İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/812 E. 2026/288 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/812
Karar No
2026/288
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/812 Esas KARAR NO : 2026/288

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 08/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... numaralı poliçeye dayanarak müvekkilinden ödeme talep ettiğini, ancak davacının, davalı şirketle sigorta ilişkisi kurmak amacıyla herhangi bir sigorta sözleşmesi imzalamadığını, bu yönde bir irade beyanında bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 1. maddesine göre, sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların açık ve mutabık irade beyanlarının bulunmasının şart olduğunu, sigorta sözleşmelerinin de bu genel ilkeye tabi olduğunu, tarafların rızası olmadan geçerli bir sigorta sözleşmesi kurulamayacağını, ... numaralı poliçe düzenlenmiş görünen dönem için müvekkilinin başka bir sigorta şirketiyle geçerli ve yürürlükte olan bir sigorta sözleşmesi yaptığını, müvekkilin sigorta ihtiyacının farklı bir şirket tarafından karşılandığını ve davalıyla sigorta ilişkisi kurma iradesinin bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu, aynı dönem başka bir sigorta şirketiyle sözleşme yapmış olması nedeniyle davalıya sigorta yaptırma konusunda herhangi bir menfaatinin de bulunmadığını, müvekkilinin, davalıya sigorta yaptırma iradesinde bulunmadığı gibi başka bir şirketle yaptığı sözleşme ile bu ihtiyacını karşıladığını, davalı şirketin müvekkili aleyhine ... 33. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve banka hesaplarına haciz koydurarak müvekkilini ödeme yapmaya mecbur bıraktığını, takipten haberdar olmadan banka hesaplarına uygulanan haciz nedeniyle 456.303,00 TL ve 29.153,63 TL'yi cebri icra tehdidi altında 25.12.2023 tarihinde toplam 485.456,63 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ... Tic. AŞ'den davalı ...A.Ş. tarafından ... 33. İcra Dairesi...sayılı dosyası kapsamında cebri icra tehdidi altında tahsil edilen toplam 485.456,63 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... numaralı poliçenin davacı tarafın talep ve iradesi doğrultusunda tanzim edildiğini, davacı her ne kadar davalı şirketle sigorta ilişkisi kurmak amacıyla herhangi bir irade beyanında bulunmadığını iddia etmekte ise de taraflar arasında gerçekleşen ve ekte sunulan yazışmalarda görüldüğü üzere davacı tarafın sigorta poliçesi düzenlenmesi konusunda açık irade beyanının bulunduğunu, ...'nın davacı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, sigorta poliçesinin tanzimi öncesinde ve tanzimi aşamasında müvekkil şirket adına ...'in davacı şirket yetkilisi ... ile poliçenin tanzimi hususunda sürekli görüşmeler yaptığını, karşılıklı bilgi akışı sağlandığını, bu süreçte davacı şirketin mali işler şefi ... ile müvekkili şirket arasında yazışmalar yapıldığını, ... tarafından davacı şirketin Mali İşler Şefi ...' e gönderilen 22.05.2023 tarihli e-postada yeni proje ile ilgili ekli formların doldurulması konusunda destek verilmesini istediği, bu e-postaya cevaben davacı şirket tarafından söz konusu bilgi ve belgeler ile formların müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili şirket adına ... tarafından davacı şirket yetkilisi ... ile yapılan görüşmede, güncel USD sigorta bedelinin iletilmesi halinde güncel USD sigorta bedeline istinaden poliçenin tanzim edileceği bildirildiği, bunun üzerine, davacı şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirketin Mali İşler Şefi ... e 17.07.2023 tarihli e-posta gönderilerek, ... projesinin USD sözleşmesinin ...' e gönderilmesi istendiğini, davacı şirketin Mali İşler Şefi ... tarafından müvekkil şirkete gönderilen 08.08.2023 tarihli e-posta ekinde istenen bu bilgi ve belgeler müvekkil şirkete gönderildiğini, davacı şirketin mali işler şefi ... ile müvekkil şirket adına ... arasında 22.08.2023 tarihinde gerçekleşen telefon konuşmasında, yukarıda bahsi geçen e-postaların tekrar iletilmesi istendiğini; ... tarafından söz konusu e-postalar 22.08.2023 tarihinde davacı şirketin Mali İşler Şefi ... e tekrar iletildiğini, ... tarafından davacı şirketin mali işler şefi ...' e 01.09.2023 tarihinde gönderilen e-postada, poliçenin vadesi belirtilmiş ve süre uzatımı yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi talep edildiğini, müvekkil şirket adına ... tarafından kullanılan [TELEFON] numaralı hat üzerinden,... tarafından kullanılan ... numaralı telefona WhatsApp uygulaması üzerinden mesaj gönderilerek cari hesap bakiyesinin ödenmesi talep edildiğini, ...tarafından verilen cevapta ise, dava konusu poliçenin cari hesap ekstresinde görünmediğinin bildirildiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafın dava konusu poliçenin tanzimi için müvekkile çok sayıda bilgi ve belgeler ile formları gönderdiğini, poliçenin tanzimi konusunda irade beyanında bulunduğu açıkça olduğunu; dava konusu ... numaralı poliçe ile aynı dönem için başka bir sigorta şirketi ile sigorta sözleşmesi yapıldığından bunun müvekkili ile sigorta sözleşmesi yapma iradesi olmadığını gösterdiğini iddia ettiğini, başka bir sigorta şirketi ile poliçe tanzim ettirilip ettirilmemesinin müvekkil şirketin dava konusu poliçeye ilişkin alacağını ortadan kaldırıcı bir etkisi olmadığını, davacı tarafın başka bir sigorta şirketine aynı döneme ilişkin poliçe düzenletip düzenletmediğinin tamamen kendisini bağlamakta ve rizikonun gerçekleşmesi halinde yapılan işlemin sonuçları da tamamen davacı üzerinde doğduğunu, dolayısıyla, davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, ... numaralı Montaj All Risk Sigorta Poliçesi, ... numaralı Montaj Tüm Riskler (EAR) Sigorta Poliçesi, ödeme belgeleri, Whatsapp yazışmaları, sigorta sözleşmesine ilişkin belgeler celp edilmiş, incelenmiştir. Dosya sigortacılık alanında uzman sigortacı ve sektörel bilirkişi ... ile ticari ve sigorta sözleşmeleri alanında uzman akademisyen bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişi heyete tarafından dosyaya sunulan 27/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "..Davacı tarafın poliçenin tanzim edilmesi konusunda açık irade gösterip göstermediği somut uyuşmazlık konusu yapıldığı görülmektedir. Davalı broker / sigortacı tarafından hazırlanan teklif ve düzenlenen poliçenin sigortalıya rıza ile ulaştığı düşünülse dahi, bu sigortacının ilk prim ve/veya somut olayda toplam sigorta primi 12.494,94 USD'yi zamanında talep etmesi gerektiğini değiştirmez, hiçbir tahsilat yapılmayan bir poliçede teminatında başladığından söz edebilmek mümkün değildir.Sigortacı sigortalının açık rızası ile poliçeyi düzenlemiş dahi olsa, Montaj Sigortaları Genel Şartları dahilinde; (Madde 10) teslim tarihini takip eden 30 gün içinde ödenmediği takdirde sigorta sözleşmesi hiçbir ihtara gerek kalmaksızın feshedilmiş olur, ancak sigortacının işbu poliçeyi düzenlenmesi sonrası tekrar para birimi için yapılan değişikliklerle nihai halini 09/08/2023 tarihinde aldığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile 09/08/2023 tarihinden itibaren 30 gün süre ile 09/09/2023 tarihinde davacının poliçe primi ödenmediği için poliçeyi feshetmediği ve primin tahsilatı için iletişime girdiği görülmektedir. İşbu fesih hakkını kullanmaması durumunun kendi ihmali olduğu anlaşılmaktadır. Sektörel uygulamada ise 90 gün için de Sigortacı seçeneği: “Üç ay içinde cayma; dava/takip açmazsa kendiliğinden cayılmış sayılma” hakkını da kullanmadığı, cayma hakkını kaybettiği ve 09/08/2023 tanzim tarihinden itibaren 90 gün 07/11/2023 tarihine kadar cayma iradesi kullanmayı da ihmal ettiği görülmektedir. (... 33. İcra Dairesinin ... E. sayılı takip 07/11/2023den önce başlatılmadığı, 04/12/2023 tarihinde harçlandırıldığı görülmektedir.) Bu bağlamda, gerek primin ödenmemesinden kaynaklı 30 günlük sürede fesih hakkını kullanmayan, gerekse 90 günlük cayma hakkını kullanmayan sigortacısının ihmalinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Sigortalı aynı risk sigortacının (davalının) vermiş olduğu teklifi çok yüksek bularak riskini dava dışı ... Sigorta A.Ş. ye verdi; ve ... Sigorta A.Ş. den poliçe düzenlendiği dosyada bulunan belgelerden anlaşılmaktadır.Bu bağlamda, davalı sigorta brokeri firmanın sigortalısının çok pahalı bularak poliçeyi onaylamamasına karşın, poliçe tanziminde çaba harcamaya devam ettiği ve en son 09/08/2023 de düzenlediği poliçeyi sigortalısına göndermiş olduğu da kabul edilmiş olsa (rızası ile yapıldığının ispata muhtaç olduğu) poliçe primini Sigorta Genel şartları ve Sektör uygulamaları da dikkate alınmadan fesih ve/veya cayma haklarını da kullanmaksızın süresi aşıldıktan sonra icra takibi ile tahsil etmiş olmasının yerinde olduğundan söz edilemeyeceği (icra takibine konu edilmesinin uygun olmadığı) kanaatine varıldığı, Davacı tarafından icra dosyasına 25/12/2023 tarihinde (icra dosyası incelendiğinde haciz baskısı altında) icra dairesinden kapak hesabı yaptırıldığı ve 25/12/2023 tarihinde 456.303,00 TL ve 29.153,63 TL olmak üzere toplam 485.456,63 TL icra dairesine ödeme yapılarak borcun davacı tarafından kapatıldığı görülmekle, 25/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenen 485.456,63 TL' nin davalıdan talep edilebileceği, Ayrıca; Davaya konu sigorta poliçesinin 550 gün için ilk olarak düzenlendiği ancak vade sonuna gelmeden iptal zeyilinin bulunduğu, somut olayda davalı ... şirket tarafından ... numaralı Montaj All Risks poliçe primi olan 12.494,94 USD'nin dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye ödenip, ödenmediği hususunda dosyada mübrez belgelerden anlaşılamadığı ..." tespit edilmiştir. Dava, istirdat istemine ilişkindir. Davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 09/08/2023 tarihinde ... A.Ş. projesine ilişkin ... numaralı 29/05/2023 - 03/09/2023 tarihli Montaj Süresi, 03/09/2023 - 03/09/2024 tarihli Bakım Devre Süresi olmak üzere 12.494,94 USD prim bedelli ve peşin ödemeli Montaj All Risk sigorta poliçesi tanzim edilmiş, işbu sigorta poliçesinde davalı ...A.Ş. broker olarak poliçede yer almıştır. Davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 18/10/2023 tarihinde ...A.Ş. projesine ilişkin ... numaralı 01/08/2023 - 01/02/2024 tarihli Montaj Süresi 01/02/2024 - 01/02/2025 tarihli Bakım Devre Süresi olmak üzere toplam 4.307,74 USD prim bedelli Montaj Tüm Riskler sigorta poliçesi tanzim edilmiştir. ... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davalı ... A.Ş. , takip borçlusunun ...A.Ş. olduğu, davalı takip alacaklısının 12.494,94 USD asıl alacak ve 766,81 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.261,75 USD Alacak için ilamsız icra takibinde bulunduğu, takibin kesinleştiği, davacının cebri icra sebebiyle 25/12/2023 tarihinde toplam 485.456,33 TL ödeme yaparak dosya infazen kapatılmıştır. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir (İİK m.72/7). Bu itibarla, takibe itiraz etmemiş olması sebebiyle cebri icra baskısı altında 25/12/2023 tarihinde borcun tamamı için ödeme yapan davacının, ödediği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde - 23/12/2024 tarihinde (istirdat) dava açtığı anlaşılmış, davanın esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacı, taraflar arasında (... no.lu poliçeye ilişkin) sigorta sözleşmesi imzalanmadığını, bu poliçeye ilişkin davalıyla sigorta ilişkisi kurma iradesinin ve poliçeye rızasının - onayının bulunmadığını, aynı hususlarda başka bir sigorta şirketi ile anlaşma yapıldığını ve poliçe tanzim edildiğini, davalı ile aralarında sigorta sözleşmesi kurulmadığından cebri icra sebebiyle ödenmek zorunda kalınan tutarın istirdadını talep etmektedir. Davalı, davacı ile dava dışı ... Sigorta A.Ş.arasında geçerli şekilde sigorta sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu, davacının talebi uyarınca ... no.lu poliçenin tanzim edildiğini, sigorta sözleşmesi kurulmasına yönelik davacının açık iradesi ve onayının mevcut olduğundan prim iadesine yönelik talebin / istirdat davasının haksız olduğunu - reddini savunmuştur. Uyuşmazlığın temeli, taraf şirketler arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile geçerli bir şekilde kurulmuş sigorta sözleşmesi bulunup bulunmadığı, bu nedenle prim iadesine yönelik davacının istirdat talebinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir. (6098 s. TBK m.1) Bu çerçevede, somut olaya bakıldığında; davalı tarafça sigorta sözleşmesi kurulmasına yönelik davacının açık irade beyanın olduğu ifade edilerek whatsapp yazışmalarına delil olarak dayanılmakla birlikte, mahkememizce bu whatsapp yazışmaları incelendiğinde, davacının sigorta şirketlerinden teklif alınması amacıyla davalı broker ile görüşmelerde bulunduğu, sigorta şirketlerinden teklif alınması için montaj, devre bakım süreleri, inşaat projesi zemin etüdü, yıkım işlemleri, iş programı, klozlar vs.. tespiti ve fiyat teklifleri için bir kısım bilgi, belge, formlara ihtiyaç duyulduğu, davacının kendisine bildirilen bu belgeleri davalı broker şirkete mail yoluyla gönderdiği, sigorta şirketlerinden teklif alınması için istenilen belgelern gönderilmesinin; sigorta sözleşmesinin geçerli şekilde kurulduğun kabulü için yeterli olmadığı, bilakis sigorta tekliflerinin hazırlanması için sigorta türü itibariyle bu belgelere ihtiyaç duyulduğu, daha sigorta fiyatının belirli olmadığı bir aşamada teklif için gerekli belge gönderiminin hazırlık işlemlerine devam edildiğini gösterdiği, kaldı ki sigorta ettiren bakımından prim bedeli sigorta sözleşmesinin kurulması noktasında temel unsur olduğu, zira sigorta sözleşmelerinde sigorta ettirenin temel ediminin rizikolanan menfaatine karşılık prim ödeme borcunu teşkil ettiği, diğer taraftan bilgi, belge vs. gönderimi sonrasında davalı şirket çalışanı ... tarafından davacı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili ...'ya gönderilen 25/07/2023 tarihli mailde hazırlanan poliçe teklifinin mail ekinde iletildiği, ancak davacı şirket yetkilisi ... tarafından hazırlanan bu teklife açık yahut örtülü olarak herhangi onay verilmediği- cevap verilmediği, akabinde davalı şirket çalışanı tarafından davacı şirketin mali işler şefi ....'e 07/08/2023 tarihli mail ile dava dışı ... Sigorta A.Ş.nin ... evrakları ile bir kısım (vergi levhası, ticaret sicil gazetesi, faaliyet belgesi, imza sirküleri vs.) belge talebinde bulunduğunu davacıya ilettiği, dolayısıyla davacı ile dava dışı ... Sigorta A.Ş. arasında sigorta sözleşmesi ilişkisinin henüz kurulmadığı, davalı broker tarafından hazırlanan 09/08/2023 tarihli poliçenin sigorta sözleşmesi değil - sigorta teklifi niteliğinde olduğu, davacı şirket yetkilisi ... tarafından hazırlanan poliçe teklifine açıkça verilen bir onay - rıza bulunmadığı, kaldı ki poliçe teklifine ilişkin aynı bilgilerin 22/08/2023 tarihinde mail olarak davacı şirket mali işler şefi ...'e tekrar gönderildiği, onay beklendiği, ortada geçerli bir şekilde kurulmuş sigorta sözleşmesi bulunmadığı, akabinde davalı şirket çalışanı ... tarafından davacı şirketin mali işler şefi ...'e 01/09/2023 tarihinde gönderilen mailde süre uzatımı yapılıp yapılmayacağı noktasında onay talep edildiği, geçerli bir sigorta sözleşmesi kurulduğunu savunan davalı şirketin devre bakım süresi yönünden süre uzatımına onay istemesinin halen hazırlanan teklife davacı tarafça onay verilmesinin beklendiğini ortaya koyduğu, buna karşılık davacı şirketi temsil yetkisi bulunmayan mali işler şefi tarafından dahi herhangi bir onay ve cevap verilmediği, hasılı davacı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili ... tarafından hazırlanan sigorta teklifine açık bir onay verilmediği, bu noktada karşılıklıve birbirine uygun irade beyanlarının bulunmadığı, davacı ile dava dışı ... Sigorta A.Ş. arasında geçerli bir şekilde sigorta sözleşmesinin kurulmadığı, esasen işbu poliçede pirim bedelinin peşin olarak ödeneceği kararlaştırıldığı halde davacının davalı broker şirkete herhangi bir prim ödemesinin dahi bulunmadığı, bu durum davacı şirketin ve yetkilisinin primi ödemeyerek hazırlanan teklife örtülü olarak dahi onay vermediğini gösterdiği, 11/10/2023 tarihli yazışmada ise davacı şirket yetkilisi ... tarafından açıkça davalı broker tarafından hazırlanan ... numaralı 12.494,94 USD bedelli poliçeye onay verilmediğinin bir kez daha belirtildiği, bahsi geçen bu poliçeye onay verilmediğinin vurgulandığı, taraf şirketler arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile geçerli bir şekilde kurulmuş sigorta sözleşmesinin varlığının (mahkememiz huzurunda dinlenen tanık beyanlarıyla dahi) ispat edilemediği, geçerli bir sigorta sözleşmesi kurulmadığı halde, davalının, sigorta sözleşmesi kurulmuşcasına prim alacağı için icra takibine girişmesinin haksız olduğu, sigorta sözleşmesi kurulmadığından davalının prim alacağına hak kazanmadığı, bu suretle takibe itiraz etmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleştiğinden davacının cebri icra baskısı altında ödemek zorunda kaldığı borcu (prim bedelini) istirdadını talep edebileceği kabul edilmiş / sonucuna varılmıştır. İstirdat davasında, davacı, yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur (İİK m.72/8). Somut olayda, davacı, prim alacağına ilişkin tutarın verilmesi gerekmediğini de ispatlamıştır. Mahkememizin kabulü ve vardığı sonuç, belirtilen bu ana gerekçeye dayalı olmakla birlikte ... no.lu 12.494,94 USD (peşin) prim bedelli Montaj All Risk poliçesinin 9.sayfasında poliçenin teslimi ile birlikte primin peşin olarak ödenmesi, prim ödenmediği takdirde sigortacının sorumluluğunun başlamayacağı, poliçe 8. sayfada vade tarihinde ihtara rağmen prim 10 gün içinde ödenmediği takdirde sigorta sözleşmesinin feshedilmiş olacağı, poliçenin 1, sayfada poliçe hakkında Montaj Sigortaları Genel Şartların geçerli olduğu, Montaj Sigortaları Genel Şartları Sigorta Priminin Ödenmesi, Sigortacının Sorumluluğunun Başlaması ve Sigorta Ettirenin Temerrütü başlıklı 10.maddesinde "...sigorta poliçesinin teslim edildiği günün bitimine kadar ödenmediği takdirde temerrüte düşer ve prim borcunu ödemede temerrüte düştüğü tarihi takip eden 30 gün içinde dahi ödenmediği takdirde sigorta sözleşmesi hiçbir ihtara gerek olmaksızın feshedilmiş olur..." hükmüne amir olduğu, somut ihtilafa esas 09/08/2023 tarihli poliçenin 30 gün sonrasında iptal edilmediği, davalı broker tarafından genel şartlara aykırı şekilde geçerli kabul edilerek prim bedelinin tahsilinin sağlanmak istendiği, davalının süre sonunda kendiliğinden sona eren sözleşme için prim bedelini talep hakkının bulunmadığı, dava dışı sigortacının da poliçe primi brokera ödenmediği için 90 günlük sürede (09/08/2023 tarihli poliçe için 07/11/2023 tarihine kadar) cayma hakkının mevcut olduğu ancak bu süre içinde (icra takibi 04/12/2023 tarihlidir) ne dava dışı sigorta şirketi ne de broker tarafından cayma hakkının da kullanılmadığı / ihmal edildiği, sigorta şirketi ve davalı brokerin sözleşmenin kendiliğinden feshedilmiş olması ve cayma hakkının kullanılmasının ihlal edilmesine bağlı olarak dahi artık prim alacağı talep hakkının bulunmadığı, bu suretle sigortacı ve sektör bilirkişilerin 27/02/2026 tarihli mütalaasına da ilave olarak iştirak edilerek davalının poliçe prim bedelini talep hakkının bulunmadığı, davacının cebri icra sebebiyle ödemek zorunda kaldığı tutarın iadesini istemekte haklı olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne, davacının cebri icra baskısı altında ödediği 485.456,63 TL'nin 25/12/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davacının cebri icra baskısı altında ödediği 485.456,63 TL'nin 25/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 33.161,54 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 8.290,39 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 24.871,15 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 8.290,39 TL peşin harç, 1.300 TL posta ücreti, 20.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 29.590,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 77.673,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/04/2026

Katip

Hakim

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/812, K. 2026/288, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-812-e-2026-288-k-e9c06e183ac0