İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/571 E. 2025/320 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/571
Karar No
2025/320
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM :... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Ayıplı Malın Misli ile Değiştirilmesi, Olmadığı Takdirde Bedel İadesi (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :... KARAR TARİHİ :... KARAR YAZIM TARİHİ :...

Mahkememize açılan ayıplı ürün bedelinden kaynaklı malın misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firmadan 25/08/2021 tarihinde ... ... SOLO marka model buzdolabını 32.448,60-TL bedelli satın aldığını, buzdolabını kullanmaya başladıktan sonra standart dolap bölmesine koyduğu ürünlerin donmaya başladığını, buzdolabının soğutma sisteminde üretim hatasından kaynaklı ayıp olduğunu fark ettiklerini, teknik servis ile 3-4 kez iletişime geçtiklerini ancak olumlu bir dönüş alamadıklarını, bu süreçte müvekkilinin buzdolabını kullanamadığını ve bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, dava konusu buzdolabının gizli ayıplı ürün olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik dava konusu ayıplı buzdolabının ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde satış bedeli olan 32.448,60-TL'nin denkleştirici adalet ilkesine uygun olarak davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmile edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava şartı olan arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılmış olan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dolabı kullanmaya başladıktan hemen sonra ayıpların ortaya çıktığını beyan etmesine rağmen 6 ay geçtikten sonra dava açması nedeni ile taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava konusu malın ayıplı olsa bile ayıbın müvekkilinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belli olmadığını, davacı tarafın süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, 8 günlük muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Vergi dairesi kayıtları, dava konusu ürünün faturası, servis başvurusu bulunup bulunmadığına ilişkin kayıtlar ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyaya mübrez 20/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dosya konusu ... ... SOLO ev tipi buzdolabının kendisinden beklenen istenilen sıcaklık ayarında ve besinlere zarar vermeden soğutma fayda ve işlevini yerine getirememesinden dolayı ayıplı olduğu, dosya konusu ... ... SOLO ev tipi buzdolabının istenilen/beklenen derecede soğutmaması ilk alınması sırasında basit bir muayene ile tespit edilemeyen, çıplak gözle görülüp saptanamayan, kullanım sırasında ortaya çıkan veya kullanım sırasında gelişen bir durum nedeniyle ortaya çıkan ayıp olmasından dolayı gizli ayıplı olduğu, davacının bu ayıbı davalıya bildirip bildirmediğinin veya ne zaman bildirdiğinin dosyada bulunan mevcut bilgi ve belgelere göre tespit edilemediği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında bilirkişiden alınan 03/02/2025 tarihli ek raporda: dava konusu buzdolabının yapılan keşif sırasında buzdolabının soğutma kısmının raflarına fiili olarak soğutma testi için keşiften 2 saat önce konulan bardak içindeki suların donmadığı, keşif sırasında dolayısıyla dava dilekçesinde belirtildiği gibi soğutma kısmına konulan yiyecekleri simüle etmek için konulan bardak içindeki sularda donma olayının tespit edilemediği, dava konusu buzdolabının keşif sırasında soğutma kısmına konulan suda donma olayı olmamasına rağmen buzdolabının soğutma elektronik sensör/kontrol sisteminde arıza olabileceği, buna bağlı olarak zaman zaman soğutma dalgalandırmasını yaşayabileceği, bu dalgalanmalarda buzdolabı soğutma kısmındaki yiyeceklerin donmuş olabileceği, dava konusu buzdolabında soğutma sisteminde arıza olup olmadığının tam olarak tespit edilemediği, buzdolabının soğutma elektronik sensör/kontrol sistemindeki olası arızanın bilirkişilik yetki/bilgi alanımda olmadığı için elektronik mühendisi bilirkişi tarafından da incelenmesi gerektiği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, ayıplı ürünün misli ile değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde ürün bedelinin iadesi talebine ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafça zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığından bahisle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği savunmasında bulunmuştur. 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde aynı Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın ise 4 üncü madde kapsamında kaldığı, ticari dava olduğu sabittir. Ancak davacının ayıp hukuki nedenine dayalı olarak misli ile değişim, kabul edilmediği taktirde bedel iadesi istemli terditli dava açtığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 111 inci maddesinin ikinci fıkrasında mahkemenin, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemeyeceği belirtilerek asli talebe öncelik verildiği, yani davanın asli talebe göre niteleneceği açıktır. Bu durumda davacının asli talebinin para alacağı olmadığı, misli ile değişim talebi olduğu, bu talebin de arabuluculuk dava şartı olmadan incelenebileceği kanaatine varılmış ve işin esastan incelenmesine geçilmiştir. (Yargıtay 11. HD 2021/5334 Esas, 2023/1568 Karar)

6102 sayılı TTK. m. 23/c hükmü, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” düzenlemesini, TTK. M. 18/3 hükmü, "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." düzenlemesini, TBK. m. 223 hükmü; “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” düzenlemesini, TBK. m. 225 hükmü, "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." düzenlemesini, TBK. m. 231 hükmü; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." düzenlemesini içermektedir. Mahkememizce 03/04/2024 tarih,... esas, ... karar sayılı ile davacının usulüne uygun ayıp ihbarı bulunmaması nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2024 tarih, ... esas,... karar sayılı ilamı ile davacının yetkili servis başvurusuna dair tüm kayıtlar getirtilmeden karar verilmesinin isabetsiz olması nedeniyle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosya yeniden mahkememize gönderilerek yukarıda yazılı ... esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre: davacının 25/08/2022 tarihinde ... ... SOLO BUZDOLABI'nı 32.448,60-TL bedelle davalıdan satın aldığı, ürünün aynı gün davacıya teslim edildiği, ilgili faturanın dava dilekçesi ekinde sunulduğu, satın alınan buz dolabının 2 bölmesi bulunup bir bölmenin dondurucu, bir bölmenin ise standart dolap vaziyetinde olduğu, davacının buz dolabını kullanmaya başladıktan sonra dondurucu özellikte olmayan standart dolap bölmesine koyduğu ürünlerin donmaya başladığını fark ettiği ve ayıba karşı tekeffül sorumluluğu nedenine dayanarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Ayıptan doğan sorumluluk yoluna başvurabilmenin en önemli koşulu muayene külfeti ve ayıp ihbarıdır. Daha açık deyişle satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmekte olup ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için kanun tarafından kendisine yüklenmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. TTK 23/1-c maddesi uyarınca açık ayıpların 2 gün içinde, ayıp açıkça belli değilse teslim tarihinden itibaren 8 gün içinde satıcıya ihbarı gerekir. Gizli ayıp durumunda ise kanun her hangi bir süre tayin etmemiş olup ancak yine de gizli ayıbın öğrenilmesinden itibaren makul süre içerisinde ayıbın ihbarı gerekir. Tacirler arasında ise yapılacak ayıp ihbarının TTK 18/3 maddesinde belirlenen şekillerden birine uyularak yapılması gerekir. Davacı mahkememize ayıp ihbarına ilişkin ilgili maddede yazılı şekle uygun bir delil sunmamış olup yetkili servise başvurduklarını iddia etmiştir. İstinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda 17/07/2024 tarihli tensip zaptı ile birlikte ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye 17/07/2024 ve 12/08/2024 tarihli müzekkereler yazılmış, davacının 25/08/2022 tarihli faturaya konu buzdolabına ilişkin tüm servis kayıtlarının gönderilmesi istenmiştir. Müzekkeremize verilen 08/08/2024 ve 28/08/2024 tarihli yazı cevaplarında kendi bünyelerinde böyle bir kaydın olmadığı, ... markalı beyaz eşyaların bayiliğinin ... Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından yapıldığı bildirilmiştir. Bu kez adı geçen şirkete 04/11/2024 tarihli müzekkere yazılmış ve müzekkeremize verilen 18/11/2024 tarihli cevabı yazıda müzekkereye konu buzdolabı ile ilgili her hangi bir kayda rastlanmadığı bildirilmiştir. Bunun üzerine davacı vekiline 04/12/2024 tarihli duruşmada servis kayıtlarının nerede bulunduğu hususunu açıklamak üzere kesin süre verilmiş, davacı vekilince 17/12/2024 tarihli dilekçe ile verilen bilgiler üzerine aynı tarihte ... Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye yeniden müzekkere yazılmış, müzekkereye verilen 16/01/2025 tarihli cevabı yazıda da yine her hangi bir servis kaydının olmadığı bildirilmiştir. Davacının dinlenen tanığı ayıp ihbarına ilişkin beyanında; 444 ile başlayan bir numarayı arayarak arıza kaydı oluşturduklarını, 0216 ile başlayan bir numaranın kendilerine verildiğini beyan etmiştir. Tanığın tam olarak nereye, hangi numaraya servis başvurusu yapıldığı hususunda bilgisi bulunmamaktadır. Davacı vekili 17/12/2024 tarihli beyan dilekçesinde davacı şirket yetkilisi Mükremin Fedai'nin kullandığı 0 507 ..... 88 nolu telefondan araması üzerine servis kaydının oluşturulması nedeniyle bu bilgiler verilerek müzekkere yazılmasını talep etmiş, bu bilgiler eklenerek yeniden müzekkere yazılmış, ancak müzekkereye verilen cevapta her hangi bir servis başvurusunun olmadığı bildirilmiştir. İhbar noktasında sadece tanık beyanı yeterli olmayıp ayrıca yazılı olarak bu hususun ispat edilmesi gerekmektedir. Öte yandan şikayetvar.com gibi sitelere yapılan şikayetlerin doğrudan satıcıya yapılmaması, 3. kişilere yapılan bildirimin ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyecek olması nedeniyle hukuki anlamda bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle her ne kadar istinaf kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi kök raporu ile sonrasında aldırılan ek raporda ürünün gizli ayıplı olduğu tespit edilmiş ise de tarafların tacir olması nedeniyle ayıp ihbarının kanunun aradığı şekillere uygun yapılmaması, geçerli bir ayıp ihbarının bulunmaması, davacı servis başvurusu olduğu iddiasında ise de bu yönde yapılan tüm araştırmalara rağmen servis kaydının bulunduğu yönünde bir kayda ulaşılamaması nedenleriyle geçerli şekle uyularak yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından alıcının ayıptan kaynaklı haklarını kullanamayacağı TBK 225 maddesi uyarınca satıcının ağır kusurlu olduğu yönünde bir delilin de dosyaya yansımadığı kanaati ile açılan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 554,15-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 61,25-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. ...

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/571, K. 2025/320, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-571-e-2025-320-k-8fe3dd02703c