İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/286 E. 2025/292 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/286
Karar No
2025/292
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/286 Esas - 2025/292

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2024/286 KARAR NO : 2025/292

DAVA : Marka Tecavüzü, Durdurulması, Giderilmesi, Önlenmesi DAVA TARİHİ : 24/06/2024 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 Yazıldığı Tarih: 15/07/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: müvekkili şirket ...., ülkemiz dahil olmak üzere geniş coğrafyada “...” markalarının sahibi ve sosyal medya ve yazılım sektöründe dünyanın en önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, müvekkilinin, yaratıcısı olduğu ..., ..., ...., ...., .... teknolojileri ile milyarlarca kullanıcıya günlük olarak ulaşıp ürünlerini “....” altında tanıtıp sunduğunu, Müvekkilin başta ... olmak üzere, ülkemizde çok sayıda tescilli markasının olduğunu, davalının, müvekkilinin ... markaları başta olmak üzere birden fazla markasını izinsiz ve hukuka aykırı şekilde, kendisine haksız menfaat sağlamak amacıyla kullandığının öğrenildiğini, davalının, müvekkilinin ... markaları aleyhine ihlal teşkil eden ... ... ibaresini, müvekkilinin efektif ve yoğun faaliyet gösterdiği sektörde ticarete konu ettiğini, davalının bu kullanımının yanı sıra, müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına marka haklarına sahip olduğu işaretleri (... markalarına özgü ve Türkiye’de tescilli ... markaları), müvekkilden alınan hiçbir izin, muvafakat veya lisans olmadan hukuka aykırı şekilde kullandığını, davalı, ... ... ibaresini, müvekkil markalarına doğrudan atıfta bulunarak kullanıp ticarete konu ettiğini, davalının, müvekkil markaları ile arasında ilinti olduğu izlenimi yaratmaya çalıştığını, müvekkilinin sunduğu teknolojilerin sahip olduğu itibardan yararlanarak ticari kazanç elde etmeye çalıştığını, davalının faaliyet gösterdiği sektörün, müvekkilinin ... nezdinde kayıt altına alınan markalarının kapsamıyla doğrudan örtüştüğünü, Davalının müvekkilinin birden fazla markasını izinsiz kullandığını, müvekkilinin ülkemiz de dahil olmak üzere çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş nezdinde, ... ve ilintili markalarının (... logo, Baş parmak) tescilli korumasına sahip olduğunu, buna karşın, davalının, müvekkiline ait markaları kendi verdiği hizmetleri pazarlamak amacıyla ve izinsiz bir şekilde kullandığını, davalının, müvekkili adına tescilli Başparmak yukarı ve ... logo işaretlerini aynen kopyalamak suretiyle kullanması esasen kötüniyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu, bu kullanımın, davalının açık kötü niyeti yanı sıra, müvekkilin çok sayıda markasını hedeflediğini de gösterdiğini, Davalının, 3 Ocak 2023 tarihinde ... sayı ile bir marka başvurusunda bulunarak “ ... ...” ibaresini 9. Sınıfta yer alan mallar bakımından tescil ettirmek üzere ...’na başvurduğunu, ne var ki, konu markanın başvuru kapsamı ile davalının markasını kullanımının örtüşmediğini, zira ... ana unsurlu bu marka, 09. Sınıf mallar için değil farklı sınıflara isabet eden ve özellikle 42 ve 45.sınıfta yer alan hizmetler bakımından tescilsiz kullanıldığını, Müvekkili ...., iştirak şirketleriyle birlikte dilekçede belirttikleri markalar ve “...” ibareleri üzerinde esas hak sahibi olduğunu, belirterek Müvekkili adına ... nezdinde kayıtlı ..., , ... ...., ... ...., ... ...., ... .... markaları dikkate alınarak; Bunun yanı sıra müvekkilinin Kurum nezdinde önceden tescilli markalarından kaynaklı haklarına yönelik tecavüz fiillerinin tespitini, durdurulmasını ve giderilmesini; Davalının, müvekkilin marka haklarına yönelik tecavüz teşkil eden internet sitesi ve her türlü mecradaki kullanımlarının yasaklanmasına ve önlenmesini; (Davalının, müvekkilin marka haklarına ihlal teşkil eden ... sayılı markasının hükümsüz kılınmasına, bu markanın kullanımının dava sonunda önlenmesine;) Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalılara yüklenmek suretiyle karar verilmesini, müvekkilinin, fikri mülkiyet ihlallerinden kaynaklanan zarar ziyan tazmin hakları saklı kalmak kaydıyla, vekil sıfatıyla, dava ve talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 13/03/2025 tarihli UYAP tan gönderdiği dilekçe ile ... sayılı marka ile ilgili hükümsüzlük talebinde bulunmadığı yönünde dilekçe sunduğu görülerek Ön inceleme duruşması yapılana kadar iddia ve savunma değiştirebileceğinden bu davanın sadece davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Tecavüzü Tespiti, Durdurulması, Giderilmesi, Önlenmesi istemli bir dava olduğu, tespit edilip hükümsüzlük konusu uyuşmazlığa dahil edilmemiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı, ancak vekil görevlendirdiği, vekili duruşmada dava konusuz kaldığından davanın reddini talep etmiştr. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10.01.2017 yürürlük ) Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. ...) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer almaktadır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın 10 ve 11. Sayfada belirtilen tescilli markalarına bağlı hakkının dava taraf kullanımı nedeniyle marka ihlali oluşup oluşmadığı, buna bağlı tespit, durdurma, giderme, yasaklama, önleme yönündeki davacı taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın; .... sayılı ... ibareli, ... sayılı ... ibareli, ... sayılı ... ibareli, .... sayılı ... ibareli,.... sayılı ...+... ibareli , ... sayılı .... ibareli tescilli markaları olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Ön inceleme sonrasında tahkikat aşamasında alınan 04/06/2025 tarihli Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "Davalının kullandığı ...+... ... markasının ...+ ... şeklindeki afiş kullanımın davacı adına .... sayı ile tescilli ... , .... sayılı , .... sayılı , .... sayılı ve ... sayılı markaları ile karıştırılma ihtimaline yol açtığı, diğer bir deyişle davalının yukarıdaki kullanımlarının davacı adına .... sayı ile tescilli markalardan doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. Davalı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Davacı taraf iddiasında .... sayılı ... ibareli, ... sayılı ... ibareli, ... sayılı ... ibareli, ... sayılı ... ibareli,... sayılı .... ibareli , ... sayılı ....ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafça iş yerinde satılan ürünlerde marka tecavüzü oluşturacak şekilde kullanıldığını ileri sürmektedir. Tahkikat aşamasında alınan 04/06/2025 tarihli Bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE " davalının kullandığı ... markasının ...+ ... şeklindeki afiş kullanımın davacı adına ... sayı ile tescilli ... , ... sayılı , .... sayılı , ... sayılı ve ... sayılı markaları ile karıştırılma ihtimaline yol açtığı, diğer bir deyişle davalının yukarıdaki kullanımlarının davacı adına ....ve ... sayı ile tescilli markalardan doğan hakları ihlal ettiği " şeklinde tespit ve kanaate mahkemece de iştirak edilerek davalının bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılarak ve dava kabul edilerek " Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı ihlalinin durdurulmasına, giderilmesine, " şeklinde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı ihlalinin durdurulmasına, giderilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı; 14.000 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 14.507,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı firma vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/07/2025

Katip .... E-imza

Hakim .... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/286, K. 2025/292, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-286-e-2025-292-k-47d61cf10447