İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/438 E. 2025/1007 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/438
Karar No
2025/1007
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/438 Esas KARAR NO : 2025/1007

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/05/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma Antrepo hizmeti vermekte olup Antreponun; gümrük mevzuatına tâbi olan eşyaların, gümrük gözetimi altındayken muhafaza edildiği ve ilgili dış ticaret işleminin tamamlanabilmesi için gerekli işlemlerin yapıldığı bir tür özel depo olduğunu, Müvekkili Firma ile davalı arasında belirtilen faaliyete yönelik kiralama ilişkisi doğmuş olup Müvekkilinin bu sebeple alacaklı durumda olduğunu, Müvekkilinin Alacağını temin edebilmek için Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... Es. Sayılı dosya aracılığı ile davalı/borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış, Davalının itirazı sebebiyle durdurulmuş olduğunu, Borçlu şirket itiraz dilekçesinde; alacaklı olduğunu iddia eden kişiye borcu bulunmadığını ve bu sebeple de borca itiraz ettiklerini beyan etmiş olduklarını, işbu dava dilekçelerine konu alacak, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayalı ticari defterlere kayıtlı faturalara dayalı olup iş bu takibe konu fatura bedellerinin ödenmemiş olduğunu beyanla, öncelikle vaki itiraz nedeniyle dava sonunda ihtiyati hacze dönüşecek şekilde davalı şirket malvarlığı hakkında ve özellikle müvekkili şirkete ait antrepoda bulunan mallara ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava sonunda yapılacak yargılama neticesinde Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız itiraz sebebiyle davalı borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple sayın mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme olmadığını, müvekkili şirketin antrepo sözleşmesinin tarafı olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, antrepo sözleşmesinin taraflarını belirlerken genel antrepo-özel antrepo ayrımı dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, Özel antrepolara sadece antrepo sahibine ait eşyalar konulduğundan, antrepo sahibinin kendi kendisi ile sözleşme yapmasından ve kendisine karşı sorumluluğundan bahsetme olanağı olmadığını, bu durumda antrepo sözleşmesinin varlığından da bahsedilemeyeceğini, Müvekkili Şirket’in özel antrepo sözleşmesi dahi bulunmamakta olduğunu, bu sebeple somut olayda uluslararası anlaşmalar ve ilgili kanun uyarınca taşıyıcının sorumluluğu gündeme geleceğini, emtianın genel antrepoda bulunması durumunda ise, emtianın saklanması dolayısıyla antrepo sahibi ile kimin arasında antrepo sözleşmesinin kurulduğu önem taşımakta olduğunu, nitekim, antrepo sahibinin kime karşı ve ne surette sorumlu olduğu, antrepo ücretinin kim tarafından ödeneceği soruları bu çerçevede cevaplandırılacağını, Taşıyıcının taşınan eşyalar ile ilgili olarak antrepo sözleşmesi yapmak zorunda olduğuna ilişkin herhangi bir düzenleme, eşyanın karayolu, denizyolu ve havayolu ile taşınmasına ilişkin hükümler getiren Türk Ticaret Kanunu, Türk Sivil Havacılık Kanunu, CMR Konvansiyonu ve Varşova Konvansiyonu’nda yer almamakta olduğunu, bu düzenlemelerde; taşıma ücreti, ardiye ücreti vb. masrafları gönderenin mi alıcının mı ödeyeceği özel olarak belirtilmemiş olduğunu, İlgili düzenlemeler taşıyıcının ardiye sözleşmesi yapmasına engel bir düzenleme olmadığı gibi, alıcıyı ardiye sözleşmesi yapma yükümlülüğü altında da bırakmamakta olduğunu, Müvekkili Şirket’in böyle bir yükümlüğü yokken ilgili ardiye ve tasfiye bedellerinden sorumlu tutulma çabasının hukuka aykırı gayretten öteye gitmemekte olduğunu, ilgili emtiaların antrepoya indirilmesinden taşıyıcı ve Davacı sorumlu olup, bu sözleşmenin tarafı olmayan Müvekkili Şirket bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafın yöneltmiş olduğu faturada yer alan hizmetleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini dahi ispatlayamamış olduğunu, ayrıca taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup ilgili fatura bedeli keyfi tutura göre düzenlenmiş olduğunu, ilgili faturanın herhangi bir tarife, yönetmelik vb. hukuki dayanağı olmadığını, davacı taraf düzenlemiş olduğu faturadaki tutarı neye göre belirlediği dahi belli olmadığını, Taraflar arasında karşılıklı olarak müzakere edilerek belirlenmemiş bu faturaya ve cari hesaba ve bunların içeriğine itirazlarını sunduklarını, İşbu davaya konu ilgili kayıtların Müvekkili Şirket’e ait defterlerde bulunması, dava konusu hizmetlerin; zamanında, eksiksiz ve kusursuz gerçekleştirdiği anlamına gelmemekte olduğunu, zamanında, eksiksiz ve kusursuz teslimat noktasında mutabık kalındığına ilişkin herhangi bir delil dosya kapsamında bulunmamakta olduğunu, Bu nedenlerle bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin davacı tarafa borçlandırılmasının kabulünün mümkün olmadığını, Takibe dayanak belgeler arasında sunulmayan faturalar, cari hesap ekstresi ve BA ve BS formlarının işbu yargılama kapsamında dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, İşbu yargılamada da Davacı tarafın dava dilekçesinde dayanmış olduğu “cari hesap” hususunda taraflar arasında bir mutabakat bulunmamakta olduğunu beyanla, huzurda görülen itirazın iptali talepli davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 14.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: 1-) Davacının 2023 ve 2024 yılları Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, 2-) Davalı yan tarafından dosyaya yerinde inceleme talebi gönderilmesine rağmen, Davalı yana ait ticari defterlere ulaşılamadığı belirtilerek inceleme için sunulmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 31.01.2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 79.800,- TL Alacaklı oldukları, davacı yan tarafından davalı yana icra takip tarihi olan 31.01.2024 tarihinden sonra faturalar düzenlenmeye devam edilmiş olduğu, davacının 05.09.2024 tarihi itibariyle davalıdan 209.400,-TL Alacaklı oldukları, 4-) Davacının 2022 yılından devreden alacak tutarının 16.404,00 TL olduğu, (bu tutarın 17.02.2023 tarihinde birebir ödenmiş olduğu) Davacı tarafından davalı yana Ardiye Ücretlerine ilişkin 2023 yılında toplam tutarı KDV Dahil 107.690,00 TL olan 24 Adet E-Fatura, 2024 yılında icra takip tarihi olan 31.01.2024 tarihine kadar toplam tutarı KDV Dahil 16.200,00 TL olan 2 Adet E-Fatura olmak üzere, icra takip tarihi olan 31.01.2024 tarihine kadar toplam tutarı KDV Hariç 104.000,00 TL, KDV Dahil 123.890,00 TL olan 26 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, düzenlenmiş tüm faturaların E-Fatura olduğu, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde tarafların bağlı oldukları Vergi Daireleri Müdürlüklerinden 2023 ve 2024 yılları BA BS Bildirimlerinin karşılaştırmalı olarak talep edilebileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı yan ..... Bankası hesabından davacı yan ..... Bankası hesabına toplam olarak 2023 yılında 60.494,00 TL ödeme yapılmış olduğu, davacının icra takip tarihi olan 31.01.2024 tarihi itibariyle kalan alacak tutarının (16.404,00 TL+123.890,00 TL TL -60.494,00 TL) 79.800,- TL olduğu, 5-) Davacı alacağını oluşturan 2023 ve 2024 yıllarına ait tüm faturaların: Giriş Beyanname tarihi 10-12-2014 olan ..... No.lu Giriş Beyannamesine ve Giriş Beyanname tarihi 18- 11-2014 olan ..... No.lu Giriş Beyannamesine ilişkin Ardiye Bedellerine ait olduğu tespit edilmiş olduğu, Davalı tarafından 2023 yılında ödemesi yapılan 2023 yılı Faturaların da aynı Giriş Beyannamelerine ilişkin Ardiye Bedelleri olduğu tespit edilmiş olduğu, 6-) Antrepo Hizmetinin, Gümrük Kanunu kapsamındaki Antrepo Rejimine dayandığı, GK 93/1 içeriğinde rejimin tanımlandığı, Antreponun işleticisi ve antrepo kullanıcısının GK Md. 96 içeriğinde tanımlandığı, bu tanımlar doğrultusunda ve dosyadaki beyanlar ile davacı tarafından sunulan evraklar gözetildiğinde davacının açık şekilde 18.11.2014 tarihli ..... ve 10.12.2014 tarihli ..... numaralı beyannameler uyarınca Antrepo işleticisi olduğu, 7-) İlgili beyannamelere konu emtiaların ALICI ve SAHİBİ olarak beyannameler üzerinde davalı ..... işletmesinin kayıtlı olduğu, görüşümüzce ilgili beyannameler ile davacı-davalı arasındaki Antrepo Hizmetine ilişkin sözleşmenin varlığını ortaya koyabileceğinin değerlendirildiği, ancak antrepoda kalma süreleri ve/veya antrepo hizmet bedelinin neye göre hesaplandığına ilişkin ayrıca bir veri gözlenmediği, nihai takdirin sayın mahkemede olduğu, 8-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan 31.01.2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatini bildirmiştir. 17.09.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda: Ek Rapor kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, Kök Rapordaki görüş ve kanaatimizde değişiklik olmadığı, Ek Rapor kapsamında tarafların bağlı oldukları Vergi Daire Müdürlükleri tarafından dosyaya sunulu 2023 yılı karşılaştırmalı BA BS Bildirimlerine göre ve kök raporda açıklanmış, ilgili Vergi Daire Müdürlükleri tarafından Dosyaya sunulu 2024 yılı BA BS Bildirimlerine göre, tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı, davacı tarafından davalı yana icra takip tarihine kadar düzenlenmiş tüm faturaların davacı BS, Davalı BA Bildirimlerinde olduğu, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş iade, satış vs fatura olmadığı tespit edilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatini bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, antrepo hizmetine dayalı düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı aleyhine Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra takip dosyası ile 79.800 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, davalının itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 79.800 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla; Davacı taraf, davalı ali aralarındaki antrepo hizmeti faaliyete yönelik kiralama ilişkisi doğduğunu ve bina istinaden düzenlenen faturaların bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini belirterek başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise taraflar arasında belirtilen şekilde bir ticari ilişkinin bulunmadığını, faturaları kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması sağlanmış buna göre, davacının sunulan 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarını inceleme için sunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 79.800- TL alacaklı olduğu, ilgili Vergi Daire yazı cevaplarına göre tarafların BA BS Bildirimlerinde fark olmadığı, davacı tarafından davalı yana icra takip tarihine kadar düzenlenmiş tüm faturaların davacı BS, Davalı BA Bildirimlerinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmış olup, dosyaya sunulu Gümrük Müdürlüğü'ne sunulan beyannamelerden ilgili yüklerin açık bir şekilde antrepo rejimine tabi tutulduğu, davacının antrepo işletmesi içerisinde kaldığı ve ilgili emtiaların sahibinin de davalı olduğunun açık bir şekilde yazdığı, bu bilgi ve belgelerin taraflar arasında antrepo hizmetinin varlığını ortaya koyduğu ve davalının da davacının düzenlediği usulüne uygun tutulan defterlerine kaydettiği faturaları ba bildiriminde de bildirdiği de anlaşılmakla davacının davalıya verdiği antrepo hizmeti sonucu düzenlediği faturalara dayalı alacak talebinin erinde olduğu değerlendirilmiş olup, ticari defter ve kayıtlara, ba/bs bildirimlerine göre belirlenen 79.800 TL alacağın icra takibine konu edilebileceği anlaşıldığından davalının icra takibene itirazının iptaline ve asıl alacağın faturaya dayalı olması likit olması sebebiyle asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile; - Davalının Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, - Asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.451,13-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 963,79-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.487,34-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 963,79-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ‬1.391,39-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 9.845,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2025

Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/438, K. 2025/1007, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-438-e-2025-1007-k-da7e79cdb9ac