İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/305 E. 2025/883 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/305
- Karar No
- 2025/883
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/305 KARAR NO : 2025/883
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2023 KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacının dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete sattığı ürünler karşılığı 679,68 USD fatura kestiğini, alacağın tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğü'nün -----esas sayılı takip dosyası açıldığını ancak davalı tarafça takibe itiraz edilerek borcun bulunmadığını beyan ettiği, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını beyan ederek davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; usul ve esas yönden hukuki mesnetten yoksun davanın reddinin gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin ---- Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLER: ---- İcra Dairesi’nin ------ Esas Sayılı Dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.26.09.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış ve 21.03.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin davalı şirketten; Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 679,68 USD lik alacağı'nın bulunduğu, Davacının icra takibine konu ettiği faturaların davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, ve 8 günlük sürede herhangi bir itirazda bulunmadığı, Davalının Ticari defter ve belgeleri ---- bulunmadığından ; davalı şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Ancak ; Vergi daireleri tarafından mahkemenize gönderilen Davalı şirket BA Formlarında ; Davalı şirket tarafından NİSAN/2022 BA Formunda -----Şirketi 1 Adet KDV hariç 8.479,87 TL olarak bildirildiği görüldüğünden , davalı şirketin faturaları ticari defterlerine işlediği kanaatine varıldığı, Davalının Davacı şirket iade faturası düzenlemediği,Davacı tarafından takip ve dava konusu yapılan Fatura'nın Davacı şirket tarafından BS Formunda, davalı şirket tarafından BA Formlarına konu edildiği, Davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığından, dosya içerisinde de başka bilirkişi raporuna rastlanılmadığından, Tarafların defter kayıtları arasında farklılık bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir. Mahkememiz ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş 19.08.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davalının ticari defterlerin bulunduğu yer olarak beyan edilen ----- adresine 18.08.2025 günü saat 14:30 civarında gidildiği, ancak öncesinde mail aracılığıyla bilgi verilmesine rağmen belirtilen günde davalı şirket yetkilisine ulaşılamadığı, ibrazı istenen verilerle ilgili davalının mail aracılığıyla da geri dönüş sağlamadığı, bu nedenle davalı nezdinde inceleme yapılamadığı, Takibe konu davacının davalı adına düzenlediği 05.04.2022 tarih ------ seri numaralı 679,68 Usd tutarlı faturanın davacı nezdinde kayıtlı bulunduğu, Dosyaya celp edilen davalının 2022 yılı BA/BS formlarında davacıdan 1 adet karşılığı alınan 8.479,87 TL tutarlı faturanın kayıtlı bulunduğu,2023 yılı BA formlarında davacıdan alınan ya da davalı adına düzenlenen herhangi bir faturanın kayıtlı bulunmadığı, huzurdaki dava konusu fatura ile ilgili davacı adına düzenlenen herhangi bir iade faturasının yer almadığı, davacının düzenlediği faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belgenin dosya içeriğinde bulunmadığı, davalının kusurlu hizmet savunmasıyla ilgili dosya içeriğinde tespite elverişli herhangi bir belgenin de bulunmadığı, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde, 12.05.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 679,68 Usd olacağı sonucuna gidildiği, (Takip: 679,68 Usd) Takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 679,68 USD alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 679,68 USD alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 679,68 USD alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ---- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 679,68 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli usd mevduat hesabına ödediği değişen oranlarda döviz faizi İŞLETİLMESİNE, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 2.652,84 TL (icra tarihindeki miktar üzerinden 13.264,23TL*%20) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.329,53 TL harçtan, peşin yatırılan 269,85 TL harcın düşümü ile geri kalan 1.059,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 başvuru harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 157,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.196,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 19.463,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 8- 3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar dvacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.