İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/289 E. 2024/289 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/289
Karar No
2024/289
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/289 Esas - 2026/377 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/289 Esas KARAR NO : 2026/377

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI :.... VEKİLİ : Av. ....

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 07/05/2024 KARAR TARİHİ : 04/05/2026 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 7. Genel İcra Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan takipte müvekkiline gönderilen icra emrine karşı müvekkili tarafından itiraz edildiğini ancak takip kesinleşmiş olduğundan ve mirasçı sıfatıyla dosyaya eklendiğinden bahisle cebri icra yoluna devam edildiğini ve müvekkilinin hesaplarına ve maaşına haciz konulması amacıyla işlemlere devam edildiğini, takibe konu borcun müvekkilinin babası ve abisi ile birlikte sahibi oldukları firmadan kaynaklanan kredi borcuna istinaden T... A.Ş.'nin TMSF'ye devredilmiş, varlık şirketlerine devredilmiş ve son olarak takibe konu alacak ...Anonim Şirketi'ne temlik edilmiş olup, müvekkiline karşı yürütülen işlemlerde bu kuruluş tarafından gerçekleştirilmekte olduğunu, borcun doğum tarihi dikkate alındığında alacağın zaman aşımına uğradığını, TMSF alacakları yönünden zamanaşımı süresinin 20 yıl olarak belirlendiğini, davaya konu icra takibinin defalarca takipsiz bırakılmış ve yenilenmek suretiyle işlemlere yeniden başlandığını, yapılacak inceleme neticesinde alacağın zaman aşımına uğradığının rahatlıkla tespit edilebileceğini, bununla birlikte; takip talebinde asıl borcun 18.871,47 TL belirtildiğini ancak %250 temerrüt faizi, %5 gider vergisi talep edildiğini, gelinen noktada 07/03/2024 tarihinde yapılan dosya hesabında 1.212.556,58 TL faiz ve 1.047.935,87 TL bakiye borç hesaplandığını, bu faiz oranının da açıkça kanuna aykırı olduğunu, davalı yanın varlık yönetim şirketi olup asıl borcu zaten çok düşük bedellerle temlik aldığını, takip dosyasında tahsilatlar mevcut olup, tüm borcun ödendiğini düşündüklerini, ancak açıklandığı üzere kanuna aykırı olarak uygulanan faiz oranları neticesinde, haksız ve kötü niyetli olarak takibe devam edildiğini, borcun doğum tarihinde müvekkilinin henüz 3 yaşında bile olmayıp, her halükarda borcun zaman aşımına uğradığını, işbu sebeplerle; müvekkilin borçlu olmadığı, alacağın zaman aşımına uğradığı ve her halükarda uygulanan faiz oranının yasaya açıkça aykırı olduğunu işbu dilekçeyle menfi tespit davası açmak zarureti hasıl olduğunu beyan ederek, öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, ... 7. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/40082 E. Sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; ... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2023/40082 Esas sayılı dosyası ile sürdürülmekte olan ilamsız icra takibi neticesinde dosya borçlusu Münür Kayış'ın vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine, takibe yasal mirasçılara karşı devam edilebilmesi maksadıyla veraset ilamı alınarak davacının takibe dahil edildiğini, davacıya usulüne uygun mahiyette muhtıra tebliğ edilmiş, davacı tarafından icra dosyasına itiraz dilekçesi sunulmuş ise de, takibin davacı yönünden durdurulmasını gerektirecek şekilde mirasın reddi kararısunulmadığını, bir diğer deyişle davacının itiraz dilekçesinde takibin durdurulmasını gerektirecek somut ve yasal bir dayanak ortaya konulmadığını, nitekim İcra Müdürlüğü tarafından da takibin durdurulmasını haklı kılacak mirasın reddi kararının sunulmadığından bahisle talebn reddedildiğini, müvekkili şirketin %100'ü TMSF'ye ait olup müvekkilinin, 5411 Sayılı Bankacılık Yasasının ilgili 143/4 maddesi uyarınca fonun sahip olduğu tüm hak ve yetkileri haiz olup, bu meyanda müvekkili şirket hakkında mezkur kanunun 141. Maddesi uyarınca yirmi yıllık zamanaşımı süresinin uygulama alanı bulacağını, nitekim müvekkil şirketin alacaklarının 20 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu hususu davacı tarafından da belirtildiğini, dolayısıyla bu konuda da herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, öncelikle icra takibinin derdest olup, takip işlemlerinin sürdürüldüğünü, borcun sona erdiği anlamına gelmemek kaydıyla dosyada muhtelif tarihlerde tahsilat da yapıldığını, Takip hukuku kapsamında icra dosyasında tahsilata yönelik yapılan işlemlerin zamanaşımını keseceğini, işbu sebeple davacının zamanaşımı def'i'ne değer atfedilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından kesin bir kanı olmamakla birlikte, bugüne kadar dosyada yapılmış olan tahsilatlar kapsamında borcun sona erdiğinin muğlak ifadelerle ortaya atıldığını, İcra dosyasının incelenmesi neticesinde dosya borcunun sona ermediği, İcra Müdürlüğü tarafından 07.03.2024 tarihli dosya hesabı raporu ile bakiye alacağın kaldığının açıkça görüleceğini, öte yandan müvekkil şirketin varlık yönetim şirketi olduğundan bahisle alacağı düşük bedelle temlik almış olduğunun ileri sürülmesinin de farazi bir çıkarımdan öteye gidemeyeceği gibi bu iddianın dosya kapsamı ile ilişkisinin anlaşılamadığını, TTK m.8/1'de bu husus ''Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir'' şeklinde belirtilmiş olup, taraflar arasındaki işin ticari iş olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığını, dolayısıyla faizin kararlaştırılması noktasında, sözleşme özgürlüğü ilkesi gereğince Türk Ticaret Kanununun ilgili 8/1. maddesi uygulama alanı bulacağını, bununla birlikte uygulamada TMSF'den devredilen alacaklarda ticari kredi faiz oranına 50 puan eklenerek bulunacak faiz oranı üzerinden temerrüt faizi işletilmekte olup, bu husus taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinde mevcut olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirket tarafından icra takibine konu asıl alacağa işletilen faiz oranı ile işlemiş faiz bedelinde yanlışlık söz konusu olmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek şartlar oluşmadığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, mahkemenizce, icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine şeklinde tedbire hükmedilmiş ise de davacı tarafından dosyaya herhangi bir tahsilat yapılmadığını, mevcut icra dosyasında önceki dönemlere ilişkin tahsilatlar bulunduğunu söz konusu tahsilatların diğer dosya borçlusu Yüksel Kayış tarafından ödendiğini beyan ederek; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarımızın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Dava banka tarafından kullandırılan kredi nedeniyle başlatılan icra takibine borçlu olmadığının tespiti istemine ilşkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 150. maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.(HMK 150/1.) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK 150/6.). Aynı yasanın 320/4. Maddesi uyarınca ise; basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Somut olayda; eldeki davanın 07/02/2025 tarihli celsede takipsiz bırakıldığı ve mahkememizce dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği akabinde davacı vekilinin 24/02/2024 tarihli dilekçesine konu yenilenme talebi doğrultusunda dosya yenilenerek davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, devam eden süreçte 04/05/2026 tarihli celsede davanın yeniden takipsiz bırakıldığı görülmüştür. Basit yargılama usulüne tabi olan eldeki davanın yenilenmesinden sonra tekrar(ikinci kez) takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın HMK 150/2 md uyarınca 2. Defa takipsiz bırakıldığından DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 17.896,13 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 17.164,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA 6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2026

Katip ....

Hakim ....

BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/289, K. 2024/289, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-289-e-2024-289-k-70258c77a91e