İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/399 E. 2024/399 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/399
- Karar No
- 2024/399
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/399 Esas - 2026/153 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/399 Esas KARAR NO : 2026/153
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2024 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026 Mahkememizin yukarıdaki esasına kayden açılan Alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE İSTEK : Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının müvekkili tarafından sipariş edilen makinelerin/davit arm(kaldıraç sistemi) imal edilerek müvekkiline satışı konusunda anlaştıklarını, dava konusu makinelerin özelliklerinin sipariş ile birlikte davalıya bildirildiğini, satış bedeli olarak toplam 59.797,00 USD’nin müvekkili tarafından davalı yana ödendiğini, satıma konu makinelerin Hollanda'da bulunan kullanım yerine ulaştığını ve kullanılmaya başlamadan yerine getirilmesi gereken prosedürlerin tamamlanması için Hollanda ülkesinin sertifikasyon otoritesi tarafından yapılan kontrollerde makinelerin birçok yönden problemli olması sebebi ile sertifikasyon ve test sürecini başlatmalarını engelleyen önemli eksikliklere sahip olduğunun tespit edildiğini, dava konusu makinelerin sipariş edilen özellikleri taşımadığı ve mevcut hali ile makinelerin sertifikasyon sürecinin dahi tamamlanamayacağının anlaşılmış olduğunu, bu nedenle dava dışı 3. kişiden müvekkili şirketin siparişine uygun yeni makineler alınması zorunluluğu doğduğunu ve ayrıca müvekkili yönünden zarara sebebiyet verildiğini, dava konusu kullanılamayan makinelerin Hollanda’dan geri nakliyesi için navlun ücreti ödemesi yapıldığını, ayrıca zarara sebebiyet verildiğini, dava konusu makinelerin sipariş edilen özelliklerden farklı olarak imalatının yapıldığını, müvekkili tarafından istenen ölçü ve özelliklerde olmadığını, müvekkili şirket tarafından 04.12.2023 tarih, FYS2023000000123 numaralı iade faturası tanzim edildiğini ayrıca İzmir 35. Noterliği’nin 13.12.2023 tarih, 42594 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya keşide edilerek gönderildiğini, davalıya ödenen bedellerin iadesinin talep edilmesine rağmen davalı tarafından iade faturasına itiraz edildiğini, ödenen bedelin de müvekkiline iade edilmediğini beyanla fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik satış bedeli olarak ödenen 59.979 USD‘nin temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, açılan davanın davacının yalnızca soyut iddialarına dayandırıldığını, iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile de bağdaşmadığını, taraflar arasındaki ticari satımlarda muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin özel bir düzenleme getirilmiş olduğunu, TTK m.23/1-c.m. kapsamında davacının hak düşürücü nitelikteki muayene ve ihbar sürelerini geçirdiğini, davacının müvekkili şirketten 01.04.2022 tarihinde yine aynı ürünlerden 77 set ürün satın aldığını, müvekkili şirketin ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde bu satışa ilişkin bilgilerin ortaya çıkacak olduğunu, davacı yanın dava konusu satış ile ilgili olarak müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadığını, müvekkiline gönderilen ihtarnamede ve dava dilekçesinde iddia edilen ayıpların ne olduğunun açık bir şekilde belirtilmediğini, davacı yanın göndermiş olduğu ihtarnameye de müvekkili tarafından noter kanalı ile itiraz edildiğini, Ayrıca kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu ürün tek başına çalışabilecek (bir mekanik aksamı bulunmadığından) bir ürün olmadığından söz konusu ürünün davacı yan tarafından bağlantısının yapıldığı sistem, kaldıraç veya makinanın arızalı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu ürünün niteliği itibari ile tek başına bir arıza veya ayıp doğurabilecek bir ürün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : -Taraf şirketlerin ticari defter kayıtları -Bilirkişi heyeti raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesi kapsamında ayıplı ürün teslimi iddiasına dayalı olarak ödenen iş bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan tarafından zamanaşımı def’i ve hak düşürücü süre itirazı ileri sürülmüş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin sözleşme konusu çelik profil askı kollarının imal ve davacı işverene tesliminin kararlaştırılması nedeni ile hukuken eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu nedenle de TTK 23/c.maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri ile ayıp ihbarına ilişkin hak düşürücülerin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK’nın 478.maddesindeki zamanaşımı sürelerinin ise; eserin teslim tarihine nazaran dolmadığı gözetildiğinde davalının söz konusu def’i ve itiraz Mahkememiz’ce yerine görülmemiştir. Dosyamızda davacı şirketin ticari defterleri incelenerek ve ayıp iddiasına konu mallar mahallinde inceletilerek konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir. Dosyamıza sunulan 30.09.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin kanuna uygun olarak ve süresinde yaptırıldığı, davacının sözleşme kapsamında davalıya toplam 59.979,00 USD tutarında ödeme yaptığı, davalı şirket tarafından imalatı yapılan sözleşme konusu ürününe ait demonte parçalarının proje dahilindeki ölçülerde yapılmamış olduğu farklı ölçülerde malzemenin kullanılmış olduğu, davalı şirket tarafından imalatı yapılan sözleşme konusu malın kaynak imalatının kaynak prosedürüne uygun olarak yapılmadığı, kaynaklarda gözeneklerin oluştuğu ve kaynakların kaynak alanının tamamlanmadan bırakılmış olduğu, imalatı yapılan mala ait talaşlı imalat olan deliklerin açılmasında sözleşme gereklerini karşılamadığı ve merkezlerinden kaçık olduğu belirtilerek sipariş edilen imalatların normal alıcı incelemesi ile değil; özel sertifikasyon otoritelerince yapılan inceleme neticesinde ortaya çıktığı gözetildiğinde ayıbın gizli ayıp olabileceği mütalaa edilmiştir. Davalı şirketin ticari defterleri yönünden dosyamız re'sen seçilen SMM bilirkişisine tevdi edilmiş ise de; davalı şirketin ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmekle birlikte bilirkişi tarafından talep edilmesine rağmen inceleme için hazır bulundurulmadığından, davalı yan ticari defterleri konusunda rapor tanzim edilememiştir. Dosyamızda yapılan yargılama ve bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ise; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenici şirketin vinç üzerine asılacak çelik profil askı kollarının imal ve teslimi edimini üstlendiği, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ve ödenen iş bedeli konusunda çekişme mevcut olmadığı, davacı işveren tarafından davalı yükleniciye iş bedeli alacağı olarak davalının tanzim ettiği faturaya istinaden 59.979,00 USD ödeme yapıldığı, uyuşmazlığın davalının edimini ayıplı olarak edip etmediği ve buna bağlı olarak ödenen iş bedelinin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı, bu bağlamda davalının imal ve teslim ettiği sözleşme konusu malların gizli ayıplı olup davacı tarafından basit bir muayene ile tespit edilemediğinin dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği, üründeki ayıplara ilişkin olarak bilirkişi raporunda yer verilen olgular dikkate alındığında; 6098 sayılı TBK’nın 475/1.m. gereğince sözleşme konusu eserin işverenin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı derecede ayıplı ve sözleşme hükümlerine aykırı nitelikte olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda ise; davalı yüklenicinin sözleşme konusu davacı işverenin sözleşmeden dönme ve davalı yükleniciye ödediği bedelin iadesini talep hakkının doğduğu kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle (davacı tarafından davalıya davadan önce keşide edilen ayrıca İzmir 35. Noterliği’nin 13.12.2023 tarih, 42594 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya 19/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğden itibaren ihtarnamede verilen 7 günlük sürenin sonrasında davalı yönünden temerrüt olgusunun TBK 117.m. gereğince 27/12/2023 tarihinde gerçekleştiği saptanmakla) davanın kabulü ile; dava konusu 59.979,00 USD alacağın 27/12/2023 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; dava konusu 59.979,00 USD alacağın 27/12/2023 tarihinden itibaren devlet bankalarının Amerikan Doları (USD) ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 132.333,11-TL olup davacı tarafından 33.083,28-TL yatırılan peşin harcın mahsubu ile bakiye 99.249,83-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile 33.083,28-TL yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 33.510,88-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 289.214,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 28.632,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Kanunun 18.m. gereğince 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 7-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026 11:00:00
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: 1-Posta ve davetiye gideri : 632,00-TL 2-Bilirkişi heyeti raporu :+ 28.000,00-TL TOPLAM : 28.632,00-TL