İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/351 E. 2025/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/351
- Karar No
- 2025/190
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/351 Esas KARAR NO :2025/190
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/06/2024 KARAR TARİHİ:27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin Türkiye'de internet erişiminin öncüsü konumunda olduğu, kurumsal müşterilerine geniş hizmet yelpazesi ile bulut iletişim , geniş bant internet hizmetleri, noktadan noktaya erişim hizmetleri, veri merkezi ve güvenlik hizmetleri, uluslararası kiralık veri hattı, yurtdışı bağlantılı geniş bant internet erişimi, ekonomik ve alternatif ses hizmetleri gibi hizmetler sunduğu, ... ...'nin kurumlara sunduğu özel iletişim çözümlerinin ürün ve hizmetleriyle kurumsal müşterilerin rekabet gücünü arttırdığı, Taraflar arasında cihaz kiralama hizmetlerine ilişkin görüşmeler yapıldığı, taraflar arasında cihaz kiralamaya ilişkin olarak bir hukuki ilişki kurulduğu, bu ilişki kapsamında davacının davalıya 250 adet ... model cihaz teslim ettiği, teslime ilişkin e- posta yazışmalarını delilleri arasında ibraz edecekleri, Cihazların teslim tarihinin 29.09.2020 tarihi olduğu, kiralama ilişkisinin Eylül 2022 tarihine kadar devam ettiği, bu tarihte söz konusu ilişkinin sona ermesiyle birlikte kiralanan cihazların iade edilmesi gerektiği hususunun bildirildiği, Cihazların iadesinin istenmesi izerine ihtilaflı sürecin başladığı, zira davalının cihazları iade etmekten imtina ettiği, ve bu eyleme ilişkin bir takım iddialarda bulunduğu, taraflar arasındaki ilişkinin kiralama ilişkisi olmasına karşılık davalının cihazların hizmet süresi sonunda kendisinde kalacağına ilişkinin satın alma olarak nitelendirilecek bir ilişki içinde olunduğunu iddia ettiği, bu iddianın gerçek dışı ve asılsız olduğunu, Taraflar arasında ilişkinin devam ettiği süre içinde düzenlenen faturaların incelendiğinde taraflar arasındaki ilişkinin kurumsal cihaz kiralama hizmeti olduğunun görüleceği, Davacının cihazları haksız ve dayanaksız olarak iade etmekten imtina etmesi üzerine, davacı tarafından davalıya cihaz bedelleri olarak fatura tanzim edildiği, ancak faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine davacı şirketin Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası İle icra takibi başlattığı, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacının davalıya kiraladığı cihazları davalı için başka firmadan satın aldığı, davacının ticari işletme olduğu, yaptığı işlerden kâr amacı güttüğünün aşikâr olduğu, fakat davalının birtakım gerçek dışı iddialar ile davacıya ödeme yapmaktan kaçtığı, davacının mağdur edildiğini, Arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı belirtilerek; İtirazın iptali, takibin takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile devamı, kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesi talep etmiştir. Mahkememizce resen seçilen 1 mali müşavir ve 1 nitelikli hesaplama uzmanından 04/02/2025 tarihli raporunda özetle; " Tarafların ticari defter ve dayanağı belgelerin birbirini teyit ettiği bu nedenle lehlerine delil teşkil ettiğini, Davaya konu davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamı davalı tarafından süresinde itiraz edilmek suretiyle iade edilirken bir kısmına da iade faturası düzenlemek sureti ile muhasebeleştirildiğini, Davacı tarafından tanzim edilen faturaların tamamı iade edilmesi üzerine davacının bakiye alacağı gözükmediğini, Kurumsal kiralamaya yönelik 250 adet cihaz 29.09.2020 Tarihinde davalı yana teslim edildiğini, Taraflar arasındaki anlaşma tamamen kurumsal cihaz kiralamaya yöneliktir. Mal satımına yönelik olmadığını, Cihazların iade edilememesi üzerine ihtilaf nedeni ile fatura düzenlendiğini, Teslim edilen tabletlerin iade edilmeyeceği veya hibe olacağı şeklinde bir anlaşma dosyada mübrez olmadığını, Davacının iddiasına konu alacak miktarı cihazların iade edilmemesi üzerine oluşan ihtilaf nedeni ile iade edilmeyen 250 adet cihazlara ilişkin fatura bedeli olan (250x4.008 )-1.001.999.90 TL davalı yana fatura edilmiş iş bu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine ... E. nolu merkezi takip sitemi ile ilgili ödeme emri tanzim edilerek davalı yana ödeme emri gönderildiğini, Taraflar arasında Bir sözleşmenin geçerli olması için tarafların sözleşmeyi özgür iradeleriyle ve bilinçli olarak yapmış olmaları gereklidir. Sözleşmenin geçerli olabilmesi için, sözleşmenin taraflarının irade beyanlarının karşılıklı ve birbiriyle uyum içinde olması gerektiğini, Tarafların serbest ve hür iradeleri ile birlikte tesis edilmiş sözleşme bulunmadığını, Taraflardan birinin zorlanması, korkutulması ya da aldatılması yoluyla yapılan sözleşmeler geçersizleştiğini, Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğunu," bildirmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Merkezi Takip Sistemi ... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan anlaşmanın cihaz kiralamaya mı yoksa satın almaya mı ilişkin olduğu, davacının davalıdan kurumsal cihaz kiralama gün sayısına bağlı faturaya dayalı alacağı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. 102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir. 6100 Sayılı HMK' nın 4. Maddesi uyarınca:".. Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları.." kira sözleşmesinden kaynaklanan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 21/12/2022 tarih, 2022/1655 E. -2022/1480 K. Sayılı ilamında; "...Somut olayda, davacı, kiralanan taşınmazın yapımındaki bozukluktan dolayı zararın meydana geldiği iddiasıyla kiraya veren bina malikinin sorumluluğuna dayanmıştır. Davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olması halinde, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30/01/2017 tarihli, 2014/17930 E. 2017/720 K. sayılı ilamı) Yine sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan davada da, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 03/07/1944 sayılı kararı ve TTK'nun 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." şeklinde belirtilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Alınan bilirkişi raporunda davanın kurumsal kiralamaya ilişkin olduğu belirtildiği görülmüştür. Somut olayda; uyuşmazlık konusunun cihaz kiralama anlaşması olduğu, kira sözleşmesinden kaynaklı alacak isteminden kaynaklandığı, bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu değerlendirilip HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZ olması nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içinde talepte bulunulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına, 4-HMK 20.maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına, İlişkin, tarafların yüzüne karşı ; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır