İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/851 E. 2025/302 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/851
Karar No
2025/302
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/851 KARAR NO : 2025/302

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 24/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya topraklama prizi, cıvata, kalvaniz top şeridi ve benzeri ürünleri satıp faturalar düzenlediğini, davalının müvekkili tarafından düzenlenen faturalara itiraz etmediğini ve borcunun bir kısmını ödediğini, ödenmeyen fatura tutarları yönünden takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, davalının arabuluculuk sürecinde de anlaşmaya yanaşmadığını, davalının icra müdürlüğünün yetkisine itirazının yersiz olduğunu, TBK 89 maddesi uyarınca takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, davalının ... 29. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 56.554,01 USD'nin 24/07/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, itiraz edilmeyen fatura içeriği mal ve hizmetin sunulduğunu, iddia eden tarafından ispat edilmesi gerektiğini, faturalara itiraz edilmemesi sebebiyle davacının alacak iddiasını ispat ettiğinin düşünülemeyeceğini, dava dilekçesi ekinde fatura sunulmadığı gibi fatura konusu mal ve hizmetlerin sağlandığına dair somut delil sunulmadığını, müvekkilinin takipten önce temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle temerrüt faizi talep edilemeyeceği, faiz oranlarının celp edilmesi gerektiğini, inkar tazminatı için itiraz eden borçlunun kötü niyetli olması gerektiğini, müvekkilinin itirazının yargılamayı gerektirdiğini, alacağını ispatlayamayan davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini iddia ve talep etmiştir. ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası Uyap'tan dosya içine alınmış tetkikinden; davacı tarafından davalı aleyhine 21/12/2022 tarihli 1.309,45 USD tutarlı, 22/12/2022 tarihli 2.322,24 USD tutarlı, 23/12/2022 tarihli 9.145 USD tutarlı, 30/12/2022 tarihli 1.720,44 USD tutarlı, 19/01/2023 tarihli 3.441,41 USD tutarlı, 31/01/2023 tarihli 2.456,41 USD tutarlı, 27/12/2022 tarihli 778,02 USD tutarlı, 24/01/2023 tarihli 955,80 USD tutarlı, 13/01/2023 tarihli 1.549,28 USD tutarlı, 10/01/2023 tarihli 1.720,44 USD tutarlı, 29/12/2022 tarihli 24.142,80 USD tutarlı, 23/12/2022 tarihli 1.785,01 USD tutarlı ve 04/01/2023 tarihli 2.064,53 USD tutarlı faturalar olmak üzere 56.574,01 USD asıl alacak ile bu fatura tutarlarının takip öncesi işlemiş faizleriyle birlikte toplam 60.723,73 USD'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalı tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiği, davacı tarafından takibe itirazın kısmen iptali isteminin 1 yıllık süre içinde talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu ancak faturaya itiraz edilmemesinin mal ve hizmet sağlandığının ispatı için yeterli olmadığının iddia ettiğinden aralarında ticari satım ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla TBK 89 maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri ve icra dairelerinin de yetkili olduğu dikkate alınarak davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazlarının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davacının takip tarihi itibariyle bakiye alacağının tespiti için tarafların 2022,2023,2024 yılları ticari defterlerinin mahkememiz duruşma salonunda incelenerek takip konusu faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı varsa taraf defterlerindeki mutabakatsızlık sebepleri, takip tarihi itibariyle faturalardan kaynaklanıp ödenmeyen alacak miktarı konusunda rapor tanzimi için dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/01/2025 tarihli raporda özetle; davacı ve davalı şirketin 2022,2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin 1 numaralı elektronik defter genel tebliği kapsamında e-defter olarak tutulmakta olduğu ve usulüne göre oluşturulduğu, davacının defterlerine göre davalı şirket ile olan ticari ilişkinin 120.0102372 nolu cari hesap kodu ile takip edildiği, takip konusu faturaların davacı defterlerine süresinde kaydedilmiş olduğunu, cari hesap bilgilerine göre davacının takibe konu faturalardan oluşan bakiye nedeniyle davalıdan takip tarihi olan 18/07/2023 tarihi itibari ile 56.554,01 USD alacaklı bulunduğu, davalı şirket defterlerine göre ise davacı ile ticari ilişkinin 320.10.00100 nolu cari hesap kodu ile takip edildiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerine kaydedilmiş olduğu, davalı şirketin takip konusu faturalar nedeniyle 18/07/2023 tarihi itibari ile davacıya 56.554,01 USD borçlu göründüğü, takip konusu faturaların davalı defterlerinde de kayıt altına alınmış olması ve taraf defterlerinde mutabakatsız bulunmaması nedeniyle davacı tarafından düzenlenen fatura içeriği malların davalıya teslim edilmiş olduğunun değerlendirildiği, davacının davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair ihtarname bulunmadığı, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 56.554,01 USD alacaklı olduğu yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamın Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen fatura bedellerin tahsili için başlatılan takibe itirazın kısmen iptali istemine ilişkindir. 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve...Esas, ... Karar sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun 21 inci maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle (hizmet) alım-(hizmet) satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Takip konusu faturaların davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip konusu faturalara davalı tarafından süresinde itiraz edilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacı tarafından "ticari e-fatura" seçeneği üzerinden düzenlenip davalıya gönderilen ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmeyen faturanın içeriğinde cinsi, miktarı ve bedeli yazılı malların davalıya teslim edilmiş sayılıp sayılmayacağı, ticari satımla ilgili fatura içeriğine itiraz edilmemesinin malların fatura borçlusuna teslim edildiğine karine teşkil edip etmeyeceği hususunda toplanmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için “fatura” kavramı üzerinde durulmasında yarar vardır. 6102 sayılı Kanun'da fatura tanımlanmamış; 213 sayılı Kanun'un 229 uncu maddesinde ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır" şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre fatura, ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını ölçüsünü fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası niteliğinde olup sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenen ve sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 373). Diğer taraftan 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası; "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. " hükmünü haizken ikinci fıkrasında; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır " hükmü yer almaktadır. Buna göre ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa öneri mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez. 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi gereğince gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması hâlinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş ya da iş görmüş bir tacir olması gerekir. Bunun doğal sonucu olarak da; esnafın gönderdiği faturaya itiraz olunmaması fatura içeriğini kabul etme sonucunu doğurmaz. Görüldüğü üzere bu düzenleme ile faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu süresinde itiraz edilmemekle içeriğinden sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Ne var ki fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği hâlde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, başka bir deyişle faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde düzenlenen bu karineden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdî ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde düzenlenen karine aksi ispat edilebilen adi bir karine olduğundan sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi, niteliği gereği faturaya yazılması gereken hususlar, başka bir deyişle olağan içeriği bakımından uygulanır. Faturanın içeriğinin nasıl olması gerektiği konusunda 6102 sayılı Kanun'da özel bir hüküm bulunmamakta, sadece 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu ve olağan içeriğinin nasıl olması gerektiği 213 sayılı Kanun'da düzenlenmiştir. Bu itibarla 213 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi gereğince faturada en az; faturanın düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası, faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası bulunmalıdır. Görüldüğü üzere 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkindir. Takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip konusu 21/12/2022 tarihli 1.309,45 USD tutarlı, 22/12/2022 tarihli 2.322,24 USD tutarlı, 23/12/2022 tarihli 9.145 USD tutarlı, 30/12/2022 tarihli 1.720,44 USD tutarlı, 19/01/2023 tarihli 3.441,41 USD tutarlı, 31/01/2023 tarihli 2.456,41 USD tutarlı, 27/12/2022 tarihli 778,02 USD tutarlı, 24/01/2023 tarihli 955,80 USD tutarlı, 13/01/2023 tarihli 1.549,28 USD tutarlı, 10/01/2023 tarihli 1.720,44 USD tutarlı, 29/12/2022 tarihli 24.142,80 USD tutarlı, 23/12/2022 tarihli 1.785,01 USD tutarlı ve 04/01/2023 tarihli 2.064,53 USD tutarlı faturalarda satılan malın cinsi, adedi ve bedeli gibi faturanın zorunlu ve olağan içeriklerinin yer aldığı, fatura içeriklerinin satım sözleşmesinin ifa safhasıyla uyumlu olduğu, fatura içeriklerinde ifa safhası dışında sayılabilecek (vade farkı,kâr kaybı vb) hususların yer almadığı, emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas,... K. sayılı kararında da açıklandığı üzere davalı defterlerine kaydedilen olağan içerikli faturalara süresinde itiraz edilmemesinin fatura içeriği ürünlerin teslimine karine teşkil ettiği,aksinin ve fatura konusu bedellerin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla asıl alacak tutarı yönünden itirazın kısmen iptali isteminin kabulüne ,alacak likit ve itiraz haksız olduğundan %20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının, ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptaline, takibin 56.554,01 USD'ye 24/07/2023 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarınca USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20'si oranında 297.762,51 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 113.429,09 TL olduğundan peşin alınan 20.364,37 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 93.064,72 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılıp mahsup edilen harç tutarı 20.364,37 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi masrafı, 325,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere topalm 6.325,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 242.660,94 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/04/2025 BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/851, K. 2025/302, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-851-e-2025-302-k-d80bd4cf7a23