İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/551 E. 2025/259 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/551
Karar No
2025/259
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/551 Esas KARAR NO :2025/259

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:28/08/2024 KARAR TARİHİ:24/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından 19.06.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "... Mahallesi ... Sk. No:... .../... " adresinde yapılan kazı çalışması esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirkete ait yer altı tesisine zarar verildiğini, davalı/borçlu tarafça hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 6.265,45-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu itirazında takibe ve takibe konu borca itiraz edilerek takibin durduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalı/borçlu tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu eylem hizmet kusuru niteliğinde olduğundan görevli mahkeme idare mahkemeleri olduğunu, müvekkil ... açısından kamu hizmetinin ifasına ilişkin bulunmakta ve hizmet kusuru ile bağımlı olması nedeni ile tam yargı davasının konusunu oluşturduğunu, müvekkil ...'nin davacıya sözleşmeye dayalı bir taahhüdü ve borcu bulunmadığını, bu yüzden ... aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, esasa ilişkin itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu yerde, müvekkil idarenin elemanlarınca herhangi bir çalışma yapılmadığını, yapılan incelemede dava dışı 2023 yılı Avrupa 2.Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı Avcılar ve ... İlçeleri İçme Suyu ve Atıksu Yapım, Bakım, ve Onarım İşi (4) " işi kapsamında ... Hafri. İnş. Nak. Temz. İth. İhr. San Ve Tic. A.Ş tarafından iki baca arası kazı çalışması yapıldığı tespit maddesine, Yapım işleri Genel Şartnamesinin 9, 20, 25, 26 nolu maddeleri ve birim fiyat tariflerine binaen, yüklenici yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, şikayet, zarar ve ziyandan dolayı maddi, manevi, hukuki ve cezai olarak sorumlu olduğunu, ayrıca yüklenicinin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğü de yükleniciye ait olup dolayısıyla, iş bu davada husumetin müvekkil idareye de yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkil İdare açısından davanın husumetten yönünden reddi gerektirdiğini, davacı idaremizin zarar verdiğini ispatlayamadığını, çünkü söz konusu adreste idaremizin herhangi bir çalışması olmadığını, çalışmayı yapan dava dışı ... Hafri. İnş. Nak. Temz. İth. İhr. San Ve Tic. A.Ş olduğundan, davanın idaremiz yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle yargı yolu ve görev itirazımızın kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine, dava şartı yokluğundan davanın reddine, yersiz ve mesnetsiz davanın esastan ve tümüyle reddine, ... Hafri. İnş. Nak. Temz. İth. İhr. San ve Tic. A.Ş davanın ihbarını talep etmiştir. Davalı davanın yüklenici firma olan ... İnşaat Nakliye Temizlik İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesini talep etmiş, dava ihbar edilmiş, ihbar olunan tarafından herhangi bir talep ve beyan dilekçesi sunulmamıştır. İcra dosyasının incelenmesinde; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esaslı dosyası dosyanın incelenmesinde 5.671,88-TL asıl alacak, 593,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.265,45-TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin borçluya 03/12/2023 tarihinde tebliğ (e-tebliğ tarihi) edildiği, borçlunun da süresi içersinde 30/11/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararı alacaklı vekiline tebliği edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Hasar Bedeli Formunun incelenmesinde; Malzeme bedelinin 2.000,89-TL, dağıtılamayan enerji bedeli 1.159,12-TL, eşik kesinti süresi aşımı bedeli 1.646,67-TL, %18 KDV 865,20-TL olmak üzere toplam 5.671,88-TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. Elektronik Mühendisi Bilirkişinin 04.02.2025 Tarihli Raporunda Özetle; Davacı şirket tarafından sunulmuş olan “Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tutanağı Formu, ekinde yer alan fotoğraflar, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu, ... tarafından sunulan sistem kaydı ekran görüntüleri ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeler tümüyle değerlendirildiğinde; Davalı ... veya Yüklenici firması çalışanları tarafından davaya konu hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı çalışmaları sırasında Davacı ... Dağıtım A.Ş.'nin elektrik şebeke hattına ait alt yapı tesislerine zarar verildiği, çalışmanın nezaretçi eşliğinde yapılmadığı görüldüğünden, Davalı ... ve yüklenici firmanın meydana gelen hasarlarda kusurlu olduğu, dosya münderecatındaki belgelerden; Davacının altyapı tesisatında mevzuatlara aykırı somut bir durumun tespit edilemediği bu nedenle Davacı tarafa kusur izafe edilemeyeceği, Davacının takip dosyaları ile Davalılardan talep ettiği hasar bedeli içerisinde; Malzeme Bedeli, Montaj Bedeli, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, kalemlerinin bulunduğu, dosya içerisindeki belgeler ve ilgili mevzuatlar kapsamında ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacının bu kalemler içerisinden Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedelini talep edemeyeceği, Emsal Yargıtay kararlarında; özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça zarar gören tarafından Montaj, Personel (çalışan, mühendis, müdür..) ve araç giderlerinden oluşan zararın tazmininin talep edilemeyeceği sadece zarar gören malzeme bedelini talep edileceğinin benimsendiği, (4.Hukuk Dairesi 2015/10383 Esas2015/12692 Karar, 4.Hukuk Dairesi 2018/1089 Esas. 2018/5527 Karar) Dosya münderecatı içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden zarar gören davacı tarafından meydana gelen hasarlara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece bu işler için ek ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş olduğundan ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda, Davacı tarafından yalnızca malzeme bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, bu durumda talep edilebilecek olan tutarın 267,16 TL Asıl Alacak, 27,96 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 295,12 TL alacak talep edebileceği, Mahkemenin takdiri, Davacının, Davalılardan hasar bedeli olarak Malzeme, Montaj, kalemlerinin toplamı ve bu hasar bedeline takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz bedelini talep edebileceği yönünde olması durumunda; 2.361,05 TL Asıl alacak, 247,09 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 2.608,14 TL talep edilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Zamanaşımı, Görev ve Husumet itirazı yönünden; davalı ile dava dışı zarar veren şirket arasında düzenlenen sözleşmede iş sahibi davalı ...'nin dava dışı ... İnş Nak. Temz. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunduğu bir başka anlatımla taraflar arasında bağımlılık ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...'nin de meydana gelen zarardan dolayı adam çalıştıran sıfatıyla ve mütesilsilen sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Sözleşmedeki iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerin zarar görene karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2012/8814 Esas 2014/8472 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, davalının husumet itirazının reddine, ...'nin ticari vasfına ve bu yöndeki özel hukuk tüzel kişiliğine dair Yargıtay ve İstanbul BAM içtihatları gözetilerek davalının görev itirazının reddine, haksız fiilin ika ve takip tarihi itibariyle iki yıllık süre dolmadığının zaman aşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ GEREKÇE Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ... iddia edilen hasarın muhatabının 3. tüzel kişi olan dava dışı ... İnş Nak. Temz. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. olduğunu ileri sürerek davanın husumetten reddini, sözleşme gereğince doğacak hasarlardan yüklenicinin sorumlu olacağını, hasarın oluştuğu sahada alt yapı tesislerinin mevzuata uygun döşenmediği belirterek davanın reddini dilemiştir. Davacı ise bu savunmaları kabul etmemiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünün müzekkere cevabında 19.06.2023 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, 1033 Sokak, No:55 adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişilere Altyapı Kazı Ruhsat izni verilmediği, davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesi ile ilgili adreste iki baca arası kazı yapıldığına ilişkin sistem kaydı ekran görüntülerinin sunulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların kusurları ile zarar verilip verilmediği, meydana gelen zararın davalıdan sadır olup olmadığı, illiyeti, zararın kapsamı, zararın hesap yöntemi, yapılan kazının izinli olup olmadığı, zararın meydana gelmesi veya artmasında davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu ve haksız fiile dayalı bu iddia kapsamında başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı TMK'nın “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas -2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas- 2015/12692 karar nolu başka bir ilamında ise "tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği " belirtilmiştir. Dosyanın bilirkişi incelenmesinde, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiş, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir. Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak dışarıdan işçi tutulmadığı, dava dışı ... adlı şirket ile götürü şekilde düzenlenen bir sözleşme bulunduğu, bu kapsamda da hasarların onarımına ilişkin yükleniciye ek ödeme yaptığına dair bir iddia veya ispat bulunmadığı, sözleşme gereğince aylık ve sabit bir ödemenin belirlendiği, davaya konu kazı için dava dışı hasarı gideren şirkete sözleşme gereği sabit olarak her ay ödenecek bedel dışında haricen bir bedel ödenmeyeceği, bu nedenle personel ve araç giderleri yönündeki davacı talebinin yerinde olmadığı, yine davacı tarafın dağıtılamayan enerji /etüd koordinasyon bedeli ve elektrik eşik kesinti süre aşım bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda bahsi geçen gerçek zarar ilkesi ışığında dağıtılamayan enerji yönünden gerçek bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmadığı saptanmakla anılı talebin reddi gerektiği, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında ise davacı tarafça abonelerine ödeme yapıldığını gösterir delil ibraz edilmediği gibi davacı şirketin orta gerilimde bildirimsiz kesintilerde 24 saate kadar, alçak gerilimde bildirimsiz kesintilerde 48 saate kadar abonelerine tazminat ödememe hakkına sahip olup dava konusu arıza için bu süreler dahilinde çalışma yapıldığı, bahse konu arıza için davacı şirketin eşik kesinti süre aşım bedeli, şebeke yıpranma bedeli talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından yalnızca tespit edilen malzeme bedelinin takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV'si ile birlikte talep edilebileceği, diğer alacak kalemlerinin dolaylı zararlar olup haksız fiille illiyetinin sağlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kazıyı alt işvereni aracılığıyla icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, haksız fiile dayalı alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 267,16-TL asıl alacak, 27,96-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 295,12-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, 2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre hesaplanan 295,12-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan ve kabul edilen tazminat miktarının aşılamayacağı gözetilerek 295,12-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 5.414,00-TL yargılama giderinin davanın (kabul-ret oranına göre) 255,01-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin (kabul-ret oranına göre) 169,57-TL'sinin davalıdan, 3.430,43-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/551, K. 2025/259, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-551-e-2025-259-k-3f8bda4b9ba8