal bulunmadığı yönünde yapılmış bir itiraz bulunmadığı ve depo emrinin davalıya tebliğine rağmen kesinleşen borcun ödenmediği anlaşılmakla İİK 173/3 ve İİK 176 ve İİK 158. maddesi gereği davalının iflasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ... T.C. Kimlik numaralı davalı ...'nin İFLASINA, İflasın 15/01/2026 tarihi saat 15:24 itibarıyla açılmasına, İflas kararının ilanına, Kararın derhal ... İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-50.000,00 TL iflas avansının iflas müdürlüğüne gönderilmesine, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 793,50 TL ile ilan masrafı 10.509,50 TL toplamı 11.302,50 TL ile mahsup edilen harç 427,60 TL olmak üzere toplam 11.730,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/01/2026
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP