İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/233 E. 2025/916 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/233
- Karar No
- 2025/916
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/233 Esas KARAR NO : 2025/916
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 14/04/2024 KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekilinin dava dilekçesi ile ; ... firmalarından alacaklarını tahsil edemediğini, bu ise şirketin finansal dengesini önemli ölcüde bozduğunu, yabancı paraların (USD ve EURO) TL karşısındaki yükselişi, bedelleri yabancı para kurlarına bağlı olarak belirlenen tedarik maliyetlerini oldukça yükselttiğini, karlılık açısından önemli gider ve maliyet unsuru olduğunu, kredi faiz maliyetlerinin 96 50 - 96 55 leri ve faktöring maliyetlerinin 96 70 leri bulması şirketin karlılığını önemli ölçüde azaltmış şirketimizin finansal dengesini bozduğunu, şirketin son 3 yılda net satışlarını yaklaşık 7,69 kat, net aktif toplamı son üç yılda yedi kat arttığını, bu çerçevede özellikle personel, tedarik ve imalat süreçleri yönünden şirketin kontrolsüz bir şekilde hızlı büyüdüğünü, büyüme yabancı kaynaklarla finanse edilmiş, asgari ücretin 250 USD den 500 USD leri aşması, enerji fiyatlarındaki anormal artışlar, ülkemizde yaşanan finansal krizin olumsuz etkileri ile birleştiğinde kontrolsüz hızlı büyümenin olumsuz etkilerini yaşadığını, bu kapsamda ... firmasından 39.000.000.- TL, Tunalar Yapı firmasından 20 milyon TL civarında alacak ve ...şirketinden 20 milyon TL civarında bir alacak vadelerinde tahsil edilemediğini, bu ise şirketin nakit döngüsünü olumsuz etkilediğini, şirketin tüm alacaklılara tek bir teklif sunduğunu, vade konkordatosu talep ettiğini, şirketinin 29.02.2024 tarihli mali duruma göre TTK 376/3 çerçevesinde borca batık durumda olmayıp özkaynakları (*) 80.237.256,18.- TL olduğunu, vade konkordatosu teklife göre 29.02.2024 tarihi itibariyle borçlarımızdan herhangi bir iskonto yapılmadan ve borçları için ilave faiz ödenmeden, ilk taksit ödemesi 30.06.2026 tarihinde olacak şekilde, 6 ayda bir ödemeli ve toplam 8 eşit taksit olacak şekilde aşağıdaki tarihlerde ödeneceğini, ...'ın , ...Şirketi' nin 90100 oranında ortağı ve münferit imza yetkilisi olduğunu, söz konusu şirketin hem çeklerine vermiş olduğu aval ve cirolar nedeniyle yükümlülük altına girdiğini, hem de banka kredi borçlarına ve finansal kiralama borçlarına müşterek borçlu Müteselsil kefil olduğunu, İİK 286. maddesinde ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Yönetmeliğinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak hazırlanmış olması sebebi ile 287. maddesinde belirtilen 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesini, İİK 287/2 gereği Geçici Komiser tayini kararı verilmesini, davacı şirketin İİK nın 297/2. maddesinin doğrultusunda, malvarlıklarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasına karar verilmesi, İİK. 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından, mühlet içinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacı şirket aleyhine her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini, şirketin aktiflerinde bulunan menkuller ile üçüncü kişilerin şirketler lehine alacaklılara tahsis ettiği rehin ve ipotek işlemlerine ilişkin rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde satışların durdurulmasına karar verilmesini, şirket aleyhine yapılmış ve yapılacak her türlü takipteki muhafaza, teslim ve tahliyeye dair icrai işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini, şirketlerin elde ettikleri gelirler ve mevduatlar üzerine haciz veya ihtiyati haciz uygulanması halinde şirketler faaliyetlerine devam edemeyeceğinden davacı şirketlerin hak ve alacaklarına haciz veya ihtiyati haciz yolu ile haciz ihbarnamesi gönderilmemesi, gönderilmiş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, davacı şirketlerin araçları üzerine haciz veya ihtiyati haciz yolu ile yakalama kararı konulmaması konulmuş ise kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesini, geçici Mühlet içinde yapılacak inceleme sonucu bir yıllık kesin mühlet verilmesine, İcra İflas Kanununda belirlenen kesin süre içinde yapılacak yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında konkordato talep eden davacı asil aynı zamanda davacı şirketin temsilcisi 18/12/2025 tarihli duruşmada bizzat davadan feragat ettiğine dair beyanını sunmuş ve imzası alınmıştır. Davacılar vekili de 18/12/2025 tarihli duruşmada davadan feragat ettiğine dair beyanını sunmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1). Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır. Dosya kapsamında davacı şirketin temsilcisi ve davacılar vekili 18/12/2025 tarihli celsede davadan feragat ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Konkordato komiser heyetinin 18/11/2025 tarihli raporunda "davacı borçlu şirket yönünden; Bilançolar üzerinde yapılan incelemelerde; şirketin tedbir tarihi itibariyle borçlarında ciddi tutarda azalışın ve öz kaynaklarında ise ciddi oranda artışın mevcut olduğu, bu artış ve azalışın şirketin iç kaynaklarından değil de şirket ortağından ve 3.Kişiden sağlanan fayda ile sağlandığı, Şirketin revize projesinde ileriye yönelik satış ve kar tahminleri içerisinde kalan ancak gerçekleşen 9 aylık dönemde karlılığı 6 19,47 ve satış hedeflerini 064,79 oranında tutturduğu, Gelir tabloları incelendiğinde; bir önceki rapora dayanak 01.01.2025 - 30.06.2025 tarihleri arasında 2.937.390,75 TL, bu rapora dayanak 01.01.2025-30.09.2025 tarihleri arasında 1.131.5252,78 TL dönem net karı elde ettiği, yani 01.07.2025-30.09.2025 tarihleri arasında geçen 3 aylık sürede şirketin 1.805.864,97 TL tutarında zarar ettiği, En son revize projedeki yaklaşık 4044 oranındaki kaynağın bir önceki raporlar ve en güncel mali veriler“ değerlendiğinde sağlanamayacağı dolayısıyla tasdik şartlarından olan kaynak şartının halen oluşturulamayacağı, yapılan açıklamalar doğrultusunda, kaynak şartının sağlanamayacağından dolayı konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılmış olmakla, İİK. 292/b maddesi uyarınca takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere kesin mühletin kaldırılabileceği, Bir önceki raporda da (Kısa bir süre geçmesi nedeniyle usul ekonomisi açısından bilirkişi ataması yapılmamıştır) yapılan hesaplama sonucunda şirketin 30.06.2025 tarihi itibariyle rayiç değerler üzerinden hazırlanan bilançoya göre özkaynakları — (*) 218.740.183,58 TL olmakla borçlu Şirket, rayiç değerler üzerinden BORCA BATIK DURUMDA OLMADIĞI. - İİK 292 de sayılan diğer şartlarının ise davacı şirket yönünden varlığı yönünde herhangi bir tespit yapılamadığı, DAVACI BORÇLU GERÇEK KİŞİ YÖNÜNDEN; Davacının iflasa tabi gerçek kişi sıfatının bulunmadığı, Gerçek kişinin konkordatosu şirketin konkordatosu ile sıkı sıkı bağlı olduğundan ve yukarıda şirketin konkordatosunun başarı ihtimali bulunduğu değerlendirildiğinden, gerçek kişinin de konkordatosunun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı ve kesin mühletin kaldırılabileceği, " şeklinde rapor sunmuşlardır. Bu şekilde davacı şirketin borca batıklık durumunun olmadığı açıkça tespit edilmiştir. Bu suretle İİK m.292 hükmünde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı dahi araştırılmıştır. Alınan konkordato komiser heyeti rapor içeriğine, mevcut dosya kapsamına göre iflasa tabi davacı şirket yönünden konkordato talebinden feragat edilmiş ise de şirketin borca batık olmadığı, bu nedenle şirket hakkında İİK m.292 hükmü çerçevesinde iflas kararı verilmesinin şartının oluşmadığı ortaya çıkmıştır. Davacı gerçek kişilerin ise iflasa tabi olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davanın davacıların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri "konkordato" davası olması, davacılar vekilinin vekaletnamesinde feragat etmeye özel yetkisi bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacılar vekilinin kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle konkordato talep eden davacıların kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve duruşma yapıldıktan sonra sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı davacılar ...ŞİRKETİ, ... T.C.kimlik numaralı ... tarafından ileri sürülen konkordato talebinin ayrı ayrı FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, Adı geçen davacı şirket ve gerçek kişi hakkında mahkememizce verilen tüm mühletlerin ve tedbirlerin 18/12/2025 günü saat:16:09'den itibaren kaldırılmasına, Konkordato komiserlerinin görevlerine 18/12/2025 günü saat 16:09 itibariyle son verilmesine, Konkordato komiserlerinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı davacı ...ŞİRKETİ, hakkında iflas kararı verilme şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, Davacı gerçek kişi tacir olmadığından ve şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından feragat nedeniyle 2/3 oranında alınması gereken 410,26 TL harçtan davacının peşin olarak yatırdığı 427,60- TL harçtan mahsubu ile artan bakiye harcın hazineye gelir kaydına, 3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine, Davacılar vekilinin ve şirket temsilcisinin ve bir kısım alacaklıların yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip