İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/586 E. 2026/440 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/586
- Karar No
- 2026/440
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/586 Esas KARAR NO : 2026/440 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/08/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalı--------- plakalı aracın, 16/08/2023 tarihinde müvekkiline ait --------- plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğu, bu kazanın oluşumunda ---------- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, --------- başvuru numaralı dosyasında "Dosyanın incelenmesinde, kaza tarihinde maddi hasarlarda teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, Davalı tarafın 91.710,43 TL hasar bedeli ve 26.455,00 TL değer kaybı bedeli ödemiş olduğu ve kalan limitin 1.834,57 TL kalmış olduğunun anlaşıldığı, Sigorta Şirketi; poliçe limiti dahilinde kalan bakiye 1.834,57 TL tutarı ve uyuşmazlık konusu asıl alacak ve ferilerini başvuran tarafa ödemiş olduğundan, konusuz kalan başvurunun esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği; --------- sayılı dosyasında 48.888,96-TL bakiye hasar farkı hesaplandığı, ancak limit dahilinde 1.834,57-TL nin ödenmesine karar verildiği ve bakiye talep edilebilir hasar farkı bedelinin 47.054,39-TL olduğu, Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV’ye tabi olduğu beyan edilerek, HMK 109 maddesi uyarınca 100,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir. Davacı vekili 21.04.2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100,00-TL hasar bakiye bedeli üzerinden açıldığını, bilirkişi raporunda ZMSS poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu ve yapılan ödemeler sonrası bakiye hasar bedelinin 47.054,36 TL olarak hesaplandığını, netice-i talebin bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 46.954,36-TL artırılarak toplam 47.054,36-TL bakiye hasar bedeline ulaşıldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca davalı şirkete başvuru tarihinin 24/04/2024 olduğunu, temerrüt tarihinin 09/05/2024 olarak kabul edilmesi gerektiğini, ıslah ile artırılan miktar dahil olmak üzere toplam 47.054,36-TL bakiye hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Islahı kabul etmediklerini, davanın zaman aşımına uğradığını, bedelin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DelillerDavalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye yanıt verildiği görüldü. STK'ya yazılan müzekkereye yanıt verildiği görüldü. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 16.08.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ---------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine imms poliçesi ile sigortalı olan ---------- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, --------- plakalı araçta bakiye hasar bedeli alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 109 maddesi uyarınca kısmi alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 17.03.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ---------- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/7 maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu, --------- plakalı araç sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, ---------- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra, kusur oranına göre 47.054,36 TL hasarın kadri maruf olduğu rapor edilmiş olup, imm poliçesi ve itirazlar yönünden irdeleme yapılması amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu, ayrıca hasarın imm poliçesine istinaden davalıdan talep edilebileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, 21.04.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin alacak taleplerini 47.054,36 TL'ye çıkarmıştır. Artırılan bedelin poliçe teminatı limitinde kaldığı görülmüştür.Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur.-------- sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca, her ne kadar davacı tarafça avans faizi talebinde bulunulmuş ise de, kazaya sebebiyet veren araç ticari araç olmadığından, yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar davalı vekili tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davada zaman aşımının gerçekleşmediği kabul edilmiş, davalıya, imm poliçesine dayanılarak davadan önce başvurulmadığından temerrüdün dava ile gerçekleştiği kabul edilmiş, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 47.054,36 TL'nin, 21.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile toplam 47.054,36 TL'nin, 21.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde alınması gereken 3.214,28 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ile tamamlama ıslah harcı olarak alınan 805,00 TL harcın toplamı olan 1.232,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.981,68 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 427,60 TL ile tamamlama ıslah harcı olarak alınan 805,00 TL harcın toplamı olan 1.232,60 TL harç gideri, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 119,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 17.352,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere (dava açılış yılı olan 2024 senesi dikkate alınarak) verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026