İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/160 E. 2026/259 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/160
Karar No
2026/259
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2026/

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

ASIL DAVA

DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALI : VEKİLİ :Av.

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2024

BİRLEŞEN ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/... ESAS SAYILI DAVADA

DAVACI : VEKİLİ :Av. DAVALILAR:1- VEKİLİ :Av. 2- VEKİLİ :Av. 3- VEKİLİ :Av.

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2024 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ASIL DAVA: Asıl davada davacı ...…Ltd. Şti. vekili, taraflar arasında davalının maliki olduğu fabrika yapım işi için sözleşme akdedildiğini, iş bedelinin işveren tarafından temin ve tedarik edilecek olan malzeme ile taşeron malzeme ve işçilik bedelinin %15’i olarak kararlaştırılmış olup Şubat 2023 tarihinde müvekkiline nakit ve çek olmak üzere toplamda 8.000.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, projenin yapımına başlandığını ve hafriyat ile ilgili olarak davalıya haftalık olarak raporlar gönderildiğini, müvekkili vinç ve ilk etapta kullanılması elzem olan malzemelerin tedarikini sağladığı gibi hafriyat işlemleri için bir firma ile anlaşma sağladığını, yapılan hafriyat bedeli 7.588.000,00 TL olup sözleşme gereği müvekkili şirketin Temmuz 2023 tarihli hak edişi 1.343.076,00 TL olmasına rağmen bu bedelin ödenmediğini, davalı şirketçe müvekkiline gönderilen ... 43.Noterliği’nin 08.08.2023 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesinde işlere taahhüt edilen şekilde süresinde başlanılmadığı, fiyat farkı talep edildiği gibi gerçeğe aykırı iddialarda bulunularak sözleşmenin feshedildiğinin ve ödenen avansın iade edilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, aynı zamanda davalı tarafça müvekkili şirket yetkilisi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, ancak savcılıkça takipsizlik kararı verildiğini, bu dosyaya davalı şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı ... tarafından sunulan mail çıktısından müvekkili tarafından devam ettirilen ... fabrikası yapım işinin hafriyat bittiğinde durdurulacağı, ... fabrika yapım işinin öne alındığı anlaşılmakta olup sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinden cayan tarafın müvekkil şirket değil davalı olduğunun ortada olduğunu, yapılan araştırmalarda davalının ... ...’da halka açılmak için ...’ya müracaat ettiğinin ve bu bağlamda halka açılacak şirketlerde yatırım amaçlı olarak elde tutulan gayrimenkullerin satılması yönündeki ilke kararı uyarınca yönetim kurulu kararı alınarak satış kararı alındığının ve bu karar doğrultusunda fiktif teklifler alındığının öğrenildiğini, şirketin halka açılmak için ...'ya vermiş olduğu izahname ve hukukçu raporunda dava konusu sözleşme ve inşaat yapım işinden bahsedilmediği gibi taşınmazın satılacağına ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunun öğrenildiğini, ... tarafından incelemenin devam etmekte olduğunu, sözleşmenin feshinin tamamen davalı şirketin halka arz başvurusu ile ilgili olduğu ve feshe ilişkin keşide edilen ihtarnamenin gerçeğe aykırı beyanlar içerdiğini, ortaya çıkan durum üzerine taraflarınca ... 10. Noterliği'nin 17/11/2023 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmenin yaklaşık maliyeti üzerinden hesaplanan zararlarının giderilmesinin istenildiğini, ancak davalı tarafça kabul edilmediğini, bu aşamada davacı tarafça ... fabrika yapım işinin müvekkilince yapılması teklif edilmişse de davalının daha sonra bundan da vazgeçtiğini, müvekkilinin sözleşmenin davalı tarafça haksız şekilde iptali nedeniyle kar kaybına uğramış olduğunu, müvekkil şirketin hem yapmış olduğu masraflar nedeniyle uğradığı zararları tazmin etme hem de mahrum kaldığı karı isteme hakkı bulunduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre işveren tarafından temin ve tedarik edilecek olan malzeme ile taşeron malzeme ve işçilik bedelinin %15’i müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, kâr kaybı hesabında kesinti yöntemi uygulanırken bu hususun dikkate alınması ve müvekkilinin faaliyet giderlerinin düşülmesi gerektiğini, sözleşme konusu iş sırasında kullanılmak üzere 6.400.864,16 TL karşılığında kule vinç satın alındığını, ancak sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kullanılamadığını, bu zararın da mahrum kalınan kara eklenmesi gerektiğini, sözleşmenin imzalanması sırasında ve muhtemel fiyat artışları dahil edilmeden yapılan yaklaşık maliyet tablosunda toplam maliyetin 193.115.568,60 TL olabileceğinin değerlendirildiğini, ancak imalatın 5 yıl süreceğinin değerlendirildiği düşünüldüğünde bu maliyetin ve dolayısıyla müvekkilin alacağı payın çok daha yüksek olacağını, maliyetin gerçek değerinin tespiti gerektiğini, ayrıca müvekkili tarafından davalının yüksek özen ve ilgi gerektiren işlerini yapabilmek adına bir çok iş alınmamış olup sözleşmenin haksız şekilde feshi nedeniyle oluşan bu zararın da kesinti sistemi uygulanırken dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan kar yoksunluğu zararının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL kâr yoksunluğu tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20.01.2026 tarihli ıslah dilekçesinde, dosyada alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 29.781.315 TL mahrum kalınan kardan müvekkili şirketin işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler açısında %25 hakkaniyet indirimi yapılarak 22.335.986,25 TL’den, ayrıca müvekkili şirketin sözleşme uyarınca yapılan hafriyat işi nedeniyle taşeron şirketin hak ediş miktarı olan 7.588.000 TL’nin %15’i oranında 1.138.200 TL’nin davalı şirketten alınan 8.000.000 TL avans düşüldükten sonra kalan 6.861.800 TL’nin mahsubu sonucunda 15.574.186,25 TL yoksun kalının kar alacağının bulunduğunu belirterek 100.000 TL olan dava değerini 15.374.186,25 TL artırarak 15.474.186,25 TL’ye hükmedilmesini istemiştir. CEVAP: Asıl davada davalı ...…AŞ vekili, ilgili dönemde finans müdürü olarak müvekkili bünyesinde çalışan dava dışı ...’in yapılması planlanan ... Depo ve ... Fabrika projeleri kapsamında davacı şirket ve bu firmanın yetkilisi olarak ...’yu müvekkil firma ile tanıştırdığını ve bu kişileri uzun yıllardır tanıdığını, ...'nun dostu olduğunu, bu kişilerin güvenilir olduklarını ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getireceklerini öne sürerek bu şirket ve kişiler yönünden güven telkin ettiğini, müvekkil şirketi taşınmaz üzerine fabrika ve depo inşaatı yapılması işlerine yönlendirdiğini, ...’in işlerin yapılması adına sözleşme hazırlık sürecinde görüşmeler devam ederken, müvekkil firma yetkilisinin şirkette olmadığı bir dönemde imzalanmış bir sözleşme bulunmazken, sözleşme imzalanmış gibi göstererek; hileli eylemler ve gerçek dışı beyanlarda bulunarak iş ve işlemleri adeta oldu bittiye getirerek; yetkisini ve kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak, şirket uygulaması gereği teminat alınması gerekirken herhangi bir avans ve/veya teminat alınmaksızın, muhasebe birimine de teminat alındığını söyleyerek müvekkil firma hesaplarından davacı firmaya toplamda 8.000.000,00-TL avans ödemesi yapılmasını sağladığını, sonrasında davacı tarafından öne sürülen şart ve koşulların müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve sözleşmenin imza aşamasına geçmediğini, buna rağmen davacı yanın işi ve projeyi kendisi açısından sağlama almak adına dava dışı ...'le yapıldığı belirtilen yazışmalara istinaden sözleşme yapılmış gibi hareket ettiğini, müvekkili tarafından bu hususların sonradan öğrenilmesi ve müvekkilinin esasen sözleşme imzalama iradesi bulunmadığından davacı yanca hafriyat firmasına yaptırıldığı belirtilen hafriyat işlemlerinin incelendiğini ve ilgili dönem hafriyat m3 fiyatının yaklaşık 2-2.5 katı bir bedele anlaşma yaptırıldığının ve müvekkilinin bu doğrultuda da zarara uğratılmış olduğunun tespit edildiğini, projeler kapsamında hileli eylemlerle ruhsat işlemlerinin yerine getirilmiş olduğunun da sonradan öğrenildiğini, bu kişilerin eylemleri sebebiyle ... Fabrika Yapım Projesinde çok daha fazla zarara uğratılacağını anlayan müvekkili tarafından ... Fabrika Projesi çalışmasının öne alındığını, müvekkil hileli eylemlerle ödetilen avans bedelini kurtarabilmek için bir takım işlerin yapılması adına en düşük teklifi veren firma teklifinin daha üzerinde bir rakam karşılığı yapılmak üzere işi, davacı firma ve kendisini firma yetkilisi olarak tanıtan dava dışı ...'ya teklif ettiğini, daha sonra kendisinden şüphe duyulan ...’in istifa ettiğini, yapılan harici araştırmalarda, ...’nun davacı şirket yetkilisi olmadığının, şirket hesabına gönderilen paraların nakit olarak çekilip bu şahsa teslim edildiğinin öğrenildiğini, ayrıca 8.000.000,00-TL tutarındaki avans ödemesi ile sözleşme kapsamında kullanılmak üzere herhangi bir malzeme ve ekipman alınmamış olduğunun, bu para ile davacı şirketin vergi ve ... borçlarının, işçilik hak ve alacaklarının ödendiğinin, paraların büyük kısmının davalı şirket yetkilisi olarak görünen Aslan Karadeniz hesabına aktarıldığının ve nakden çekildiğinin, davalı ... ve boşanmış olduğu eşine araç alındığının öğrenildiğini, bu kapsamda imzalanmamış, kurulmamış ve yürürlüğe girmemiş sözleşmeden kaynaklı, oldu bitti şeklindeki hileli eylemlerle sözleşmenin kurulmuş sayılmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet sözleşme kurulmuş olsaydı dahi hileli eylemlerle ödemesi yaptırılan avans bedelinin, davacı şirkete yapılacak ödemelerden düşülmesi amacıyla verilmiş bir ödeme olarak değerlendirileceğini, bu aşamada kurulmuş ve yürürlüğe girmiş bir sözleşme ve yapılmış bir iş olmadığına göre haksız şekilde ve hileli eylemlerle ödemesi yaptırılan avans bedelinin, müvekkilinin hafriyat işlerinde uğratıldığı zararların davacı taleplerinden mahsubu gerekeceğini, mahkemece alacağa hükmedilmesi halinde müvekkilin alacağı olan avans bedelini takas mahsup ettiklerini, mail ve whatsapp yazışmalarından avans ödemesinin 07/02/2023 ve 10/02/2023 tarihlerinde yapıldığı gözetildiğinde; ...'e göndermiş oldukları mesaj ve maillerden sözleşme görüşme sürecinin 08/03/2023 tarihi ve sonrasına kadar devam ettiğinin, davacı tarafından verilmesi gereken evrakların bu tarihte de verilmemiş olduğunun görülmekte olduğunu, görüşmeler aşamasında düzenlenen ve taraflarca karşılıklı şekilde imza altına alınmamış ve herhangi bir şekilde yürürlüğe girmemiş olan sözleşme kapsamında değerlendirme yapılması ihtimalinde dahi, yer tesliminin yapılmamış olduğunu; avans ödemesine karşılık avans teminat mektubu/senedi verilmemiş olduğunu; davacı tarafından sözleşme imza süreci öncesinde sunulması gereken teminat mektubu/senetlerinin ile verilmesi gereken bilgi ve belgelerin sunulmamış olduğunu, taslak sözleşmenin 5., 6. ve 12.maddelerinin sözleşmenin imzalanmasını esas almakta olduğunu, imzalanmayan ve kurulmayan sözleşmeye göre ise hak talep edilemeyeceğini, ayrıca sözleşmede kar kaybına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, böyle bir düzenleme ihtimalinde müvekkilinin hem kendi aldığı malzeme bedellerini, hem de taşeronlara yaptırdığı işlerin bedellerini hem de bu bedellere ek %15'lik bir ödeme yapmasının mükerrer ödemeye de sebebiyet vereceğini, talep edilen faiz ve türünün de kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı ...…AŞ vekili, davalı ...’in sözleşme hazırlık sürecinde görüşmeler devam ederken, müvekkil firma yetkilisinin şirkette olmadığı bir dönemde imzalanmış bir sözleşme bulunmazken, sözleşme imzalanmış gibi göstererek; hileli eylemler ve gerçek dışı beyanlarda bulunarak iş ve işlemleri adeta oldubittiye getirerek; yetkisini ve kendisine duyulan güveni kötüye kullanarak, şirket uygulaması gereği teminat alınması gerekirken herhangi bir avans ve/veya teminat alınmaksızın, muhasebe birimine de teminat alındığını söyleyerek müvekkil firma hesaplarından davalı firmaya toplamda 8.000.000,00-TL avans ödemesi yapılmasını sağladığını, bu avans ödemesi ile sözleşme kapsamında kullanılmak üzere herhangi bir malzeme ve ekipman da alınmamış olduğunun öğrenildiğini, davalıların organize şekilde yürütmüş oldukları bu hileli ve haksız eylemlerinden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, taraflar arasında sözleşme imzalanmamış olup herhangi bir şekilde sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, kurulmuş ve yürürlüğe girmiş bir sözleşme ve yapılmış bir iş olmadığına göre haksız şekilde ve hileli eylemlerle ödemesi yaptırılan avans bedelinin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Birleşen davada davalı ...…Ltd Şti yetkilisi, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davacı tarafça haksız şekilde feshedildiğini, davacı şirkete karşı sözleşmeden kaynaklı yoksun kalınan kardan kaynaklanan maddi tazminat davası açılmış olduğunu, her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. CEVAP: Birleşen davada davalı ... vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı firma ile müvekkilinin herhangi bir resmi ticari bağının bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını ve sözleşme gereği belirlenen bedelin müvekkiline ait olan bir hesaba yatırılmadığını, davacının müvekkili ile alakası olmayan bir sözleşme ve taraflar silsilesinin sorumluluğu müvekkiline yüklemek istediğini savunarak davanın reddini istemiştir. CEVAP: Birleşen davada davalı ... vekili zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin davacı şirketin temsil ve ilzama yetkisi yöneticisi olmadığını, sadece bir çalışanı olduğunu, davacının ileri sürdüğü hususların tamamı gerçek dışı olduğu gibi, tacir olan bu sebeple de basiretli davranma yükümlülüğü bulunan bir ticari işletmenin ileri sürmesi mümkün olmayan iddialar olduğunu, davacı şirket adına sözleşme imzalamaya, para ödemeye vs. yetkisi olmayan müvekkiline karşı açılan davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin birimine beyanda bulunarak, davalı firmaya 8.000.000,00 TL avans ödemesi yaptırmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl davada; davacı tarafça, taraflar arasında fabrika yapım işi için sözleşme akdedildiğini, davalı iş sahibi tarafından 8.000.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, işin yapımına başlandığını, vinç ve ilk etapta kullanılması malzemelerin tedarikinin sağladığı gibi hafriyat işlemleri için bir firma ile anlaşma sağladığını, buna göre davacı yüklenicinin Temmuz 2023 tarihli hak edişi bedelin ödenmediğini, davalı tarafça davacıya keşide edilen 08.08.2023 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacı yüklenicinin hem yapmış olduğu masraflar nedeniyle uğradığı zararları tazmin etme ve hem de mahrum kaldığı karı isteme hakkı bulunduğunu, kâr kaybı hesabında kesinti yönteminin dikkate alınması gerektiğini belirterek kar yoksunluğu zararının tespiti ile şimdilik 100.000,00 TL kâr yoksunluğu tazminatının tahsilini istemiş, yargılama sırasında dava değerini ıslah ederek 15.474.186,25 TL’ye hükmedilmesini talep etmiş; davalı taraf ise, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, şirket çalışanı ...’in yönlendirmesi sonucunda davacı firmaya 8.000.000,00-TL avans ödemesi yapıldığını, ancak sözleşmenin imza aşamasına geçmediğini, bu aşamada kurulmuş ve yürürlüğe girmiş bir sözleşme ve yapılmış bir iş olmadığını, haksız ve hileli şekilde ödemesi yaptırılan avans bedelinden ve hafriyat işlerinde uğranılan zararlardan davacı taleplerinden mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.Birleşen davada ise; davacı (asıl davanın davalısı), taraflar arasında sözleşmenin imzalanmadığını, yürürlüğe girmiş bir sözleşmenin bulunmadığını belirterek bedelsiz kalan avans ödemesinin iadesini istemiş, davalı (asıl davanın davacısı), taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davacı tarafça haksız şekilde feshedildiğini, yoksun kalınan kardan dolayı davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiş; davalı ..., sözleşmenin tarafı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; davalı ... ise, davacı şirketin temsil ve ilzama yetkili yöneticisi olmadığını, davacı şirketinin sadece bir çalışanı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Asıl ve birleşen dava bakımından öncelikli uyuşmazlık; davacı (birleşen davanın davalısı) .....Ltd Şti ile davalı (birleşen davanın davacısı) .....AŞ arasında uyuşmazlığa konu davalı ...’e ait “... ... Fabrikası” projesi isimli sözleşmesinin kurulup kurulmadığı ve yürürlüğe girip girmediği hususlarında toplanmaktadır.Dosyaya sunulan “7817 Ada 19 Parsel Üzerinde Yapılacak Olan Fabrika Yapım İşleri Kapsamında İşçilik Ve Montaj İşleri (... ... Fabrika) Projesi Yüklenici Sözleşmesi Genel Şartlar” başlıklı sözleşmede; işverenin .....AŞ, yüklenicinin .....Ltd Şti olup işin konusunun “... ... Fabrika Yapım İşi” olduğu, “İşin Süresi” başlıklı 4. maddesinde, işin süresinin sözleşmenin imza tarihi ile başlayacağı, “Teminatlar” başlıklı 5. maddesi altında düzenlenen “Kesin Teminat” kısmında, “Yüklenici işbu sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerine karşılık formatı işveren tarafından belirlenen Özel Şartlar Madde 53. de belirtilen tutarda, işveren adına düzenlenmiş ve işveren tarafından metni onaylanıp, kabul edilen bir bankanın vereceği sözleşme imza tarihinden itibaren geçerli, kesin ve süresiz kesin teminat mektubunu sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren yedi (7) gün içinde işverene teslim edecektir. Aksi halde, işveren işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmekte haklı olacak..”; “Ödemeler” başlıklı 6. Maddesinde, avans ödemesinin işbu sözleşme ve eklerinin imzalanması ve yer tesliminin yapılmasını müteakip yapılmasının öngörüldüğü, “İşveren Yer Teslimi” başlıklı 8. Maddesinde; “işbu sözleşme konusu işin yapılacağı yer, yüklenicinin tüm sözleşme ve ekleri imzalanıp ve teminat koşullarını yerine getirilmesi ön koşulu ile sözleşmenin akdini müteakip “Yer Teslim Tutanağı” düzenlenerek yükleniciye işveren tarafından teslim edilir. Yüklenici beş (5) Gün içinde sözlü ve/veya yazılı ihtara rağmen işbu sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmez ve/veya sahayı teslim almaktan istinkâf veya imtina ederek temerrüde düşerse, işbu sözleşme feshedilerek, varsa kesin teminatı mektubu irat kaydolunur. Varsa verilen avans defaten geri alınır. İşverenin verilen avansa en yüksek banka faizi oranında faiz isteme hakkı saklıdır. Yüklenici ile işveren yetkilisi/yetkilileri arasında düzenlenen yer teslim tutanağının imzalanmasıyla yükleniciye yer teslimi yapılmış olur..”; “Yürürlük” başlıklı 21. Maddesinde ise; “İşbu sözleşme sözleşmenin taraflarca imzalandığı tarihte yürürlüğe girer” şeklinde düzenlemelere yer verildiği, bu sözleşmenin eki olan “... ... Fabrika Projesi Yüklenici Özel Şartlar” isimli sözleşmenin konusu ve kapsamına ilişkin 2. Maddesinde, "İşbu sözleşmenin konusu ve kapsamı, işveren'in maliki olduğu 7817 ada 19 parselde mukim taşınmaz üzerine yapılacak olan Fabrika Yapım İşi kapsamında, montaj ve işçiliklerin genel mühendislik, mimarlık, fen, inşaat ve sanat kaidelerine uygun ve işveren kabulüne şayan bir şekilde, noksansız ve kusursuz olarak yüklenici marifetiyle Malzeme Bedelinin Yüzdelik Esasına göre yapılması ile alakalı olup, malzeme bedelleri işveren'e ait olmak üzere montaj ve işçiliklerin tamamlanarak Fabrika'nın sözleşmeye uygun ve kullanıma hazır şekilde teslim edilmesini kapsamaktadır." şeklinde olduğu, her iki sözleşmenin davalı .....AŞ yetkilisi tarafından imzalanmadığı, sözleşmelerin yalnızca davacı .....Ltd Şti kaşe ve yetkilisi imzasının yer aldığı sabit olup, bu husus taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir.Davalı .....AŞ tarafından davacı .....Ltd Şti’ne keşide edilen 08.08.2023 tarihli ihtarnamede; “... Depo Yapım İşi Projesinin başlangıç aşamasında müvekkil şirketçe hafriyat işlemleri başlatılmış tarafınızca ilgili saha görülmüş, incelenmiş (keşif yapılmış hatta hafriyat sürerken müvekkil şirket ile firmanız arasında mail yazışması ve arazi resim paylaşımları olmuştur. Tarafınızca da sahada alınan hafriyat resimleri ve bilgilendirmeleri de müvekkil şirkete mail olarak gönderilmiştir. Akabinde müvekkil şirket tarafından ... Depo Yapım İşi Projesinden önce ... Fabrika Yapım Projesi öne alınmış ve tarafınızdan ... Depo Yapım İşi Projesinde verdiğiniz taahhütler ve sözler doğrultusunda iş başı yapılması istenilmiş bu konuda ısrar edilmiştir. Avans ödemesi öncesinde de müvekkil şirket tarafından planlanan ... ve ... fabrika yapım projelendirmelerinden tarafınıza bahsedileniş ve tarafınızca şahitler huzurunda istediğiniz iş bedeli, yapılacak iş listesi deklare edilmiş ve sözleşmede yer alacak her konu netleştirilmiştir. Bu görüşme sonrasında da müvekkil şirket avans ödemesini yapmıştır. Ayrıca müvekkil tarafından avans ödemesi yapıldıktan sonra tarafınızca yükümlenmiş olduğunuz işlere taahhüt ettiğiniz şekilde süresinde başlanılmamış, edimleriniz yerine getirilmemiş; ödemesinden sonra 3.madde de belirtilen toplantı da konuşulan konular müvekkil tarafından detaylıca sözleşmeye dökülmüş ve fakat bu sözleşmeler de tarafınızca imzalanmamış fiyat farkları ve başkaca esaslı değişiklik arz eden talepleriniz olmuştur… herhangi bir şekilde işe başlanmamış olduğu,..” denilerek bedelsiz kalan avans ödemesi 8.000.000 TL’nin tebliğden itibaren üç gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, davacı .....Ltd Şti’nin davalı .....AŞ’ye keşide ettiği 28.08.2023 tarihli ve 17.11.2023 tarihli ihtarlarında özetle; sözleşmedeki yükümlülüklerinden cayan tarafın kendileri olmadığını, sözleşmenin haksız feshedildiğini bildirerek yoksun kalınan karın ödenmesini istemiş; buna karşılık davalının 06.09.2023 ve 29.11.2023 tarihli cevabı ihtarlarında, görüşme aşamasında kalan ve herhangi bir şekilde karşılıklı irade uyuşması olmayan karşılıklı imza altına alınmamış sözleşmeden dolayı taleplerin haksız olduğunu, bedelsiz kalan avans ödemesinin iadesini istemiştir.Davalı .....AŞ yetkilisi ... tarafından çalışanı davalı ...’e gönderilen “... Fabrika İnşaatı” konulu 14.03.2023 tarihli e-posta içeriğinde; “…... şantiyemizde hafriyat alımı işi bittiğinde duruşa geçiyoruz…... inşaatının yapımı için ödediğimiz avans ödemelerini geri alıp kapatmamız için önerilerim aşağıdaki gibidir. 1. Hafriyat süreçlerinde başında durduğu ve duracağı için buna bir bedel ödenmesi ... için sipariş verdiği tüm kalıp malzemesi iskele vinç vs ne alındı ise alındığı fiyatla tarafımıza devri..” şeklinde olduğu görülmüştür.TBK m.1 hükmü gereğince, sözleşmenin tarafların iradelerinin karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacağı, irade açıklamasının açık veya örtülü olabileceği düzenlenmiştir. Sözleşmelerin şekline ilişkin genel kuralın yer aldığı TBK m.12’de ise sözleşmelerin geçerliliğinin kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı olmadığı, kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil var ise bunun kural olarak geçerlilik şekli olduğu, öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmelerin hüküm doğrumayacağı hükmü yer almaktadır. Tarafların kararlaştırıldığı şekil genelde geçerlilik şekli olarak karşımıza çıkmaktadır. Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur (TBK m.14). Bu açıklama ışığında somut olayda; taraflar arasındaki akdi ilişkiye ilişkin dosyaya sunulan sözleşmede açıkça, sözleşmenin taraflarca imzalandığı tarihte yürürlüğe gireceği hüküm altına alındığı ve buna karşın davalı iş sahibi .....AŞ yetkilisinin imzası bulunmadığı sabit ise de; dosya kapsamında yer alan az yukarıda değinilen ihtarnameler ve e-posta kapsamı gözetildiğinde, sözleşme kapsamında avans ödemesinde de bulunan davalı iş sahibi .....AŞ’nin sonradan sözleşmenin imzalanmadığından yürürlüğe girmediği şeklindeki itirazının TMK m.2/2 kapsamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığından taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğunun kabulü gerekmiştir.Davacı firma ile davalı firma arasında fabrika binasının inşaatını konu alan eser sözleşmesinin kurulmuş ise de, sözleşmenin yürürlüğe girip girmediğinin bir başka ifadeyle sözleşmenin koşula bağlanıp bağlanmadığını, koşula bağlanmış ise koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin de açıklığa kavuşturulması gerekir.Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmenin imzalanması ile yürürlüğe gireceği belirtilmiş ise de, bu hususta yüklenmesi gereken anlamın ne olması gerektiği konusunda ilgili hüküm yanında diğer sözleşme hükümlerinin de birlikte değerlendirilerek sözleşmenin bütünü üzerinden sonuca ulaşmak hukuken mümkündür. Somut olayda; sözleşmenin konusunun taşınmaz üzerine yapılacak olan fabrika yapım işi kapsamında, montaj ve işçilikleri kapsadığı, davacı yüklenici .....Ltd Şti tarafından davalı iş sahibi .....AŞ adına kesin teminat mektubu düzenleyip teslim etmesi, avans ödemesinin de yer tesliminin yapılmasından sonra yapılacağı ve nihayetinde sözleşme konusu işin yapılacağı yerin tüm sözleşme ve ekleri imzalanıp ve teminat koşulları yerine getirilmesi ile yer teslim tutanağının düzenlenmesinin öngörüldüğü anlaşılmakla; anılan sözleşmenin kesin teminat mektubunun teslim edilmesi, sözleşmenin imzalanması, yer teslimi ve avans ödemesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi ile birlikte yürürlüğe gireceğinin kabulü gerekir.O halde, sözleşmenin ilgili hükümleri erteleyici koşul niteliğindedir. TBK m.170 uyarınca, bir sözleşmenin konusu olan borcun varlığı, kesin olmayan bir olayın gerçekleşmesine ertelenmişse, o sözleşme, koşula bağlı bir sözleşme olur. Taraflar başka türlü kararlaştırmamışlarsa koşula bağlı sözleşme ancak koşulun gerçekleştiği andan başlayarak sonuç doğurur ve koşul gerçekleşir gerçekleşmez sözleşme hukuksal olarak kendiliğinden sonuç doğurur. Geciktirici koşula bağlı sözleşme yapıldığı sırada taraflara ifa borcu yüklemez. Bu bakımdan davalı tarafın davacıya avans ödemesi yapmış olması yanında teslim edilecek sahada hafriyat işlerini yaptırmış olması, sözleşmede koşulun gerçekleştiği sonucunu doğurmaz. Sözleşmedeki geciktirici (teminat mektubu ve yer teslimi) koşulunun gerçekleşmemesinde davalı tarafın herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi sözleşmede kararlaştırılan teminat mektubunun davalıya teslim edildiği ve yine işin yapılacağı yerine ilişkin usulüne uygun yer teslim teslim tutanağın düzenlendiği davacı yüklenici tarafından ileri sürülmemiş olmasına göre, sözleşmenin yürürlüğe girdiğinden söz edilemez. Bu durumda, davacı yüklenici TBK m.112 hükmüne dayalı olarak sözleşmeye aykırılıktan dolayı davalının sorumluluğuna gidemez. Zira anılan yasa hükmü gereğince, akdi sorumluluk koşullarının gerçekleşebilmesi için; a-geçerli bir borç ilişkisinin varlığı, b-borcun tamamının ya da kısmen ifa edilmemiş olması, c-borcun ifa edilmemiş olması nedeniyle alacaklının zarar görmesi, d-zarar ile borcun ifa edilmemesi arasında uygun illiyet bağının bulunması e-borçlu edimini ifa etmemesinde kusurlu olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Oysa ki belirtilen bu koşullar somut olayda gerçekleşmediğinden davacının müspet zarar mahiyetindeki yoksun kalınan kar kaybı talebinin reddi gerekmiştir. İşbu davada davacının müspet zarar talebi ile bağlı kalınmış, ... sözleşme öncesi sorumluluk kapsamında davacı yüklenicinin yaptığını iddia ettiği masraflar bakımından menfi zarar talep edilmemiş olmasına göre bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.Birleşen davada ise, davacı .....AŞ, finans müdürü olan davalı ... ile kendisini davalı .....Ltd Şti’nin yetkilisi olarak tanıtan diğer davalı ... ile birlikte hareket ederek hileli işlem ve gerçek dışı beyanlarda bulunarak taraflar arasında sözleşme imzalanmış gibi göstererek; davacı hesaplarından davalı firmaya toplamda 8.000.000,00-TL avans ödemesi yapılmasını sağladıklarını iddia ederek ödenen bedelin davalılardan tahsilini istemiştir.Dosyaya sunulan banka dekontlarından davacı şirket hesabından davalı firmaya 07.02.2023 tarihinde 1.000.000 TL, 10.02.2023 tarihinde 6.000.000 TL avans ödemesi adı altında para transferinin yapıldığı, çek suretlerinden ise davacı tarafından davalı adına 15.03.2023 tarihli 250.000 TL; 18.03.2023 tarihli 250.000 TL ve 27.03.2023 tarihli 500.000 TL bedelli çeklerin keşide edilmek suretiyle davalıya 8.000.000 TL tutarında avans ödemesi yapılmış olduğu ihtilafsız olup, davalı .....Ltd Şti arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girmediğinin kabulü ile avans ödemelerinin bedelsiz kaldığı, davalı şirketin karşılıksız kalan tutarı sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davacıya iade ile yükümlü olduğu, diğer davalılar ... ve ...’nun davacı şirkete yönelik haksız eylemlerinin subut bulmadığı gibi haklarındaki savcılık soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye taraf olmadıkları da gözetildiğinde bu davalılar hakkında ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı .....Ltd Şti’ne davacının 08.08.2023 tarihli ihtarının tebliğ tarihi 25.08.2023 olup, 3 günlük mehil sonucunda davalı şirketin temerrüt tarihinin 29.08.2023 olmasına göre bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davanın reddine, birleşen davanın davalı şirket yönünden kabulüne, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava yönünden; Davacı .....Ltd Şti tarafından davalı .....AŞ hakkında açılan davanın REDDİNE, 2-Birleşen (... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... E. sayılı) dava yönünden; Davacı .....AŞ tarafından davalı .....Ltd Şti hakkında açılan davanın kabulüne, 8.000.000 TL’nin 29.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Diğer davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine, ASIL DAVADA YARGILAMA GİDERLERİ 4-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 732,00.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 1.707,75.-TL peşin harç ile 262.553,00.-TL ıslah harcının mahsubu ile 263.528,75.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağından davalı vekili lehine 45.000.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 madesi uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, BİRLEŞEN (... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/... E. SAYILI) DAVADA YARGILAMA GİDERLERİ 9-Alınması gereken 546.480,00.-TL nispi harçtan peşin alınan 136.620,00.-TL harcın mahsubu ile bakiye 409.860,00.-TL karar ve ilam harcının davalı .....Ltd Şti'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 10-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.200,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalı .....Ltd Şti'nden alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 910.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı .....Ltd Şti'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 12-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağından davalı vekili lehine 45.000.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 13-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağından davalı vekili lehine 45.000.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 14-Davacı tarafça yapılan 137.047,60.-TL harç ile 745,00 tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 137.792,60.-TL yargılama giderinin davalı .....Ltd Şti'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 15-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2026

Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/160, K. 2026/259, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-160-e-2026-259-k-2bc9ad941340