İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/534 E. 2025/1019 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/534
Karar No
2025/1019
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/534 Esas KARAR NO : 2025/1019

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 06/06/2018 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil banka ile davalılar arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil banka ile davalılar arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesi kapsamında ..... ve ...... nolu Borçlu Cari Hesap Kredisi ve .... nolu Gayri Nakdi Çek Kredisi kullandırıldığını, ancak davalıların imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi hükümlerine aykırı davranarak bu kredileri kullanmak suretiyle harcamalar yapmış olmasına karşın, bu harcamaların ödemelerini gerçekleştiremediklerini, davalı borçluların söz konusu sözleşmelere aykırı davranarak borcunu ödememesi üzerine müvekkil banka tarafından, Bakırköy ...... Noterliğinin 18.08.2014 tarih ..... y. Numaralı ihtarnamesi ile imzalanmış olan sözleşme uyarınca Borçlu Cari Hesap ve Gayri Nakdi Çek Kredilerine konu horcun 18.08.2014 tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale geldiğini, muaccel hale gelen 12.839,16 TL'nin 7 gün içinde ödenmesi gerektiğini, ayrıca imzalanmış sözleşmeler uyarınca müvekkil banka tarafından verilmiş bulunan çek karnesinin kalan boş veya iptal edilmiş yapraklarının iade edilmesi gerektiğinin, iade edilmemesi halinde risk oluşturan çek yasal yükümlülük tutarı toplamı olan 24.640,00 TL nin 7 gün içinde depo edilmesi gerektiğini aksi taktirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, Muaccel hale gelen toplam borcun, iş bu ihtarnamede “anapara, faiz, kur farkı, KKDF, BSMV ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer kalemlerin" tüm detaylarıyla belirtilmiş olmasına rağmen davalı borçluların borcunu ödemediğini, sözkonusu ihtarlarının dikkate alınmaması ve herhangi bir ödeme gerçekleştirilmemesi sebebiyle, davalılar hakkınca Bakırköy ...... icra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası ile icra takip işlemlerine başlandığını, ancak davalılar tarafından yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Davalıların müvekkil banka ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesini, müşterinin tüm hak ve borçlarına kefil olacak şekilde müteselsil olarak imzaladıklarını, ancak davalı kefillerin ve davalı asıl borçlunun imzalamış olduğu sözleşme hükümlerine aykırı davranarak kendilerine tahsis edilen kredi borçlarını ödemediklerini, Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olan davalıların, asıl borçlu ile birlikte yine bu sözleşmeye dayalı olarak tahsis edilmiş kredi ödemelerinden de sorumlu olacağının tartışmasız olduğunu, Gayri Nakdi Kredi sözleşmesinin; ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olduğunu, aksi kararlaştırılmadıkça bu tür sözleşmelere kefil olanın kefaletinin müteselsil kefalet hükümlerine tabi olduğunu (Y.İ9. HD.,E. 2010/823K. 2010/10391T. 28.9.2010) Takibe konu alacağın, davalılara Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi gereği tahsis edilen kredi borcu olduğunu, takipte talep olunan faizin davalıların imzaladığı sözleşme ile kabul edildiğini ve müvekkil bankanın yasalarla belirlenen oranlara uygun olarak işlettiği faiz olduğunu, ayrıca başlatılan yasal takip neticesinde yapılan masrafların ve belirlenen vekâlet ücretinin de hukuka uygun olduğunu, bu nedenlerle borçluların yaptığı itirazın hukuka aykırı olduğunu. Davalılar tarafından, usulüne uygun şekilde başlatılan takibe, haksız ve yasal dayanağı olmayan nedenlerle itiraz edildiğinden iş bu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hâsıl olduğunu, davalıların borçlu olduğunu bildiği halde borca itiraz ettiğinden icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini” belirterek “yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin borçlu ..... Ay.îth.San ve Tic.Ltd.Şti. bulunan hisselerini Bakırköy ...... Not er liginin 03.12.2013 gün ve ..... ve ..... Yev sayılı hisse devir sözleşmeleri ile ayrı ayrı diğer ortak ..... 'ya devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrıldıklarım ve davacı bankaya bildirerek kefilliklerinin sonlandırılmasını talep ettiklerini, ancak daha sonra davacı banka tarafından müvekkillere 18 Ağustos 2014 tarihli İhtarname çekilerek 18 Ağustos 2014 tarihi itibariyle 12.839,16-TL' nin ödenmesi ve 24.640,00-TL’nin depo edilmesi talep edildiğini, davacı tarafından çekilen ihtarnameye cevaben müvekkiller adına Bakırköy ...... Noterliği' nin 1 Eylül 2014 tarihli ve ..... yevmiye no.lu yazısı ile ihtar çekildiğini, bu ihtarnamede de bankaya yeniden şirket ortaklığının devrinden ve kefilliğin sonlandırılmasımn ihtar edildiğinden bahsedilerek ve bu sebeplerle ihtarnamenin kabul edilmediğinin belirtildiğini, ancak davacı banka tarafından haksız olarak müvekkilleri aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan takip üzerine de taraflarınca haklı olarak borca itiraz edildiğini, itiraz üzerine de davacı tarafından iş bu dava açıldığını belirterek, Müvekkillerinin şirket ortaklığını devrettiği ve kefilliklerinin sona erdiğine dair davacı bankaya ihtarname gönderdiklerini, buna göre müvekkillerin kefil oldukları dönemde kullanılan krediler sona ermişse yeni kullanılan kredilerden ve kredi sözleşmesinden müvekkillerinin sorumlu olmadıklarını, Davacı bankanın müvekkillerinin ortaklıktan ayrıldıklarını bildirmesine rağmen dava dışı şirket lehine kredi kullandırtmasının hakkaniyete aykırı olmuş olacağını, burada alacaklı bankaca yapılamsı gerekenin dava dışı şirket ile yeni bir kredi sözleşmesi düzenlemesi ve o dönemki şirket yetkililerinin kefil olarak kabul edilesi gerektiğini, müvekkillerinin bankaya bildirimine rağmen bankaca buna itibar edilmeksizin yeni krediler kullandırılmış ise bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu, sonraki kredilerde şirketin yeni yetkililerinin kendi sorumlulukları doğmayacağından böyle bir talepte bulunamayacaklarının aşikar olduğunu, bankaca bu durumun değerlendirilmesi gerektiğini, bu sebeplerle davacı banka tarafından dava dışı ..... Ay.îth.San ve Tic.Ltd.Şti. adına imzalanan kredi sözleşmelerinin ve bu sözleşmelere istinaden kullandırılan tüm kredilerin bilgilerinin dosyaya sunulması gerektiğini, eğer müvekkillerin ortaklığının devri sonucu çektiği ihtarname sonucu bankaca dava dışı ..... Ay.îth.San ve Tic.Ltd.Şti. ye kredi kullandırmış veya yeni kredi sözleşmesi imzalayarak ve buna dayanarak kredi kullandırmışsa müvekkillerin sorumlu olmasının kabul edilemeyeceğini, Bu doğrultuda müvekkiller inin sorumluluğunun hakkaniyet çerçevesinde irdelenmesi gerektiğini, müvekkillerin artık dava dışı şirket ile alakasının kalmadığını ve kefilliklerinin sona erdiğini bildirmesi karşısında bankanın Türk Medeni Kanununda aranan iyiniyet ve dürüstlük kuralları kapsamında hareket edip etmediğinin incelenmesini talep ettiklerini, davacı banka tarafından ilgili kredi sözleşmeleri dosyaya sunulmuş ise de, kredi sözleşmeleri tarafımıza tebliğ edilmediğinden sözleşme/sözleşmeler içeriklerine ilişkin itiraz haklarının saklı olduğunu ” belirterek “davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafayükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın kefil olan davalılardan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 09/07/2020 tarih, ..... Esas esas ve ...... karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkememiz ilamının İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 17/04/2024 tarih, ..... esas ve ...... karar sayılı ilamı ile; "..... Somut olayda, dosyaya sunulan banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın savunmaları üzerinde yeterince durulmamıştır. Ayrıca davacı tarafça, tarihsiz kredi sözleşmelerinin hangi tarihli olduğuna ilişkin iki farklı beyanda bulunulmuştur. Bu itibarla Mahkemece, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması yönünde bankacı bir bilirkişiye yetki verilerek icra takibine ve davaya konu kredilerin, hangi kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırıldığına ilişkin denetime elverişli bir rapor alınıp, kullandırılan kredilerde kefalet şartları ve eş rızası yönünden davalıların kefaletlerinin geçerli olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesi..." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma ilamından sonra yargılamaya devam olunmuştur. Dava konusu tazminat hususunda gerekçeli, denetime ve hükme elverişli rapor alınmasına karar verilmiş, Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasında 01/01/2025 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı asıl borçlu ile davacı Banka Şubesi arasında sözleşmeler imzalandığı, davalı ..... ’nun bu Sözleşmelerden bila tarihli 2.500.000,00 TL bedelli, bila tarihli 1.500.000,00 TL bedelli ve 19.07.2012 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, Davalı ...... tarafından kefaletten azli için 17.02.2014 tarihinded ihtarname keşide ettiği, davacı banka tarafından ihtarnameye takibe konu alacakla ilgili ödemiş olduğu çek sorumluk bedelleri ile igili çeklerin davalı .....’nun keşide ettiği 17.02.2014 ihtarnameden önce 23.07.2013 tarihinde dava dışı asıl borçluya teslim edildiği, Dolayısıyla davalının ödenen iş bu çek sorumluluk bedellerinden sorumlu olup olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davalının şirtket ortağı olduğu ve 6.500.000.00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu sabittir. Takibin Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığı,19007736 nolu kredi için 935,14-TL asıl alacak 16,83 TL işlemiş faiz 0,84-TL BSMV olmak üzere toplam 952,81-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, 19007737 nolu kredi için 1.120TL asıl alacak 20,16 TL işlemiş faiz 1,01-TL BSMV olmak üzere toplam 1.141,17-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, ...... nolu kredi için 1.120-TL asıl alacak 20,16 TL işlemiş faiz 1,01-TL BSMV olmak üzere toplam 1.141,17-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, talep edilebileceği Davalı kefil yönünden; Taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefiller yönünden çek depo talebine ilkişkin net bir ifadeye rastlanılamadığı,a Kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle davacı bankanın çek depo talebinin yerinde Olmadığı" görüş ve kanaati bildirilmiştir. Yapılan itirazların değerlendirilmesi için aldırılan 02/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Dava dışı asıl borçlu ile davacı Banka Şubesi arasında sözleşmeler imzalandığı, davalı ..... ’nun bu Sözleşmelerden bila tarihli 2.500.000,00 TL bedelli, bila tarihli 1.500.000,00 TL bedelli ve 19.07.2012 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, Davalı tarafından kefaletten azli için 17.02.2014 tarihinded ihtarname keşide ettiği, Davacı banka tarafından ihtarnameye takibe konu alacakla ilgili ödemiş olduğu çek sorumluk bedelleri ile igili çeklerin davalı .....’nun keşide ettiği 17.02.2014 ihtarnameden önce 23.07.2013 tarihinde dava dışı asıl borçluya teslim edildiği, Dolayısıyla davalının ödenen iş bu çek sorumluluk bedellerinden sorumlu olup olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamaktadır. Davalının şirtket ortağı olduğu ve 6.500.000.00 TL limitli sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu sabittir.Takibin Tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığı, ...... nolu kredi için 935,14-TL asıl alacak 16,83 TL işlemiş faiz 0,84-TL BSMV olmak üzere toplam 952,81-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, ...... nolu kredi için 1.120TL asıl alacak 20,16 TL işlemiş faiz 1,01-TL BSMV olmak üzere toplam 1.141,17-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, ...... nolu kredi için 1.120-TL asıl alacak 20,16 TL işlemiş faiz 1,01-TL BSMV olmak üzere toplam 1.141,17-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, talep edilebileceği Davacı banka tarafından takibe konu alacakla ilgili kullandırmış olduğu iskonto kredisi davalı ......un keşide ettiği 17.02.2014 ihtarnameden sonra hesap ekstresinde de görüldüğü üzere 01.07.2014 tarihinde kullandırıldığı, Dolayısıyla davalının iskonto kredisi’nden sorumlu olup olmadığı sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu,

Davalı kefil yönünden; Taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefiller yönünden çek depo talebine ilkişkin net bir ifadeye rastlanılamadığı,a Kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu tutulabilmesi için açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunmaması nedeniyle aşağıdaki Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı bankanın çek depo talebinin yerinde Olmadığı" görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Tüm dosya ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde,

açılan dava genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın kefil olan davalılardan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Öncelikle Davalılardan ...... ve ..... yönünden taraflar arasında sulh anlaşması yapılarak davanın konusuz kaldığı taraflar tarafından beyan edilmiş olmakla bu davalılar yönünden dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalı ..... yönünden ise somut dava incelendiğinde genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerinin ...... Bankası A.Ş. ile dava dışı ..... Ay. İth. San. Ve Tic. Ltd. Şti. firması arasında tanzim edildiği, davalı .....'nun müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sözleşmeleri imzaladığı ve bila tarihli 2.500.000,00 TL bedelli, bila tarihli 1.500.000,00 TL bedelli ve 19.07.2012 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli sözleşmelerden kefalet limitinin 6.500.000,00 olduğu; Davalı kefilin nakdi kredi borçları yönünden 19.07.2012 tarihinde imzalanan kredi sözleşmesine 20.07.2012 tarihinde eş rızası alındığı, ancak o dönem itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu' nun 584' üncü maddesine göre "bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması "şartı yerine gelmediğinden kefaletin geçerli olmadığı düşünülse dahi 19.07.2012 tarihinden önce imzalanmış 2 adet bila tarihli kredi sözleşmelerinden dolayı müteselsil kefilliğin devam ettiği, bu sözleşmeler kapsamında alınan kefalet beyanının geçerli olduğu, ..... nolu kredi için 935,14-TL asıl alacak 16,83 TL işlemiş faiz 0,84-TL BSMV olmak üzere toplam 952,81-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, ..... nolu kredi için 1.120TL asıl alacak 20,16 TL işlemiş faiz 1,01-TL BSMV olmak üzere toplam 1.141,17-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, ..... nolu kredi için 1.120-TL asıl alacak 20,16 TL işlemiş faiz 1,01-TL BSMV olmak üzere toplam 1.141,17-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, talep edilebileceği fakat iskonto kredileri yönünden bakıldığında Davalı ...... tarafından kefaletten azli için 17.02.2014 tarihinde ihtarname keşide edildiği, Davacı bankanın bunu kabul etmediğine dair cevabi ihtarname gönderdiği, hemen birkaç ay sonra 01.07.2014 tarihinde iskonto kredilerinin kullandırıldığı ve bir ay içinde hesabın kat edilerek kapatılmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı, bu nedenle Davalı kefilin bu kredilerden sorumlu tutulamayacağı, bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerektiği, Gayrinakdi çek sorumluluk bedellerine yönelik talep yönünden ise çek depo bedelinden hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğu ancak kredi sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki çek yaprakları nedeniyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerektiği, somut davada Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde kefil yönünden çek depo talebine ilişkin net bir ifadeye rastlanılamadığı, bu nedenle davalı kefil yönünden Gayrinakti kredi alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olmakla neticeten açılan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; A-Davalılardan ..... ve ..... yönünden dava konusuz kaldığından HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, -Tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, B-Davalı ...... yönünden; Davanın KISMEN KABULÜNE, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasında davalı ..... 'nun itirazının kısmen iptali ile takibin, ...... nolu kredi için 935,14-TL asıl alacak 16,83 TL işlemiş faiz 0,84-TL BSMV olmak üzere toplam 952,81-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, ...... nolu kredi için 1.120TL asıl alacak 20,16 TL işlemiş faiz 1,01-TL BSMV olmak üzere toplam 1.141,17-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere, ..... nolu kredi için 1.120-TL asıl alacak 20,16 TL işlemiş faiz 1,01-TL BSMV olmak üzere toplam 1.141,17-TL alacağın %54 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında faizin gider vergisi olmak üzere devamına ..... nolu iskonto kredisi yönünden ve ..... nolu iskonto kredisi yönünden açılan davanın reddine, Gayrinakti kredi alacağı talebinin reddine, -Alınması gereken 220,99-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 464,40 TL peşin harcın mahsubu ile fazla kalan 243,40‬-TL harcın davacıya iadesine, -Davacı tarafından yatırılan 464,40-TL peşin harcın davalı .....'dan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvurma harcı ve 11.054,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 11.089,9‬-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 932,66TL yargılama giderinin davalı ..... 'dan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalı ..... tarafından yapılan 66,50-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 60,90-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 3.235,15-TL vekalet ücretinin davalı ...... 'dan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı ...... yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, -Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025

Katip ...... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ..... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/534, K. 2025/1019, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-534-e-2025-1019-k-456ee15dd6c6