İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/209 E. 2025/790 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/209
Karar No
2025/790
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/209 KARAR NO : 2025/790

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/03/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ----- Müdürlüğü hizmet sahasında, ----- adresinde 26.11.2021 tarihinde, davalı ----- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında Şirketimize ait fiberoptik kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, hasarın ardından, müvekkil şirket teknik elemanlarınca hasar durumu tutanakla tespit edildiğini, akabinde kamu hizmeti niteliğinde olan iletişim hizmetinin aksamaması için ivedilikle hasarın giderilmesi adına gerekli çalışmaların yapıldığını, şirketlerine verilen hasarlar nedeniyle, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarımızca hasarın tespit edildiğini, hasarın keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetvelinin düzenlendiğini, akabinde kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından zararın giderildiğini, zararın tazmini için alacaklarının tahsilini sağlamak amacı ile hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, taraflarınca ----- adresi için ------.İcra Müdürlüğü'nün----- dosyası üzerinden, ilamsız icra takibinin başlatıldığını, bu takiplere ilişkin olarak ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmiş olduğunu, davalının borcun tamamına itiraz ettiğini, Davalının haksız olan dava konusu ----.İcra Müdürlüğü'nün ------ no'lu dosyasında icra takibine itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de, karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Sayın mahkemede açılan iş bu davada müvekkili idareye hiç bir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğinden davanın esas yönünden de reddedilmesini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılmasının gerektiğini, davacıya ait tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesinin gerekmekte olduğunu, bu hususun açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varılabileceğinin mümkün olacağını, ----- Büyükşehir Belediyesi; müvekkili idarenin yanı sıra davacı kurum da dahil olmak üzere altyapı tesisleri olan tüm kurumlara göndermiş olduğunu, 30/09/1998 tarihli yazısında: “Alt Yapı Hizmetleri Yönergesine tüm alt yapı hizmeti veren tüm kurumların uyması gerektiğini ve “Tesis Üstüne Tesis Yapılamayacağını” belirtmiş olduğunu, davacının tesis üstüne tesis yapılamaz kuralını ihlal etmiş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkili idarenin kazı çalışması yapılırken davacının tesislerine hasar verildiğinin iddia edildiğini, bu nedenle davacıya ait kablolar ile müvekkili idarenin tesislerinin döşenme zamanının müzekkere yazmak suretiyle tespit edilmesini, Davacıya ait tesisler müvekkili idarenin tesislerinden daha sonra kurulmuş ise; davacı kurumun bu tesisleri döşerken Altyapı Hizmetleri Yönergesi gereğince müvekkili idareye de bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususlarında gelecek cevaplar neticesine göre kusur incelemesi yapılmasının gerektiğini, bu hususlar açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabileceğinin mümkün olacağını, işbu davanın savunmaları doğrultusunda reddine karar verilmesini, davacı tarafı yargılama giderleri ve ücreti vekâlet ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ----İcra Müdürlüğü'nün------ Sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 26.11.2021 tarihli altyapı kazı çalışması sonucu davacı şirket kablolarında meydana gelen hasarın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın,----- adresindeki davacıya ait kabloların 26.11.2021 tarihindeki kazı çalışmaları sırasında zarar görmesinden davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı, tutulacaksa ne kadar miktardan sorumlu olacağı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın Dosyanın elektrik mühendisi bilirkişi ile inşaat mühendisi bilirkişiye tevdine, karar verilmiştir, dosya üzerinde bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkeme tarafından, tarafımıza tevdi edilen ------ nolu, itirazın iptali konulu dosya muhteviyatı incelenmiş, tespitlerde bulunulmuştur. Dosya kapsamında bulunan Hasar Tespit Tutanağında; 26.11.2021 tarihinde ------ adresindeki -----ait tesise ----- tarafından hasar verildiği bilgileri bulunduğu, Dosya kapsamına sunulan hasar evrakları doğrultusunda toplam hasar bedeli olan 15.158,71 TL’nin tutarlı ve kadri maruf olduğu, Davacı tarafın tesis üstüne tesis yapılamaz kuralını ihlâl etmiş olma ihtimalinin değerlendirilebilmesi için; tesis vaziyet planları, tesis projeleri, uygulama planları incelenerek, tesis üstüne tesis yapılıp yapılmadığı, davacı tarafın tesisini projeye uygun olarak yapıp yapmadığı anlaşılabilmektedir. Bu hususlarda herhangi bir proje ve bilgi –belge sunulmadığı için teknik bir değerlendirme yapılamadığı, Hasar tespit tutanağı incelenmiş, malzeme ve işçilik bedellerinin ilgili tarih gözetilerek değerlendirildiğinde inşaai açından da uygun bulunduğu, Kazı yapılacak alanda kazı yapılmadan önce Altyapı Tespit cihazları ile alanda herhangi bir tesis olup olmadığının belirlenmesi ile kazı esnasında ortaya çıkabilecek olan hasarın engellenebileceğine, DAVALI ----- Genel Müdürlüğü’nün gerekli incelemeleri ve kontrolleri yaparak kazı çalışmalarına başlaması fenni ve teknik kurallara daha uygun olacağına, Davalı ------ Genel Müdürlüğü kazı çalışması öncesinde Altyapı Tespit cihazlarını kullanarak mevcut hattın yerini belirlemesi ve kazı esnasında mevcut tesise hasar vereceğini ön görüp projeyi buna uygun olarak revize edebileceği, Teknik inceleme ve değerlendirme kısmında belirtilen, dosya kapsamındaki hasar tespit tutanağı, fotoğraflar, şantiye defteri bilgileri ve hasar hususunda sunulan evraklar incelendiğinde hasarın onarımı için kullanılan emtiaların kullanılması gerektiği, Hasar Keşif Tutarı Formundaki, malzeme ve işçilik bedelinin, hasar onarımında kullanılan malzemeler, hasar tarihi ve döviz kurları dikkate alınarak Toplam Şirket Zararı: 15.158,71 TL olarak belirlenen tutarın kadri maruf olarak değerlendirildiği, Davalı taraf savunmasında işi bir müteahhit firmaya yaptırdığı için hasardan sorumlu tutulmaması gerektiğini iddia etse de kontrol ve yapım esnasında meydana gelen kusur ve hatalara dair yükümlülük işverene aittir. İşverenin yapılacak işi yapıldığı esnada kontrol etmekle yükümlü olduğu kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizin 05/03/2025 tarihli duruşması ile dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Sayın Mahkeme tarafından, tarafımıza tevdi edilen -----. nolu, itirazın iptali konulu dosya muhteviyatı incelenmiş, tespitlerde bulunulmuştur.İşçilik bedeli, hasar bedelinden çıkarıldığında hasar bedelinin 9.480,98 TL olarak hesaplandığı, davalının işçilik bedeli noktasındaki Yargıtay içtihatlarının göz önünde bulundurulması talebinin hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, Dosyaya sunulu belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacı tarafından hasarın gerçekleştiği yerde kablo olduğunu bildirildiği, Davalı ------ tarafından ise yapılan çalışmalar esnasında Davacı görevli personelden işbu konu ile ilgili bilgi alması durumunda hasara engel olunabileceği, Kazı yapılacak alanda kazı yapılmadan önce Altyapı Tespit cihazları ile sahada herhangi bir tesis olup olmadığının belirlenmesi ile kazı esnasında ortaya çıkabilecek olan hasar ve zaiyatın engellenebileceği, Davalı ------ Genel Müdürlüğü’nün kazıdan önce, gerekli incelemeleri ve kontrolleri yaparak kazı çalışmalarına başlaması fenni ve teknik olarak daha uygun olacağı, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK ’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; ------adresinde 26.11.2021 tarihinde davalı ----- yüklenicisi tarafından yapılan altyapı atıksu-yağmursuyu kazı çalışmaları esnasında ------ ait kablo ve güzergahın hasara uğradığı, bu hasarlar sonucu davacı şirkette toplam 15.158,71 TL değerinde zararın oluştuğunu iddia ederek davalı taraf aleyhine icra takibi başlatıdığı, davalının takibe itiraz etmesi sonucu eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ise davacı iddialarını inkarla, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceği savunması ile davanın reddini talep etmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama ile, ilgili kurumlara müzekkere yazılmış, ilgili evraklar dosya arasına alınmış, tanıklar dinlenmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Ayrıca, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince maddi tazminatın kapsamı gerçek zarar ile sınırlıdır. Mal varlığına yönelik haksız eylemlerde gerçek zarar, mal varlığının haksız eylemden önceki durumuna gelmesi, bir başka anlatımla haksız eylem meydana gelmemiş olsa idi ne durumda olacak ise o duruma getirilmesi için gerekli olan tutardır. Bu durumda, mal varlığında meydana gelen fiili eksilmenin yanında haksız eylem meydana gelmese idi mal varlığın olacağı durumdur.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Eldeki dava da, davacının davalıların kazı çalışması sırasındaki kusurlu eylemleri sebebiyle kablo ve alt yapı tesislerine zarar verdiğinin ve oluşan zarardan davalıların sorumlu olduğunun ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü davacı taraftadır.Davalı taraf her ne kadar eldeki davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de yerleşik yargı içtihatları uyarınca eldeki dava haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış olup, mahkememiz davaya bakmakta görevli olduğundan bu itirazı mahkememizce yerinde görülmemiştir. Yine davalı taraf davanın kendilerine değil sözleşme gereği davadışı yüklenici firmaya yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de davalı ve yüklenici arasına yapılan sözleşmenin, sözleşme taraflarını bağlayacağı, davacının bu sözleşme ile bağlı olmadığı mahkememizce kabul edilmiş, davanın davalıya yöneltilebileceği kanaati ile davanın esasına geçilmiştir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının kazı çalışmaları sırasında davacıya ait alt yapı ve kablolara zarar verdiği, bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının zararının 15.158,71 TL olduğu, davalı taraf her ne kadar işçilik bedelinin düşülmesi gerektiği savunmasında bulunmuş ise de dava dilekçesi ekindeki fatura dikkate alındığında; davacı tarafın hasarı kendi elemanlarına değil üçüncü bir şirkete yaptırdığının anlaşılması nedeni ile hasar tutarının tamamının davalıdan talep edilebileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Bununla birlikte; davacı ile davalının tacir olmaları ve zararın ticari işletmelerinden kaynaklanmış bulunması nedenleri ile hüküm altına alınan tazminata istem de göz önüne alınarak haksız eylem tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceği, açıklanan nedenlerle davacının davalı aleyhinde başlattığı takipte haklı olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın haksız fiil hukuksal nedenine dayalı olup likit olmaması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceği gerekçesi ile davacının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE; davalının -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.175,00 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 747,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 882,00 TL tebligat, müzekkere ücreti olmak üzere toplam 8.882,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, 6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 17.200,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/209, K. 2025/790, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-209-e-2025-790-k-ebdf27d8733b