İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/2561 E. 2025/965 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/2561
Karar No
2025/965
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/20 Esas - 2025/684 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/20 Esas KARAR NO : 2025/684 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2022 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesi ile özetle; davacı ile davalı borçlu ...... arasında bir kısım güneş paneli ve diğer ürünlerin alım satımı noktasında ticari ilişki bulunduğunu, icra takibine dayanak faturaların davalı borçlu firmaya gönderildiği ve karşılığında bir kısım ödemeler alındığını, ancak, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere bakiye 11.665,65 USD borcun halen ödenmediğini, bu sebeple Sakarya 3. İcra Müdürlüğün 2021/6435 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış, takipte ödeme emri 02.08.2021 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlu, borcunu ödemediğini 05.08.2021 tarihinde takip konusu alacağa, ferilerine ve yetkiye haksız itiraz ederek takibi durduğunu, bu sebeplerle davalı borçlunun Sakarya 3. İcra Müdürlüğün 2021/6435 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalıya alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödettirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile özetle; Davalı şirketin adresinin Bursa olduğunu, işin yapıldığı yerin de Bursa olduğunu, yetki hususunda itirazlarını tekrar ettiklerini, davanın Yetkili Mahkeme olan Bursa İline gönderilmesi gerektiğini, Davalının Bursa ilinde ....firması ile güneş enerjisi paneli kurulumu konusunda anlaşma imzalandığını, Bu anlaşma doğrultusunda yapılacak hizmet için davacı firmadan bir kısım güneş paneli vs ürünlerin alımı konusunda anlaşıldığını, anlaşma doğrultusunda dilekçemizin ekinde sunulan teklif formunda belirtilen şekilde 900Kw lik Fotovoltaik Panel 335 W 60 M ve 2687 miktarlık panel alımı konusunda anlaşıldığını, davacı tarafından ödemeler yapıldığını, bir süre sonra tedarik konusunda sıkıntılar yaşandığını, firmanın başka bir firma ile anlaşma yapmak zorunda kaldığını, davacının kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını davanın reddine karar verilmesini taleple dava etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; faturaya dayalı alacağı ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında, itiraz dilekçesinde akdi ilişkiye ilişkin açıkça itiraz edilmediğinden, akdi ilişki hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; Mahkememizin ve Sakarya İcra Müdürlüğünün takibe yetkili olup olmadığı, yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatının koşullarını oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller: Sakarya 3. icra Dairesi'nin 2021/6435 Esas sayılı dosyasının bir sureti Uyap Sistemi Üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmış, Bursa Vergi Dairesinden ve Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesinden BS BA kayıtları celp edilmiştir SMMM Bilirkişisi ....08/11/2022 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Davalı ......'nin 2020 yılında aldığı fatura toplamı 4.056.334,69 TL, ödediği 2.332.963,99 TL, aradaki farkın 1.723.370,70TL olduğu, bu tutardan 31.158,17 TL iade faturası ve 60.682,24 TL toplam 91.840,41TL nin düşülmesinden sonra 31.12.2020 bakiyesinin 1.631.,530,29 TL alacak olarak gerçekleştiği, 2021 yılında yapılan ödeme tutarının 494.347,50 TL olduğu, 1.367 adet gelmeyen panelin iade faturasının kesilmesi ile 1.084.440,44 TL nin cari hesaptan düşüldükten sonra 31.12.2021 bakiyesinin 52.742,35 TL alacak olarak gerçekleştiği, Davalı .....'nin 2020-2021 yılı yevmiye Defterinde faturaların kayıtlı olduğunun görüldüğü, Davacı ...... Davalı ....'den 30.06.2022 tarihi itibariyle 52.742,35 TL alacaklı olduğu, kur değerlemesi yapılması nedeniyle 136.666,00 TL Kambıyo Zararından kaynaklı 189.408,35 TL olarak Davacı Mir Solar Enerji Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin alacak bakiyesinin oluştuğu, Davalı .....'nin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun yapıldığı,.....'nin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu..." şeklinde, SMMM Bilirkişisi ....31/10/2022 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 148.364,36 TL alacaklı olduğu, Davacı defterlerinde yer alan alacak tutarının 31.12.2021 tarihli merkez bankası alış kuru ile 11.432,43 USD olduğu, döviz cinsinden yapılan hesaplamada alacak tutarının 11.665,65 USD iken yapılan düzeltme kaydı ile bu tutarın 233,22 USD azaltıldığı,..." şeklinde raporları Mahkememize ibraz edilmiştir. Mahkememizin 30/03/2023 Tarih ve 2022/704 Esas - 2023/213 Karar Karar sayılı ilamı ile "Davanın KISMEN KABULÜNE, Sakarya 3. İcra Müdürlüğü 2021/6435 Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 11.392,16-USD asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı takibe yapılan itirazda kısmen haklı çıktığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ..." karar verilmiş, taraf vekilleri tarafından dosya istinaf edilmiş, Sakarya Bölge Adliyesi 7. Hukuk Dairesinin 27/12/2024 tarihli kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya üzerinde yeniden yargılama yapılmakla Mahkememizin 2025/20 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar: Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2025 Tarih 2024/2561 E. 2025/965 K. sayılı ilamında, "mahkemece hüküm altına alınan yabancı para üzerinden takip tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre TL karşılığının %20’si bulunmak suretiyle davacı lehine 140.518,90 TL icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2024 Tarih 2023/4356 E. 2024/1873 K. sayılı ilamında, "...alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatı verilmesi gereğine..." belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2025 Tarih 2024/5339 E. 2025/2025/4951 K. sayılı ilamında, "...yabancı para cinsinden açılan davalarda vekalet ücretinin yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı esas alınarak takdir edilmesi gerekirken..." belirtilmiştir. Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamalarına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27/11/2013 tarihli ve 2013/13-372 E., 2013/1606 K. sayılı kararı). İİK’nın 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. HMK’nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır. İcra takibinin yapıldığı ve eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 89. maddesinde ise borcun ifa edileceği yer düzenlenmiştir. Buna göre; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir”. Kısaca özetlemek gerekirse, HMK’daki yetki kuralları ilamsız icra takiplerinde kıyasen uygulanır. İtirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlar da öncelikle incelenmelidir. HMK’nın 6. maddesine göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, sözleşmeden doğan para borçlarının takibi için başlatılan takipte sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler: Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve asıl alacak yönünden itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde davaya konu borcun bulunmadığını beyan ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, tarafların incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduklarının ve davaya konu faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde yer alan alacak tutarının 31.12.2021 tarihli merkez bankası alış kuru ile 11.432,43 USD olduğu, davalı ......'nin 01.01.2022 resmi defter kayıtları açılış bakiye borcunun 11.392,16 USD olduğu, davalının faturaları ticari defterlerine 2020 yılı içerisinde kaydettiği ve 01.02.2022 tarihinde malların teslim alınmasından uzun bir süre sonrasında ayıp ihbarında bulunduğundan ayıp iddiasının reddi gerektiği ve dolayısıyla da davacının alacağını kısmen ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, alacağın likit olduğu, bu nedenle de davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce hüküm altına 11.392,16 USD'nin takip tarihi olan 13/07/2021 tarihindeki TCMB efektif satış kuru olan 8.6318.-TL'nin karşılığı 98.334,85.-TL olduğu mahkememizce resen hesaplanmıştır. HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere): 1-Davanın kısmen KABULÜ İLE, Davalının Sakarya 3. İcra müdürlüğünün 2021/6435 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, Takibin 11.392,16 USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği, en yüksek faiz oranının uygulanması sureti ile fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsili şeklinde devamına, 98.334,85.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince icra takibine konu edilen 11.392,16 USD'nun karar tarihi olan 16/10/2025 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00-USD=41.91-TL'dan olmak üzere hesaplanan kabul edilen dava değeri 477.445,42-TL üzeriden alınması gereken 32.614,30.-TL harçtan peşin alınan 3050,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 29.563,71-TL harcın davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen 11.392,16 USD''nun dava tarihi olan 25/07/2022 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00 USD=17,86-TL'dan olmak üzere hesaplanan kabul edilen dava değeri 208.348,50-TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen 273,49 USD''nun dava tarihi olan 25/07/2022 tarihi itibari ile TCMB'nca belirlenen döviz efektif satış kuruna göre 1,00 USD=17,86 TL'dan olmak üzere hesaplanan reddedilen dava değeri olan 4.884,53-TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 4.884,53-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 3.050,59-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 3.131,29TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 1.900,00-TL Bilirkişi ücreti, 229,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.129,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.079,58-TL'lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra gider avansını yatıran tarafa iadesine, 8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md. taraflara tebliğine, 9-Arabuluculuk ücreti olan 1320 TL'nin 1.289,05-TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzünde (E - Duruşma Vasıtasıyla), davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/10/2025 Katip E-imzalıdır. Hakim E-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/2561, K. 2025/965, T. 01.02.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-2561-e-2025-965-k-a948047e5973