İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/51 E. 2025/788 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/51
Karar No
2025/788
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/51 Esas KARAR NO : 2025/788

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 22/01/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarihinde ...'ın hissesini devir aldığını ve şirket ortağı olduğunu, Limited şirkette bir ortağın ortaklıktan çıkması iki sebebe dayanabildiğini, bunlar şirket sözleşmesinden doğan çıkma hakkının öngörülmesi veya haklı sebeplerin varlığı olduğunu, davalı şirketin uzun yıllardır gayri faal halde olup herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını, davacı müvekkili hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyasıyla sorumluluk davası yoluyla tazminat talepli dava açıldığını, dosya kapsamında görüleceği üzere taraflar, birbirlerine şirket işleyişiyle ilgili hesap vermemek ve şirket gelirlerini kendi hesaplarına aktarmak gibi ciddi iddialarla itham ettiklerini, Hukuki süreçte davacı ortak ...'ın davası mahkemece kabul görerek ...-TL tazminatın dava tarihinden itibaren müvekkili tarafından davacı şirkete ödenmesine karar verildiğini, tarafların arasında geçmişte sonuçlanmış birden fazla hukuk ve ceza davası bulunduğunu, Halihazırda gayri fiil bir halde bulunan şirkette husumetli kişilerin ortaklıklarına devam etmesinde bir yarar bulunmayacağını, TTK ilgili maddeleri uyarınca ortakların haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmalarına hak tanındığını, ortaklar arasında fiili ayrılık gerçekleştiğini, şirket yönetim işlerinde asli görev ve borçların yerine getirilmediğini, Ortaklığın devamı anlamsızlaştırdığını, Yaşanılan tüm bu gelişmeler neticesinde ortaklık müvekkili açısından çekilmez ve süreklilik arz eden bir uyuşmazlık halini aldığını, işbu nedenlerle davanın kabulüne, müvekkilinin haklı nedenlerle şirket ortaklığından ayrılmasına, bu mümkün olmadığı takdirde şirketin iflas ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde davalının davaya cevap vermediği bu sebeple H.M.K. 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir. TANIK ... BEYANINDA: "Ben davalı şirketin mali müşaviriydim, davacı ..., ... Bey ve ... ... ortaktılar, ... beyin soyismini hatırlayamıyorum, ancak gelmeden önce kayıtlara baktım 2012 yılından beri kayıtlarını tutmamışız, bildiğim kadarıyla o tarihte ticarete ara verdiler, bize herhangi bir belge sunmadılar, ben en son ticari defterlerini o tarihte şirket müdürü olan ...'a verdiğimi hatırlıyorum, başkaca bir bilgim yok, o tarihten beri de şirket ortakları yada yetkilileri ile bir irtibatım olmadı, bilgim bundan ibarettir," demiştir. Mahkememizce ... tarihli ara kararı ile; Davalı şirket yetkilisi ...'a davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesine esas olmak üzere nerede bulunduğu hususunda yazılı beyanda bulunması için ihtarlı davetiye gönderilmesine, davalı şirketin ticari defterlerinin incelememesi halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun ihtarına, davetiyeye ayrıca dava dilekçesi örneğinin eklenmesine, davalı şirketin genel kurul defteri, yönetim kurulu defteri, yevmiye defteri, defteri kebir ve emanet defteri dahil olmak üzere tüm ticari kayıt ve defterlerinin bir daha ki celseye kadar mahkememize sunması için kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde belirtilen kayıtlar mahkemeye ibraz edilmediğinde mevcut delil durumuna göre karar verileceği hususunun ihtar edilerek davetiye çıkartılmasına karar verilmiş, ... tarihli celseye katılan Davalı şirket müdürü ... beyanında: "Defterler davacı yandadır, ben şirketi aktif olarak işlerken bıraktım, o dönem ailevi sorunlarım babamın rahatsızlığı gibi durumlar vardı, şirketten ayrıldım, vergi dairesine gidip şirketin faaliyeti olmadığını bildirerek şirketin kapanışını yaptırdım, ticaret sicilinden terkin yapılması gerektiğini bilmiyordum, genel kurulu toplayıp şirketin sona erdirilmesi için karar almak üzere süre talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuş, Tarafların beyanları doğrultusunda şirket müdürü tarafından tasfiye sürecinin başlatılması için kendilerine talep ettikleri süre verilmiş ise de; davacı vekilinin ve Mahkememizce Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ... tarihli müzekkere ile verilen cevaptan bu güne kadar şirketin tasfiyeye geçtiğine dair herhangi bir bilgi ve kaydın yer almadığı anlaşılmış, bu nedenle esas hakkında yargılamaya devam edilmiştir. Şirkete ait vergi kayıtlarının tetkikinden; ... tarihinde re'sen terkin ettirildiği, ... tarihi itibariyle vadesi geçmiş, ödenmesi gereken borç miktarının ... TL olduğu, SGK kayıtlarının tetkikinden; işyerinin ...-... tarihleri arasında şirket müdürü+ortağı olan ve ... tarihinden itibaren de müdürlükten istifa ederek, şirketin %30 ortağı olarak devam eden ...'ın ...-... tarihleri arasındaki işyeri borçlarının tamamını ve ... tarihinden sonraki iş yeri borçlarının da hissesine düşen %30'luk kısmını 7440 sayılı kanun kapsamında yapılandırılarak ödediği, Şirketin ... tarihi itibariyle geriye kalan toplam borç tutarı ...-TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. Şirkete ait ticari kayıtların tetkikinden; ... tarihinden itibaren 5 yıl süre ile ...'ın 5 yıl süre ile şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak atandığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, TTK 638/2.maddesinde düzenlenen haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma talebine ilişkindir. Davacının ayrılma akçesi talibinin bulunmamaktadır. Limited ortaklık sürekli bir borç ilişkisi içeren hukuki müessese olup, ortağın ortaklıkla arasındaki hukuki bağ, sahip olduğu hak ve borçlarla birlikte değerlendirildiğinde tarafların MK. 2 'deki dürüstlük kuralı gereğince, devamı kendisi için çekilmez hale gelen bir ilişkiyi sürdürmesi beklenemeyeceğinden, haklı sebeplerin varlığı halinde bu ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür. Limited ortaklıklarda, haklı bir sebebin var olduğunu düşünen her ortak TTK 638/2 hükmüyle verilen imkanlardan yararlanarak haklı sebeple çıkma davası açabilir.Haklı sebeplerin neler olduğu konusunda kanunda açık bir hüküm yer almamakla birlikte doktrin ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca, ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre çıkmak isteyen ortak açısından bu ilişkinin sürdürülmesinin kendisinden istenemeyeceği nedenler şeklinde değerlendirilmektedir. Somut olayda; şirketin vergi kaydının ... tarihinde re'sen terkin ettirildiği, ticari defterlerinin mevcut delil durumuna göre nerede olduğunun belirlenemediği, şirket muhasebeci tanığın beyanından da 2012 yılından beri kayıtlarının tutulmadığı, şirketin vergi dairesi kaydının bizzat şirket yetkilisi tarafından terkin edildiği, Mahkememiz huzurunda da tasfiye işlemlerine geçeceğine dair beyanda bulunmasına rağmen bu güne kadar sürecin başlatılmadığı, ... tarihinden bu yana genel kurul toplantısının yapılmadığı, bu halde davacının şirket ortaklığından çıkma talebinin haklı nedenlere dayandığı kabul edilmiş, davacı yanın ayrılma akçesi talebinde bulunmadıklarına dair yazılı beyanları da dikkate alınarak; davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davanın KABULÜ ile, TTK. 638/2. Maddesi uyarınca davacının Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ortaklığından HAKLI NEDENLE ÇIKMASINA, 2-Davacı yanın çıkma payı alacağı talebi olmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ile ... TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 07/11/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/51, K. 2025/788, T. 07.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-51-e-2025-788-k-110acb79bf8c