İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/615 E. 2025/829 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/615
Karar No
2025/829
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/615 Esas KARAR NO : 2025/829

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 05/05/2021 tarihli ... Projesi Kıyı Platformu Yapım İşleri Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mevkii, ... Ada, ...Parsel üzerine davalı tarafından yapılan ... Projesi’nin kıyı platformu yapım işlerini yüklendiğini, müvekkili tarafından sözleşme ve ek işler bakımından taahhüt edilen hizmet yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından karşı edim ifa edilmemiş, mutabık kalınan bedelin tamamı ödenmediğini, Sair zamanlarda gerek davalı şirket ile yapılan toplantılarda gerekse e-posta yolu ile bakiye tutarın ödenmesi için iletişim kurulmaya çalışılmışsa da sonuç alınamadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine anılan takibin durduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına, müvekkilinin likit alacağına karşı yaptığı itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı borçlu aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı'nın vermiş olduğunu iddia ettiği hizmete yönelik bedelin ne kadar olacağına ilişkin davalı şirket tarafından verilmiş herhangi bir onay söz konusu olmadığını, kaldı ki dosya kapsamında onaya ilişkin yahut tarafların faturada yer alan tutarda mutabık kalındığına dair herhangi bir belge de sunulmadığını, davalı şirket yetkilileri tarafından bir onay verilmeksizin yapılan işlerin ve buna ilişkin düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından kabulü mümkün olmadığını, davacı'nın mal veya hizmeti vermeden önce yapılacak olan işin karşılığı olan tutar konusunda davalı şirket'ten onay alması ve tarafların tutar hakkında mutabık kalması gerektiğini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği tutarlar hususunda davalı şirket ile mutabık kalındığını ve tutar konusunda onay alındığını kanıtlaması gerektiğini, aksinin kabulü dayanaksız bir şekilde düzenlenen fatura ile, adına fatura düzenlenen tarafın sorumluluk altında olacağı anlamına geleceğini, kaldı ki bu hususun ne hayatın olağan akışı ile bağdaşmakta, ne de hukuki açıdan bir dayanağı bulunmakta olduğunu, faturalara ilişkin tutar hususunda tarafların mutabık kalması gibi bir durumun söz konusu olmadığı ortada iken, davacının davalı şirket'in onayı olmaksızın işlem yapmış olması ve davacının işbu faturayı hiçbir dayanağı olmadan düzenlemiş olması davalı şirkete hiçbir koşulda sorumluluk yükleyemeyeceğini, bir işletmenin diğer bir işletmeye yönelik olarak fatura düzenlemiş olmasının fatura düzenleyen tarafı alacaklı hale getirmeyeceğini, somut olayda da davacının, hiçbir dayanağı olmaksızın davalı şirkete yönelik olarak düzenlediği bu faturalar ile fatura tutarları kadar alacaklı hale gelmediğini, davacının uyuşmazlık konusu olan faturaları düzenlemesinin yegane amacının, tabiri caiz ise tarafını absürt tutarlarda alacaklı hale getirerek sebepsiz yere zenginleşmek olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekaletname ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 355.465,22-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia ve toplanan deliller kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 15/09/2025 tarihli raporunda özetle; "-Taraflar arası ticari ilişkinin 05.05.2021 tarihli sözleşme ile başladığı, -Davacı şirketin işbu davaya konu icra ve dava tarihi itibariyle davalı şirketten 253.932,61 TL alacaklı olduğu, -Davalı şirketin işbu davaya konu icra ve dava tarihi itibariyle davacı şirkete 253.932,61 TL borçlu olduğu, -Davacı ile davalı şirket ticari defterlerinde cari hesaplarında mutabık oldukları, bir fark olmadığı, -Davacı şirket tarafından davalı şirkete toplam 703.211,21 TL + 49,560,00 TL=752.771,21 TL bedelli 2 adet fatura düzenlendiği, -Davalı şirket tarafından davacı şirkete banka havalesi ve çekler ile 50.000,00 TL + 20.000,00 TL +50.000,00 TL + 189.419,30 TL + 189.419,30 TL=498.838,60 TL ödeme yapıldığı, -Neticede davacı şirketin davalı şirketten 752.771,21 TL - 498.838,60 TL=253.932,61 TL alacaklı olduğu, -Davalı şirketin icra ve dava konusu 2 adet faturayı ticari defterlerine kayıt ettiği, herhangi bir itiraz ya da iade işleminin dosya kapsamında olmadığı, -Taraflar arası sözleşmede sözleşme bedelinin 380.371,70 TL *KDV olarak belirlendiği, KDV ile bu tutarın 380.371,70 TL + %18 kdv=68.466,91 TL=448.386,06 TL tutara denk geldiği, ancak yukarıda yer verildiği üzere sözleşmenin 6.2. maddesinde..... İşlerin tamamlanması sonrasında yapılacak kesin hesap uyarınca nıhai sözleşme bedelinin belirleneceği... dava dilekçesinde sözleşmeye ilave ek işlerin yapılması konusunda davalı ile anlaşma sağlandığını beyan edildiği, ancak ek işler ve 6.2. maddeye göre davacı tarafından yüklenilen iş bedelinin yazılı olduğu bir anlaşma bulunmadığı, buna göre davalının davacı ile mutabık olarak icra ve dava konusu 2 adet faturayı ticari defterlerine herhangi bir itiraz olmadan kayıt etmesi ile davacının ticari defterlerindeki bakiye alacak tutarının davalı ticari defterleri ile eşleşmesi sonucu davacının alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, -Ödeme emri ile davacının davalıdan talep ettiği ana para alacağının 253.932,60 TL + 49.560,00 TL = 303.429,60 TL olduğu, istenilen tutarın davacının ticari defterlerine göre hatalı ve fazla olduğu, -Davacı şirketin davalı şirkete olan ödemelerin fatura ile bire bir olmadığı hatta faturadan önce avans ödemesi olduğu anlaşıldığından ödemelerin tarihi önce olan faturadan mahsup edilmesi gerektiği kabulü ile davacı şirketin davalı şirketten; -14.10.2022 tarihli 49.560,00 TL bedelli faturanın tamamı ile 05.08.2022 tarihli faturadan bakiye (253.932,61 TL — 49.560,00 TL) =204.372,61 TL talep edebileceği, bu şekilde talep edilen ana para alacağının 49.560,00 TL + 204.372,61 TL=253.932,61 TL olabileceği, -Ödeme emrinde takip öncesi işlemiş faiz talep edildiği, dava esas değerinin buna göre belirlendiği, -Taraflar arasında ki sözleşmede ödeme vadesi ya da ödemenin gecikmesi halinde uygulanacak faiz ve oranında hüküm olmadığı, icra takibi öncesi bir temerrüt ihtarının yapılmadığı, icra ödeme emrinde TTK 1530 maddesine göre temerrüt faizi talep edildiği, -Sadece 49.560,00 TL tutarlı fatura üzerinde vade farkının geçmesi halinde e 10 vade farkı uygulanacağı belirtilmişse de vadenin belirsiz olduğu, zaten ödeme emrinde de buna göre faiz hesabı yapılmadığı, -TTK 1530/4 . madde (a) fıkrasına göre davacının davalından 1530/7.maddesine göre temerrüt faizi talep edebileceği görüşü ile; "(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.” Buna göre davacının davalıdan talep edebileceği toplam tutarın; 253.932,61 TL Ana para alacağı + 39.497,53 TL işlemiş faiz = 293.430,14 TL olabileceği," şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, ticari defter ve kayıtların birbiri ile örtüştüğü, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 253.932,61 TL alacaklı olduğu takibin bu miktar asıl alacak ve bu miktara takip tarihine kadar işlemiş 39.497,53 TL faiz olmak üzere toplam 293.430,14 TL yönünden yerinde olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça eser sözleşmesinin varlığına ve niteliğine ilişkin bir itirazda bulunulmadığı, yalnızca fatura bedelleri bakımından mutabık olunmadığı savunmasında bulunulmuş olup, tarafların tüm ticari defter ve kayıtları uyumlu olduğundan bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir. Açıklanan gerekçeler doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 253.932,61-TL asıl alacak ve 39.497,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 293.430,14-TL üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si oranında hesap olunan 58.686,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 253.932,61-TL asıl alacak ve 39.497,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 293.430,14-TL üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında hesap olunan 58.686,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 20.044,21-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.293,13-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 15.751,08-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 427,60-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 6.577,00-TL olmak üzere toplam 7.004,60-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.782,30-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 4.293,13-TL'nin toplamı olan 10.075,43-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 46.948,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-3.600,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.971,80-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025

Katip

Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/615, K. 2025/829, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-615-e-2025-829-k-b2fa9e7e8525