İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/159 E. 2026/354 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/159
Karar No
2026/354
Karar Tarihi

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/159 Esas KARAR NO : 2026/354

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 05/03/2024 KARAR TARİHİ : 13/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirketler arasında 13/04/2022 tarihli, 5 (beş) yıl süreli, “ÇÖZÜM ORTAKLIĞI / DİSTRİBÜTÖRLÜK SÖZLEŞMESİ NR:13042022” başlıklı sözleşme akdedildiğini, tarafların hak ve yükümlülükleri, yürütülecek faaliyetler, projelerin satışı, pazarlaması, fiyatlandırması, proje konusu sistemlerin kurulumu, tanımı ve eğitimi, satış sonrası teknik bakım ve hizmet ile ürün garantileri, alınacak izin ve ruhsatlar, aracı komisyonları, ödeme şartları, gizlilik, mücbir sebepler, fesih hakkı ve cezai şartlar gibi hususlar sözleşmede detaylı şekilde belirlendiğini, sözleşme kapsamında müvekkili firma, Antalya, Isparta ve Burdur illerinde davalıların ana distribütörü ve yetkili dağıtıcısı olup bu illerden sorumlu olduğunu, müvekkili firma davalıların ürettiği yenilenebilir enerji elektrik sistemleri ve üretime ile ithalata ilave olacak diğer sistem elemanlarına ait teknik bilgileri ve davalıların markasını kendi projelerinde, sunumlarında ve tekliflerinde kullanabileceğini, yapılan sözleşme uyarınca davalıların müvekkili şirketin sorumluluk bölgesi dahilinde müvekkil şirketi dahil etmeden herhangi bir proje sözleşmesi yapamayacağını, süreç içerisinde müvekkili firma sözleşmesel hak ve yükümlülüklerini ifa ederken davalılarca bazı sözleşme ihlalleri gerçekleştiğini, bu çerçevede müvekkili firma tarafından yapılan alımla ilgili olarak davalılar tarafından faturalandırılması gereken 680.831,83.-TL. nın faturası halen müvekkili firmaya gönderilmediğinden müvekkili firma kendi muhasebesi ve vergi yükümlülükleri açıdan sıkıntıya düşürüldüğünü, yapılan incelemeler neticesinde müvekkili firmanın sözleşme kapsamındaki faaliyetlerinin karşılığı olarak davalılardan net rakam mahkemece belirlenmek üzere muhtemelen 70-80 bin ABD dolarını aşacak şekilde alacaklı olduğu değerlendirildiğini, ayrıca, müvekkili firmanın sözleşmeye olan güven ve bağlılığı kapsamında davalılara avans ödemesi göndermesine rağmen malzeme gönderilmediği gibi yapılan işlerden elde edilen kazancın sözleşmeye uygun olarak paylaşılmadan sadece davalılara geçildiğini, bundan başka sözleşme süresince müvekkili firmanın distribütörlük yaptığı Akdeniz bölgesinde müvekkili firmanın bilgisi dışında yapılan satışlardan elde edilen gelirin de müvekkili firmaya ödenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkilerin düzenlenip yeniden tesisi amacı kapsamında sözleşmeye aykırı davranışlar neticesinde müvekkili firmanın uğramış olduğu kayıpların telafisi ve sözleşme gereği hak edilen kazancın müvekkili firmaya ödenmesi ve taraflar arasında hesap mutabakatının yapılması, sözleşme ihlallerinin ortadan kaldırılması hususunda yapılacak iş ve işlemlerin görüşülmesi ve uyuşmazlıkların çözümü amacıyla dürüstlük, iyiniyet ve hakkaniyet bağlamında davalıya çağrıda bulunup müvekkil firmanın hak kazandığı ücretlerin ödenmesini talep etmişsek de olumlu bir geri dönüş alamadıklarını, sonuç itibariyle sözleşmeye uymayan, sözleşmeyi haksız ve geçersiz şekilde fesheden, müvekkili firmanın hak ve yetki sahibi olduğu Akdeniz Bölgesinde müvekkilden izinsiz ve habersiz ticari faaliyette bulunan, kar ve kazanç paylaşımını yapmayan, faturalandırmaları yapmayan, ürün göndermeyen, projelerin iptaline sebebiyet veren davalılardan, bilirkişilerce hesaplanacak ve daha sonra artırılacak olan müvekkili firmanın uğramış hak, alacak ve tazminatlarının ödenmesi amacıyla ve taleplerimizin bu aşamada tam ve kesin olarak belirlenebilir halde olmayışı da dikkate alınarak, taraflar arasındaki 13/04/2022 tarihli, 5 (beş) yıl süreli “ÇÖZÜM ORTAKLIĞI/DİSTRİBÜTÖRLÜK SÖZLEŞMESİ NR:13042022” başlıklı sözleşmenin davalı tarafından haksız ve usulsüz şekilde feshedildiğinin tespiti ile işbu sözleşme kapsamında davacının hak, alacak, tazminat ve zararlarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi neticesinde bilirkişi raporu doğrultusunda arttırılmak kaydıyla; TL. cinsinden olan için şimdilik 10.000TL'sinin ve USD (ABD Doları) ve döviz cinsinden olanların fiili ödeme günündeki TCMB Efektif Satış Kuru değerinden Türk parasına çevrilerek ödenmek üzere şimdilik 100 USD'nin (ABD doları) fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkil tarafa ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dosya talimat yoluyla bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi 06/09/2024 tarihli raporunda: Davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacının davalı şirket adına düzenlediği dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların tamamının davalı şirket adına borç olarak kayıt edildiği ve bu faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye 142.639,74.-TL. tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, belirtilen bilgiler karşısında dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar ve muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edilip edilmediğinin takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Dosya tekrar talimat yoluyla bilirkişiye ek rapor alınmak üzere tevdi olunmuş bilirkişi 11/02/2025 tarihli ek raporunda: Davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacı şirketin toplam 3.425.863,00.-TL. tutarında davalı .... Teknolojileri A.Ş.nden fatura teslim aldığı ve bu fatura bedellerinin tamamını banka havalesi ile ödediği ve bu nedenle davacı şirketin davalı taraftan bir alacağının veya borcunun kalmadığı, davacı tarafın ticari defterlerine göre, davacı şirket ile dava dışı Edta Kimya Gıda ve Temizlik Hizm. San.Tic.Ltd.Şti. arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı şirketin bakiye 350.000,00.- TL. tutarında dava dışı Edta Kimya Gıda ve Temizlik Hizm. San.Tic.Ltd.Şti.ne borcunun olduğu bildirilmiştir. Dosya mahkememizce nitelikli hesap ve SMM bilirkişi heyetine tevdi olunmuş bilirkişiler 08/09/2025 tarihli raporunda: Tarafların Ticari Defter tasdik işlemlerinin yasada belirlenen usul ve esaslara uygun olarak süresi içerisinde yapılmış olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarına göre 31.12.2023 tarih itibariyle borç ve alacak bakiyelerinin bulunmadığı, bu haliyle ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğu, davalı taraf 17.05.2023 tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarname, muhatabına 22.05.2023 tarihinde tebliğ olunmuştur. İhtarname metninde ihtarın alınmasından itibaren çözüm ortaklığı sözleşmesinin feshedileceği kesinlik ifade eder şekilde davacı ihtar edilmiştir. Bu durumda davalı tarafından feshedilen sözleşmenin, 15 günlük fesih ihbar süresine uyulmaksızın usule aykırı feshedilmiş olduğu anlaşılmakta olup, feshin haklı veya haksız olduğu hususundaki hukuki yorum ve niteleme Mahkemenin takdirinde olduğu, sözleşmenin haksız feshedilmiş olduğu yönünde bir değerlendirme olduğu takdirde; sözleşmenin cezai şart başlıklı 8’inci maddesi ki; “Tarafların işbu sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde; ceza olarak hazırlanan proje bedelinin %25'ini ilgili proje sözleşmesinde geçen para birimi olarak cezayı ilk yazılı talep üzerine Karşı tarafa nakden ve defaten ödeyecektir. Tarafların, ayrıca yasal yollardan tazminat talep etme hakkı saklıdır.” Şeklinde düzenlenmiş olup, burada müstakilen bahsi geçen proje şartına bağlı olarak, taraflarca kurulumu gerçekleştirilmiş projelere bu hükmün şümulü olup olmadığı, bir başka ifade ile cezai şart müstakil bir projenin ikmali sırasında sözleşmeye aykırılık söz konusu olduğundan, bu proje bedeline bağlı olarak cezai şart hesap edilebilecektir. Bitmiş projeler bakımından uygulama alanı olup olmadığı Mahkemenin takdirinde olduğu, sözleşmenin, sözleşmeye aykırı feshedildiği tarih itibariyle ortaklaşa yürütülen bir proje olduğuna dair dosya içeriğinde belge bulunmamakta olup, bu nedenle bir hesap yapılması mümkün olmadığı, davacı şirket bakımından - Sözleşmenin 6’ncı maddesi kapsamında davalı tarafa ödenmesi gereken 20.000 ABD dolarının ½’sinin yerine getirilmiş olduğu, sözleşmenin 4.2. maddesine göre davacı çözüm ortağı, projelerin satışından, pazarlanmasından ve tahsilatından sorumlu olup, bu kapsamda birtakım tahsilatlar yapmış olduğu, sözleşmenin 4.8. maddesi gereğince faturalandırmalar, kazançlar ile ödeme ve tahsilat şekli her projeye göre ortaklaşa belirleneceği kararlaştırılmış olup, tahsilatların ayrı ayrı olmak üzere davalı şirket bildirilmesi gerekmektedir. Zira sözleşmenin 6’ncı maddesine göre müşterinin ödeme sorumluluğu Trend’ e karşıdır. Müşteri ödemesini fatura karşılığı Trend’ e yapacağı düzenlenmiş olduğu, sözleşmenin 4.2 maddesi ile 6’ncı maddesi arasındaki çelişkinin doğuracağı sözleşmeye aykırılıkların, genel anlamda sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmeyeceği hususundaki hukuki yorum ve değerlendirme Mahkemenin takdirinde olduğu, 04.04.2023 Tarihinde düzenlenen mutabakata uygun olarak, davalı tarafa yapılması gereken, davalı şirket kar payları ödenmesi gerekirken ödememiş olduğu, davalı şirket bakımından: Sözleşmenin 11’inci maddesinde düzenlenen fesih ihbar süresinin 15 gün olduğu, ancak 17.05.2023 tarihli sözleşme ile, sözleşmenin tebliğ olunduğu tarih itibariyle tek taraflı olarak sözleşmenin feshedilmiş olduğu, Tarafların bilgileri dışında sözleşmeler yapıldığına yönelik ifadelerini doğrulayacak belge vesaik dosya içeriğinde olmadığından, bu kabil sözleşmeye aykırılıktan söz edilmeyeceği, Taraflar arasında 04.04.2023 tarihinde düzenlenen mutabakat tablosunda, sözleşme kapsamında yapılan 15 proje satışından kaynaklı olarak, davacının yapmış olduğu tahsilatların, yapmış olduğu masraflar ve bu projelerden hissesine düşen kâr payından daha yüksek olduğu, dolaysıyla davacı şirketin sözleşme kapsamında yapılan işlerden kaynaklı olarak, yapmış olduğu masrafları ve kar paylarını almış olduğu, tarafların ticari defter kayıtları esas alınması halinde, 31.12.2023 tarih itibariyle davalının davacıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı, bu durumun taraflar arasında kurulmuş olan sözleşmenin 12’nci maddesi kapsamında kesin delil niteliğinde olup olmadığı hususunda hukuki yorum ve değerlendirme Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Dosya itirazlar üzerine başka bir bilirkişi heyetine tevdi olunmuş bilirkişiler 26/03/2026 tarihli raporunda: Taraflar arasındaki sözleşmenin fesih hakkı başlıklı 11.maddesi, “Tarafların adına milli veya ticari-şahsi çıkarlara ters düşen gerçekliği ispatlanmış ve ibra edilmiş zarar verecek herhangi bir girişim, katılım veya faaliyet durumunda taraflardan herhangi biri 15 gün öncesinden diğer tarafa yazılı ihbarda bulunmak kaydıyla, sözleşmede yazılan tüm hususlar geçersiz sayılarak dilediği zaman işbu sözleşmeyi feshedebilir. Taraflar fesih akabinde karşılıklı olarak birbirlerinden hiçbir hak ve alacak talep etmeyeceklerini kabul ve taahhüt ederler. ” Şeklinde düzenlendiği, feshi haklı kılacak eylemin varlığı söz konusu olsa dahi ihbar süresinin 15 gün olarak belirlendiği, davalı tarafın 17.05.2023 tarihinde düzenlemiş olduğu ihtarname muhatabına 22.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname metninde ihtarın alınmasından itibaren çözüm ortaklığı sözleşmesinin feshedileceği kesinlik ifade eder şekilde davacının ihtar edildiği, bu durumda davalı tarafından feshedilen sözleşmenin, 15 günlük fesih ihbar süresine uyulmaksızın feshedilmiş olduğunun görüldüğü, açıklanan gerekçelerle feshin haksız olduğu değerlendirilmekle birlikte takdirin Mahkemede olduğu, sözleşmenin Cezai Şart başlıklı 8’nci maddesinde; "Tarafların işbu sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde; ceza olarak hazırlanan proje bedelinin % 25'ini ilgili proje sözleşmesinde geçen para birimi olarak cezayı ilk yazılı talep üzerine Karşı tarafa nakden ve defaten ödeyecektir. Tarafların, ayrıca yasal yollardan tazminat talep etme hakkı saklıdır." sözleşme şartlarının ihlal edilmesi halinde proje bedelinin % 25’i oranında ceza hesaplanacağının düzenlenmiş olduğu, sözleşmede yer alan cezai şart düzenlemesinin somut olayda uygulanabilir olup olmadığının takdirinin sayın mahkemede olduğu, davacının haksız fesih nedeniyle talep edebileceği alacak miktarının hesaplanmasını mümkün kılan belgelere (zarar miktarı, yapılan projelerden elde ettiği kar vs.) dosya içeriğinde rastlanılmadığı sadece sözleşme kapsamında franchising ve isim hakkı bedeli ile Veri Takip Yazılım karşılığı 20.000.-USD + K.D.V ödemesi yapılacağının görüldüğü, aynı zamanda belirtmek gerekir ki, 04.04.2023 tarihli protokolde davacı firmanın davalı firmaya 16.593,83 ABD Doları borçlu olduğunu kabul ettiğinin görüldüğü, dolayısıyla buradan davacı firmanın alacaklarını aldığı yönünde kanaat oluştuğu, tarafların ticari defterlere göre de birbirlerine borçlarının bulunmadığının daha önceki raporlarda da belirtildiği bildirilmiştir. Dava, haksız fesih iddiasına dayalı alacak davasıdır. Davalı .... Teknolojileri A.Ş. ile davacı şirket arasında 13/04/2022 tarihinde Çözüm Ortaklığı/Distrübütörlük sözleşmesinin kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 13/04/2022 tarihli akdedilen sözleşmenin davalı yanca haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın tek taraflı olarak usulsüz feshedilip feshedilmediği, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa edip etmediği, haksız fesih varsa davacının talep edebileceği alacak ve tazminat miktarı noktalarında toplanmaktadır. Davalı .... Teknolojileri A.Ş. ile davacı şirket arasında 13/04/2022 tarihinde Çözüm Ortaklığı/Distrübütörlük sözleşmesinin cezai şart başlıklı 8.maddesinde "Tarafların işbu sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde; ceza olarak hazırlanan proje bedelinin 96 25'ini ilgili proje sözleşmesinde geçen para birimi olarak cezayı ilk yazılı talep üzerine Karşı tarafa nakden ve defaten ödeyecektir. Tarafların, ayrıca yasal yollardan tazminat talep etme hakkı saklıdır." düzenlemesine, fesih hakkı başlıklı 11. maddesinde "Tarafların adına milli veya ticari-şahsi çıkarlara ters düşen gerçekliği ispatlanmış ve ibra edilmiş zarar verecek herhangi bir girişim, katılım veya faaliyet durumunda taraflardan herhangi biri 15 gün öncesinden diğer tarafa yazılı ihbarda bulunmak kaydıyla, sözleşmede yazılan tüm hususlar geçersiz sayılarak dilediği zaman işbu sözleşmeyi feshedebilir. Taraflar fesih akabinde karşılıklı olarak birbirlerinden hiçbir hak ve alacak talep etmeyeceklerini kabul ve taahhüt ederler." düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflar arasında imzalı 04/04/2023 Tarihli Mutabakat metninde "“15 Adet perojenin KDV Dahil Satış bedeli : 1.036.473,18 ABD Doları Kurulum Gideri: 92.973,73 ABD Doları KDV Hariç Kurulum Gideri : 78.791,30 ABD Doları Kar : 34.728,70 ABD Doları Demireken Hakedişi : 17.364,35 ABD Doları Demireken Masrafları : 2.964,89 ABD Doları / 2> 1.482,45 ABD Doları, Demireken Excell Tahsilat : 149.080,00 ABD Doları, Yapılan Tahsilat : 113.567,46 ABD Doları Demireken Masrafı Dahil Hakedişi : 18.918,71 ABD Doları Fark : 16.593,83 ABD Doları Kalan Tahsilat : 922.905,72 ABD Doları Açıklamalar:* Biten İşlerden Trende Toplam Alacak : 8.193,83 USD * Devam Eden İşlerden Proje Alacak : 8.400,00 USD* Trend EDTA Kimya Sevkini Yapacak Geri Verecek*680.831,83 TL KDV Dahil Trend Fatura Kesecek * Trend Bundan sonraki Prj. (Bahtiyar Gerboğa * ...) devam edecek* 04.04.2023 itibari ile Trend yeni satış listesi verecek yeni yapıya” şeklinde açıklama yapıldığı görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için öncelikle tespit edilmesi gereken husus davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı olup olmadığı hususundadır. Taraflardan .... Teknolojileri A.Ş. ile davacı şirket arasında Çözüm Ortaklığı sözleşmesi kurulmuştur. Buna göre, sözleşme süresinin 5 yıl olacağı, belirlenmiş bölgedeki projelerden tarafların birbirlerini haberdar etmeleri, ve bu projelere ilişkin müşterilerle imzalanan sözleşme şartlarını birlikte belirlemeleri, her bir proje için ayrı ayrı olmak üzere tarafların yapmış oldukları masraflar düşüldükten sonra kalan miktarın 1/2 oranında kar payı olarak taraflara ait olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine .... .... .... yevmiye numarasıyla keşide edilen ihtarname ile davalılar; alımı yapılan ve faturalandırılması gereken 680.831,83 TL faturanın gönderilmesi, müvekkilinin 70.4978,89 ABD Doları kazanç payı alacağı bulunduğu, bu meblağın 5 gün içerisinde ödenmesi şeklinde ihtar edilmiştir Davalılar vekili tarafından davacı aleyhine .... .... .... yevmiye numarasıyla keşide edilen cevabi ihtarname ile davacı; 680.831,83 TL faturanın elektronik ortamda düzenlenerek gönderildiğ, müşteriler tarafından yapılan ödemelerin sözleşmeye göre Trend'e yapılacağı, buna aykırı olarak müşterilerden davacının tahsilat yapmış olduğu, 04/04/2023 tarihinde protokol düzenlendiği, bu protokole göre tahsil edilmesine rağmen müvekkiline eksik bildirilen tahsilatlardan dolayı müvekkilinin 16.593,83 ABD Doları alacaklı olduğu, bu meblağ ödenene kadar hizmet sunumunun durdurulacağı, düzensiz ve hangi projeye ait olduğu bilinmeyen ödemelere ilişkin olarak davacının cevap vermediği, 04/04/2023 tarihli protokolde tespit edilen müvekkili alacağının ödenmesi halinde projelere ilişkin desteğin sağlanabileceği, açık olan cari hesaptaki alacağın davacı şirket yetkililerinin şahsi ihtiyaçları için kullanıldığının kendileri tarafından ifade edilmiş olduğunu, 13/04/2022 tarihli sözleşme gereği ödenmesi gereken 20.000 ABD doları * KDV ve protokolde tespit edilen alacağın 3 gün içerisinde ödenmesi, bu cevabi ihtarın alınmasından itibaren 13/04/2022 tarihli çözüm ortaklığı sözleşmesinin feshedileceği ihtar edilmiştir. Davalı taraf 17/05/2023 tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarname, muhatabına 22/05/2023 tarihinde tebliğ olunmuştur. İhtarname metninde ihtarın alınmasından itibaren çözüm ortaklığı sözleşmesinin feshedileceği kesinlik ifade eder şekilde davacı ihtar edildiği görülmekle, davalı tarafından feshedilen sözleşmenin, 15 günlük fesih ihbar süresine uyulmaksızın feshedilmiş olduğundan feshin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı .... Teknolojileri A.Ş. ile davacı şirket arasında 13/04/2022 tarihinde Çözüm Ortaklığı/Distrübütörlük sözleşmesinin cezai şart başlıklı 8.maddesinde "Tarafların işbu sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde; ceza olarak hazırlanan proje bedelinin 96 25'ini ilgili proje sözleşmesinde geçen para birimi olarak cezayı ilk yazılı talep üzerine Karşı tarafa nakden ve defaten ödeyecektir. Tarafların, ayrıca yasal yollardan tazminat talep etme hakkı saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmenin, sözleşmeye aykırı fesih edildiği tarih itibariyle ortaklaşa yürütülen bir proje olduğuna dair dosya içeriğinde belge bulunmadığından talep edebileceği cezai şartın bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında 04.04.2023 tarihinde düzenlenen mutabakat tablosunda, sözleşme kapsamında yapılan 15 proje satışından kaynaklı olarak, davacının yapmış olduğu tahsilatların, yapmış olduğu masraflar ve bu projelerden hissesine düşen kar payından daha yüksek olduğu, dolaysıyla davacı şirketin sözleşme kapsamında yapılan işlerden kaynaklı olarak, yapmış olduğu masrafları ve kar paylarını almış olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle davalı .... Teknolojileri A.Ş tarafından sözleşme haksız olarak feshedilmiş olduğu, ancak davacının davalıdan talep edebileceği alacağın bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Diğer davalı ...Enerji Teknolojileri A.Ş. ile davacı şirket arasında herhangi bir iş ve işlem gerek dosya içeriğinde ve gerekse ticari defter kayıtlarında tespit edilememiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere taraf ve dava ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemeye göre husumet ya da başka bir anlatımla taraf sıfatı dava şartları arasında sayılmamıştır. Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. Taraf sıfatı, bir başka ifadeyle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, maddî hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddî hukuka göre tespit edilir. Bu haliyle davalı ...Enerji Teknolojileri A.Ş.'ye yönelik açılan davanın, taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Davalı ...Enerji Teknolojileri A.Ş.'ye yönelik açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine 2-Davalı .... Teknolojileri A.Ş'ye önelik açılan davanın reddine 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.164,99 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2026 10:08:54

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/159, K. 2026/354, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-159-e-2026-354-k-4b4f20ac5e0d