İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/571 E. 2026/634 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/571
- Karar No
- 2026/634
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/571 Esas KARAR NO :2026/634
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ:04/10/2024 KARAR TARİHİ:17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 08.06.2024 tarihi saat 09:15'e TT hattı ... arası 1. Yol giriş bölgesinde revizyon çalışması yapılan bölgede, ... yönetiminde olan ... Hizmetleri Anonim Şirketi'ne ait ... plakalı kara yolu aracının, girme izni olmadığı halde revizyon çalışması yapılan kazılı alana girerek raylara sıkıştığını, ray hattında revizyon çalışması yapılan kazılı alana sıkışan ... plakalı aracın, sıkıştığı yerden hareket edemediğini ve tramvayın ilerlemesibib imkansız hale geldiğini, bundan dolayı müvekkili şirket personelleri tarafından 112 acil numarası saat 09.18'de aranarak bölgeye çekici talebinde bulunulduğunu, akabinde ... 'un ( Afet Koordinasyon Merkezi) aranarak polis ve itfaiye talebi yapıldığını, olay günü saat 10:15'te Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (üniversiteye giriş sınavı 1.basamağı) gerçekleştirmiş olup davalı şirkete ait aracın bulunmamasıgirmemesi gereken tramvay yolunu trafik ışıklarına ve araç trafiğine takılmamak nedeni kullanan mağdurlar arasında mezkur sınava girecek öğrenciler de bulunduğunu, bir çok öğrenci yolcunun, davalının izah olunan haksız fili sebebiyle sınava yetişemediğini, davalı şirkete ait aracın tramvay yoluna bilinçsiz ve tedbirsizce girerek hem 16 milyon İstanbulluya hizmet eden müvekkil şirketin tren seferlerini, hem bölgede yolculuk için trene binen ve treni bekleyen vatandaşları ve hem de sınava girecek yüzlerce öğrencilerinin kaderini dönüşü olamayacak bir şekilde mağdur etmiş olduğunun tartışmasız olduğunu, haksız filin davalı şirkete ait bir araç kullanılmak suretiyle davalı tarafından gerçekleştirildiğini, davalıların sorumluluğu bulunan hukuka aykırı fiilin müvekkil şirketin toplum içerisindeki biliriği, ticari itibarı, ekonomik saygınlığı, ticari onur ve saygınlığı üzerinde olumsuz etkiler meydana getirdiğini, bir zarara sebebiyet verdiğini, dolayısıyla da söz konusu filin kişilik haklarına yönelik haksız bir saldırı olarak kabulünün gerektiğini, bu kapsamda davalı ve davalı şirketin sorumluluğu bulunan fili sebebiyle müvekkili şirket nezdinde meydana gelen manevi zararlara ilişkin olarak 3.000.000. Türk Lirası (üçmilyontürklirası) tutarında manevi tazminatın zarar (olay) tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bu kapsamda davalı ve davalı şirketin sorumluluğu bulunan fill sebebiyle müvekkili şirket nezdinde meydana gelen gelir kaybına ilişkin olarak; 336.519 Türk Lirası tutarında maddi tazminatın şimdilik 50.000,00 TL tutarındaki kısmının zarar (olay) tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı ve davalı şirketten müştereken ve müteselsilen alınarak Müvekkiline ödenmesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müşterken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız alacak taleplerini kabul manasına gelmemek kaydıyla, huzurdaki davaya konu maddi ve manevi tazminat alacağı talepleri bakımından Görevli Mahkeme ve Yetkili Mahkeme itirazlarının olduğunu, kazanın olduğu yer bakımından davaların açılması gereken yetkili yer mahkemesinin Bakırköy olarak belirlenmesi gerektiğini, davacının açıkça daha fazla harç ödememek gayesi ile davayı bu şekilde ikame ettiği açık olup davacının dava konusu ettiği alacaklarının bir incelemeye lüzum olmaksızın kolaylıkla tespit edebileceği şüphesiz olmakla bu halde belirsiz alacak davası ikame etmede davacının hukuki yararı bulunmadığının açık olduğunu, açıklanan nedenlerle, davacının davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı iddialarını kesinlikle kabul manasına gelmemek kaydıyla davaya konu kazada öncelikle mahkemece kazaya yönelik kusur oranlarının tespiti adına Bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirket çalışanı olan ... şehirdışından geçici görevlendirme ile İstanbul'a geldiğini, personelin burada daimi faaliyet gösteren bir personel olmayıp şehir yol, harita ve trafiğine henüz aşina olmadığını, çalışanın kullandığı aracın zırhlı araç olup güvenlik sebebiyle duraksama yapması, sürekli stabil kalmasının tehlike arz ettiğini, bu sebeple müvekkil şirketi tarafından yol olduğu sanılarak tramvay yoluna girildiğini, Türkiye'nin hatta İstanbul'un bir çok noktasında travmay yolları ile araç yolları kesişmekte olup nitekim çoğu noktada koruyucu bariyer bulunmadığını, müvekkili şirketin çalışanı tarafından tramvay yolunun araç yoluna açık zannedilerek girildiğini, neticesinde çalışma olması sebebiyle tramvay yolu üzerinden çıkış yapamayarak yol üzerinde mahsur kaldığını, müvekkili şirketin araç çalışanı yolda gerekli uyarı ve levha olmadığından tramvay yoluna girmiş olup yine çalışma olduğuna ilişkin uyarıcı herhangi bir tabela olmadığıdan Müvekkili Şirket sürücüsünün asli kusurlu atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, davacı yan dava dilekçesi ekinde yalnızca aracın tramvay yolunda kaldığına ilişkin görselleri eklediğini ancak uyarı ve levhalara ilişkin olarak hiç bir delili ortaya koyamadığını, davacının Belediye İştiraki olup idare konumunda olduğunu, idarelerin tüzel kişilikleri ve buna bağlı olarak tüzel kişilik haklarının manevi açıdan korunmasının mümkün olmadığını, alacağı asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maddi kaybı olduğunu belirtse de bu gelir(işletme) kaybının tespitinin gerektiğini, aracın yolda kalma süresinin kısa bir süre olup dava dilekçesinde belirtilen sefer sayısının ortalamanın üzerinde olduğunu, davacının manevi tazminata yönelik taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olup davacının haksız zenginleşmesine yol açacak nitelikte olduğunu, Yüksek Mahkeme içtihatları gereği fahiş manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının ticari faiz istemlerinin yerinde olmadığını, nitekim söz konusu kazanın haksız fiil niteliğinde değerlendirilecek olup kabul anlamına gelmemekle birlikte uygulanacak faizin Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında yasal faiz olması gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin zararlardan, müvekkilinin kaza tarihindeki zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketi münferiden sorumlu olduğunu, kaza tarihinde geçerli olan poliçe incelendiğinde, sigorta şirketinin, trafik kazası sonucu oluşacak hasarları sigorta ettiğinin açıkça görüleceğini, dava konusu edilen alacak kalemlerine istinaden müvekkili şirketin ZMM sigorta şirketinin sorumluluğunun gündeme gelebileceğinden davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini beyanlarla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise tarafların kusur oranlarının belirlenebilmesi için dosyanın uzman bilirkişiye heyetine tevdiine, davanın, ... Sigorta Anonim Şirketi "... Mah. Dr. ... Cad. No: 8 Ümraniye" adresine ihbarına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... 'a usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılım sağlamamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, alınan bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde, ... A.Ş. ... ... İşletme Şefliği tarafından hazırlanan 08.06.2024 tarihli Kaza/Olay Tutanağı, ... bildirim numaralı ... A.Ş. Kaza ve Olay Bildirim Formu ve olaya ilişkin fotoğraların sunulduğu görülmüştür. Yine delil listesi ile davaya konu olaya ait kamera görüntülerinin sunulduğu görülmüştür. ... plakalı araca kaydı UYAP sisteminden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. ... Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya yanıt verildiği, meydana gelen olayla ilgili tüm bilgi ve belge kayıtların CD içerisinde mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. ...Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/... Soruşturma sayılı dosyanın celp edilerek yapılan incelenmesinde; müştekinin ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, şüphelinin ... olduğu Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçundan açılan kamu davasında Şüpheli hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. İşbu karara yapılan itirazın reddi ile savcılık dosyasının kesinleştiği tespit edilmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı'na yazılan yazıya yanıt verildiği,Müdürlüklerine bağlı Fatih İtfaiye Grup Amirliği'nin 11/06/2024 tarihli ve 70556362/180.01/31831/1320 sayılı İtfaiye Olay Raporunun dosyaya gönderildiği anlaşılmıştır. ... Ölçme, Seçme Ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'na yazılan yazıya yanıt verildiği, Bilgi Güvenliği ve Yönetimi Daire Başkanlığı'nın 30.10.2024 tarihli ve E... sayılı yazısı ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sınavı 1.Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) oturumunda, İstanbul-4 (Beyazıt/Bakırköy/Bahçelievler/Zeytinburnu/Fatih) Sınav Merkezinde sınav yapılan Okul bilgilerinin ekte sunulduğu görülmüştür. 02/07/2025 tarihli celseye katılan davalı tanığı ...; " Ben de zırhlı araçta özel güvenlik görevlisiydim, dava konusunu araçta olduğumdan dolayı bilirim, aracın üzerinde çokça nakit para bulunduğundan dolayı yollarda çok zaman kaybı yaşamamak adına tramway yolunu kullanıyoruz, daha önce de aynı yolu kullanmıştık, bizi bu yolu kullandığımızdan dolayı uyaran olmadı. O gün her hangi bir uyarı levhası yolda bulunmuyordu, araç yaklaşık olarak 1 saate yakın tramway yolunda kaldı, bu sürede tramway seferleri devam etmedi. Tramway yolundan başka ATM'lere geçiş bulunmamaktadır, bu yol halka da açıktır. Araç sıkışınca Genel Kontrol Merkezimize haber verdik, araçtaki paralarımızı iş arkadaşlarımız yardıma gelerek aldılar, kendi gayretimiz ile aracı çıkarmaya çalıştık, başarılı olamayınca çekici çağırdık..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 17/04/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında; dava konusu kazada tarafların kusur durumlarının tespiti, davacının gelir kaybı yaşayıp yaşamadığının araştırılması, kazanın etkilediği sefer sayılarının incelenmesi ve maddi tazminatın hesaplanması ve davacının 2024 yılı ticari defterlerinin incelenmesi yoluna gidilerek, bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, MM ...'ın, Sözleşmeler alanında uzman Doç. Dr. ...'un, İş Güvenliği Konusunda uzman bilirkişi ..., Adli Trafikçi ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda neticeten; "SONUÇ: Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, davacı yana ait ticari defter ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; A)Dava konusu, 08/06/2024 tarihlinde meydana trafik kazası sebebiyle davalıların kusurlu olduğu iddiası ile buna bağlı olarak kaza sebebiyle 3.000.000,00 TL manevi tazminatın ve şimdilik 50.000,00 TL gelir kaybının davalılardan tahsili talebinden ibaret olduğu, B)Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2024 yılı itibarıyla E- Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfi Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, C)Davalı yan 30.05.2025 günü saat 14:00'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, D)Dava dosyasına sunulu olan deliller ile mübrez tüm evraklar üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirilmeler neticesinde; Davacı yan dava dilekçesinde, davalıların kusuru sebebiyle seferlerin durmasından dolayı uğranılan 336.519 TL gelir kaybının tahsilini, iddia ve talep ettiği, Davacı yan dava dilekçesinde, davalıların kusuru sebebiyle seferlerin durmasından dolayı uğranılan 336.519 TL gelir kaybının tahsilini, iddia ve talep ettiği, Dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı üzere, dava konusu olay 08.06.2024 günü saat 09:15'te .... yol giriş bölgesinde, ... yönetimindeki ...'ne ait ... plakalı banka aracının, revizyon nedeniyle açılan kazılı alana girerek raylarda sıkışması sonucu meydana gelmiş, bu sebeple 09:17-10:13 saatleri arasında ... arasındaki hat kapalı kaldığı, Davacının gelir kaybı talebine esas olarak, TI hattının 08.06.2024 tarihinden geriye doğru Mayıs, Nisan ve Mart aylarına ilişkin bilet satış kayıtları ile sefer saatleri dosyaya sunulmuş, bu kayıtlar incelendiğinde; « Mart 2024: 88.568.831 TL aylık gelir /31 gün =günlük yaklaşık 2.857.059 TL, « Nisan 2024: 96.131.479 TL aylık gelir / 30 gün =günlük yaklaşık 3.204.383 TL, « Mayıs 2024: 105.098.885 TL aylık gelir /31 gün =günlük yaklaşık 3.390.785 TL olduğu, Üç aylık ortalama günlük gelir, bu veriler esas alındığında 3.150.742,33 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak davacı kurumun kaza sebebiyle seferlerin durduğu süre 09:17— 10:13 saatleri arasındaki gelir kaybının teknik/Sektörel incelemeler sonucunda sübuta ereceğinden gelir kaybı hesaplamasına rapor içerisinde yer verilecek olup, hukuki nitelendirilmesi ve nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu, a)Sektörel Açıdan İncelemeler;, davacı yanın dava konusu zarar neticesine kazanç kaybına uğradığı, ancak söz konusu süreçte ve kısıtlar dahilinde, sunulan veriler doğrultusunda görüşümüzce 11.707,34 TL'lik bir kayba uğramış olabileceği, b)İş Güvenliği Açısından İncelemeler; Netice olarak, olayın meydana gelmesinde davacı firmanın kusurunun bulunmadığı, temel trafik kurallarına aykırı hareket eden ... plakalı araç sürücüsü ...”ın %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, c) Kusur Yönünden İncelemeler; Davalı ... adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 (Yüzde Yüz) oranında ASLİ tam KUSURLU olduğu, Davacı ... San. Tic. A.Ş. kazanın oluşumunda %0 (Yüzde sıfır) oranında KUSURSUZ olduğu, Genel İnceleme ve Değerlendirmeler; Somut olayda davalı gerçek kişinin gerçekleştirdiği kazanın hukuka aykırı fiil olduğu, bu fiilin sonucunda davacının zarara uğraması sebebiyle fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, heyetimiz teknik üyelerinin de tespit ettiği üzere davalı gerçek kişinin 96100 kusurlu olduğı dolayısıyla davalı ...'ın davacıya karşı haksız fiil nedeniyle sorumlu olacağı, Davalı şirketin aracın sahibi olduğu dolayısıyla, Karayolları Trafik Kanununa göre işleten sıfatını haiz olduğu nazara alındığında davalı gerçek kişi ile birlikte doğan zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır." Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince rapora karşı itiraz ve beyan dilekçeleri sunulmuştur. 18/12/2025 tarihli celsede davacı vekiline dava dilekçesinde kazadan dolayı etkilendiğini iddia ettiği 56 sefere ilişkin güzergah ve saat bilgilerini açıklamak ve bu seferlere ilişkin kaza günü ve önceki 3 aylık yolcu sayısı ve bilet geliri bilgilerini mahkememize sunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş, daha önce davacı vekili tarafından sunulan 3 aylık yolcu ve gelir bilgilerinden farklı olması halinde, yeni bilgi sunulmaması halinde önceki verilere göre yargılamaya devam edileceğinin ihtar edilmiş ve aynı celsede eksik bu hususun giderilmesi ile taraf vekillerinin rapora karşı itiraz ve beyanları değerlendirilmek üzere bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporunda; "IV- SONUÇ Arz edilen tespitler ve değerlendirmeler ışığında, Kusur durumu ve oranlarında her hangi bir değişiklik yapılmadığı, Somut olayda davalı gerçek kişinin gerçekleştirdiği kazanın hukuka aykırı fiil olduğu, u fiilin sonucunda davacının zarara uğraması sebebiyle fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, heyetimiz teknik üyelerinin ek raporda da tespit ettiği üzere davalı gerçek kişinin 96100 kusurlu olduğu, dolayısıyla davalı ...'ın davacıya karşı haksız fiil nedeniyle sorumlu olacağı yönündeki görüşümüzün muhafaza edildiği, Davalı şirketin aracın sahibi olduğu dolayısıyla, Karayolları Trafik Kanununa göre işleten sıfatını haiz olduğu nazara alındığında davalı gerçek kişi ile birlikte doğan zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu yönündeki görüşümüzün korunduğu, Rapor içerisinde yapılan izahatlar doğrultusunda, lojistik ve taşıma süreçleri altında kök raporda irdelenen yoksun kalınan kazanç-gelir kaybı hesabına ilişkin itirazların tek tek işbu rapor içerisinde irdelendiği, kök rapordaki kanaatlerimizi koruduğumuzu, sayın mahkemenin görevlendirmesinde belirtildiği üzere davacı yanca dosyaya sunulan yeni bir verinin dosyanın UYAP ortamında tespit edilmediği, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara ayrı ayrı tebliği ile taraf vekillerince bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuşur. Taraflar arasındaki ihtilafın; 08/06/2024 tarihli trafik kazası sebebiyle davalıların kusurlu olup olmadığı, kazada davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, kaza sebebiyle davacının gelir kaybına uğrayıp uğramadığı ve maddi - manevi tazminat istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. 08/06/2024 tarihinde davalıların maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç, ... ... hattında ray bölgesine girerek tek taraflı trafik kazasına karışmış ve tramvay seferlerinin bir süre durmasına sebep olmuştur. Davacı bu kaza sebebiyle Yusufpaşa-Beyazıt-Yusufpaşa, ... ve ... hatlarında toplam 56 seferin durduğunu ve bu sebeple toplamda 336.519 TL maddi zararının meydana geldiğini iddia etmiştir. Davacı aynı zamanda yaşanan kaza sebebiyle, kaza gününde üniversite yerleştirme sınavı olduğu da gözetilerek marka, bilinirlik ve itibar kaybına uğradığını ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir. Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir. Tüzel kişilerin de uğradıkları haksız fiil sebebiyle itibar kaybına uğramaları hâlinde manevi tazminat talep edebilecekleri kabul edilmektedir. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır. Somut olayda davacı, kazaya dayalı olarak tramvay seferlerinin durması sebebiyle uğradığı gelir kaybına ve itibar kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat talep edebilecektir. Davalılar ise, aracın maliki ve sürücüsü olarak işleten sıfatıyla meydana gelen bu maddi ve manevi zarardan sorumludur. Davalının mahkememizin görevine yaptığı itiraz, iki tarafın da tacir olması ve ticari nitelikte olması sebebiyle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğu kanaatiyle reddedilmiştir. Davalının mahkememizin yetkisine yaptığı itiraz ise, kaza yerinin mahkememiz yetki çevresinde bulunması ve davanın haksız fiil hukuki sebebine dayanması sebebiyle reddedilmiştir. Kazaya ilişkin İstanbul CBS 2024/... Sor. sayılı dosya ile yürütülen ceza soruşturması sonucu davalı sürücü hakkında KYOK kararı verildiği ve bu kararın itirazın reddi ile kesinleştiği görülmüştür. KYOK kararının gerekçesinde davalı sürücünün kasten hareket etmediği ve tramvay yolunda gerçekleşen parklara ilişkin beraat kararı verilmesi yönündeki içtihatlara dayanıldığı anlaşılmıştır. Hukuki ve cezai sorumluluk birbirinden farklı olup, kyok kararı ile hukuk mahkemesi bağlı değildir. Hâkim maddi tazminat ve haksız fiilin şartlarını maddi hukuk kurallarına göre tartışmalıdır. Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden alınan kök ve ek raporda davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Cevap dilekçesinde belirtilen sürücünün İstanbul trafiğine aşina olmaması ile yanlışlıkla tramvay yoluna girmesi ve tanığın, aracın ATM’lere yakın olması gerektiği ve ATM bölgesine başka geçiş bulunmadığı için bilerek tramvay yoluna girildiği yönündeki beyanları gözetildiğinde, bilirkişilerin kusur önünden yaptıkları tespitin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Maddi zararın hesaplanması için mahkememizce ön inceleme duruşmasında davacıya, kazadan etkilenen 3 hattın kazadan önceki son 3 aylık sefer, yolcu ve bilet geliri bilgi ve belgelerinin sunulması için süre verilmiştir. Sunulan bilgi ve belgeler ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler kapsamında yapılan hesaplama sonucu davacının 11.707,34 TL maddi zararının bulunduğu hesaplanmıştır. 18/12/2025 tarihli duruşmada davacının kök rapora karşı itirazlarının değerlendirilmesi için davacıya, dava dilekçesinde belirttiği ve kök raporda esas alınmadığını iddia ettiği 56 sefere ilişkin kazadan önceki son 3 aylık sefer, yolcu ve bilet geliri bilgi ve belgelerinin sunulması için süre verilmiştir. Ancak yeni sunulan bilgi ve belgelerin eski sunulanlar ile aynı olduğu, farklı bir veri sunulmadığı tespit edilmiştir. Netice olarak bilirkişilerin teknik değerlendirme ve hesaplamaları ek raporda değişmemiş ve kök rapordaki tespitlerinden ayrılmamışlardır. Bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde, kazadan sadece kazanın gerçekleştiği hattın değil başka hatların da etkileneceğinin değerlendirildiği, bu hâliyle iki istasyonun kaza sebebiyle kapatıldığı, diğer istasyonlardan binen yolcuların kapatılan hatta aktarma yapmasına ilişkin hesaplamaya yarar somut bir verinin paylaşılmadığı, davacının sunduğu somut veriler kapsamında iki istasyonun kapalı kaldığı saatler gözetilerek yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu ve raporun denetlenebilir olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple bilirkişi raporuna yapılan itirazlar mahkememizce kabul edilmemiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının marka, bilinirlik ve itibar kaybına uğradığına dair haber, şikâyet vb. bir delil dosyaya sunmadığı, davacı şirketin İstanbul’daki tüm metro, tramvay, füniküler ve teleferik hatlarını işleten büyük bir teşebbüs olduğu gözetilerek, haksız fiil niteliğindeki dava konusu trafik kazasının davacı şirketi itibar kaybına uğratmayacağı, bu hâliyle manevi zarar iddiasının soyut nitelikte kaldığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, hükmedilen bedele kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2024/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 3.800,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Manevi tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine, 2-Davacı tarafın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 11.707,34.-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 08/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi oranı ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL karar ve ilam harcının 52.086,38.-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 51.354,38.-TL harcın davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 11.707,34.-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 11.707,34.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi 'ne verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi 'ne verilmesine, 7-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 110.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 2.641,00.-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 87,50.-TL vekalet harcı, 427,60.-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 113.156,10.-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taktiren 26.495,13.-TL 'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye gider avansının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 889,77.-TL 'sinin davalılardan 2.910,23.-TL 'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı Bantaş vekilinin yüzüne kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır
Üye ... ¸e-imzalıdır
Üye ... ¸e-imzalıdır
Katip ... ¸e-imzalıdır