İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/256 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/256
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/256 Esas KARAR NO: 2026/36 DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ: 22/11/2024 KARAR TARİHİ: 17/02/2026 MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ---- ESAS SAYILI DOSYASI DAVA: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 22.04.2025 KARAR TARİHİ: 17.02.2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini, Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----------- döneminde imza attığı yapımların çoğu bakımından o dönem var olmayan haklarını doğal olarak devretmemiş olduğunu, hatta çoğu yapımda yazılı bir sözleşme dahi akdetmemiş olduğunu, buna rağmen müvekkilinin ismiyle ve performansıyla ünlenen bu yapımların, on yıllardır çeşitli suretlerde müvekkilinin izni olmaksızın kullanılmış olduğunu, müvekkilinin ise bu kullanımlardan en ufak karşılık elde edememiş olduğunu, -------- döneminde icracı sanatçı olarak sinema yapımlarında rol alan oyuncular bakımından FSEK m. 51. hükmünün kıyasen uygulanması sonucunda henüz mevcut olmayan hakların, o dönem yapılan bir sözleşmeyle devredilmiş olamayacağını,---- tarihli ilamıyla sabit hale gelmiş olduğunu, ---- tarihinde FSEK m. 80. hükmü altında icracı sanatçılara tanınan haklar ve anılan içtihat uyarınca --------- ilişkin olarak yapımcıların veya iyi niyetli olup olmadıklarına bakılmaksızın üçüncü kişiler (FSEK m. 54/1) tarafından icracı sanatçının komşu hakları bağlamında bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra gerekli izinleri alınmadan (FSEK m. 80/I-1-a, b) yapılan umuma iletme, erişime açma, çoğaltma ve genel itibarıyla yayma faaliyetleri, icracı sanatçının mali haklarına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, müvekkili --------- bakımından yapılan araştırmalar ışığında müvekkilinin başrol olarak yer aldığı ----tanınan birçok yapım bakımından davalı yan ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını ve bulunamayacağını, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin ------- anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52. hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağını, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak müvekkilinden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için ---- tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığını, sinema salonlarında gösterimleri sonlanmış olmasına rağmen bu yeni teknolojilere dayanan yayma yöntemleri üzerinden davalı yanca ciddi gelirler elde edilmiş olduğunu, anılan kullanımlardaki hukuka aykırılığın tespiti için işbu davanın açılması gerektiğini, ------- sayılı kanunda yapılan değişiklikler sonucunda FSEK’in eser sahibinin haklarına komşu hakları düzenleyen 80/I-1-A hükmü ile, icracı sanatçılar olarak oyuncular lehine bir dizi mali hak ortaya konulmuş olduğunu, müvekkille davalı yan arasında anılan yapımlarla ilgili olarak yazılı bir sözleşme bulunmadığından, var olduğu öne sürülse dahi müvekkilinin ileride ortaya çıkmış komşu haklarının bu sözleşmenin yapıldığı tarihte devredilmiş olmasının mümkün olmadığını, ayrıca TBK m. 19 kapsamında gerçek iradenin gözetilmesi bakımından bugün elde edilen gelir biçimlerini kapsayamayacak olmasından ve dahi hakkaniyet ile genel ahlaka aykırılıkla hükümsüz olacağını, dolayısıyla komşu haklara dair yasal düzenlemenin vazedilmesinden sonra müvekkilinin bu hakları bakımından icracı sanatçı sıfatıyla vermiş olması gereken izinler alınmadan yapılan kullanımların hukuka aykırı olduğunu, ortaya çıkan hak ihlallerinin işbu davanın açılması gereğini ve anılan kullanım biçimlerinin her birinin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesi gereğini doğurmuş olduğunu, bu nedenlerle ve tecavüzün men’ine, ref’ine, maddi ve manevi tazminata, iadeye, FSEK m. 71 bağlamında cezai süreçlere başvurulmasına, vekaletsiz iş görme hükümlerine ve her türlü fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davanın kabulünü, müvekkilinin icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının hukuka aykırılığının tespitini, müvekkilinin EK-2 suretinde yer alan icralarının içerildiği yapımların, komşu hakların devredildiği bir sözleşmenin yokluğundan yahut varsa dahi bu sözleşmenin geçersizliğinden ötürü herhangi bir surette davalı yanca kullanılmasının ref’ine ve menine, müvekkilin icracı sanatçısı olduğu eser işletim belgelerinden görülebilen yapımlardan, davalının uhdesinde veya tasarruf yetkisinde bulunanların, bunların üçüncü kişilere devrinin, ruhsat/lisanslanmasının ve tasarruf mahiyetinde sair biçimlerde kullandırılmasının tedbiren durdurulmasını ve önlenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Birleşen Mahkememizin----dosyasında özetle; müvekkilinin başrol olarak yer aldığı ve----------- olarak tanınan birçok yapım bakımından, davalı yan ile müvekkili arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığı ve bulunamayacağı, bir sözleşmenin varlığı öne sürülse dahi davalı yanın gelir elde ettiği mevcut yayma biçimlerinin --------- anılan dönemde ilgili teknolojilerin mevcut olmamasından ve sözleşmelerin yalnızca sinema salonlarında gösterime ilişkin olmasından ötürü ilgili sözleşmelerde FSEK m. 52 hükmünün gereği gibi anılmış olamayacağı, münhasır bir sözleşmeden bağımsız olarak, müvekkilden icracı sanatçı sıfatıyla bu kullanımların gerçekleştirilmesi için ---- tarihinden sonra bu kullanımlara ilişkin yeni komşu hakları doğrultusunda alınmış olması gereken izinlerin alınmadığı ortaya çıkmıştır. Bunlar ışığında, sinema salonlarında gösterimleri sonlanmış olmasına rağmen, bu yeni teknolojilere dayanan yayma yöntemleri üzerinden davalı yanca ciddi gelirler elde edilmiş, anılan kullanımlardaki maddi ve manevi zararların tazminine için karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacının rol aldığı filmler içinde sadece ----- isimli iki adet filmin yapımcısı, eser ve mali hak sahibi olup diğer -------- filmler ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin sadece bu iki adet sinema eserini ve sahip olduğu haklar çerçevesinde ticari olarak kullandığını, müvekkili şirketin yapımcısı olduğu filmleri ticari kullanımının hukuka uygun olduğunu, ------- yıldan uzun süre içinde ---- tarihinden önce üretilmiş sinema eseri sahiplerinin icracı oyuncudan izin almasına gerek olmaksızın (FSEK m.80/2 de tanımlanan) “bağlantılı hakları” -kanunun yürürlüğe girmesi ile kendiliğinden- kazanacağı, oyuncunun haklarını yapımcıya devretmiş sayılacağı şeklinde yorumladığını ve uyguladığını, davalının filmlerinın televizyonda yayınlatması ve/veya ticari olarak kullanmış olmasının, kesinleşmiş yargı kararları ile yapımcıya aidiyetini kabul ettiğini, “bağlantılı haklar” dahil fikri mülkiyet haklarını kullanmış olmaktan ibaret olduğunu, müvekkilinin meri kanunlara ve mahkeme kararlarına tam da uygun olarak (bizzat film üretimi ile ve üreten yapımcıdan aslen iktisap sureti ile) mali haklar ve bağlantılı haklar yani -----kazandığını, ------ yorum ve uygulamada 20 küsür yıl aradan sonra yorum ve görüş değiştirdiğini beyanla öncelikle, Bu davanın sadece bir “tespit” davası olup “alacak” veya “tazminat” talebi içermediğinden, 3. şahıslara gönderilecek müzekkerelerde mali hususların bildirimi ve/veya mali hususlar içeren bilgi ve belge istenmemesini, istenmiş ise geri çağrılmasını, gelmiş ise mali bilgi içeren belgelerin dosyadan çıkarılmasını; b) müvekkili davalının delil olarak dayandığı mahkeme kararlarının örneklerinin ve kesinleşme bilgilerinin mahkemelerinden istenmesini; (Bu kararlar şunlardır:) --------- Örnekleri istenecek mahkeme kararlarında görüleceği üzere, müvekkilinin davalının iddia edilen eylemi, kesinleşmiş yargı kararları ile mali haklarına ve bağlantılı haklarına sahip bulunduğu filmleri ticari olarak kullanmaktan ibaret olmakla “hukuka uygunluk” sebebiyle davanın red edilmesini; d)Türk Borçlar Kanunu m.63 uyarınca, “Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile, hukuka aykırı sayılmaz” hükmü kapsamında ve “Hukuka Aykırılığı Kaldıran Hal” varlığı dahi gözetilerek davanın reddine; e) Yukarıda 10 no.lu bentte açıklandığı üzere, Davacının talep ve davası “iyiniyet ilkelerine aykırılık” ve “hakkın kötüye kullanılması” (TMK m.2) gerekçesiyle red edilmesine; f) Yirmi küsür yıl aradan sonra görüş değiştiren ------ kararına geçen yorum ve görüşü karşısında FSEK Ek m.2/f.1 düzenlemesinin ---- olduğu itirazımızın ciddi bulunarak 6216 S.K. m. 40/(1) uyarınca gerekli işlemlerin yapılmasını; g) Bilirkişi incelemesi yapılması düşünülür ise, dilekçemizde beyan ettiğimiz itiraz ve savunmalarımız ile ihtilaf konusu olayın özelliklerinin incelemede dikkate alınmasının istenmesini; ------- kullanımı tarihinin, tanınmış oyuncuların vaktiyle çok yüksek bedeller alarak rol kabul ettiklerinin, filmcilik uygulamasında yalnız sinema gösterimi için filmlerin çekilip çekilmediğinin,.. bilirkişiden sorulmasını); h) İhtiyati Tedbir kararının – özellikle yukarıda 9. ve 15. Bentlerde yazdığımız nedenlerle KALDIRILMASINI, i) Sonuç olarak davanın gerek usul gerek esas gerekse “iyiniyet ilkelerine aykırılık” yönünden yerinde olmadığı gözetilerek davanın REDDİNE karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu filmler yönünden FSEK ten kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediği, ihlalin varlığı halinde kullanımların men ve ref'inin gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı, Birleşen Mahkememizin ----Sayılı davasında uyuşmazlığın, davacı tarafın icracı sanatçı olduğu ----------- sinema eserlerinin mali hak devri olmaksızın dijital platformlarda yayınlanması dolaysıyla davacının mali haklarının ihlalinden kaynaklı tazminatın gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---- tarihli yazı cevabında; --- Esas sayılı takip dosyasının ---tarihinde kesinleştiği bildirilmiştir----- tarihli yazı cevabında; "davacı ... ile davalı----- arasında mahkemenizde görülmekte olan Fikir ve Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini davası nedeniyle, yazınız ekinde belirtilen eserlerin kime ait olduğu ve varsa eser işletme belgesinin araştırılarak Mahkemenize gönderilmesi istenmektedir. Bu kapsamda; otomasyon sistemimizde yapılan sorgulama sonucunda ekli listede yer alan--------- yapıma ilişkin herhangi bir kayda rastlanmamış olup, söz konusu yapımlara ilişkin tespit edilen kayıt tescil belgeleri ve dosya muhteviyatının birer örneği ekte gönderilmektedir. " şeklinde cevap verilmiştir.----Esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamıza celb edilmiştir.Mahkememizin ---- Karar sayılı ilamıyla birleştirme kararı verilerek dosya mahkememizin işbu dava dosyası ile birleştirilmiştir.Davacı tarafın eserden kaynaklı hakkına tecavüz talepleri yönünden rapor tanzimi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan ------ tarihli bilirkişi heyet raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "Sektör Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında, Davacı oyuncunun dosyada adı geçen ---- oyuncusu olduğunun tespit edildiği, ---- oyuncunun ------ tarihinde çok önemli bir yeri olduğu, hepsinin ayrı ayrı birer ekol olduğu, Davacı oyuncunun her bir film için gece veya gündüz demeden emek, zaman, çaba ve mesai harcamış olduğu, Davacı oyuncudan dosyada adı geçen--------- filmin sinema gösterimleri için onay alınmış ve davacıya sinema gösterimleri ücret ödenmiş olabileceği, ancak bu filmlerin televizyon kanalları, dijital platformlar, internet video paylaşım sitelerinde yayınlanabilmesi için davacı oyuncudan alınmış bir izine/onaya ve/veya davacı oyuncunun mali haklarının ödendiğini gösterir herhangi bir belgeye dosya kapsamında rastlanılamadığı, Yapılan ayrıntılı hukuki değerlendirmeye katılarak, davacının adı geçen eserlerin yeni mecralarda yayınlanmasıyla ilgili izninin alınmasının yerinde olduğu değerlendirilmiş olmakla son karar ve takdir sayın Mahkemeye bırakılmıştır. FSEK Kapsamında Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler Işığında, Davalının dava konusu edilen filmlerin hak sahibi olduğu, filmlerin 12/06/1995 tarihinden önce meydana getirildiği ve davacının filmlerde icracı sanatçı olduğunun Mahkemenizce kabul edilmesi halinde, 4110 sayılı Kanunla icracı sanatçı statüsü verilen sinema oyuncularının-----yapımlar üzerinde icracı sanatçılıktan doğan haklarını talep edebilecekleri ve ------ öncesi yapımlar üzerinde icracı sanatçı ile sözleşmeler yapıldığı sırada dava konusu edilen ---- erişilebilir kılma hakları mevcut olmadığı için, bu türden haklar kapsamındaki eserler üzerinde yapımcı/mali hak sahibinin -------- sonrasında tanınan haklara da sahip olmadıklarından FSEK m. 51 f. 2 uyarınca mali hakların şümulünün genişletilmesinden eser sahibinin/icracı sanatçının faydalanacağı ve icracı sanatçının izninin alınması gerektiği" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: FSEK 51/2, 14, 15, 16, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 56. Maddeleri
GEREKÇE: Asıl dava, davacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu ------ yönünden davacı tarafın mali hak sahibi olduğunun tespiti ile haksız kullanımların men ve ref'i, birleşen dava ise avacı tarafın icracı sanatçı olduğu dava konusu ---- filmlerin dijital platformlarda yayınlanması sebebiyle davacının mali haklarının ihlalinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davcı taraf, ------eserleri üzerinde davacının icracı sanatçı olduğunu, ----hükmü altında icracı sanatçılara tanınan haklar ve anılan içtihat uyarınca Yeşilçam filmlerine ilişkin olarak yapımcıların veya iyi niyetli olup olmadıklarına bakılmaksızın üçüncü kişiler (FSEK m. 54/1) tarafından icracı sanatçının komşu hakları bağlamında bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra gerekli izinleri alınmadan (FSEK m. 80/I-1-a, b) yapılan umuma iletme, erişime açma, çoğaltma ve genel itibarıyla yayma faaliyetleri, icracı sanatçının mali haklarına aykırılık teşkil etmekte olduğunu beyan ve iddia ederek asıl davada ----- yönünden icracı sanatçı olduğunun tespiti ile davalı tarafın bu eserlerdeki mali haklarının davalı tarafça izin alınmaksızın dijital mecralarda yayınlanması dolayısıyla haklarının ihlal edildiğinin tespiti ile tecavüzün men'i ve ref'ine, birleşen davada ise bu yayınlar dolayısıyla davacının mali haklarının ihlalinden kaynaklı maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İcracı sanatçılara kanunen tanınan mali ve manevi hakların ihlali durumunda icracı sanatçılar, FSEK'in 80/IX maddesi gereğince eser sahipleri gibi “Tecavüzün ref'i”-------yazılı hakları tecavüz uğrayan icracı sanatçı, ortada kusur olmasa dahi tecavüzün ref'ini talep edebilir. Mahkeme, icra sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i hâlinde tecavüz edenin uğraması muhtemel zararları takdir ederek hâlin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin uygulanmasına karar verir (FSEK m. 60).Yine icrayı, icracı sanatçıdan FSEK'e uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya FSEK hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz işlenerek meydana getirilen eserin icrasını içeren tespitin çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi icracı sanatçı, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında FSEK'in 68. maddesinin ikinci fıkrasındaki seçeneklerden birini kullanabilir. Hak sahiplerinden biri, FSEK'in 68. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması hâlinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir (FSEK m. 68).İcrayı çoğaltma hakkına tecavüz durumunda kalan icracı sanatçı, muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilecek olup tecavüzün devamı veya tekrarının ihtimal dâhilinde olduğu hâllerde de aynı imkânlardan yararlanabilir (FSEK m. 69). Ayrıca icracı sanatçının mali hakkının ihlâli nedeniyle bir maddi zarar doğmuş ise bu zararın tazmini amacıyla tazmini talep edilebileceği gibi icracı sanatçının manevi haklarına yönelik eylemleri nedeniyle doğan manevi zararlara karşılık olarak tazminat davası açılabilir (FSEK m. 70/1-1I).Yine--------ararında belirtildiği üzere 4110 sayılı Kanun ve 46050 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler öncesinde bir eser üzerinde henüz sahip olunmayan mali hakların devrini içeren bir sözleşme yapılmış ise sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle icracı sanatçılara tanınmamış olan mali hakların devri geçersiz olacaktır. Bu bağlamda FSEK'in 80. maddesinde düzenlenen bağlantılı haklarla ilgili sözleşme ve tasarruflarla alakalı, FSEK'in 48 ilâ 65. madde hükümleri, niteli uygun düştüğü ölçüde bağlantılı haklara da kıyasen uygulanacaktır. Dolayısıyla FSEK'in 51. maddesindeki “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.” hükmü, komşu haklar bakımından kıyasen uygulama alanı bulacaktır.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde;---- dosyasına göndermiş olduğu ---- tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan dava konusu edilen---- isimli filmlerin son hak sahipliği ve tescil bilgileri incelendiğinde, ------ numarası ile son hak sahibi yapımcı olarak davalının isminin yer aldığı, dava konusu ----- eserleri üzerinde de davacının bu filmlerin başrol oyuncusu olduğu,---- kayıt tescil tarihi ile icra sanatçıları olarak davacı ile dava dışı ---- yer aldığı, yapımcı olarak da ---- yer aldığı ve filmin kullanım hakkının ---- tarihinden geçerli olmak üzere dava dışı ----devredildiği bilgi er aldığı ve davacının isminin icracı sanatçı olarak yer aldığı, ------ kayıt tescil tarihi ile icra sanatçıları olarak davacı ile dava dışı---- isminin yer aldığı, eser sahibi/yapımcı olarak ------ adına tescil edilen filmin kullanım hakkının ---- tarihinden geçerli olmak üzere dava dışı -------- devredildiği bilgisinin yer aldığı, filmlerin yapım tarihleri dikkate alındığında filmlerin---- tarihinden önce meydana getirildiği az yukarıda açıklandığı üzere FSEK m.80/A/S uyarınca da ifadesini bulduğu şekliyle icracı sanatçının “sözleşmeyle” uygun bir bedel karşılığında eser üzerindeki haklarını ------- devredebilir hükmü kapsamında yazılı sözleşme ile davacının mali haklarını yapımcıya devrinin mümkün olduğu, ancak FSEK'in 51. maddesine göre, “ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmeler batıldır.” hükmü gereği önceki tarihli devri sözleşmelerinin henüz doğmamış haklar yönünden geçerli olmayacağının hem kanuni düzenleme hem de------- kararı ile sabit olduğu, dava konusu filmlerin yapım tarihleri dikkate alınığında davacının filmlerinin yapım tarihlerinde, sinema eserlerinden yalnızca sinemada gösterim suretiyle yararlanılabildiği, daha sonra ortaya çıkan teknolojiler ve kullanım kanalları dikkate alındığında dava konusu eserlerin televizyonda gösterim imkânının doğması, eserlerin video kasetlerle çoğaltılarak hane ve işyerlerinde de seyredilebilir hale gelmesi, arkasından dijital teknolojiler ve internet alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde bu şekildeki eserlerin yayın haklarınındevredildiğinden bahsedilemeyeceği kabul edilmiş ve davacının ------ başrol oyuncusu olması dolayısıyla FSEK 80. Maddesi kapsamında komşu hak sahipliğinin tespiti ile filmlerin alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalı tarafça ---- isimli sinema filminin ----- yüklenmiş olduğu ve------halen aktif olarak gösterildiği, ----- kanalına yüklenmiş olduğu ve--------- görüntülendiği sabit olduğu dikkate alınarak davacının mali haklarının ihlal edildiğinin ve mali haklara tecavüzün men'i ve ref'ine karar vermek gerekmiş, kısa kararda sehven davacının başrol oyuncusu olduğu bütün filmler sehven yazılmış ise de gerekçeli kararda bu hata düzeltilerek hükmün tashihi ile dava konusu edilen ------ üzerinde davacının hak sahipliğinin tespiti ile devir sözleşmelerinin-------- tarihinden öncesine ait olduğu sabit olmakla bu eserler üzerinde davacının FSEK 51/2. Maddesi gereği -----tarihinden sonraki umuma iletim hakları üzerindeki hakları davacının devretmediğinin tespiti ile bu tarihten önceki sözleşmelerde bu devrin yapılmadığı hususunun hilafına varsa sözleşme hükümlerinin geçersizliğine, davalı tarafça bu kapsamda yapılan yayınlar dolayısıyla yapılan umuma iletimlerin hukuka aykırılığının TESPİTİNE, kullanımların MEN'İ VE REF'İNE karar vermek gerekmiştir Birleşen dava yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin talepler değerlendirilmiş; 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diger kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava sartı olarak belirlendiği, 6102 sayılı TTK m.4/1-d bendi geregi fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklı davalar mutlak ticari dava sayıldığı, birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü tazminat istemleri, davalının ticari sirket oldugu da gözetilerek birleşen davanın dava sartı arabuluculuk kapsamında olduğu ve dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya basvuru zorunlu olduğu, bu şartın yargılama aşamasında tamamlanmasının mümkün olmadığı, her ne kadar dava yığılması halinde ara buluculuk şartının zorunlu olmadığı Yargıtay kararları ile sabit ise de birleşen davanın sadece maddi ve manevi tazminat talepli dava olduğu dikkate alındığında davanın HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A-Asıl davanın KABULÜ İLE; 1--------- isimli sinema eserleri üzerinde davacının icracı sanatçı olması dolayısıyla FSEK 80. Maddesi vd. kapsamında komşu hak sahibi olduğunun tespitine, 2-Bu eserler üzerinde davacının FSEK 51/2. Maddesi gereği ----------- tarihinden sonraki umuma iletim hakları üzerindeki hakları davacının devretmediğinin tespiti ile bu tarihten önceki sözleşmelerde bu devrin yapılmadığı hususunun hilafına varsa sözleşme hükümlerinin geçersizliğine, 3-Davalı tarafça bu kapsamda yapılan yayınlar dolayısıyla yapılan umuma iletimlerin hukuka aykırılığının TESPİTİNE, kullanımların MEN'İ VE REF'İNE, 4-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin 304,40-TL hazine yararına tahsiline, 5-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 916,00-TL harç, 33.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.847,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 35.763,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, B-1-Bileşen Mahkememizin -------- Sayılı davasının HMK'nın 114/2 ve 115. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğundan REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline, 3-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026