İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/242 E. 2025/815 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/242
- Karar No
- 2025/815
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/242 Esas KARAR NO:2025/815
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/04/2025 KARAR TARİHİ:19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle cari hesap ilişkisine dayanak olan ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın ürünleri tam ve eksiksiz teslim aldığını, davalının faturalara itiraz etmediğini, söz konusu fatura ve cari hesap ekstresine davalı tarafından kısmi ödemelerin yapıldığını, fatura edilen ürünlerin bedellerin davalı tarafından ödenmediğini bu yüzden alacaklarının tahsili amacıyla ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini bu yüzden takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının haksız, mesnetsiz ve hukuktan yoksun olduğunu, davacının sunmuş olduğu fatura ve cari hesap ekstresindeki alacak kalemlerinin açık ve net olmadığını, teslimatın gerçekleştiğine dair herhangi bir sevk irsaliyesi veya teslim tutanağının dosyaya sunulmadığını, davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 09/07/2025 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca talimat yoluyla dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 14/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" a- Davacı ... İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ait 2024-2025 yılı resmi defterlerinin TTK. ve VUK hükümleri uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerin tutulduğu, (E-DEFTER) açılış, kapanış beratlarının TTK ve VUK uyarınca yasal sürelerde alındığı, kayıt nizamının dava konusu işlemler bakımından VUK hükümlerine ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine uygun olduğu, bu durumuyla TTK hükümleri uyarınca sahibi lehine delil niteliği bulunup bulunmadığı hukuki değerlendirmesinin Yüce Mahkemeye ait olduğu, b- Sayın Mahkemenin 30.05.2025 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının 5 No'lu ara kararında “Davacının defterlerinin yargı çevremiz dışında olması ve yerinde inceleme talep edilmesi halinde yukarıda yer verilen ara kararların gereği yerine getirildikten veya taraflara verilen sürelere dolduktan sonra ilgili talimat mahkemesine talimat yazılarak dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdineş bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle...” sadece davacı tarafın resmi defter ve belgelerinin incelenmesine yönelik karar alındığından, söz konusu huzurdaki davanın davalısının resmi defter ve kayıtları üzerinde uyuşmazlık konusu hakkında inceleme ve tespit yapılamamıştır. Hukuki değerlendirmesinin Yüce Mahkemeye olduğu, Dava konusu olayda, belgelere ilişkin dönemler 2021/07 dönemi sonrasını içermektedir. Davalı yanın sisteminde görülen Ba formlarında belirtilen hadlerin aynı tutar ve belge sayısı davacı yanın Bs formlarında da görülmektedir. Vergi dairelerince bildirilen büyüklükler, taraflarca oluşturulan elektronik belgelerin vergi dairelerinin sistemine düşen tutarları göstermekte, davalı ya da davacı yanın beyanını içermemektedir. c- Davacı taraf incelenen resmi defterlerine yansıyan carı borç/alacak yaratan ticari işlem kayıtlarına göre; davacı tarafın davalı Davalı ... Ltd. Şti.'nden 26.02.2024 tarih ve ... fatura no'lu düzenlenen faturadan kaynaklı 03.01.2025 icra takip tarihi itibariyle takip talebinde talep ettiği 1.110.205,48-TL tutarında cari bakiye alacağı olduğu, d- Takip konusu alacak iddiasının dayanağı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sunucuları üzerinden davalı tarafa iletilen davacı tarafından adına düzenlenen 26.02.2024 tarih ve ... fatura no'lu 1 adet E-FATURA'ya karşı davalı tarafın E-TİCARİ FATURA olması sebebiyle yasal mevzuat gereği adına düzenlenen faturalara 8 gün içerisinde reddetme seçeneği bulunduğu, davalı tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sunucuları üzerinden tarafına iletilmiş bulunan takip ve dava davalı tarafın iptal ve itiraz işlemini içeren bir belge veya işlem tespit edilemediği, e- Davacının davalı tarafı usulüne uygun temerrüde düşür in 03.01.2025 icra takip tarihi olduğu, Sayın Mahkeme davacı tarafının alacaklı olduğu hükmünü takdir ettiği durumda anılan icra takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi, cari borç/alacak bakiyesinin ticari işlemden kaynaklanması sebebiyle ve talebe bağlı kalınarak Reeskont Avans Faizi uygulanması gerektiği,..." şekilinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Davalı vekilinin 11/11/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davacının davasından feragat etmesi halinde masraf ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, arabuluculuk ücretini ödemeyi kabul ettiklerine dair beyan ettiği görüldü. Davacı vekilinin 12/11/2025 tarihli feragat dilekçesi ile sulh olunduğunu, bu yüzden davadan feragat ettiklerini, davalıdan herhangi bir masraf ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle oluşan cari hesaba ilişkin kesilen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 11/11/2025 tarihli dilekçe ile davacı tarafça davadan feragat edilmesi halinde masraf ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını ve arabuluculuk ücretini ödemeyi kabul ettiklerini beyan ettikleri görüldü. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 12/11/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, davalıdan herhangi bir masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan ettikleri görüldü. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. " şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 11/11/2025 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını ve arabuluculuk ücretinin davalı tarafça ödenmesini kabul ettiklerini bildirmiş olduğu, davacı vekilinin 12/11/2025 tarihli dilekçesinde de davalıdan herhangi bir masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının bildirdiği görüldüğünden vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, hazine bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücreti ise dosya kapsamındaki davalı beyan dilekçesi de dikkate alınarak davalı üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-) Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 12.998,24 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-) Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 6-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim .. (e-imzalıdır)