İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/555 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/555
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/555 Esas - 2026/36
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/555 Esas KARAR NO : 2026/36
DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/08/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 16/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, icra dosyasında mevcut faturalar ve sözleşmeden de anlaşılacağı üzere müvekkiline olan 261.000,00 TL borcunu ödemediğini, icra dosyasında bulunan “Makine Kira Sözleşmesi” ile müvekkili ile davalı arasında iş bitiminde de günlüğü 12.000,00 TL olmak üzere müvekkilinin 23 gün karşılığı KDV dâhil 331.200,00 TL fatura düzenlemiş olduğunu, davalının fatura bedelinin 70.200,00 TL ödediğini, bakiye 261.000,00 TL defalarca talep edilmesine rağmen ödenmediğini, ödenmeyen tutar için başlatılış icra takibinin davalının haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine durduğunu, daha sonra davalı üst işvereni ...A.Ş. tarafından 01.08.2024 tarihinde 200.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, açacakları itirazın iptali davası için arabuluculuğa başvurulduğunu, Arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlanması nedeniyle iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğu beyanla; Davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, icra takibinin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davanın davalısının ...... A.Ş. olduğunu, ...... A.Ş ile sözleşmelerinin feshedilmesinden sonra başlatılan icra takibinin muhatabının müvekkili olmadığını, davacının ...... A.Ş. projesinde çalıştığını, davanın süresinde açılmamış olması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili aleyhine davacının ... 2.Genel İcra Müdürlüğü 2024/48379 E. sayılı dosyası 264.432,00 TL tutarlı icra takip başlatılmış olduğunu, takip talebinin yasal olarak 05.08.2024 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini ve 02.08.2024 tarihinde borca İtiraz etmeleri nedeniyle davacının müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açmış olduğunu, müvekkili ... ile ...A.Ş. arasındaki 26.04.2024 tarihli sözleşmeye göre Konya ili Hüyük ilçesi Hüyük Mah. 354 ada 43 parsel üzerinde 5600 kWp gücündeki kurulumu hususunda anlaşmış olduklarını, müvekkilinin sahada taşeron olarak bulunduğunu, davacı ile müvekkili arasında makine kira sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ki ilişkinin hukuki niteliği itibari ile taşınır kira sözleşmesi olduğunu, anılan sözleşme gereğince davacının 2011 model Komatsu marka PC 200-8 paletli ekskavatörü ile güneş enerjisi kurulacak olan sahada aralıklı çalışmayı üstlendiğini, müvekkilinin de bu çalışmaya karşılık bedel ödemeyi üstlendiğini, taraflar arasında herhangi bir çalışma süresi belirtilmemiş olduğunu, davacıya çalıştığı gün kadar ödeme yapılmasının kararlaştırılmış olduğunu, kiralanan iş makinasının yaklaşık 3 (üç) ay boyunca sahada kalmış olmasına rağmen bu sürede sadece müvekkili işlerinde çalışmadığını, sahada bulunan ... Hafriyat firmasına ve diğer tüzel kişilere de çalıştığını, müvekkilinin davacı ile yaptığı anlaşmanın belirli aralıklar ile çalışacağına ilişkin olduğunu ve işin bitiminde müvekkiline hakedişleri ödendiğinde, davacı ücretlerinin ödeneceği hususunda anlaşmaya varılmış olduğunu, Kurban Bayramının araya girmesinden kaynaklı davacı paraya ihtiyaç duyduğunu müvekkiline iletmesi üzerine müvekkilince davacıya 70.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, ancak davacı alacağı muaccel hale gelmeden 25.07.2024 tarihinde icra takibi başlatmış olduğunu, davada davacının kiraya veren, müvekkilinin ise kiracı olduğunu, taraflar arasında belirsiz süreli ve kısmi çalışmalı makine kira sözleşmesi imzalanmış olduğunu, sözleşmede, sözleşmeden kaynaklı edimlerin ifa edilmesinden sonra ödeme yapılacağı hususunda anlaşılmış olduğunu, müvekkili ile davacı arasında anlaşılan iş bitirilmediğini, 23.07.2024 tarihinde müvekkili ile dava dışı şirket ...... Anonim Şirketi arasındaki sözleşmenin haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini, davacının feshi öğrenmesi akabinde 25.07.2024 tarihinde ... 2.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/48379 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkilin iş bu takibin GIB2024000000007 numaralı faturaya istinaden yapıldığını öğrendiğini, davacının 25.07.2024 tarihinde müvekkilinden muaccel olan herhangi bir alacağı bulunmadığını, dava dışı şirketle müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin feshedilmesinin ardından dava dışı ...... A.Ş.'nin davacıya ay sonuna kadar alacağının ödeneceğinin söylenmiş olmasına rağmen davacının ödeme süresini beklemeden müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, taraflar arasında ki sözleşmede ödeme tarihi belirlendiğini, bir an için ödeme tarihi belirlenmediğinin düşünülmesi durumunda kanundaki düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. TBK'da kira alacağını zamanının düzenlenmiş olduğunu, yasada taşınır kira sözleşmelerine ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından genel hükümlerin uygulanması gerektiğini, Kanun hükmü gereğince kira alacağının en geç kira süresinin sonunda ödeneceğinin (alacağın muaccel olacağı tarih) belirtilmiş olduğunu, doktrinde de alacağın muaccel olması gerektiğinin belirtilmiş olduğunu, davacının borç muaccel olmamasına rağmen icra takibi başlatmış olduğunu, davacının kötü niyetli olarak muaccel olmayan alacağa faiz talep etmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa imkânsızlığı sebebiyle sona erdiğini, asıl sözleşmenin feshinden sonra dava dışı ...... A.Ş.'nin kira sözleşmesinin tarafı haline geldiğini, ancak davacının borcun muaccel olacağı tarih beklenmeden müvekkili aleyhine takip başlatmış olduğunu, bu nedenle borca itiraz edildiğini ve hemen akabinde de borç muaccel olmadan ...... A.Ş.'nin ödeme yaptığını, müvekkilinin GIB2024000000007 numaralı fatura içeriğini 25.07.2024 tarihinde öğrendiğini, davacının faturayı müvekkiline tebliğ etmediğini, davacının 25.07.2024 tarihli takip talebine konu ettiği faturaya haksız olarak KDV ekleyip müvekkiline gönderdiğini, gerçeğe aykırı düzenlenmiş faturanın düzeltilmesinin talep edildiğini, davacı talebi üzerine faturanın müvekkilince davacıya iade edildiğini, davacının dava dışı ...... A.Ş'ne fatura kestiğini, davacının faturayı düzeltmemesi üzerine müvekkilinin takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, akabinde faturaya itiraz ettiğini ve yaptığı 70.000,00 TL ödeme düşülmek suretiyle iade faturası kestiğini, iade faturasını sunduklarını, söz konusu faturanın ücret + KDV olarak düzenlendiğini, ancak sözleşmeden de anlaşılacağı üzere tarafların KDV dâhil 12.000,00 TL'na anlaştıklarını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 30.06.2020 tarih 2017/8393 E. ve 2020/5525 K. sayılı kararında sözleşmeye KDV hariç yazılmamışsa KDV'nin ücrete dâhil edileceğini belirttiğini, taraflar arasında ki sözleşmede bedelin iş bitiminde ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğunu, dava dışı firma ile olan sözleşmenin feshinden sonra anılan firma tarafından müvekkiline ödeme yapılmış olduğunu, davacı 23 gün çalıştığını iddia etmekle birlikte buna ilişkin somut delil sunmadığını, davacı çalışma süresinin 23 gün olduğu kabul edilmemekle birlikte bir an için bu süre kadar çalıştığı varsayılsa bile talep edebileceği ücretin 23x12.000,00 TL 2276 000 TL olacağını, ancak davacının toplamda 331.200,00 TL talep ettiğini, davacının hatalı fatura düzenlemiş olması nedeniyle müvekkilince ödeme yapılmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak dava açmış olması nedeniyle % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesini talep ettiklerini, davacının muaccel olmayan alacak nedeniyle başlattığı takibe ilişkin ödeme emrinin müvekkiline 05.08.2024 tarihinde tebliğ olduğunu, ödeme emrinin tebliğinden önce davacıya ... ... A.Ş'nin 200.000,00 TL ödeme yaptığını, davacıya yapılan toplam ödemenin 270.000,00 TL olduğunu, dava dışı ...... A.Ş.'nin takas/mahsup ilişkisi kapsamında müvekkili adına ödeme yaptığını, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın tarafının ...... A.Ş. olduğunu ve anılan şirketin ödeme süresi içinde ödeme yaptığının davacı tarafından da ikrar edildiği beyanla; itirazın iptali davasının reddi ile % 20'den aşağın olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan raporda; Dava dosyasına sunulan belgeler arasında taraflar arasındaki kira sözleşmesi gereğince iş makinasının kaç gün çalıştığına ilişkin her hangi bir puantaj vb. belge bulunmaması, davacının Il sınıf tacir (Esnaf) olması, davalı tarafından düzenlenmiş 30.07.2024 tarihli faturanın kayıtlara alınmamış olması nedeniyle, davacı ticari defterlerine göre taraflar arasındaki borç/alacak tutarını tespit edebilmenin mümkün olamayacağı, davalının takibe itirazının iptali, takibin devamı ve davacı icra inkâr tazminatı talebinin Mahkeme takdirinde olduğu belirtilmiştir. Hitit Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07/03/2025 tarihli yazı cevabında davalı ...'in işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 12/01/2026 tarihli yazı cevabında ise işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve ikinci sınıf tüccar olduğu belirtilmiştir. Beyşehir Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11/03/2025 tarihli yazı cevabında davacı Bünyamin Yiğit'in işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve 2. Sınıf tüccar olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Somut olayda uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup, dava; konusu itibariyle mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp, davacı ve davalının da tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır (Benzer şekilde ... BAM 31. HD, 2021/840 E, 2021/1088 K). Bu durumda, eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c maddesi ve 115. maddesi gereğince dava şartı doksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2- Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 5- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 6- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2026