İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/251 E. 2026/205 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/251
- Karar No
- 2026/205
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/251 KARAR NO : 2026/205
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/04/2024 KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İşbu dava kapsamında 25/07/2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu ----- başvuru numarası ile hakeme başvurulmuş olduğundan zamanaşımı süresi kesilmiş olup Uyuşmazlık Hakeminin 21/01/2024-----sayılı kararının tebliği ile zamanaşımı süresinin tekrardan başladığını, 29.11.2022 ---- neticesinde müvekkilinin aracının ağır hasar gördüğünü, kazanın oluşumunda ----- plaka sayılı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen kazada müvekkiline ait ----- plakalı aracın almış olduğu darbe neticesinde ağır hasarlandığını, ---- plakalı aracın, davalı sigorta şirketine ----- nolu zorunlu trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin, aracındaki hasarın onarımı için ----- başvurmuş olup -----. Tarafından açılan hasar dosyası üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde, araçtaki hasarın miktarının fazlalığı nedeniyle müvekkilinin aracının pert e ayrılmasına karar verildiğini, hasar dosyası kapsamında aracın rayiç bedeli 280.000,00-TL ve sovtaj bedeli 136.600,00 TL olarak belirlendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna tarafımızca başvuru yapılmış bilirkişi rayiç bedeli 285.000,00 TL belirlediğini, ancak davalı sigorta şirketi belirlediği rayiç ve sovtaj bedellerini ödememiş olmasına rağmen bilirkişi ödemiş gibi hesap yaptığını, STK dosyasında ıslah yapılmadığını ve 5.000,00 TL üzerinden karar verildiğini, davalı şirket ekteki mutabakatnamede yer alan 280.000,00 TL rayiç bedeli ödemediğini, aracın gerçek rayiç değerinin kendi araştırmalarına göre en az 421.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin aracında meydan gelen hasar sebebiyle ödenen bedel ile(STK kararı gereği 5.000,00 TL ) aracın gerçek rayiç değeri arasındaki 416.500,00-TL pert bedelinin poliçe limitleri dahilinde ödenmesi gerektiğini beyan ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109. Madde gereğince kısmi alacak davasının kabulü ile; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait ------ plakalı araç için şimdilik 100,00-TL pert bedelinin poliçe limitleri dahilinde 29.11.2022-kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 29.11.2022 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlanan ------ plakalı araçta meydana geldiği iddia olunan maddi zararların karşılanması talebiyle müvekkili şirket aleyhine işbu dava ikame edildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, yapılan incelemede aracın rayiç değerinin 280.000,00 TL olarak tespit edildiğini, başvuru dilekçesinde bahsi geçen 29.11.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ----- plakalı aracın, müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı yan tarafından 01/02/2024 tarih ve imzalı ibraname ile müvekkili sigorta şirketi yönünden borçtan ibra olmuş bulunduğunu beyan ile, haksız ve mesnetsiz iş bu davanın usul eksikliklerinden dolayı incelenmeksizin reddine, talebin kabul edilmemesi halinde ibraname ve muvafakatnamenin göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan hasarın sigorta şirketinden tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "Kusur yönünden; Dava konusu ---- plaka sayılı ----markaltip, ------ model araç sürücüsü) araç sürücüsü ----- (Aracın pert hale gelmesi ile neticelenen olayda) kusursuz olduğu, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ---- plaka sayılı araç sürücüsü) ------ 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Hasar yönünden; 29/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu dava konusu ---- plakalı araçta meydana gelen hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, dava konusu ----- plaka sayılı ------ markaltip, ------ model aracın kaza tarihindeki dava konusu kazadan önceki piyasa rayiç değerinin 285.000,00 TL olabileceği, Dava dilekçesinde “.aracın gerçek rayiç değeri bizim araştırmalarımıza göre en az 421.500,00 TL dir.” şeklinde belirtildiği, dilekçe ekinde liste halinde sunuşmuş 4 adet aracın hasar durumu ile ilgili detay bulunmadığı ve en önemlisi ilan tarihlerinin “kaza tarihinden sırasıyla; “5 ay 24 gün”, “6 ay”, “6 ay 3 gün”, “6 ay 16 gün” sonraki ilanlar olup, kaza tarihini yansıtmadıkları tespit edilmiştir. Tarafımca yapılan araştırma ve yukarıda yapılan ayrıntılı açıklamalarda tespit edilen emsal araç ilanları da dikkate alındığında belirtilen ve talep edilen 421.500,00 TL tutarın kaza tarihi itibariyle isabetsiz olduğu değerlendirilmiştir) araca ait hasar fotoğrafları ve araç üzerinde inceleme yapan sigorta eksperi tarafından düzenlenmiş kesin ekspertiz raporu kapsamındaki tespitler dikkate alındığında, hasarlı parça-malzeme tutarının 154.122,16 TL olabileceği, onarılması durumunda bu tutara işçilik bedeli (60.000,00 TL) ve KDV de ekleneceği dikkate alındığında, toplam hasar tutarının (KDV hariç 214.122,16 TL) KDV dahil 252.664,15 TL olabileceği, aracın onarılmadan önceki hasarlı değerinin kaza tarihi itibariyle 136.600,00TL civarında olduğu da dikkate alındığında, aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, aracın pert-total kabul edilebileceği, dava konusu ---- plaka sayılı ----markaltip, ----- model araçta meydana gelen hasar-zarar tutarının (285.000,00-136.600,00) 148.400,00 TL olabileceği, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden tutarın, 148.400,00TL Hasar-Zarar x%100 kusur oranı= 148.400,00 TL olabileceği, davalı sigorta tarafından hasar-zarar tutarının “143.400,00 TL" hesap edildiğinin anlaşıldığı, kalan tutarın (148.400,00 TL-143,400.00TL= 5.000,00 TL olduğu, ----- nolu dosyasındaki 22/11/2023 tarihli Bilirkişi raporunda, Bilirkişi- Kara Araçları Eksperi tarafından belirtilen 285.000,00 TL rayiç değerin isabetli olduğu, STK- dosyasındaki kararda “Başvurunun kabulü ile, 5.000,00 TL hasar farkı tazminatının 20/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan tahsili ile başvurana ödenmesine...” karar verildiği, dosya kapsamında ödeme belgesine rastlanılmadığı, Sayın Mahkemece 5.000,00 TL'nin ödendiğinin kabulü halinde hasar- zarar farkı tazminatına ait ödenecek bakiye bulunmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "Kök rapordaki tespitlerin aynen geçerli olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan sigortalısının kusuru oranında davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sorumludur.Davacı taraf mahkememize başvurmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı sigorta aleyhine hasar tazminatına ilişkin başvuruda bulunmuş ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 5000 TL hasar farkı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, verilen kararın itiraz yasa yolunun açık olduğu, kararın taraflara 23/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz edilmeden kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Davacının aynı davalıya karşı aynı taleple Sigorta Tahkim Heyetine başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 5000 TL hasar farkı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, verilen kararın itiraz yasa yolunun açık olduğu, kararın taraflara 23/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz edilmeden kararın kesinleştiği, davacı asilin sigorta ile de hasara konu zarar ile ilgili olarak 143.000 TL ödeme alarak, davalı sigortayı ibra ettiği, ibradaki imzanın inkar edilmediği, ibranamede fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması sebebiyle yine de rapor alınmış ise de fark zarar kalmadığı, fark zarara tahkim komisyonunca karar verildiği, bu karar da itiraz edilmediği, kesinleştiği, davacının sigorta tahkim komisyonunca verilen kararın kesinleşmesinden sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuruda bulunamayacağı anlaşıldığından------ Sayılı Kararı) davacının talebi yönünden kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- 6100 Sayılı Yasa'nın 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince davanın kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ıslah harcı toplamı 2.052,60 -TL harcın mahsubu ile artan 1.625,00-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.