İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/185 E. 2026/243 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/185
Karar No
2026/243
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/185 KARAR NO : 2026/243

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 13/04/2016 KARAR TARİHİ : 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı temlik eden vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki bulunduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, 385 ada, 1 parsel numaralı 34.252 m2'lik arsayı, 2006 yılı başlarında ...Şirketi adına ve hesabına satın almak için, emlak komisyoncusu olan davalı ... ile yine bu şirketin o tarihlerdeki yetkilisi olan diğer davalı ... isimli kişinin müvekkili ile irtibata geçerek, taşınmaz için o günkü kur ile 11.132.000,00-USD'ye tekabül eden 14.950.000,00-TL bedelle anlaştıklarını ve söz konusu taşınmazın satışının 14/04/2006 tarihinde yapılarak, ... Şirketi adına tapuda devir ve ferağ edildiğini, akabinde ... Şirketi'nin hisselerinin, 21/12/2006 tarihinde ... Şirketi tarafından devralındığını, 30/07/2007 tarihinde şirket unvanının ...Şirketi olarak değiştiğini ve 11/04/2008 tarihinde satın alma yoluyla ... Şirketi ile birleştiğini, satışa konu taşınmazın bedeli olarak müvekkiline ... Bankası Anonim Şirketi'nin ... çek numaralı, 14/04/2006 vade tarihli ve 7.500.000,00-USD bedelli; ... Bankası Anonim Şirketinin ... çek numaralı, 14/04/2006 vade tarihli ve 750.000,00-USD bedelli; ... Bankası Anonim Şirketinin ... çek numaralı, 17/04/2006 vade tarihli ve 500.000,00-USD bedelli; ... Bankası Anonim Şirketinin ... çek numaralı, 17/04/2006 vade tarihli ve 500.000,00-USD bedelli; ... Bankası Anonim Şirketinin ... çek numaralı, 17/04/2006 vade tarihli ve 300.000,00-USD bedelli; ... Bankası Anonim Şirketinin ... çek numaralı, 24/04/2006 vade tarihli ve 500.000,00-USD bedelli; ... Bankası Anonim Şirketinin ... çek numaralı, 28/04/2006 vade tarihli ve 500.000,00-USD bedelli; ... Bankası Anonim Şirketinin ... çek numaralı, 08/05/2006 vade tarihli ve 416.000,00-USD bedelli; ... Bankası Anonim Şirketinin ... çek numaralı, 02/1/2006 vade tarihli ve 166.000,00-USD bedelli olmak üzere toplam 11.132.000,00-USD bedelli dokuz adet çek verildiğini, 1 ve 2. sıradaki çeklerin vadesinde ödendiğini, yine 9. sıradaki çekin ise müvekkilinin hesabına tapu harç bedeli davalılarca ödendiği için, müvekkilinin rızasıyla davalılara iade edildiğini, ancak davalı şahısların, müvekkiline gelerek acil bir ödeme nedeniyle şirketin nakit durumunun müsait olmadığı ve satın alınan bu arsayı Garanti Koza adlı şirket ile birlikte değerlendireceklerini ve bu şirketten alacakları paradan borçlarını derhal ödeyecekleri gerekçesiyle 3. sıradan 8. sıraya kadar olan ve bedelleri toplam 2.716.000,00-USD olan altı adet çekleri geri istediklerini, müvekkilinin ise gerek davalılara olan güveni ve gerekse hali hazırda uhdesinde bulunan diğer taşınmazların satımı hususunda karşılıklı olarak ticaretinin devam edeceği düşüncesiyle söz konusu çekleri borç olarak verme kastı ile ciro ederek teslim ettiğini, akabinde ise çeklerin bankadan tahsil edildiğini, aradan geçen zaman dilimi içerisinde müvekkilinin, davalılarca çeşitli gerekçelerle birtakım ticari bahaneler ve maliki bulunduğu diğer taşınmazların da alımına yönelik vaatlerle uzunca bir süre oyalandığını ve bedellerinin ödenmediğini, ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasındaki adli ve idari soruşturma evraklarına vakıf olan müvekkilinin, davalıların hileli ve aldatıcı hareketleri neticesinde çek bedellerinin kendisine kasıtlı olarak ödenmediğini anladığını, soruşturma evraklarında davalı şahıslar tarafından, müvekkilinden alınan çeklerin müvekkili adına ve namına tahsil edildiği ve müvekkiline ödendiğinin beyan edildiğini, müvekkili tarafından ... 3. Noterliğinin ... tarihli ve...yevmiye sayılı ihtarnamesiyle söz konusu çek bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini ve fakat ödenmediğini, ...Şirketi tarafından gönderilen ... 30. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile cevap verildiğini, söz konusu taşınmazın davalı şirket uhdesine geçtiğini ve o arsa üzerine konut yapılmak suretiyle ticari kazanç elde edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.716.000,00-USD'nin aynen USD olarak veya ödeme günündeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının, 17/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; mahkememizin yetkisiz olduğunu, alacağa ilişkin hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, borç verme ilişkisi de dikkate alındığında husumet yönünden müvekkilinin sıfatının bulunmadığını, müvekkili şirketin hiçbir zaman davacı ile bir ticari ilişki içerisinde bulunmadığını, davacıya ait herhangi bir gayrimenkulü satın almadığını, davacının ileri sürdüğü satış ve davaya konu edilen çeklere ilişkin ödeme tarihlerinin tamamının, müvekkili şirketin keşideci şirketi satın almasından önceki tarihlere ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu çeklerin keşidecisi olan şirketi 21/12/2006 tarihinde satın aldığını, dava konusu gayrimenkulün satışının ise 14/04/2006 tarihinde gerçekleştiğini, bu satışa ilişkin verildiği iddia edilen çeklerin ise 14/04/2006 tarihinden 02/11/2006 tarihine kadar vadesi olan çeklerden ibaret olduğunu, dolayısıyla dava konusu işlemlerin yapıldığı iddia edilen tarihlerde müvekkili şirketin taraf olmadığını, satın alınan şirketin dava konusu gayrimenkulü aktifinde bulundurduğunu, buna karşılık da bu arsanın alımında yararlanılan banka kredisinin olduğunun tespit edildiğini, keşideci şirketin borçlanmasının çok büyük bir kısmının banka kredisinden ibaret olduğunu, bunun dışında davacıya borçlandığını veya ona ödeme yapılmasını gerektiren hiçbir borç olmadığını, meblağ dikkate alındığında bu miktarın ilk defa görülen birine borç olarak verildiğinin kabulünün mümkün olamayacağını, arada herhangi bir sözleşme ya da belge bulunmadan 10 yıl sonra dava açılmış olduğunu, müvekkili şirketin ... Şirketi'ni satın aldığını, dava dilekçesinde ise ... Şirketinin yapmış olduğu işlemlerden de bahsedilmekte olduğunu, bu iki şirketin farklı olduğunu ve ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında hiçbir bağ olmadığını, bu anlamda şirket kayıtlarında yer almayan bir borç ile ilgili müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceği gibi, dava dilekçesinde de anlaşılacağı üzere diğer davalılara borç olarak verildiği iddia edilen çeklerden dolayı müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından dava ikamesi sırasında yalnız başvurma harcı ve vekâletname harcı ödendiğini, peşin harç ve gider avansı ödenmediğini ve adli yardım talebinde bulunulduğunu, davacının taşınmaz satışından 8.250.000,00-USD tahsil ettiği, taşınmaz satış bedellerinin bakiyesi olan 2.716.000,00-USD'yi tahsil edemediği iddiası ile bu davayı ikame ettiğini, taşınmaz satışından 8.250.000,00-USD tahsil eden ve 2.716.000,00-USD alacaklı olduğunu iddia eden ve dosyaya adli yardımdan yararlanması gerektiği yönünde hiçbir belge ibraz etmeyen davacının adli yardım talebinin reddine ve dava harçlarının tamamlanmasına karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, açılan bu davada mahkemenin görevli olmadığını, müvekkili ile davacının tacir olmadıkları gibi, dava konusu olayın ticari işletme ile ilgili de olmadığını, davacı tarafından var olduğu iddia edilen alacaklara ilişkin hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğunu ve bu yönden de davanın reddinin gerekmekte olduğunu, davada husumet yönünden müvekkilinin sıfatının da bulunmamakta olduğunu, müvekkiline teslim edilen bir çek bulunmadığı gibi, müvekkili tarafından tahsil edilen bir çekin de bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ifade tutanaklarındaki ifadelere dayanılarak bu beyanlar çerçevesinde müvekkilinin borçlu olduğunun kesin delille ispatlandığı iddia edilerek ispat yükünün taraflarında olduğu yönünde beyanda bulunulduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ifade tutanaklarında ve müvekkilinin ifadelerinde hiçbir şekilde müvekkili tarafından davacıdan borç alındığı veya müvekkili tarafından tahsilat yapıldığına dair hiçbir beyan bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ve ... tarafından vergi müfettişine verilen ifadede çeklerin tamamının kendisi tarafından davacıdan alındığı ve çeklerin tahsilinden sonra ödemelerin ...'a yapıldığının açıkça ifade edildiğini, dosyaya sunulan diğer ifadelerde de müvekkiline çek teslim edildiğine veya müvekkili adına çek tahsil edildiğine dair bir beyan bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından buna rağmen müvekkilinin bizzat çekleri tahsil ettiği iddiasında bulunulmasının da kötü niyetin bir göstergesi olduğunu, dosya kapsamında davacı tarafından müvekkiline borç verilmiş olduğuna dair davacı iddiaları dışında herhangi bir delil bulunmamakta olduğunu, kaldı ki bu kadar büyük miktarda alacaklı olduğu iddiasında bulunan bir kişinin 10 yıl beklemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafından, yapılan şikayetler ve açılan bu dava ile haksız bir kazanç sağlamak amacı güdülmekte olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., kendisine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Davada, taşınmaz satışı nedeni ile davacıya verilen çeklerden dava konusu edilen 6 adet çekin davalılara borç vermek kastı ile ciro edilip teslim edildiği, çeklerin davalılar ya da çalışanları tarafından tahsil edilmesine rağmen çek bedellerinin davacıya ödenmediği iddiasıyla alacak talebine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce ... 3. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı ödeme ihtarnamesi, ... 30. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı borcun muhatabı olunmadığına dair cevabi ihtarname, vergi başmüfettişinin 12/11/2012, 23/03/2012, 29/06/2012 tarihli, 29/06/2012 tarihli tutanakları, ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 1. Tahsilat Daire Başkanlığının tapu tescil bildirimi konulu 27/09/2014 tarihli yazısı, sosyal ve ekonomik durum raporları, ... Şirketi,... Şirketi ve davalı şirket ticaret sicili kayıtları, ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, 385 ada, 1 parsel numaralı taşınmazın tapu sicil kayıtları, dava konusu çeklerin ödeme dekontları, davalı şirket SGK kayıtları, 15/12/2022 tarihli dava konusunun devri sözleşmesi vs. dosyamız arasına alınmış, mali müşavir, spk uzmanı ve finans uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten rapor, mali müşavir, YMM ve mali hukuk öğretim üyesi ve borçlar hukuku öğretim üyesi bilirkişilerden oluşan heyetten rapor temin edilmiştir. ... Şirketinin ticaret sicili kayıtlarının tetkikinden, şirketin, ... 37. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayılı sözleşmesine istinaden kurulduğunun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarihili ve ... sayısı ile tescil edildiği, ... 5. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye sayısı ile tasdikli anonim şirket esas sözleşmesine istinaden anonim şirketten limited şirkete tür değişikliğinin gerçekleştiği hususunun, TTSG'nin ... tarihli ve ... sayısı ile tescil edildiği, şirketin ... tarihli olağan genel kurul kararına istinaden ...Şirketine satış yoluyla şirket hissesi karşılığında birleştiği hususunun, TTSG'nin ... tarihli ve ... sayısı ile tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası ilk olarak adli yardım talepli olarak harç yatırılmaksızın 2.716.000,00-USD karşılı 7.703.000,00-TL esas değer üzerinden ikmal edilmiş ve mahkememizin ... esas sırasına tevzi olmuş, mahkememiz dosyası kapsamında yargılama devam etmekte iken, davalılardan ... 27/12/2017 tarihi itibariyle vefat etmiş, mahkememizin 08/03/2018 tarihli celsesinde; "Davacı vekiline ayrıca vefat ettiği bildirilen... yönünden veraset ilamının ibrazı ve mirasçılarına karşı davaya devam etmeyeceği bakımından süre ve veraset ilamı yönünden de talebi halinde yetki verilmesine" karar verilmesi üzerine, davacı vekili 16/08/2018 tarihli dilekçesi ile, davalı ...'nın mirasçılarına karşı davaya devam etmeyeceklerini beyan etmiş, mahkememizin 05/03/2020 tarihli, ... esas ve... karar sayılı kararıyla; "Dava sırasında vefat eden davalı ... mirasçılarına karşı davaya devam edilmeyeceği yönündeki beyan karşısında; bu yönden davanın USULDEN REDDİNE" ve "Diğer davalılar yönünden; yerinde görülmeyen davanın REDDİNE" karar verilmiş, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 15/02/2024 tarihli, .... esas ve... karar sayılı kararıyla; "...davalı ... bu soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla alınan karakol ifadesinde kendilerinin ... Bankası ... subesi ile çalıştıkları ve banka ile aralarının iyi olması, davacının İzmir'de olduğundan çekleri tahsil edemediğinin davalı ... aracılığıyla kendisine iletildiğini bunun üzerine kendisince çalışanları yönlendirilerek çeklerin tahsil edildiğini, paranın ...' a verildiğini, çekleri davacıdan kendisinin istemediğini savunmuştur, bu durumda davalı çeklerin tahsil amacıyla kendilerine verildiğini kabul etmiş olmakla ispat külfetini üzerine almıştır." gerekçesiyle kaldırılması üzerine dosya, mahkememizin ...esas sırasına tevzi edilerek yargılamaya devam olunmuş, yargılama devam etmekte iken davalı şirketin, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2021 tarihli, ...esas ve...karar sayılı kararıyla iflasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 08/07/2021 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/06/2022 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmesi üzerine iflas kararının 22/06/2022 tarihinde kesinleştiği ve tasfiyenin ... 1. İcra Müdürlüğünün... iflas sayılı dosyasından yürütülmekte olduğunun anlaşılması üzerine, mahkememiz dosyasına, müdürlük tarafından bildirilen iflas idare memurları ve iflas masası vekilinin kaydı gerçekleştirilmiş, söz konusu iflas dosyası kapsamında ikinci alacaklılar toplantısı 24/08/2023 tarihinde gerçekleştirilmiş, ikame edilen şikayet davası neticesinde bazı maddelerinin iptaline karar verilmiş ve 03/11/2023 tarihinde fevkalade alacaklılar toplantısı yapılmış, yine yargılama sırasında davacı ...'ın 01/04/2023 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları...,... ve ... adına davetiye tebliğ edilmiş, ancak davacı mirasçıları tarafından herhangi bir beyanda bulunulmamış, ...vekili tarafından 27/09/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde, davacı ... tarafından mahkememiz dosyasına ilişkin tüm dava konusunun tüm ferileriyle birlikte HMK'nın 125/2. maddesi uyarınca müvekkili ...'a gayrikabili rücu olarak devir ve temlik edildiğine ilişkin 15/12/2022 tarihli dava konusunun devri sözleşmesi sunulmuş, davacı ... mirasçılarından ...,...ve ... adına 15/12/2022 tarihli "Dava Konusunun Devri Sözleşmesi" başlıklı sözleşme tebliğ edilmiş, ancak mirasçılar tarafından herhangi bir beyanda bulunulmamış, davalı ... vekili 11/02/2025 tarihli dilekçesi ile dava harcının ve gider avansının tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkememizin 29/04/2025 tarihli ara kararı ile; "Davacı tarafça dosya kapsamına herhangi bir harç yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı ... vekiline, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 ila 32. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 120. maddesi gereğince eksik olan 615,40-TL başvurma harcı ile dava esas değeri 7.703.000,00-TL üzerinden hesap edilen 131.547,98-TL peşin harcı mahkememiz veznesine yatırmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine; verilen kesin süre içerisinde söz konusu harçların yatırılmaması durumunda ise dosyanın işlemden kaldırılacağı ve yasal süre içerisinde yenilenmediği takdirde de davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı tarafa ihtarına" karar verilmesi üzerine davacı temlik alan tarafından 06/05/2025 tarihinde 131.547,98-TL peşin harç ikmal edilmiş ve mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyanın incelenmesinden, müşteki ... tarafından, şüpheliler ..., ..., ...,... ve ... hakkında 12/12/2014 tarihinde taşınmazın satışına ilşkin olarak tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğu, başsavcılığın 03/03/2016 tarihli ve ... karar sayılı kararıyla, "...müracaatta bulunan şikayetçinin, sunduğu deliller ile anlatımından, şikayete konu olay ve fiillerin, taşınmazın satışına ilişkin alacak verecek meselesi olduğu bu nedenle hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı..." gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine ... 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/08/2016 tarihli ve ... değişik iş sayılı dosyası ile itirazın reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı müşteki vekili tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 27/02/2017 tarihli, ...esas ve ... karar sayılı ilamı ile; "...müşteki tarafından öne sürülen iddia ile ilgili olarak şüpheliler ..., ... ve ...'ın ifadelerinde tahsil edilen çeklerin karşılığının şüpheli ...'ya verildiğini belirttikleri nazara alındığında şüpheli ... ve ...'nın savunmalarını alınması ile şüpheli ...'ya ait şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmesi karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden..." gerekçesiyle kaldırılması üzerine dosyanın, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sırasına kaydedilerek soruşturmaya devam olunduğu, Başsavcılığın 01/12/2023 tarihli,...soruşturma ve... karar sayılı kararıyla; "Her ne kadar müşteki ... vekili ... tarafından Başsavcılığımıza verilen 12/12/2014 tarihli şikayet dilekçesinde yukarıda isimleri yazılı şüpheliler hakkında ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazın satışına ilşkin olarak Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı iddiası ile suç duyurusunda bulunmaşsa da, müracaatta bulunan şikayetçinin, sunduğu deliller ile anlatımından, şikayete konu olay ve fiillerin, taşınmazın satışına ilişkin alacak verecek meselesi olduğu bu nedenle hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığı değerlendirilerek 03/06/2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, itiraz üzerine ... 9. Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D.İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, kanun yararına bozma başvurusu sonucu Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin...Esas... Karar sayılı 27/02/2017 tarihli kararı ile Sulh Ceza Hakimliği'nin kararının CMK 309 maddesi uyarınca bozulduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyası üzerinden yeniden devam edilen soruşturma sonunda 01/12/2023 tarihli karar ile; "...şüpheli ...'ın alınan savunmasında müştekiyi tanımadığını, tapuda imza aşamasında gördüğünü beyan ederek üzerine atılı suçlamayı reddettiği, şüpheli ...'in alınan savunmasında şüpheli ... ve müştekiyi tanımadığını, üzerinden çok zaman geçtiği için çeklerin tahsilindeki olayları hatırlamadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı reddettiği, şüpheli ...'ın 27/12/2017 tarihinde vefat etmesi nedeniyle ticari defterlerinin temin edilemediği, kanun yararına bozma ilamında "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasının şüpheli ...'ın ticari defterlerinin incelenmesi ve şüpheliler ... ve ...'in savunmalarının alınması sonucu değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği tüm soruşturma kapsamından anlaşılmıştır. Yapılan soruşturmada şüpheli...'ın vefat etmesi sonucu TCK 64. Maddesi uyarınca ve diğer şüpheliler yönünden atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak mevcut ve yeterli bir delil elde edilememesi nedeniyle..." şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali müşavir ..., SPK ve finans uzmanı ... ve SPK uzmanı ve mali müşavir... tarafından düzenlenen 19/12/2019 havale tarihli rapor ile; davacının, dava konusu ettiği 6 adet çekin davalılara teslim edildiğini kanıtlayan çek teslim belgesi sunamadığı gibi, dava konusu çeklerin davacının cirosu ile davalılara geçtiğine ilişkin yazılı delilin de dava dosyasında mevcut olmadığı, ... Şirketinin incelenen 2006 yılı defterlerinde çeklerin iade alındığına ve davacıya borçlu olunduğuna ilişkin herhangi bir kaydın görülmediği tespit edilmiştir. Mali müşavir ..., YMM ve mali hukuk öğretim üyesi... ve borçlar hukuku öğretim üyesi ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyası kapsamına sunulan 14/10/2025 havale tarihli rapor ile; dava dışı ... şirketinin 2006 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, çekin mülkiyeti zilyedliğin devri de tamamlanarak, diğer tarafa intikal etmiş olduğu, çekin zilyedliğinin nakline ilişkin anlaşmanın sadece bir borçlar hukuku sözleşmesi değil, ayni neticeler doğuran bir sözleşme olduğu, ayni haklarda bir değişiklik meydana gelmesinin, ayni hakkın konusu olan şeyin hukuki aidiyetini de değiştirdiği, çekin mülkiyetinin de davacıdan, yeni müktesiplere intikal edeceği, somut olayda da çeklerin ciro edilerek devredilmesinin, TTK'nın 647. maddesi gereğince ayni netice doğurduğu, alacaklı sıfatını iktisap edebilmenin, lehtarın keşideci tarafından çek üzerinde tasarruf imkânına sahip kılınmasıyla mümkün olacağı neticesinin çıkmakta olduğu, bunun için, lehtarın keşideci veya çeki aynı anda elinde bulunduran tarafından, TMK'nın 763. maddesi hükmü gereğince çekin maliki durumuna geçirilmesinin gerekmekte olduğu, böylece taraflar arasında devir anlaşması, yani zilyetlik anlaşmasının borçlar hukuku alanında neticeler meydana getirdiği gibi, aynı zamanda çek ile meydana gelen bir tasarruf işlemi olduğu, yani borç ilişkisi ile ayni neticeler doğuran işlemlerin aksine, iki işlemin iki özelliği birlikte taşımakta olduğu ve zilyetlik anlaşmasının, devralanın çekte bulunan hakkın sahibi olmasını hedef alacağı, bu durumda iki tarafın da iradelerinin birbirine uygun olduğu(TBK'nın 1. maddesi), çekin ve çeklerin zilyedliğinin devrinin de TMK'nın 977 ve 980/11 maddeleri hükümleri uyarınca işlem tamamlanmış olduğu, çek ve ifade ettiğinin yeni müktesibe geçtiği, iflastan sonra yeni hukuk davası açılması durumunda ne müflis ne de masa aleyhine, masaya giren mallar ve haklara ilişkin dava açılamayacağı, masadan bir hak iddiasında olanların, alacaklarını İİK'nın 219/11. maddesi uyarınca veya haklarını masaya yazdırıp isteyebilecekleri, alacaklarının kabul edilmesi durumunda sıra cetveline geçireceği, iflas idaresinin istenen alacakları kabul etmemesi durumunda dava açılacabileceğini, bu davanın İİK'nın 235. maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz davası olduğu, iflastan sonra müflise karşı bir alacak davası açıldığında, bu davaya, İİK'nın 235/11. maddesi uyarınca iflas idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilebileceği, ticaret mahkemesi borçlunun iflasına karar verdiğinde mahkemenin, itiraz edilen alacak kesimi hakkındaki itirazın kaldırılması talebini incelemesinin gerekli olmadığı, alacaklının, alacağının tamamını iflas masasına yazdırabileceği, iflas idaresi alacağın tamamını kabul etmez ise, alacaklının sıra cetveline itiraz davası açacağı tespit edilmiştir. Davalı tarafça her ne kadar mahkememizin görevine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de, davanın kambiyo senetlerinin dolandırıcılık suretiyle temin edilmesine dayalı alacak davası olması dikkate alınarak, açılan davada mahkememizin görevli olması nedeniyle davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Yine davalı tarafça her ne kadar zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, genel zamanaşımı süresi ve dava tarihi dikkate alınarak, davalı tarafın bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir. Davalı tarafça, alacağın temlikinin geçersiz olduğu ileri sürülmüşse de, davacı tarafça, alacağın temlik edildiğine ilişkin yazılı temlik belgesinin dosyaya sunulmuş olması, 6100 Sayılı HMK'nun 74. maddesi gereğince, temlik işleminin yapılması için vekilin vekâletnamesinde özel yetki bulunmasına gerek olmaması, temlik belgesinin davacı muris mirasçılarına tebliğ edilip beyanda bulunmaları için kendilerine süre verilmesine rağmen, mirasçıların yapılan temlike karşı bir itirazda bulunmamaları dikkate alınarak, davacı muris ... tarafından yapılan temlikin geçerli olduğu, temlik alan Raşit Barış Küçükyılmaz'ın temlik alan sıfatıyla davayı takip etmesinde bir engel bulunmadığı, bu anlamda davacı sıfatı bulunduğu anlaşılmakla, davalı tarafın bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. Davalılardan ... Şirketi hakkında yargılama devam ederken ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2021 tarih ve ...E.,...K. sayılı kararı ile iflasına karar verilmiş olması, verilen kararın son olarak Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2022 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine kesinleşmesi dikkate alınarak, bu davalı hakkında açılan davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının kendisine teslim edilen 6 adet çeki davalı şirkete borç amacıyla verip vermediği, çek bedellerinin davacıya ödenip ödenmediği, bu kapsamda davacnın davalılardan alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı görülmektedir. Davacı ..., maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mevkii, 385 Ada, 1 parsel numaralı 34.252 m”ik arsayı 14/04/2006 tarihinde ... Şti. adına 14.950.000,00-TL bedelle tapuda satışının yapıldığı, dosyaya sunulan ... Tapu Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... yevmiye sayılı Resmi Senet belgesinden anlaşılmaktadır. Söz konusu Resmi senette, davacı, ... Ştiinden “ Satış Bedelinin Tamamını Nakden Ve Peşinen Aldığını “ beyan etmiştir. Söz konusu arsa satışı nedeniyle ... Şti., arsa alım bedeli olarak 9 adet çeki davacıya keşide etmiş, 14/04/2006 tarihli ... seri nolu 7.500.000 USD bedelli ve 14/04/2006 tarihli ... seri nolu 750.000 USD bedelli çekler davacı tarafından tahsil edilmiştir. Davacı tarafın kendi beyanına göre 02/11/2006 tarih, ... seri nolu 166.000,00 USD bedelli çekin tapu harç bedeli karşılığı olarak davalılara verildiğini belirtmiştir. Bu üç çek ile ilgili taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı taraf davaya konu ettiği, 17/04/2006 tarih, ... seri nolu 500.000,00 USD bedelli, 17/04/2006 tarih, ... seri nolu 500.000,00 USD bedelli, 17/04/2006 tarih, ... seri nolu 300.000,00 USD bedelli, 25/04/2006 tarih, ... seri nolu 500.000,00 USD bedelli, 28/04/2006 tarih, ... seri nolu 500.000,00 USD bedelli, 09/05/2006 tarih, ... seri nolu 416.000,00 USD bedelli çeklerin davalı ...'nın talebi üzerine borç olarak geri verildiğini, iş bu çeklerin şirket çalışanları ve davalı ...'nın arkadaşı tarafından tahsil edilmesine rağmen kendisine ödenmediğini ileri sürmektedir. Davaya konu edilen çeklerin davacı tarafından cirolandığı görülmüştür. ... Bankası cevap yazısında davaya konu edilen 5 adet çeki tahsil edenin dava dışı ..., ... ve ... olduğu, bu kişiler hakkında davacı tarafından açılmış bir dava bulunmadığı, 1 adet çekin ise ... tarafından tahsil edildiği ancak davacı vekilince işbu alacak davasında davalı müteveffa ...'nın mirasçılarına karşı davaya devam etmeyeceklerinin 16/08/2018 tarihli dilekçede beyan edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalılar ... ve ... ile dava dışı ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık iddiasıyla 12/12/2014 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. ...Soruşturma numarası ile yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/06/2016 tarih ve ...Karar sayılı ile “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verildiği, itiraz üzerine ... 9. Sulh Ceza Hakimliği'nin.... D.İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, kanun yararına bozma başvurusu sonucu Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı 27/02/2017 tarihli kararı ile Sulh Ceza Hakimliği'nin kararının CMK 309 maddesi uyarınca bozulduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyası üzerinden yeniden devam edilen soruşturma sonunda 01/12/2023 tarihli karar ile; "...şüpheli ...'ın alınan savunmasında müştekiyi tanımadığını, tapuda imza aşamasında gördüğünü beyan ederek üzerine atılı suçlamayı reddettiği, şüpheli ...'in alınan savunmasında şüpheli ... ve müştekiyi tanımadığını, üzerinden çok zaman geçtiği için çeklerin tahsilindeki olayları hatırlamadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı reddettiği, şüpheli ...'ın 27/12/2017 tarihinde vefat etmesi nedeniyle ticari defterlerinin temin edilemediği, kanun yararına bozma ilamında "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasının şüpheli ...'ın ticari defterlerinin incelenmesi ve şüpheliler ... ve ...'in savunmalarının alınması sonucu değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği tüm soruşturma kapsamından anlaşılmıştır. Yapılan soruşturmada şüpheli ...'ın vefat etmesi sonucu TCK 64. Maddesi uyarınca ve diğer şüpheliler yönünden atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak mevcut ve yeterli bir delil elde edilememesi nedeniyle..." şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı ... bu soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla 16/11/2015 tarihinde alınan karakol ifadesinde kendilerinin ... Bankası ... subesi ile çalıştıklarını ve banka ile aralarının iyi olması, davacının ...'de olduğundan çekleri tahsil edemediğinin davalı ... aracılığıyla kendisine iletildiğini, bunun üzerine kendisince çalışanları yönlendirilerek çeklerin tahsil edildiğini, paranın ...'a verildiğini, çekleri davacıdan kendisinin istemediğini belirtmiştir. Söz konusu beyan dikkate alındığında, davalı ...'nın, çeklerin tahsil amacıyla kendilerine verildiğini kabul ettiği anlaşılmıştır. Bu halde, davalı ... ispat külfetini üzerine almış olup, tahsil edilen çek bedellerini davacıya verdiğini ispat etmek durumundadır. Davalı ..., tahsil edilen çeklerin bedellerinin davacıya verildiğini ispat edecek herhangi bir delili dosyaya sunabilmiş değildir. Bu nedenle, davacı tarafça, davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında temin edilen gerek 19/12/2019 havale tarihli rapor gerekse 14/10/2025 havale tarihli rapor ile; davacının, dava konusu ettiği 6 adet çekin ... Şirketinin incelenen 2006 yılı defterlerinde çeklerin iade alındığına ve davacıya borçlu olunduğuna ilişkin herhangi bir kaydın görülmediği tespit edilmiştir....Ltd. Şti, 2008 yılında ... A.Ş.'ye devrolunmuş, ...'da 31/03/2010 tarihli ...A.Ş.'ye devrolunmuştur. Çek keşide tarihlerine nazaran ...'in incelenen ticari defterlerinde davacı ile ilgili alacak borç ilişkisine rastlanmamıştır. Davacı tarafça da zaten çeklerin şirkete değil, şahıslara iade edildiğine yönelik beyanda bulunulmuştur. Bu itibarla, davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde... A. Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça, dava sırasında vefat eden davalı ... mirasçılarına karşı davaya devam edilmeyeceği yönündeki beyan karşısında; bu yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça, yargılama sırasında vefat eden ... mirasçılarına karşı davaya devam edilmeyeceği beyan edildiğinden, ... mirasçılarına yönelik davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafça, davalı İflas Nedeniyle Tasfiye Halinde ...A. Ş. hakkında açılan davanın REDDİNE, 3-Davacı tarafça davalı ... hakkında açılan davanın KABULÜ ile, 2.716.000,00-USD alacağın dava tarihi olan 13/04/2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 526.191,93-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 131.547,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 394.643,95-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafça peşin olarak yatırılan 131.547,98-TL harcın, davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 892.240,00-TL vekâlet ücretinin, davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 6-Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ...Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın yargılama sırasında kayıt kabul davasına dönüşmüş olduğu da dikkate alınarak, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacı ...'dan alınarak davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Şirketine verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 525,00-TL yurt dışı tebligat harcı 51.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 3.893,4-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 56.033,80-TL yargılama giderinin, davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 8-Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Şirketi tarafından yapılan 100,00-TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin, davalı ...'dan alınarak davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketine verilmesine, 9-Suçüstü ödeneği tarafından karşılanan 350,00-TL yurt dışı tebligat harcı ve 480,00-TL tebligat giderinden ibaret toplam 830,00-TL yargılama giderinin, davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair; Davacı temlik alan vekili ve Davalı ... vekilinnin yüzüne karşı, diğer davalı tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/185, K. 2026/243, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-185-e-2026-243-k-85a0d1a509e2