İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/505 E. 2024/277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/505
- Karar No
- 2024/277
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/505 Esas KARAR NO : 2024/277
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/08/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, kardeşi olan ... 200.000,00-TL alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için diğer kardeşi ....'ı aracı kıldığını, kardeş olduklarını, aralarında bir dava görmemelerini ve alacağını ödemesi gerektiğini ilettiğini, davalının böyle bir borcunun olmadığını iddia ettiğini, imzayı kendisinin atmadığını söyleyeceğini bildirdiğini, borcu ödemeyeceğini beyan ettiğini, müvekkili tarafından 25/05/2023 düzenleme tarihli senetle güvence altına aldığı alacağının tahsili için Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi ikame edildiğini, dosya kapsamında ödeme emri davalıya 12/06/2024 tarihinde tebliğ olduğunu, ödeme emrine 13/06/2024 tarihinde itiraz edildiğini, müvekkilinin davalı kardeşinden olan alacağını güvence altına almak için işbu senedi aldığını, davalı yanca itiraz dilekçesinde senet altındaki imzaya itiraz edilmediğini, senetin ikrar edildiğini, davalının imzaya itiraz etmemesi dosyaya da itiraz edilmesine rağmen borcun ödendiğine ilişkin yazılı bir belge ibraz edilmediğini, davalının itirazının haksız olduğunu, bu nedenlerle davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dosyaya sunulmuş herhangi bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır. Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/08/2024 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı GÖREVSİZLİK kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kıymetli evrak vasfı bulunmayan senette yazılı bedelin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. İcra takibine dayanak senet incelendiğinde; iki ayrı vade tarihi bulunduğu görülmektedir. TTK'nın 703.maddesine aykırı olarak çift vadeli olarak düzenlenen senetler bono vasfında kabul edilmemektedir. Somut olayda, aralarında bir alım satım ilişkisi bulunmayan, borca karşılık düzenlendiği belirtilen senedin kambiyo senedi vasfı bulunmayıp, senedin adi senet hükmünde olduğunun kabulü gerekmektedir. Tarafların tacir olduğuna ya da aralarındaki ilişkinin ticari ilişki olduğuna ilişkin bir iddia bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda; adi senede dayanılarak genel haciz yoluyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1058 Esas 2019/6703 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 37 HD 2021/2485 Esas-2022/1778 Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 37 HD 2024/945 Esas-2024/2587 Karar sayılı ilamı), mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-GÖREVLİ MAHKEMENİN KÜÇÜKÇEKMECE 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Küçükçekmece 12. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024
Katip ... ¸e-imza
Hakim ... ¸e-imza