İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/328 E. 2026/129 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/328
- Karar No
- 2026/129
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/328 KARAR NO : 2026/129
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/06/2024 KARAR TARİHİ : 27/02/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Müvekkili ile davalı şirket arasında 08.02.2022 tarihli ZMMS sigorta poliçesi akdedildiğini, anılı poliçe ile ... plaka sayılı aracın sigortalandığını, 09.07.2022 tarihinde davalının maliki olduğu ve ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde müvekkili şirket tarafından açılan hasar dosyası kapsamında zarar görenlere 18.617,47 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalı taraf meydana gelen kazada %100 kusurlu olup, bu hususun kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, davalıya ait araç sürücüsünün ehliyetsiz araç kullanması nedeniyle müvekkili şirketin, davalı sigortalıya rücu hakkı bulunduğunu, müvekkili tarafından rücu alacağının tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu - davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Söz konusu uyuşmazlıkta yetkili Mahkemelerin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu ve yetki itirazlarının bulunduğu, ayrıca alacağın zaman aşımına uğradığı, esasa ilişkin olarak da; müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında protokol olup, davaya konu hasar dosyaları kapsamında 63.000,00-TL ödenmesi halinde başkaca herhangi bir talepte bulunulmayacağına ilişkin ibranamenin mevcut olduğunu, dava konusu alacak ilgili toplamda 83.115,43 TL ödeme gerçekleştirildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, ibra protokolüne rağmen davacının kötü niyetle ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığını belirterek; davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçesi, kaza tespit tutanağı, protokol, ödeme dekontları, tahkim dosyası, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı... ... 4.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplamda 18.847,00-TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan dilekçe ile borca, işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık hakkında makine mühendisi bilirkişi ..."ndan alınan 20/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 1. Kaza sırasında davacıya sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyetnameye sahip bulunmadığı, 2. Davacı sigortacının ZMSS Genel Şartları kapsamında rücu tazminat talep ve dava hakkı bulunduğu,3. Davalının 11.183,29.- TL. hasar bedeli ile işlemiş 229,53.- TL. faiz ile sorumlu olacağı" şeklinde rapor ibraz edilmiştir. GEREKÇE : Dava; 09/7/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili amacıyla ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazı iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkidir. ... 4.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplamda 18.847,00-TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan dilekçe ile borca, işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalının dava konusu uyuşmazlık hakkında süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla öncelikle bu husus bakımından inceleme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetki başlıklı 15. Maddesinin "Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir. (2) Can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh veya aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. (3) Bu hüküm deniz sigortalarından doğan davalarda uygulanmaz." şeklinde kabul edildiği anlaşılmaktadır. Haksız fiilden doğan davalarda yetki başlıklı 16. Maddesinin ise "(1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Somut Olay Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Davacının davalıya ait ... plaka sayılı aracını 08/02/2022-08/02/2023 tarihleri arasında sigorta teminatı kapsamı altına aldığı, 09/07/2022 tarihinde söz konusu aracın kazaya karıştığı ve meydana gelen kazada davalıya ait araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmaması nedeni ile davalının kusurlu olduğunun iddia edilerek davacının ödemiş olduğu bedelin rücusu amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında; Zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalıya karşı 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 167. ve 168. maddelerine göre rücu davası açabilir. İçe rücu davalarında yetkili mahkemenin hangi yer mahkemesi olacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 110. maddesi kapsamında düzenlenmiş değildir. Zira 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının C.7 maddesinde, zarar gören üçüncü kişilerin ve bunların haleflerinin zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açacakları tazminat davaları bakımından bir yetki kuralı getirilmiş olup uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin somut olaylarda ise davacı sigorta şirketi tarafından kendi sigortalısına karşı rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası açılmıştır. Buna göre, 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesi hükmünün bu davada uygulanması mümkün olmadığından, sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer mahkemesi içe rücu davasında yetkili değildir. İçe rücu davasında yetkili mahkeme anılan hükümlere göre değil, seçimlik yetki olarak 6100 sayılı Kanun'un genel yetki kuralları çerçevesinde ve özellikle anılan yasanın 6., 15. ve 16. maddelerinin birinci fıkraları ile 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenecektir. (bkz emsal mahiyette Yargıtay HGK'nin 19.10.2005 gün ve ... E- ...K, Yargıtay (Kapatılan) 17. HD'nin 26.05.2008 tarihli, ... E- ... K ve 10.11.2008 tarihli,... E-...K, Yargıtay 4. HD'nin 13.07.2023 tarihli, ... E-... K. sayılı ilamları) Bu açıklamalar eşliğinde davalının yerleşim yeri adresinin ... olduğu, söz konusu kazanın ... sınırlarında meydana geldiği, yani rizikonun gerçekleştiği yerin ... olduğu, bu durumda davacı sigorta şirketinin genel merkezi ve şubesinin somut olayda yukarıda açıklanan nedenlerle yetkili yer olarak kabul edilemeyeceği ve davalının cevap dilekçesi ile yetki itirazlarında bulunduğu anlaşılmakla, davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeni ile seçimlik hakkın davalıya geçtiği ve davalının yerleşim yeri adresinin yetkili olduğunu beyan ettiği bildirilmekle ... adresinin ... Adliyesi yetkisinde bulunması nedeni ile Mahkememizin yetkisiz Mahkeme olduğu anlaşılarak Mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın talep halinde yetkili Mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açılandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/1-ç maddesi ile hüküm altına alınan dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Yetkisizlik kararı kesinleştikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasası'nın 20/1. Maddesinde belirtilen iki (2) haftalık süre içinde, taraflardan birinin talebi halinde, dava dosyasının davayı bakmaya yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Gönderme kararının verilmesi halinde yargılama gideri, harç, vekalet ücretleri, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi gereğince Yetkili Mahkemece değerlendirilmesine, Yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren, iki (2) haftalık süre içinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın ele alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 20/1. Maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti, gider avansı vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 331/2 ve 331/3. maddeleri gereğince Mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda HMK'nun 341. Maddesi uyarınca miktar bakımından istinaf sınırının altında bulunması nedeni ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27.02.2026
KATİP e-imzalıdır
HAKİM e-imzalıdır