İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/242 E. 2025/354 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/242
Karar No
2025/354
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/242 Esas KARAR NO : 2025/354 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkiline 15.09.2023 tarihli ... nolu 40.008-TL bedelli ve 20.09.2023 tarihli... nolu 22.598,60-TL bedelli faturalar içeriği malların siparişinin verildiğini ve müvekkili tarafından anılı faturaların tanzim edilerek içeriği malların davalı yana tesliminin yapıldığını, müvekkili tarafından davalıya teslim edilen ürünler karşılığında 62.606,46.TL bedelli iki adet faturaya davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmayıp fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, davalı tarafından bedeli ödenmeyen 15.09.2023 ve 20.09.2023 tarihli faturalar nedeniyle TTK. madde 1530 gereğince 30 günlük temerrüt süresi sonrasında icra takibine girişildiğini, girişilen icra takibine davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu beyanla davalının Torbalı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin devamına, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ileri sürülen alacağın mahiyeti ve miktarı dikkate alındığında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili firmanın merkezi ve faaliyet alanının İzmir ili Torbalı ilçesi olduğunu, genel yetki kuralları uyarınca Torbalı İcra Daireleri ve Torbalı Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı taraf taleplerinin Borçlar Kanunu ve TTK. nda belirlenen sürelerden sonra ileri sürüldüğünü, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden yapılan itirazlar uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın taleplerinin basiretli tacir sıfatı ile örtüşmediğini, taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda davacı yanın sözleşme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, anlaşma doğrultusunda davacının yapması gereken işleri tamamlamadığını, montaj ve demontaj işlerini yarım bıraktığını, ayrıca taraflar arasındaki anlaşma gereği işlerin tamamlanmasına müteakip 90 gün vade ile ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, işin tamamlanmamış olması nedeniyle vade süresinin başlamadığını ve ödeme gününün gelmediğini, müvekkilinin davacıya muaccel hale gelen herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1- Torbalı İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklı/davacı ...Tartı ve Elektronik Sistemler Ltd. Şt. tarafından borçlu/davalı ...Seramik İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine 15.09.2023 tarihli... nolu 40.008.00TL bedelli ve 20.09.2023 tarihli ... nolu 22.598,46-TL bedelli faturalardan kaynaklı fatura asıl alacağı ile 51,52-TL ve 218,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.876,23-TL alacağın tahsili için 19/10/2023 tarihinde başlatılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekili tarafından 20.10.2023 tarihli dilekçe ile alacaklı olarak görünen şirkete herhangi bir borcun bulunmadığı, müvekkil şirket defter ve belgelerinde yapılan incelemelerde herhangi bir alacağın görülmediği, alacaklı yan ile yapılan sözleşme gereğince işin bedelinin 60 gün vadeli olarak ödenmesi konusunda anlaşılmasına rağmen, alacaklı yanın sözleşmeye aykırı dayanarak itiraza tabi faturayı müvekkil şirkete gönderdiğini beyanla takibe, borca ve tüm ferilerine itiraz edildiği itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 23.10.2023 tarihli kararı ile itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları Taraf şirketlerin sicil kayıtları ilgili Ticaret Sicil Müdürlüklerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. 3-Takibe dayanak E-faturalar 4-Vergi Dairesi kayıtları Torbalı Vergi Dairesine ve Ege Vergi Dairesine ayrı ayrı müzekkere yazılarak, taraf şirketlerin 2023 yılına ilişkin BA-BS formları celp edilerek dosyamız arasına alınmış, formlara göre davalının davacıdan 2023 yılında satın almış olduğu hizmeti gösteren 2 adet mal-hizmet alış fatura bedellerinin toplamının KDV hariç 52.172,05-TL olduğu, davacının, davalıya 2023 yılında toplam 2 adet fatura ile KDV hariç 52.172,05-TL mal-hizmet satışının bulunduğu görülmüştür. 5-Tanık beyanı Mahkememiz 30.01.2025 tarihli celsesinde dinlenen; Davacı Tanığı ...; "ben davacı şirkette yaklaşık 4 senedir fabrika Müdürü olarak çalışmaktayım. Satıştan sorumlu personelimiz bana davalı şirketin davaya konu faturalara konu hususlarında loadcell dediğimiz tartı sistemleri hakkında davalının talebi olduğunu, fiyat konusunda müşterinin belirttiği hedef fiyatı vermemiz halinde peşin ödeme yapılacağı ve aynı gün akşam saatinde acil müdahale talep edildiğini söyledi. Ödemenin peşin olarak yapılması halinde uygun olduğunu söyleyerek onay verdim. Aynı gün akşam servis personelimiz müdahale ederek sabaha kadar işlemleri tamamladı. Sahada servis personelimizin gördüğü eksikler üzerine 2. Faturadaki malzemeler konusunda davalıdan onay alınarak sahada değişimler yapıldı. Bu konuda servis formları tutularak işlemlerin sahada yapıldığı kayıt altına alınarak sürç tamamlandı. Bu işlemin tamamlanmasından sonra karşı taraftan eksik ya da ayıplı ifaya ilişkin şirketimize hiç bir bildirim yapılmadı muhasebe servisimiz tarafından ödeme konusunda sorun yaşandığı, sürekli olarak davalı tarafından ertelendiği bilgisi verildi.", beyanında, Davacı Tanığı ..." ben davacı şirkette üretim müdürü olarak yaklaşık 5 yıldır çalışmaktayım. Davalı şirket tarafından bizim şirketimizin satış bölümü telefonla aranarak acil servis talebi oluşturulmuştu. Aynı gün müdahale talep edildiği için biz servis ekibimizi buna göre ayarladık ekibi sahaya gönderdik. Davalının tartı sistemindeki arızaya müdahale ederek parça değişimi ve işçilik hizmeti verilecekti. O gün akşam bu işlem tamamlandı. Akabinde ertesi gün montaj malzemelerinin kitleri arızalı olduğu için onlarında değişiminin gerektiğini davalı şirkete söyledik. Davalı şirketin onayı ile bu işlemlerde yapıldı. Yapılan işlemlere ilişkin servis formları da davalı tarafa imzalatılarak sahadan ayrıldık. biz bu işlemleri tamamladıktan sonra davalı şirket tarafından yapılan işlere dair herhangi bir geri dönüş, ayıp ya da eksik iş bildirimi yapılmadı. Telefon görüşmelerine istinaden ödemenin peşin olarak aynı gün yapılacağı söylenmişti. Biz sahada işleri tamamladığımızda sistem çalışır vaziyetteydi. Müdahale için ilk gittiğimizde zaten sistem arızalı durumdaydı ilk fatura konusu malzemeler ile arızayı gidermeye çalıştıktan sonra montaj kiti ve bağlantıda ki sorun sebebiyle 2.fatura konusu malzemeler kullanılarak arıza giderilmişti. Servis birimini ben organize ettiğim için süreci biliyorum Ödemenin peşin yapılacağı söylenerek bizden fiyat indirimi de istenmişti. Ancak sonrasında davalı taraf ödeme konusunda sürekli oyalamaya başladı. Mail order ile ödeme yapılacağı söylendi ancak bu da yapılmadı." beyanında bulunmuştur. 6-Taraf ticari defter ve kayıtları 7- Bilirkişi raporu Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerine yapılan incelemeye ilişkin olarak SMMM bilirkişiden aldırılan 28.01.2025 havale tarihli raporda özetle; Taraflara ait incelemeye konu yasal defterlerinin açılış kayıtlarının muntazaman süresi içinde yaptırıldığı, yine TTK.nun 64/3 ve ilgili maddeleri gereği yaptırılması zorunlu sene sonu ibraz tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, Davacı ile davalı arasında ihtilafa konu ticari çalışmanın 2022 yılından gelen 62,20-TL'lik alacak bakiyesi ve 2023 yılı içerisinde davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 15.09.2023 tarihli 40.008-TL'lik ve 20.09.2023 tarihli 22.598,46-TL'lik toplamda 62.606,46-TL'lik e-faturalardan kaynaklandığı, davacının davalı adına tanzim ettiği ve takibe de konu edilen söz konusu e-faturaların elektronik ortamda tanzim edilerek, elektronik ortamda davalı tarafa muntazaman tebliğ edilmiş olduğu, dosya içeriğine sunulan tarafların ilgili vergi dairesine vermiş oldukları Ba-Bs formları kapsamında da söz konusu faturaların davalı yana tebliğ edildiği ve bu faturalara yönelik olarak da davalının davacı tarafa herhangi bir iade faturası düzenlemediği veya itirazda bulunmadığının görüldüğü, Davacının yasal defter ve dayanağı belgeleri ile davalının yasal defter ve dayanağı kayıtlarının muhasebesel yönden bire bir uyumlu olduğu, davacının davalı yan adına tanzim ettiği e- faturalarının dijital ortamda davalı yana tebliği ve içeriği malların sevk ve teslimi hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafından bu faturalara karşlılık bir ödemede bulunulmadığı, var ise bu yönde belge ibrazının olmadığı, davalının davacının teslim ettiği malların montaj ve demontaj hizmetine yönelik yapmış olduğu itirazlar hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibarıyla 62.668,66.TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, İcra dosyasının tetkikinde; davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla işlemiş faiz talebinde bulunmuş olduğunun görüldüğü, bu yönde yapılan incelemelerde davacı tarafından davalının takip tarihi öncesinde yazılı olarak herhangi bir biçimde temerrüde düşürülmediği, taraflar arasında gecikme faizi uygulamasına yönelik bir sözleşmenin mevcut olmadığı, yine taraflar arasında gecikme faizi yönünde geçmişten gelen ve teamül haline gelmiş bir uygulamanın bulunmadığı dikkate alındığında takdir Mahkemeye ait olmak üzere davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla temerrüt faiz talep edebileceği, rapor edilmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, faturadan kaynaklı alacak sebebiyle Torbalı İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Torbalı İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında başlatılan faturaya dayalı takip nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, davacı tarafça faturalara konu malın davalıya teslim edilip edilmediği, takibin yerinde olup olmadığı ve itirazın iptali şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yetki itirazı yönünden; Davalı tarafça her ne kadar Mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, davanın faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, TBK'nun 89.maddesi gereğince sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı taktirde para borçlarının götürülecek borçlardan olduğunu ifa zamanında alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde ödenmesi gerektiği, taraflar arasında bedelin ifasına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, HMK'nun 10.maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin seçimlik yetkili mahkeme olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden; Açılan davanın niteliği ve alacağın TBK m. 146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğu, hak düşürücü sürenin de söz konusu olmadığı değerlendirilerek davalı vekilinin yerinde olmayan itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davanın esası yönünden; Davacı tarafından davalı aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılarak alacaklı (davacı) tarafından davalı borçlu aleyhine takip dayanağı 15.09.2023 tarih ... nolu 40.008-TL bedelli ve 20.09.2023 tarih... nolu 22.598,46-TLbedelli faturalardan kaynaklı fatura asıl alacağı ile 51,52-TL ve 218,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.876,23-TL alacağın tahsili talep edilmiş; ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin 20.10.2023 tarihinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı itirazın iptalini talep etmektedir. Davalı taraf, takibe itiraz dilekçesinde, muhasebe kayıtlarında yapılan incelemelerde takibe dayanak faturalara ilişkin bir borcun bulunmadığını, alacaklı yan ile yapılan sözleşme gereği işin bedelinin 60 gün vadeli olarak ödenmesi konusunda anlaşılmasına rağmen, alacaklı yanın sözleşmeye aykırı davranarak itiraza tabi faturayı müvekkil şirkete gönderdiğini beyan etmiş; Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, davacının sözleşme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, anlaşma doğrultusunda yapılması gereken montaj ve demontaj işlerinin yarım bırakılarak, tamamlanmadığını, taraflar arasındaki anlaşma gereği iş bedelinin işlerin tamamlanmasına müteakip 90 gün vade ile yapılacağının kararlaştırıldığını, işin tamamlanmamış olması nedeniyle vade süresinin başlamadığını, muaccel hale gelen herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmuştur. Tarafların incelenen ticari defterleri ile sunulan kayıt ve belgelerden, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunduğunun taraflarca iddia ve ispat edilmediği, bu durumda taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, "önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu" olarak kabul edilen açık hesap ilişkisinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gereklidir. Davacı taraf, alacak iddiasını açık hesap kapsamındaki 2023 yılı içerisindeki alacağa dayandırmıştır. Tarafların ticari defterleri ile celp edilen Vergi Dairesi kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki açık hesap ilişkisine konu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde birbiri ile uyumlu ve tutarlı şekilde kayıtlı olduğu, bu yönde herhangi bir ihtilafın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın, açık hesap ve bu açık hesaba konu faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olmakla, karineten malı teslim aldığı sabit kabul edilmelidir, fatura bedelini ödediğini ispat yükü davalıya ait olduğundan, dosyanın mevcut durumu itibariyle davalının ödeme olgusunu kendi ticari defterleri ve davacı ticari defterlerine göre ispat edemediği, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle takip miktarı kadar alacaklı olduğu ve davalının bu borcu ödediğine ilişkin herhangi bir delilin mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın asıl alacak miktarı üzerinden kabulüne, davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden işlemiş faiz yönüyle davanın reddine ve takip konusu alacağın likit olduğu gözetilerek kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda davacı yanın sözleşme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, anlaşma doğrultusunda yapılması gereken işlerin tamamlanmadığı, montaj ve demontaj işlerini yarım bırakıldığı, ayrıca taraflar arasındaki anlaşma gereği işlerin tamamlanmasına müteakip 90 gün vade ile ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, işin tamamlanmamış olması nedeniyle vade süresinin başlamadığı ve ödeme gününün gelmediği savunulmuş ise de, davalı tarafça söz konusu savunmanın ispatına ilişkin tanık deliline dayanıldığı, Mahkememizce davalı taraf tanıklarına çıkarılan davetiyelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tanıkların mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadıkları, 30/01/2025 tarihli celsede davalı vekili tarafından tanıkların bir sonraki celse hazır edileceği beyan edilerek Mahkememizce ihzar müzekkeresi düzenlenmemesi talep edilmiş ve Mahkememizce davalı vekili talebi üzerine Mahkememiz 30/01/2025 tarihli celsesi ara kararı uyarınca, davalı vekiline tanıklarını hazır etmesi konusunda bir sonraki celseye kadar kesin süre verilerek, tanıkların hazır edilmemesi halinde bu tanıkları dinletme taleplerinden vazgeçmiş sayılacaklarının kabul edileceğinin ihtarının yapıldığı, 17/04/2025 tarihli celsede tanıkların mazeretsiz olarak hazır edilmediği, sözlü olarak ileri sürülen mazeret beyanının ispatına elverişli delil sunulmadığı anlaşıldığından Mahkememizce celsede kurulan ara karar ihtararı ve celse saatine kadar herhangi bir mazerette bulunulmadığı gözetilerek davalı tarafın tanık dinletme talebinden vazgeçmiş sayılmalarının kabul edilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda davalı tarafça ileri sürülen savunma ispat edilemediği kabul edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Torbalı İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasındaki 62.606,46-TL'lik asıl alacak kısmı yönünden İTİRAZININ İPTALİNE, takibin bu miktar ve bu miktara takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda işletilecek faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında (12.521,29-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.276,65-TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 759,39-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 314,38-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.202,88-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince Torbalı Arabuluculuk Bürosunun... başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan ve sarf kararı düzenlendiğinde belirlenecek olan arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red edilen bölümü üzerinden ( %99,5709 kabul %0,4291 red) haklılık oranlarına göre yapılacak hesaplama sonucu çıkacak miktarların taraflardan alınarak, Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 759,39-TL nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınarak işbu dosyada davacı tarafından yapılan (4.999,00-TL tebligat+posta+bilirkişi ücreti +427,60-TL başvurma harcı) olmak üzere toplam 5.426,60-TL yargılama giderinden 5.403,31-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın red edilen miktarı üzerinden hesap edilen 269,77-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden artan gider avansının resen ilgilisine iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 17/04/2025

Katip... E imza ¸

Hakim... ¸eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/242, K. 2025/354, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-242-e-2025-354-k-fdc46ee04ade