İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/472 E. 2025/732 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/472
Karar No
2025/732
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/472 Esas - 2025/732 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/472 Esas KARAR NO : 2025/732

HAKİM : ..... KATİP : .....

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1- ... 2-.....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/07/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı/borçlu taraf arasında ticari ilişki mevcut olup iş bu ticari ilişkiye istinaden 15.08.2019 tarihinde davalı şirket ile ... San. Ve Tic. A.Ş. Ürün Satış Sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin asıl borçlu olup ...ise ilgili sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil olduğu için kefil sıfatıyla borçtan ve ferilerinden sorumlu olduğunu, müvekkili şirket ilgili sözleşmeye istinaden alacağını tahsil edemediği için davalı/borçlular aleyhine ..... E. Sayılı icra dosyasıyla takip başlattıklarını, ancak davalı/borçlu şirket ve davalı şahısın borca itiraz ettiklerini, davalı/borçlu tarafın ..... E. Sayılı icra dosyasına haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz ettiklerini, ikame edilen davanın kabulüne,.....E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalıların cevap dilekçesine rastlanmamıştır. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (..... sayılı emsal ilamı) Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirmekte olduğundan ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalılar süresinde cevap ve delil listesi vermemiş olduklarından davacının ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenmiş bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye bağlı cari hesapların ekstreleri ile ticari defterler incelendiğinde davalı firmanın sözleşme gereği 27 ay süresince miktar olarak alınması gereken kotayı doldurmadığı ve verilen paradan kota bedelinin ödenmediği tespit edilmiştir. Bu kapsamda alınması gereken miktarın 43.300,00 kg olduğu, alınan miktarın ise 21.336,38 kg, aradaki farkın ise 22.063,62kg, bunun değerinin ise 38.003,07TL olduğu mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Taraflar arasında imzalanmış ürün satış sözleşmesi ile davalı şirket sözleşme süresi içerisinde 43300 kg ürün satın almayı ve bu taahhüdü karşılığında 84.999,24TL ödemeyi taahhüt etmiştir. Davalılardan ...ise sözleşmeden doğacak 127.499,00TL ye kadar olan borçlar nedeniyle yazılı olarak kefalet vermiştir. Anılan sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca tüm ürün bedelleri ile kasa, sepet, bidon depozitoları peşin olarak ödenmek zorundadır. Süresinde ödeme yapılmaması halinde avans işlemlerinde uygulanan faiz oranında vade farkı ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir. Mahkememizce toplanan ve benimsenen bilirkişi raporları taraflar arasındaki ürün satış sözleşmesi uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalılardan 38.003,07TL asıl alacak ile sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca işlemiş faiz tutarı olan 34.194,44TL olmak üzere toplamda 72.197,51TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davaya konu alacağa faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla davanın ve icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalıların .....Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, 2-Asıl alacak tutarı 38.003,07TL nin %20 si tutarındaki 7.600,6TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 4.931,81-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 871,97-TL harcın mahsubu ile kalan 4.059,84-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 871,97-TL peşin harç, 630,00-TL tebligat, müzekkere gideri ve 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.929,57-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.800,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalıların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ..... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025

Katip ..... e-imza

Hakim ..... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/472, K. 2025/732, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-472-e-2025-732-k-44bdea4b0b9d