İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/452 E. 2026/290 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/452
- Karar No
- 2026/290
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/452 Esas KARAR NO : 2026/290
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/11/2015 KARAR TARİHİ : 08/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete taşıma hizmeti verildiğini, hizmetin karşılığının ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından hizmetin verildiğine ya da aralarındaki ticari ilişkiye yönelik herhangi bir itiraz söz konusu olmadığını, icra takibine davalı tarafından kısmi itiraz yapıldığını ve itiraz edilmeyen diğer bakiyenin ödendiğini, müvekkili tarafından yapılan tüm işlemler ve masrafların maille davalı şirkete bildirildiğini bilgisi dahilinde yapıldığını ve sonrasında faturalandırıldığını, davalının kısmi itiraza ilişkin hiçbir gerekçeye yer vermediğini, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmetin karşılığını alamaması neticesinde ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalı borçlu tarafından takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, bu nedenlerle davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takipteki şartlarla faize hükmedilmesine, davlının %20' den aşağı olmamak üzere inkar- kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından tanzim edilen 24/12/2014 tarihli 285,00 Euro bedelli faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu faturanın müvekkili kayıtlarında bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin bu faturadan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından ..., ...,... plakalı üç araç için beklenen süre ve masraflara ilişkin olarak 13.500,00 Euro tutarında fatura tanzim edildiği dikkate alındığında... plakalı tek bir araç için bekleme ücreti olarak 13.500,00 Euro tutarında fatura kesilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin bu faturaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile davanın reddine, fahiş olan alacak talebinin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Mahkememizce, Bölge Adliye Mahkmesi kaldırma kararı öncesinde; "Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı şirketler arasında taşıma sözleşmesinin akdedildiği, davalı şirketin sekiz adet aracını sözleşmeden kararlaştırılan bu iş için tahsis ettiği, Fransa'dan ülkemize gerçekleştirilecek taşınma işinde davacının kusuru olmaksızın, davalı şirketten ve dava dışı alıcılardan kaynaklanan gecikmeler ve gümrük işlemleri sebebiyle taşıma işinin zamanında yerine getirilemediği, bekleme durumunun söz konusu olduğu, davacının diğer araçlar için bekleme ücretini navlun farkı faturası olarak davalı şirkete keşide ettiği, davalı şirketin diğer araçlara ilişkin 13.500 Euro bekleme ücreti ödediği, davacı şirketin bu sefer ... plaka sayılı araç için 06/01/2015 - 02/02/2015 tarihleri arasındaki bekleme süresi ücretini 13.500,00 Euro bedelli ikinci navlun farkı faturası şeklinde keşide ederek davalı şirkete gönderdiği, ancak davalı şirketin ... 19. Noterliğinin ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresi içinde bu faturaya itiraz ettiği ve davacı şirkete iade ettiği, davacının taşıma ücretinden kaynaklanan diğer alacakları ile birlikte navlun farkı ücretini de dahil ederek davalı şirket hakkında ... 3. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibine giriştiği, davalı şirketin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 18.675,00 Euro alacağı kabul ettiği ve ödediği, ancak takip öncesinde noter kanalıyla davacı şirkete iade edilen 13.500,00 Euro bedelli navlun farkı faturasını + kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunmayan ... tarihli ... seri numaralı 285,00 Euro bedelli fatura olmak üzere toplam 13.785,00 Euro'luk alacağa kısmi itirazda bulunduğu, kısmi itiraz üzerine itiraz edilen kısım yönünden icra takibinin durduğu, davacının duran takibe devam edilmesi ve taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bekleme ücreti alacağının tahsili amacıyla işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davalı şirket bekleme ücretinden doğan navlun farkı faturasının kendilerine tebliğinden itibaren yasal süre içinde itiraz edildiğinden bu faturadan dolayı borçlarının olmadığını, aksi kanaate varılırsa bekleme ücretinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak hesaplanmadığını, ayrıca davacı şirketin talimatlara aykırı olarak iki araçtaki emtiaları kendi depolarına boşalttığı ve iki aracın depolama ücretinin de kendilerinden istendiğini ancak taraflar arasında kararlaştırılan bir depolama ücreti bulunmadığından bu kısım yönünden davacı şirketin haksız olduğunu savunarak davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşaması ve duruşmadaki beyanlar sonucunda; taraflar arasında taşıma sözleşmesinin akdedildiği, taşıma ücretinin ödenmemesi üzerine davacı alacaklının icra takibine geçtiği, davalının takibe kısmi itirazda bulunduğu, itiraz edilen kısmın toplam tutarının 13.785,00 Euro olduğu, bu miktarın içinde yer alan 285,00 Euro bedelli fatura dışında esas itiraza konu kısmın 13.500,00 Euro bedelli fatura olduğu, bu faturanın taşıma işinin gerçekleştirildiği... plaka sayılı aracın bekleme ücreti ve ... ile...plaka sayılı araçların üstünden indirilen emtiaların depolaması ücretine karşılık olarak tanzim edildiği, davalının bahse konu faturayı noter kanalı ile davacı şirkete iade ettiği konusunda ihtilaf / çekişme yoktur. Uyuşmazlığın temeli, davalı şirketin faturayı iade etmesi sebebiyle fatura bedelinden sorumlu olup olmadığı, taşıma sözleşmesi kapsamında bekleme ücretinden sorumlu olup olmadığı, varsa toplam borç miktarının tutarı konularındadır Uyuşmazlığın halli için dosya, alanında uzman bilirkişilerden oluşturulan kurula tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu kök raporunu, itiraz üzerine itirazları karşılar şekilde birinci ek raporunu dosyaya sunmuş, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve eksik tahkikat yapılmaması için ek rapora yönelik tüm itirazlar da tek tek ve detaylı olarak incelendikten sonra 14/12/2018 tarihli ikinci ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir. İkinci ek raporda sonuç olarak; davacının davalıdan toplamda 8.085,00 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirket her ne kadar bekleme ücretinden kaynaklanan navlun farkı faturasını noter kanalıyla iade ettiğini, fatura borcundan sorumlu olmadığını savunmuş ise de; faturanın yasal süre içinde iade edilmesi sadece fatura içeriğinin kabul edilmediğine dair karine teşkil eder, davacının genel hükümler çerçevesinde alacağını ispat etmesinde bir engel yoktur. O halde, salt faturanın 8 günlük yasal süre içinde iade edilmiş olması, sözleşmeden kaynaklanan sorumlulukları bertaraf etmeyeceğinden davalının bekleme ücretinden sorumlu olmadığına yönelik savunmaları yerinde değildir. Kaldı ki, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinde günlük 100 Euro bekleme ücreti kararlaştırılmış olup, taraflar bu sözleşmeyle bağlıdır Ayrıca, davacı şirkete ait araçların davacının kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle bekleme yaptığı da çekişmesizdir. O halde, davalının taşıma sözleşmesi kapsamında bekleme ücretinden sorumlu olduğu konusunda duraksama yoktur. Bilirkişi kurulunun bekleme ücretini 7.800,00 Euro hesaplanmasına yönelik olarak; taraflar arasındaki taşıma sözleşmesini esas alması, bekleme yapan araç sayısı ve bekleme süresi birlikte değerlendirildiğinde herhangi bir hata bulunmamaktadır. Davacı şirket bilirkişi raporuna karşı ısrarla, taşıma sözleşmesinin aksine günlük bekleme ücretinin 150,00 Euro olması gerektiğini, diğer araçlar için bu tutarda ödeme yapıldığını itiraz olarak ileri sürmüş ise de; taraflar arasında akdedilen ve aksi inkar edilmeyen taşıma sözleşmesine göre, ki taraflar bu sözleşmeyle bağlıdır, bekleme ücretinin rapordaki gibi günlük 100,00 Euro olarak hesaplanması doğru olup itirazlar yerinde değildir. Diğer araçlar için yapılan ödeme, davaya konu araçlar için aynı ödemenin yapılacağı anlamına gelmeyeceği gibi, bu şekilde taraflar arasında bir kez gerçekleşen ödeme şekli ticari teamül de oluşturmaz. Kaldı ki, TTK' ya göre sözleşmenin bulunduğu yerde, teamül kuralların uygulanması hukuken mümkün değildir, aynı durum kök ve ek raporlarda vurgulanmıştır. Öte yandan, davalının bilirkişi raporuna karşı ısrarlı itirazlarının aksine, davalının diğer araçlar için günlük 150,00 Euro üzerinden yaptığı ödemenin, yersiz ve fazla ödeme olduğunu, fazla ödemenin davaya konu araçlar için tespit edilen bekleme ücretinden takas ya da mahsubu da mümkün değildir. Zira, davaya konu olmayan başka bir araç bihakkın yapılan ödeme, fazla yapılmış bir ödeme gibi kabul edilerek davaya konu borçtan mahsup edilmez. Ayrıca, diğer araçlar için bekleme ücreti borcu ifa edilmiş olduğundan karşılıklı muaccel borç bulunmadığından takas da söz konusu olmaz. O halde, davalının dava konusu olmayan diğer araçlar için ödediği bekleme ücretini takas veya mahsup yoluyla iadesini istemesi, bu hususu savunma yoluyla ileri sürerek alacak iddiasına bulunması yerinde değildir. Kök ve birinci ek raporlarda 24/12/2014 tarihli 285,00 Euro bedelli fatura alacağının sebebi ve delili bildirilmediği gerekçesi ile sabit görülmese de; ikinci ek raporda doğru ve yerinde tespitle, bu taşıma işine ait belgenin dosyaya delil olarak ibraz edildiği, taşımanın gerçekleştirilerek davacının alacağının varlığının ortaya konulduğu ifade edilmekle, davacının bu taşıma yönünden 285,00 Euro alacağa hak kazandığı anlaşılmıştır. Nihayetinde, davacının bekleme ücreti (7.800,00 Euro) ve taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağını (285,00 Euro) ispat etmiş olmakla, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli 14/12/2018 tarihli bilirkişi ikinci ek raporu doğrultusunda (7.800,00 + 285,00 = 8.085,00 Euro) açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, takibin yabancı para cinsinden yapılması ve talep gözetilerek 3095 s. Kanun uyarınca faize hükmedilmesine ve davalı tarafın itirazlarının aksine, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre alacağın likit ve muayyen olduğu, belirlenebildiği, sözleşmesel ilişkiye dayandığı nazara alınarak takip tarihindeki kur üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine..." karar verilmiş, işbu karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. HD. ...E. ...K. sayılı kararında; "Dava, CMR hükümlerine tabi kara taşımacılığına ilişkin faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takip alacaklısı tarafından davalı hakkında ... 3. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında 32.460 Euro alacağın tahsili istemiyle 04.03.2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, 13.785 Euro'luk kısma yapılan itiraz üzerine bu miktar yönünden takip durmuştur İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davaya konu taşıma bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı, davacının, davalıdan bekleme ve depolama ücreti talep edip edemeyeceği noktasındadır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davalı ticari defterlerinde davacı tarafça düzenlenen 24.12.2014 tarihli 285 Euro tutarlı fatura ve 02.02.2015 tarihli 13.750 Euro bedelli faturanın kayıtlı olmadığı görülmektedir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 856/2. Maddesinde, taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulacağı, eşyanın taşıyıcıya tesliminin, taşıma sözleşmesinin varlığına karine teşkil edeceği düzenlenmiştir. TTK'nın 850/1. maddesinde de, taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişi olarak tanımlanmıştır. Kural olarak taşıma sözleşmesi şekle tabi olmasa da ispat bakımından yazılı olması gerekir.Somut olayda davacı tarafça taşıma işinin yapılması için davalıyla anlaşıldığı iddia edilmiş olup, davacı tarafça düzenlenen 24.12.2014 tarihli 285 Euro tutarlı faturada yazılı... arasında yapılan taşıma ile dosya kapsamına alınan 19.12.2014 tarihli tedarik sözleşmesinde yer alan taşıma bilgileri birebir örtüşmektedir. Her ne kadar taşımaya ilişkin belgelerde davalının gönderen, taşıyıcı veya akdi taşıyıcı olarak yer almadığı görülmüş ise de dosyaya sunulan tedarik sözleşmesi ile taraflar arasında daha önce aynı nitelikte bir sözleşme düzenlendiği ve tedarik sözleşmesinde yazılı taşımanın gerçekleştirildiği gözetildiğinde 285 Euro tutarındaki fatura bedelinden davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında içeriği inkar edilmeyen 13.11.2014 tarihli yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunduğu, davalının göndericisi olduğu emtiaların davacıya ait araçlarla ...'dan Türkiye'ye taşımasının yapıldığı , navlun bedelinin 2.850 Euro olduğu ve araçlarda bekleme süresinin yüklemede iki tam gün, boşaltmada 3 tam gün olup, bekleme ücretinin günlük 100 Euro olarak kararlaştırıldığı ihtilafsızdır. TTK'nın 863. maddesine göre, yükleme ve boşaltmalarda, taşıyıcı, kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul süreden daha fazla beklemesi halinde uygun bir bekleme bedeline hak kazanacaktır. TTK'nın 868/1.maddesinde "gönderen taşıyıcıya, taşımanın yapılması için emir ve talimât verebileceği gibi, taşımanın durdurulması, eşyanın geri getirilmesi, başka bir varma veya teslim yerine götürülmesi ya da başka bir gönderilene teslim edilmesi şeklinde tasarruflarda da bulunabilir. Gönderenin bu tür emir, talimat ve tasarrufları, taşıyıcının işletmesi için sakıncalıysa veya diğer gönderenlerin ve alıcıların gönderileri için bir zarar tehdidini beraberinde getiriyorsa, taşıyıcı bunları yerine getirmekle yükümlü değildir. Taşıyıcı, gönderenden aldığı emir ve talimat ile tasarruflarının yerine getirilmesi için gerekli olan giderleri ve uygun bir ücret isteyebilir. Taşıyıcı emir, talimat ve tasarrufların uygulanmasına başlanmasını bir avansın ödenmesi şartına bağlayabilir." hükmü mevcut olup, 869.maddesi "Eşyanın teslim edilmesi gereken yere ulaşmasından önce, taşımanın sözleşmeye uygun olarak yapılamayacağı anlaşılırsa veya eşyanın teslim edileceği yerde teslim engelleri çıkarsa, taşıyıcı, 868 inci madde uyarınca tasarruf hakkına sahip olan kişiden talimat almak zorundadır. Tasarruf hakkını gönderilen haizse ve bulunamıyorsa veya eşyayı teslim almaktan kaçınıyorsa, tasarruf hakkı birinci cümle uyarınca gönderen tarafından kullanılır. Tasarruf hakkının kullanılması taşıma senedinin ibrazına bağlı tutulmuş olsa bile bu hâlde taşıma senedinin ibrazı gerekli değildir. Taşıyıcı, kendisine talimat verilen durumlarda, teslim engelinin taşıyıcının riziko alanına giren bir nedenden kaynaklanmamış olması şartıyla, 868 inci maddenin birinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerinde öngörülen istem haklarını ileri sürebilir...Taşıyıcı, 868 inci maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesine göre, uyması gereken talimatları uygun bir süre içinde alamazsa, tasarruf hakkı sahibinin menfaatine en iyi görünen tedbirleri almakla yükümlüdür. Taşıyıcı, eşyayı, boşaltıp saklayabilir, 868 inci maddenin birinci fıkrası ilâ dördüncü fıkrası hükümlerine göre tasarruf hakkını haiz kişinin hesabına saklanması için tevdi edebilir veya geri taşıyabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, davalının emir ve talimatı ile beklenen 3 günlük boşaltma süresini aşan varma yeri beklemesinden dolayı bekleme ücretine hak kazanmakla beraber ... plakalı araç için 07.01.2015 - 06.02.2015 tarihleri arasında günlüğü 150 Euro'dan bekleme ücreti talep etmiş ise de icra takibinin dayanağı olan ve davalı tarafça itiraz edilen faturanın 02.02.2015 tarihinde düzenlendiği gözetildiğinde mahkemece bekleme süresinin 30 gün yerine 26 gün olarak kabulü ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği ...plakalı araç için günlük bekleme ücretinin 100 Euro olarak kabulü yerindedir. Davalı tarafça 06.01.2015 tarihli fatura ödemesinin davaya konu edilen 13.500 Euro'luk fatura yönünden dikkate alınması talebinde bulunulmuş ise de bu talep, mahsup talebi olarak değerlendirilemez. Zira mahsup, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesini ifade etmektedir. Davalının bu talebi ancak karşılıklı, muaccel ve aynı cins iki borcun, borçlulardan birinin tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilmesi olan takas def'i niteliğinde olup, davalı cevap dilekçesinde açıkça takas def'ine dayanmamıştır. Bu nedenle davalı tarafça 06.01.2015 tarihli faturaya istinaden yapıldığı ileri sürülen fazla ödemenin mahkemece alacak hesabında dikkate alınmaması sonucu itibariyle doğrudur. Diğer yandan davacı, icra takibinin dayanağı olan ve davalı tarafça itiraz edilen 13.500 Euro tutarlı fatura tutarının bir kısmının ...ve....lakalı araçlardan indirilen yükleri depolama ücretine ilişkin olduğunu ve depolama ücretinin günlüğünün 150 Euro olduğunu iddia etmiştir. Taraflar arasında depolama hizmetinin verilmesine dair bir sözleşme bulunmamakla birlikte davalının bilgisi dahilinde depolama hizmeti verilmiş durumda olup, davacı verilen bu hizmete karşılık ücret talep etme hakkına sahiptir. Kaldı ki ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame ettiği ... esas (eski esas ...) sayılı dosyada aynı araçlar için 06.02.2015-20.01.2016 tarihlerine ilişkin 20.768 TL depolama ücreti talep etmiş olup, davanın kabulüne dair kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde davacı istinaf incelemesine konu bu dava yönünden de 07.01.2015-01.02.2015 tarihlerine ilişkin 26 günlük depolama ücreti talep edebilecektir. Bu durumda davacının iki araçta taşınan yük yönünden malı kendi deposunda depoladığı gözetilerek depoya konulacak malın cinsi, kapladığı alan, kaldığı süre gibi hususlara göre talep edilen ücretin piyasa şartlarına göre normal olup olmadığı hususunda emsal ücret araştırması yapılarak depolama ücretinin serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekirken davaya konu edilen 13.500 Euro tutarlı fatura, bir araç için bekleme ücreti, iki araç için depolama ücretine ilişkin olduğu halde ve taraflar arasında depolamaya ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı gözetilmeden Mahkemece üç araç için bekleme ücreti talep edildiği kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. ... İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine..." dair karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir. Dava, CMR hükümlerine tabi kara taşımacılığına ilişkin faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. BAM istinaf kararı uyarınca tüm araştırmalar yapılmıştır. a) Taşıma Ücreti Dava dosyası kapsamında bulunan tedarik sözleşmesi ile taraflar arasında daha önce aynı nitelikte bir sözleşme daha düzenlendiği ve tedarik sözleşmesinde yazılı olan taşımanın gerçekleştirildiği nazara alındığında 285,00 Euro fatura bedelinden davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Nitekim, aynı gerekçe ve nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin de reddine karar verilmiştir. b) Bekleme Ücreti Taraflar arasında akdedilen 13/11/2014 tarihli taşıma sözleşmesinde araçlarda bekleme süresinin yüklemede iki tam gün, boşaltmada 3 tam gün ve bekleme ücretinin günlük 100 Euro olduğu, davalının emir ve talimatları uyarınca üç günlük boşaltma süresini aşan varma yeri beklemesinden dolayı davacının bekleme ücreti talep edebileceği,... plakalı aracın 07.01.2015 - 06/02/2015 tarihleri arasında 26 gün bekleme süresinin olduğu, bahsi geçen sözleşmede günlük 100 olarak kararlaştırıldığından davacının ... plakalı araç için 26 gün x 100 Euro = 2.600 Euro bekleme ücreti talep edebileceği tespit edilmiştir. Öte yandan, BAM istinaf kararında, davacının 30 günlük bekleme süresi ile günlük 150 Euro bekleme ücretine ilişkin istinaf sebeplerinin de reddine karar verilmiştir. c) Depolama Ücreti İcra takibine dayanak ve davalı tarafça itiraz edilen 13.500 Euro bedelli faturanın bir kısmının ... ve ... plakalı araçlardan indirilen yüklerin depolama ücretine ilişkin olduğu, depolama ücretine ilişkin taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak davalının bilgisi dahilinde depolama hizmetinin verildiği, davacının verilen depolama hizmetine karşılık ücret talep etme hakkının bulunduğu, nitekim ... 7. ATM.nin ...E. s. dosyasında aynı araçlar için 06/02/2015 -20/01/2016 tarihleri arasındaki depolama ücretine ilişkin davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, o halde eldeki dava bakımından aynı araçlar için 07/01/2015 - 01/02/2015 tarihleri arasındaki 26 günlük depolama ücretinin de talep edilebileceği kabul edilmiştir. Aynı hususlar, birebir BAM istinaf kararında da vurgulanmıştır. Davacının belirtilen iki araçtan indirilen yükleri - malları kendi deposunda depoladığı sabittir. İstinaf kararında, davacının iki araç yönünden talep ettiği depolama ücretinin (depoya konulacak malın cinsi, kapladığı alan, kaldığı süre vs..) emsal ücret araştırması yapılarak serbest piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı hususunda araştırma ve hesapalama yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ne var ki, karar içeriğinde, araştırmanın hangi kurum, kuruluş vs. nereden yapılacağı gösterilmemiştir. Depoya konulan malların cinsi, kapladıkları alan, ağırlıkları, hacmi, süresi hususlarında taraflardan beyan dilekçeleri alınmış, akabinde Mahkememizce emsal ücret araştırmasına ilişkin resen herhangi bir kurum, kuruluş tespit edilemediğinden 31/07/2024 tarihli Tensip Zaptının (2) no.lu ara kararı ile taraf vekillerinden beyanda bulunmaları istenilmiştir. Davalı vekili yeterli süre ve imkan verildiği halde beyan dilekçesi sunmamıştır. Davacı vekilince 08/08/2024 tarihli beyan dilekçesi sunulmuştur. Bu dilekçede belirtilen iki derneğe müzekkere yazılmış, Uluslararası Nakliyeciler Derneği istenilen hususlarda bilgi, belge vs.. bulunmadığını bildirmiş, Gümrüklü Antrepo İşletmecileri Derneği m2 birim fiyatının 8 Euro olduğunu bildirmiştir. Ancak, cevabi müzekkere yahut ekinde birim fiyata yönelik fiyat listesinin olmaması, fiyat listesi olmasa dahi belirtilen tarihlere ilişkin birim fiyatın doğruluğunu gösterir başkaca bir belgenin de sunulmaması karşısında ... tarafından belirtilen birim fiyatın doğru olup olmadığı mahkememizce denetlenmesi mümkün olmamıştır. Üstelik, BAM kararında belirtilen ... 7. ATM.nin ...E. s. dosyasında aynı araçlar için 06/02/2015- 20/01/2016 tarihleri arasındaki dönemde depolama ücretinin mahkemece hükme esas alınan 12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda (mahkememizce dava dosyası ve hükme esas alınan bilirkişi raporu celp edilmiştir) 16 - 30 gün arasında depolama ücretinin 0,8 Euro olduğu kabul edilmiştir. Yani, emsal ücret araştırmasına yönelik; ... müzekkere cevabı ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki depolama ücreti arasında aynı araçlar ve birbirine yakın tarihler olduğu halde 10 katı fark gibi fahiş bir sonuca ulaşılmıştır. Bu nedenle, ... cevabının dayanaksız, denetime elverişsiz, bilgi-belge-bulguya dayalı olmaması, öte yandan çelişkili ve fahiş fiyat teşkil ettiğinden itibar edilmemiştir. Yine, .... müzekkere cevabınca oluşturulan 05/08/2025 tarihli bilirkişi kök raporuna da itibar edilmemiş, denetime elverişli rapor tanzimi için ek rapor alınması yoluna gidilmiştir. Bu çerçevede, BAM kararında belirtildiği üzere, aynı araçlar için benzer tarihlerde tespit edilen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen mahkememe kararında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki depolama ücretlerinin hükme esas alınması gerektiği ve hesaplamanın bu yönde yapılmasının uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi kurulu 02/03/2026 tarihli ek raporunda "..05.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hesaplamanın dernek yazılarındaki emsal fiyatlar üzerinden hesaplandığı, sehven alınan emsal fiyatlar ve yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan 12/04/2021 tarihli ek raporun mahkemece celp edildiği, incelemede 2015 yılı itibariyle davaya konu yükler için depolamanın m2 birim fiyatının 0,8 Euro olduğunun kabul edilerek hesaplandığı, nihayetinde bu birim fiyatı üzerinden hesaplanan alacak ve dava kabul kararının İstinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi sebebiyle bu tutar emsal alınabilir fiyat olarak değerlendirildiği, bu tutar üzerinden hesaplanan 26 günlük depolama ücretinin toplam 1.392,04 Euro olarak hesaplandığı...", bilirkişi ek raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacının ... VE ... plakalı araçlardan indirilen yükleri kendi deposunda depoladığı, depoya konulacak malların cinsi, kapladığı alan, kaldığı süre vs.. ile emsal ücret araştırması da yapılarak serbest piyasa rayiçlerine göre iki araç için davacının toplam 1.392,04 Euro davalıdan depolama ücreti talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Nihayetinde, davacının, 285,00 Euro taşıma ücreti, 2.600 Euro bekleme ücreti ve 1.392,04 Euro depolama ücreti olmak üzere davalıdan toplam 4.277,04 Euro alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Bu çerçevede, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının ... 3. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu (kısmi) itirazın iptaline, takibin 4.277,04 Euro asıl alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Öte yandan, yerleşik içtihatlarda vurgulandığı üzere yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, icra inkar tazminatına takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden hükmedilmesi gerektiğinden takip tarihindeki kur esas alınarak (örnek için bkz. Yargıtay 19. HD.... E.,... K.) alacağın faturaya dayanması, likit bir alacak olması ve 2004 s. İİK 67/2. maddesi uyarınca yasal koşulları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davalının ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu kısmi İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 4.277,04 Euro Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, asıl alacak 4.277,04 EURO'nun 04/03/2015 takip tarihindeki (1 EUR = 2,8144 TL) karşılığı olan 12.037,30 TL'nin %20'si oranındaki 2.407,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 905,71 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 273,01 TL.nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 632,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 273,01 TL peşin harç, 1.592,05 TL posta ücreti, 29.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.865,06 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.576,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 68,97 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 13.258,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 29.474,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/04/2026
Katip ...
Hakim ...