İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/31 E. 2026/221 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/31
Karar No
2026/221
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/31 KARAR NO : 2026/221

DAVA : İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) DAVA TARİHİ : 03/09/2018 KARAR TARİHİ : 23/03/2026

Mahkememizin ...E. ...K. sayılı 31/03/2023 tarihli kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 08/11/2023 tarih ... E ... K sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydedildi, yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketlerin pasif malvarlıkları toplamının, aktif malvarlıkları toplamını aştığı, şirketlerin bilançoları ve öz varlıklarının zarara dönüştüğünü, borçlarını ödeyemez duruma düştüğünden müvekkillerinin doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekilince ibraz edilen vekaletnamede davacıların iflasını isteme konusunda özel yetkinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketlerin sicil adreslerine göre mahkememizin iş bu davaya bakma konusunda kesin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. İİK 166. maddesinde usulle iflas talebine ilişkin ilanlar yapılarak gazeteler dosya içine celp edilmiştir. Yapılan ilan neticesinde müdahale dilekçeleri sunulmuş ve müdahiller ve vekilleri, davacı şirketlerden alacaklı olduklarını beyan etmişlerdir. Davacı şirketler açısından mevcut mali tablolar, davacı şirketlerin mevcut dönen ve duran varlıkları, stoklar,davacı şirketlerin Kurumlar Vergi Beyannameleri ve bilanço gelir tablosu mali verilerinin, firmaların faal olup olmadığının, mükellefiyetle ilgili güncel genel bilgilerin, beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, işyeri adresinde yapılan son işyeri yoklama tutanağının, işyerinin, dükkan, depo, şube gibi işyeri olup olmadığının, muhtasar beyannamede yer alan toplam işçi sayısı ve fiilen davacı şirketlerin borca batık olup olmadığını tespit etmeye yarayacak tüm aktif ve pasiflerin rayiç değerleri ile ilgili inceleme yapılması, bizzat yerinde görülmek suretiyle güncel fiili batıklığın tespiti ile davacı şirketlerin borca batık olup olmadığı, batık ise hangi tutarda batık olduğu hususlarının fiili ve güncel olarak tespitinin araştırılması konularında önceki bilirkişi heyetine SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Marka Değerleme Uzmanı ile Makine Mühendisinin dahil edilmesi ile oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 15/02/2022 havale tarihli raporda özetle ; " Borçlu şirketlerin KDV, Muhtasar ve Geçici Vergi Beyannamelerinin ilgili vergi dairesine verildiği; borçlu Şirketlerin gayri faal olduğu ve mevcut durum itibariyle şirketlerin herhangi bir çalışanının bulunmadığı, Davacıya ait markaların ise uzun süredir kullanılmadığı, markaların ilgili piyasa da var olmadığı, marka yatırımı yapılmadığı, piyasada var olmayan, yatırım yapılmayan ve ürün üretilmeyen markaların değerini kaybetmiş olduğu, İİK m. 178/1 uyarınca alacakların isim ve adreslerini gösteren mal beyanının dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla beraber borçlu şirketlerin alacakları dahil malvarlığı unsurları, borçları ve ilgili tüm mali kayıtlarının incelenmesi suretiyle hazırlanan rayiç değer bilançoları uyarınca her üç şirketin de borca batık olduğunun anlaşıldığı; İİK m. 179 uyarınca borca batık olduğu anlaşılan sermaye şirketlerinin iflasına karar verilmesi gerektiği, borçlu şirket yetkililerinin borca batık hale gelinmesinde ihmal veya kasıtlarının bulunması halinde bu durumun İİK m. 310 vd. ve TCK'nın ilgili hükümleri çerçevesinde, taksiratlı veya hileli yargılaması sırasında incelenebileceği; borçlu şirketlerin 30.09 2021 tarihli rayiç değer bilançolarına göre; davacı ... ŞİRKETİ'nin (-) 49.451592,64 TL özkaynağı ile borca batık durumda olduğu, davacı ...ŞİRKETİ'nin (-) 7.547.004,55 TL özkaynağı ile borca batık durumda olduğu, davacı ...ŞİRKETİ'nin (-) 1.305.897,96 TL özkaynağı ile borca batık durumda olduğu " yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Davacı şirketlerin borca batıklık bilançosunda alıcılar hesabı bakiyesindeki alacak miktarlarının davacılar vekili tarafından sunulan 17/05/2021 tarihli dilekçe ekindeki icra takip dosyalarının yalnız ...A.Ş.'ye ait olduğu, bu davacı yönünden dahi sunulan listede belirtilen alacak miktarları ile alıcılar hesabında kayıtlı alacak bakiyesi arasında önemli miktarda fark bulunduğu hususları dikkate alınarak davacı şirketlerin alacaklarının hangi sebeple tahsil edilme imkanı bulunmadığı konusunda yeniden rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 10.08.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda " ... A.Ş. yönünden; Şirketin dosyada mevcut 17.02.2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporundaki verilere göre Alıcılar hesabı 30.09.2021 tarihi itibariyle Kaydi Değer : 32.407.538,33 TL, Rayiç Değer : 3.744.120,76 TL, farkın ise -28.663.417,57 TL olduğu, Rayiç Değer bilançosuna göre ise öz kaynaklar -49.451.592,64 TL’, yani şirket 49.451.592,64 TL borca batık durumda olduğu, davacılar vekili tarafından sunulan 17.05.2021 tarihli dilekçe ekindeki icra takip listeleri incelendiğinde, bir kısmı icra safhasında olması, bir kısmı ise donuklaşmış alacak statüsünde olduğu için rayiç değer bilançosuna alınmayan 28.663.417,57 TL’nin tamamı rayiç değer bilançosuna alınmış olsa dahi şirketin borca batık hali değişmeyecek sadece borca batık tutarı -49.451.592,64 TL yerine -20.788.175,07 TL olacağı, davacılar vekili tarafından sunulan 17.05.2021 tarihli dilekçe ekindeki icra takip listeleri incelendiğinde, bu listede bulunan icra safhasındaki alacaklar için muhasebe kayıtlarında sınıf değişikliği yapılarak zaten Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına alındığını, rayiç değer bilançosunda şüpheli ticari alacaklar hesabı sıfır olarak gösterildiği, öte yandan alıcılar hesabı incelendiğinde kaydi alacakların 32.407.538,33 TL olduğu ve en önemli alıcının ise 25.589.419,51 TL ile grup şirketlerinden ve yine bu davanın davacılarından olan ...A.Ş. olduğu anlaşıldığı, .... A.Ş.’den ... A.Ş.’ye 25.589.419,51 TL varlık aktarıldığı ve bu nedenle de bu tutar kadar borçlandırıldığı ve şimdi de ödeyemeyeceği varsayımı ile alacağın ortadan kaldırılması isabetli olmayacağı, bu alacağı tahsili için hiçbir girişim gösterilmemiş ve üstelik iflas talebi bulunmuş olsa dahi alacak tutarının tamamının tahsil edilemeyeceği düşünülmeyeceğinden bu tutarın ... A.Ş.’nin rayiç değer bilançosunda varlık olarak değerlendirilmesi, öte yandan ... A.Ş.’nin de ödenecek borcu olarak değerlendirilmesi gerekeceği, bu nedenle kaydi bilançoda görünen 32.407.538,33 TL'nin tahsil kabiliyetinin olmadığını gösteren somut verilerin dosyaya sunulu olmadığı, muhasebe kayıtlarında da Şüpheli Alacaklar hesabına alınmamış olduğu gözetildiğinde tamamının rayiç değer bilançosunda yer alması gerektiği, bu durumda öz kaynaklarda 28.663.417,57 TL artış olacağı ancak borca batıklığın devam edeceği ve nihai borca batık tutarın -20.788.175,07 TL olacağı, ... A.Ş. Yönünden ; Şirketin dosyada mevcut 17.02.2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporundaki verilere göre Alıcılar hesabı 30.09.2021 tarihi itibariyle Kaydi Değer :18.188.790,29 TL, Rayiç Değer : 4.537.996,48 TL, farkın ise -13.650.793,81 TL olduğu, Rayiç Değer bilançosuna göre ise öz kaynaklar -7.547.004,55 TL’ yani şirket 7.547.004,55 TL borca batık durumda olduğu, davacılar vekili tarafından sunulan 17.05.2021 tarihli dilekçe ekindeki icra takip listeleri incelendiğinde, bir kısmı icra safhasında olması, bir kısmı ise donuklaşmış alacak statüsünde olduğu için rayiç değer bilançosuna alınmayan 13.650.793,81 TL’nin tamamı rayiç değer bilançosuna alınmış olsa dahi şirketin borca batık hali değişmeyeceği çünkü şirketin bir diğer grup şirketi ve aynı zamanda bu davanın bir başka davacısı olan ... A.Ş.’ye olan 23.274.718,76 TL1 dosyada mevcut 17.02.2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda borç olarak değerlendirilmediği, halbuki heyetimiz bu tutarı yukarıda ... A.Ş.’nin tahsil edilebilir alacağı olarak değerlendirdiğinden söz konusu tutar ... A.Ş. açısından borç olarak görüleceği ve bu borç nedeniyle borca batıklık -23.274.718,76 TL kadar daha fazla artarak öz kaynaklar -30.821.723,31 TL olacağı, bu nedenle de alıcılar hesabında bulunan ve tahsil kabiliyeti olmadığı değerlendirilen 13.650.793,81 TL’nin tamamının tahsil edilebilir olduğu değerlendirilse dahi borca batıklığın devam ettiği, ...Tic. A.Ş. Yönünden; Şirketin dosyada mevcut 17.02.2022 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporundaki verilere göre Alıcılar hesabı 30.09.2021 tarihi itibariyle Kaydi Değer :5.302.881,00 TL, Rayiç Değer :648.047,74 TL, farkın ise -4.645.833,26 TL olduğu, Rayiç Değer bilançosuna göre ise öz kaynaklar -1.305.897,96 TL’ yani şirket 1.305.897,96 TL borca batık durumda olduğu, davacılar vekili tarafından sunulan 17.05.2021 tarihli dilekçe ekindeki icra takip listelerinde yer alan alacak tutarlarından .... Şti.'den alacakların Şüpheli Alacaklar hesabının içerisinde yer aldığı, bu hesabın da zaten rayiç değer bilançosunda “0” olarak değerlendirilmiş olduğu, ancak Alıcılar hesabı içerisinde görünen ...'den olan 10.020,01 TL alacak tutarı icra safhasında olması nedeniyle rayiç değer bilançosunda yer almaması gerektiği, kaydi bilançoda görünen diğer alacakların ise tahsil kabiliyetinin olmadığını gösteren somut verilerin dosyaya sunulu olmadığı, muhasebe kayıtlarında da Şüpheli Alacaklar hesabına alınmamış olduğu gözetildiğinde kalan kısım olan 5.292.860,99 TL alacak tutarının rayiç değer bilançosunda yer alması gerektiği, bu durumda öz kaynakların 3.338.915,29 TL olacağı ve borca batıklığın söz konusu olmayacağı" yönünde görüş belirtilmiştir. 10/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda güncel rayiç değer bilançosu çıkarılmadan borca batıklık tespiti yapıldığından 15.12.2022 tarihli duruşmada verilen ara karar ile dosyanın bir SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı, bir makine mühendisi ve stok sayımı konusunda uzman bir bilirkişinin son bilirkişi heyetine dahil edilmesi ile davacı şirketlere ait malvarlıklarının güncel rayiç değerlerinin (rapor tarihi itibari ile) tespit edilerek her bir şirket yönünden TTK 376/3 maddesi uyarınca aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden ara bilanço çıkarılması ve her bir şirketin borca batık durumda olup olmadığınıı konusunda bilirkişi heyetinden alınan 25.02.2023 havale tarihli ek raporda özetle " ...Tic. A.Ş yönünden alacaklı oldukları ancak tahsil kabiliyeti olmadığı, davacı şirketin iflas ettiği dönemde alacaklı olduğu tüm şirketlere iflas müdürlüğü tarafından borç ödeme muhtıraları tebliğ edilmiş ve hiçbir şirketin ödemede bulunmadığı da davacı beyanlarını doğrular nitelikte olduğundan rayiç değer bilançosunun hazırlanmasında Alacakların “0” olarak değerlendirildiği, davacı şirketlerin 31.12.2022 tarihli Rayiç Değer Bilançolarına göre; davacı ... A.Ş.'nin -85.645.522,59 TL borca batık durumda olduğu, ... A.Ş.'nin -89.339.338,20 TL borca batık durumda olduğu, davacı ...Tic. A.Ş.'nin -22.063.103,21 TL borca batık durumda olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce davacı şirketlerin borca batık oldukları gerekçesiyle iflaslarına dair verilen ... Esas, ...K sayılı , 31/03/2023 tarihli karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2023 tarihli ... E ... K. sayılı kararı ile kaldırılmakla dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizin 04.07.2024 tarihli duruşmasında alınan 2 nolu ara karar gereğince, davacı şirketlere ait olduğu bildirilen araçların, taşınmazların ve şirket alacaklarının akıbetleri araştırılarak, araçların ve taşınmazların satışı yapılmışsa, kimlere hangi bedelle satıldıkları, bedellerin tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmişse şirketlere aktarılıp aktarılmadığı yahut hangi amaçla nerede kullanıldığı, davacıların alacaklı olduğu borçlularından tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmış ise bunların şirket kayıtlarına alınmamasına rağmen bu tahsilatların nerede olduğu, kime aktarıldığı, tahsilatı mümkün olup olmadığı hususunda detaylı bir araştırma yapılarak , davacıların banka hesap dökümleri de ilgili bankalardan celp edilerek davacı şirketlerin pasif kaydındaki mal varlıklarının hangi şirketlere aktarıldığı, davacı şirketlerin adlarına kayıtlı markaların maddi değerinin bulunup bulunmadığı, davacı defterlerinde kayıtlı alacakların tahsili için gereken işlemlerin yapılıp yapılmadığı, alacaklar hesabında kayıtlı alacakların tahsil kabiliyetinin bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek davacı şirket kayıtlarında ve de İflas Müdürlüğündeki (müflisin mal varlığının tespiti için tutulan) defterlerde yerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için dosya makine mühendisi ..., bankacı bilirkişi ..., SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ..., Bağımsız denetçi mali müşavir ... ve marka değerleme uzmanı ...'a tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 22.01.2025 tarihli raporda özetle, Davacı şirketlerin incelemeye sunulan mali verileri ve ticari defter bilgilerine göre, 2022 yılı ve 2023 yılı ticari defterlerinin süresi içinde ve usulüne göre tasdiklerinin yapılmış olduğu, sunulan belgelere göre 2023 yılında davacı şirketlerin herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığı ve mali kayıtlarının 2022 yılı kayıtları ile aynı olduğu, rayiç bilanço bilgilerine göre; davacı ... A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -23.455.817,71 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre -75.737.382,69 TL Öz Kaynak değeri ile borca batık olduğunun tespit edildiği, davacı ...A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -25.555.687,75 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre - 84.563.832,49 TL Öz Kaynak değeri ile borca batık olduğunun tespit edildiği, davacı ...A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -8.402.212,46 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre - 22.063.103,21 TL Öz Kaynak değeri ile borca batık olduğunun tespit edildiği, dosyaya mübrez davacı şirketlerin banka hesap hareketlerine göre hesaplardan yapılan bazı ödemelerin kimlere yapıldığının tespit edilemediği, ... Şirketi açıklaması ile havale ödemeleri olduğu ve bu ödemelerin bir kısmının kredi kullanılarak yapıldığı; havale lehtarının kimliği tam olarak anlaşılamayan ödemeler ile ... Şirketi açıklaması ile yapılan havale ödemelerinin izaha muhtaç olduğu, davacı şirketlere ait araç, taşınmaz satışı ile şirket alacaklarından tahsilat olup/olmadığının Banka Hesap açıklamalarına göre tespit edilemediği yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Mahkememizin 29.05.2025 tarihli duruşmasında alınan 3 nolu ara karar gereğince, borçlu şirketlerle ilgili hesap hareketleri incelenip borçlu şirketler aktifinde olması gereken miktarlar bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek borçlu şirketlerin raporun düzenleneceği tarih itibari ile güncel rayiç değerlere göre borca batık durumda olup olmadığı konusunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 29.01.2026 tarihli ek raporda özetle, davacı şirketlerin 2022 yılından itibaren defter kayıtlarına göre faaliyet görülemediği, bankalar tarafından sunulan Hesap ekstrelerinde ise 2018 yılından sonraki dönemlerde hesap hareketi olmadığı kanaatine varılmıştır. (2019 yılında 4 adet havale ödemesi görülmüştür.) Bu nedenle davacı şirketlerin Banka Hesap hareketlerine göre şirket aktiflerine dahil edilmesi gereken bir tutar tespit edilememiş olduğu, güncel değerleme bilgilerine göre hazırlanan Rayiç Bilanço bilgilerine göre; davacı ... A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -23.455.817,71 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre -73.104.722,69 TL Öz Kaynak değeri ile borca batık olduğunun tespit edildiği, davacı ...A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -25.555.687,75 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre -81.623.172,49 TL Öz Kaynak değeri ile borca batık olduğunun tespit edildiği, davacı ... A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -8.402.212,46 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre -22.063.103,21 TL Öz Kaynak değeri ile borca batık olduğunun tespit edildiği, dosyaya mübrez davacı şirketlerin banka hesap hareketlerine göre hesaplardan yapılan bazı ödemelerin kimlere yapıldığının tespit edilemediği, ... Şirketi açıklaması ile havale ödemeleri olduğu ve bu ödemelerin bir kısmının kredi kullanılarak yapıldığı; Havale lehtarının kimliği tam olarak anlaşılamayan ödemeler ile ... Şirketi açıklaması ile yapılan havale ödemelerinin izaha muhtaç olduğu, davacı şirketlere ait araç, taşınmaz satışı ile şirket alacaklarından tahsilat olup/olmadığının Banka Hesap açıklamalarına göre tespit edilemediği, yukarıda ayrıntılarına yer verilmiş olduğu üzere marka değeri tanımında da yer aldığı üzere marka değeri hesaplamasında markanın ürün satışı / hizmet sunumu açısından gelecekte sağlayacağı katkıya / etkiye değer biçilmektedir. Yine bu husus yanı sıra piyasa şartları gereği sürekli olarak yeni firmaların ve yeni markaların piyasaya sunulduğu, rekabet koşulları nedeni ile kısa süreli dahi kullanılmayan markaların hemen değer kaybetmeye başladı, tüketici nezdinde bilinirliliğini ve marka değerini yitirdiği, yatırım yapılmayan markaların piyasada çok kısa sürede unutulduğu dikkate alındığında, markanın kesintisiz olarak kullanılması, piyasada süreklilik arz etmesi ve marka yatırımlarıyla desteklenmesi hususlarının marka değeri noktasında önem arz ettiği bilinmektedir. İş bu husus yanı sıra Sınai Mülkiyet Kanunu madde 9/1'de “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.” Hükmüne yer verilmiş, marka kullanımının devamlılık arz etmesi gerekliliğinin yasal koşulları da belirlenmiştir. Bu kapsamda dosyada yer alan 2020 yılından bu yana mali veriler dikkate alındığında, marka sahibi olan ...'ın 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarında satışa bağlı bir gelirlerinin olmadığı dikkate alındığında markaların kullanılmadığı ve geleceğe dönük olarak da kullanılacağı yönünden bir veri olmadığı gö e alındığında rapor tarihi itibariyle ....markalarının maddi değerinin bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Mahkememizin 27.02.2026 tarihli 1 nolu ara karar gereğince dosya son bilirkişi heyetine tevdi edilerek şirket hesaplarından özellikle özellikle tekrarlayan havalelerden ..., ..., ... isimli şirketlere gönderilen dövizlerin, davacı ... Şirketi şirket hesaplarından ..., ..., ..., ..., ...adlarına yapılan havalelerin gönderen şirketler aktifine dahil edilmesi halinde şirketlerin güncel rayiçlere göre borca batıklık durumu konusunda ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 04.03.2026 tarihli ikinci ek raporda özetle, Davacı şirketlerin 2022 yılından itibaren defter kayıtlarına göre faaliyet görülemediği, ... Bankası tarafından dosyaya sunulan banka hesap hareketlerinden şirket hesaplarından 3. şahıslara ödemeler olduğu ve bu ödemelerin, .... A.Ş.'nin banka hesaplarından ...; ...; ...; ...; ... isimli şirketlere toplam 375.110,79 Euro ve 40.800,00 USD döviz gönderildiği ve bu ödemelerin TL karşılıkları şirket bilançosuna yansıtılmak üzere, kaydi bilançosuna 8.466.378,68 TL, 04.03.2026 güncel tarihli bilançosuna 20.994.063,54 TL, olarak şirket aktifine dahil edildiği,...A.Ş banka hesaplarından ..., ..., ..., ..., ... adlarına toplam 10.295.483,34 TL havale ödemesi yapıldığı ve ödemelerin şirket aktifine dahil edildiği, güncel değerleme bilgilerine göre hazırlanan rayiç bilanço bilgilerine göre; davacı ... A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -17.089.309.07 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre - 60.629.108,95 TL öz kaynak değeri ile borca batık olduğunun tespit edildiği, davacı ... A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -13.160.334,37 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre - 62.809.239,35 TL öz kaynak değeri ile borca batık olduğunun tespit edildiği, davacı ... A.Ş'nin 31.12.2023 tarihli kaydi bilanço bilgilerine göre -8.402.212,46 TL ve rayiç bilanço bilgilerine göre -22.063.103,21 TL öz kaynak değeri ile borca batık olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, İİK'nın 179. madde hükümlerine dayalı doğrudan iflas istemine ilişkindir. Dava, borca batık durumda bulunan şirketin resen borca batık durumda olduğunun belirtilerek iflasın ihbarı niteliğinde bulunan iflas davası istemine ilişkindir. Konuyu düzenleyen 2004 sayılı İİK nın 178-179 ve 6102 sayılı TTK'nın 376.maddelerinde sermaye şirketlerinin herhangi bir icra veya iflas takibine maruz kalmadan temsilcileri tarafından borca batık durumda oldukları mahkemeye yapılacak bir başvuru ile iflasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir. İİK'nın 178. ve 179. maddesi uyarınca iflasa karar verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması gerekir. Aciz hali borçlunun ödeme araçlarından yoksunluğu nedeniyle, derhal ödemesi gereken para borçlarını ödemek konusundaki iktidarsızlığıdır, borca batıklıkta ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Borçlunun aciz hali ne kadar ağır olursa olsun (İİK.nun 178/III deki durum olmadıkça) kendi iflasını isteyen borçlu aciz halinde bulunduğunu ispat etmek zorundadır. İflas talebi üzerine mahkemede bilirkişi incelemesi yaparak iflas talebinin yerinde olup olmadığını belirler. Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançonda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Bunun için mahkemeye ibraz edilen bilanço üzerinde mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Borca batıklık, TTK’nın 324. maddesinde gösterilen şekilde varlıkların rayiç değerini belirlemek ve İİK’nın 178/1. madde ve fıkrasında belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlemelidir. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder. Bir sermaye şirketinin borca batıklık bildiriminde bulunarak iflasını istemesi halinde, bu durumun mahkemece re’sen tespiti gerekir. Bu tespitin yapılmasında, davacının sunduğu delillere ek olarak, mahkemece gerekli görülen diğer delillerin toplanması, bu kapsamda ilgisi görülen kamu kurumlarından alınacak bilgiler, yapılacak keşif ve mahkemece atanacak bilirkişilerce düzenlenecek raporlar da değerlendirilmelidir. Borca batıklığın tespitinde sadece davacının kayıtlarına değil, varlıklarının rayiç değerlerine de özellikle bakılmalı, bu noktada, konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulmalıdır. Dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak, borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir." (Bkz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin ... E. K. sayılı ilamı) İİK. 181. Maddesinde de, İİK. 159, 160, 164,165,166. Maddelerinin bu fasıl hükümlerine göre vukua gelen iflaslara da tatbik olunacağı ifade edilmiştir. İflas talebinin İİK'nın 178/2 yollaması ile 166. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmesi gerekir. İİK.nun 166/2.maddesi uyarınca yapılacak ilanın tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflası istenen kişinin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicil Gazetesinde yapılması gerekir. Tırajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınladığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren on beş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebinin, hakkındaki takipleri erteletmek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebini reddini isteyebilirler. Somut olayda, tırajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan ...ile 10/09/2018 ve Ticaret Sicil Gazetesinde 17/09/2018 tarihinde usulüne uygun ilan yapılmıştır. Davacı şirketlere ait olduğu bildirilen araçların ve taşınmazların aktif-pasif bilgisini gösteren kayıtlar dosya içine alınmış, şirket alacaklarının hangi amaçla nerede kullanıldığı davacılar tarafından izah edilemediğinden şirket alacaklarının davacı şirketlere aktarılmadığı kabul edilerek davacıların banka hesap dökümleri ilgili bankalardan celp edilmiş, davacı şirketler tarafından krediler kullanılarak üçüncü kişilere havale-ödeme yapıldığı şirket mal varlıklarının azaltıldığı özellikle tekrarlayan ve davacılar tarafından makul bir açıklama ve dayanak belge sunulamayan havalelerden ..., ..., ...isimli şirketlere gönderilen dövizlerin, davacı ... Şirketi şirket hesaplarından ..., ..., ..., ..., ... adlarına yapılan havalelerin gönderen şirketler aktifine dahil edilmiş, bilirkişi heyetince sunulan 04.03.2026 tarihli ikinci ek rapordan davacı şirketlerin bu durumda dahi güncel rayiç değerlere göre borca batık olduğunun ifade edildiği, davacı şirketlerin mal varlıklarının alacaklıları zarara uğratma kastıyla azaltıldığı anlaşılmakla birlikte davacı şirketlerin güncel rayiç değerlere göre borca batık durumda oldukları birbirini teyit eden teknik ve mali bilirkişi heyeti görüşlerinden anlaşılmakla İİK 178/1 ve İİK 179/1 maddesi gereği borçlu şirketlerin iflasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İİK 178/1 ve İİK 179/1 maddesi gereği ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ...ŞİRKETİ'nin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ'nin AYRI AYRI İFLASINA, İflasın 23/03/2026 tarihi saat 16:50 itibariyle açılmasına, İflas kararının İİK. 166. maddesinde belirtilen usulle ilanına, Kararın derhal ... İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-İflas avansının suçüstü ödeneğinden karşılanmasına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve müdahiller tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, davacılar vekilinin ve hazır bulunan müdahillerin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/03/2026

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/31, K. 2026/221, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-31-e-2026-221-k-9a1d2dfcf786