İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/487 E. 2025/1005 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/487
Karar No
2025/1005
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/487 Esas KARAR NO : 2025/1005

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ..... Bilgisayar’ın ..... AVM mağazasından ....." (139 cm) ..... model televizyonu 17/06/2023 tarihli e-irsaliye ile satın aldığını, teslim sonrası kontrolde ekranda belirgin çizik/çatlak bulunduğunun anlaşıldığını, bu ayıbın teslim anında fark edilemediğini, fark edilir edilmez davalıya bildirildiğini ve ayıpsız misliyle değişim talep edildiğini, fakat talebin reddedildiğini, cihazın bu haliyle kullanılamadığını ve TKHK m.8 kapsamında ayıplı mal sayılması gerektiğini, müşteri hizmetleri kayıtları ve e-posta yazışmalarıyla talebin yinelendiğini, Beylikdüzü İlçe Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurulduğunu, başvurunun “tüketici uyuşmazlığı değil” gerekçesiyle reddedildiğini, akabinde arabuluculuğa gidildiğini ve anlaşma sağlanamadığını, hukuki dayanak olarak TKHK, TBK, TMK ve HMK’ya yer verildiğini, delil olarak fatura, ayıbı gösteren fotoğraf–video, görüşme/arama kayıtları, yazılı değişim başvurusu, Hakem Heyeti kararı ve arabuluculuk son tutanağına ile gerektiğinde bilirkişi incelemesine dayanıldığını, neticede televizyonun ayıpsız misliyle değiştirilmesi, bu mümkün değilse aynı nitelikte ürünün/rayiç bedelin bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesi talep edildiğini, dava değerinin 43.000 TL olarak gösterildiğini belirtmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap beyanlarında, davacının 17.06.2023’te ..... model televizyonu mağazadan eksiksiz ve hasarsız şekilde satın aldığını, müvekkilinin yalnızca satıcı konumunda bulunduğunu ve bu nedenle davanın ..... Ticaret A.Ş.’ye ihbarının talep edildiğini, yetki bakımından müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul Çağlayan olduğunu ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa ilişkin olarak ürünün yetkili servisçe kurulup sorunsuz teslim edildiğini, ekrandaki çizik/çatlak iddiasının teslim anında fark edilebilir nitelikte açık ayıp sayılması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu m.23 uyarınca iki gün içinde ayıp ihbarı yapılmadığını, bu yüzden davacının ayıba bağlı haklarını kaybettiğini savunduğunu, davacının terditli talepte bulunmasının usule aykırı görüldüğünü, “bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiz” ve dava tarihinden faiz isteklerinin hukuki dayanak taşımadığının belirtildiğini, varsa faizin ancak ürünün iade edildiği tarihten itibaren yürütülebileceğini, sonuçta davanın usulden ve esastan reddinin, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 03.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda: i. Kurulumun 20.06.2023 tarihinde yapıldığı, şikâyetin hemen akabinde 21–23.06.2023 aralığında bildirildiği, izin yarım daire biçimli ve yüzeysel sürtünme izlenimi verdiği, bu formun montaj ekipmanı veya paneli duvara/çerçeveye sürtme ile uyum gösterdiği, ilk günlerde duvara sabitlenen ürünün tüketici tarafından hareket ettirilmesinin olağan beklenmediği, buna karşı kurulum formunda çizik kaydı yer almadığı için tüketici müdahalesi ihtimalinin tamamen dışlanamadığı ancak delil değeri itibarıyla zayıf kaldığı, bu yüzden kusurun servis - kurulum sürecine atfedilebileceği, ii. Somut olayda heyetimiz tarafından, alıcıya karşı satılan şeyde bildirilen niteliklerin mevcut olmaması ve kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan nitelikteki televizyonun, bir diğer deyişle ayıbın maddi şartının varlığının, tespit edildiği, iii.Davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu uygun süre içinde satıcı/davalıya 22.06.2023 tarihli ihtarnameyle ihbar ettiği görüldüğünden davacının ihbar külfetini yerine getirdiğinin söylenebileceği, iv.Somut olayda davacının, ayıpsız misliyle değişim talebinde bulunduğu, bu yönü ile takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davacının ürünün ayıpsız benzeri ile değişimini talep edebileceğinin ifade edilebileceği, Sonuç ve kanaatini bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satım akdine konu ürünün ayıpsız misli ile değişimi talebine ilişkindir. Davacı tarafça, davalıdan fatura karşılığı satın alınan televizyon ürününün ayıplı olduğu ve bu ayıbın davalıya bildirilmesine karşın ürünün ayıpsız misli ile değiştirilmediğini belirterek üründeki ayıp nedeniyle ayıpsız misli ile değiştirilmesine mümkün değil ise aynı nitelikte ürünün rayiç bedelin bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı tarafça üründeki ayıbın açık olduğu, süresinde bildirilmediği, ayıp iddiası dinlenemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Davacı 22.06.2023 tarihli ihtarnamede ve dava dilekçesinde satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep etmiştir Somut olayda; davacı şirketin dava ....... Bilgisayar firmasından 17.06.2023 tarihinde ..... marka televizyonu 43.000-TL bedelle satın aldığı, televizyonun kurulum montajının 20.06.2023 tarihinde yapıldığı, davacı tarafça 21.06.2023 tarihinde televizyonun ekranında çizgiler bulunduğu şikayeti ile yetkili servisine başvurularak ikinci bir iş emri oluşturulduğu, yetkili servisçe düzenlenen 23.06.2023 tarihindeki servis kaydında "ekranda çizik mevcut" şeklinde "telefondan destek verildi" şeklinde kayıt bulunduğu, davacının da dosyaya sunduğu 22.062023 tarihli ihtarname ile davalıya ayıp ihbarı ve misli ile değişim talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacının üründe ayıp fark edilip edilmez çekilen ihtarname tarihine göre davalıya bildirildiği ve ayıpsız misli ile değişim talep ettiği açıktır. Mahkememizce yapılan teknik bilirkişi incelemesinde üründeki izin eğik ışık altında netleştirildiği, izin tipinin dairesel sürtünme kaynaklı yüzeysel aşınma ile uyum sergilediği ve şikayetin kurulumdan hemen sonra bildirilmesiyle kurulum aşaması ile illiyet bağının güçlenmiş olduğu, ayrıca video kaydında cihazın duvara sabit konumda iken izlerin gösterilmesi, iz formunun kurulum aşamasıyla uyumlu bir sürtünme paterni sunması ve bildirimin kurulumu takiben çok kısa sürede yapılması servis süreci ile illiyet bağını kuvvetlendirdiği değerlendirildiğinden ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair bir tespit ve kesin bulgu yapılmadığı anlaşılmakla, davacının yetkili servise başvurarak ve hemen akabinde ihtarname keşide ederek ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiği, TBK'nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından ürünün ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile; Davacının davalıdan satın aldığı ..... marka .... uydu alıcılı .... televizyonun davalı tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.937,33-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 734,34-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.202,99-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 734,34 -TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.161,94‬-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 5.131,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2025 Katip ..... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/487, K. 2025/1005, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-487-e-2025-1005-k-c72bff7f34a8