İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/153 E. 2026/175 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/153
- Karar No
- 2026/175
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/153 Esas KARAR NO: 2026/175 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın birçok otomotive firmasına parça temin eden, gerek yurtiçine ve yurtdışı firmaları ile üretim ve ticaret yapan saygın bir firma olduğunu, -----faaliyet gösteren endüstriyel ısıtma ve soğutma firmasına parça ihraç etmek üzere anlaştığını, müvekkili firmanın parçaları ihraç etmeden önce---- ve başka klima parçalarının boyanması için davalı firmaya gönderildiklerini, davalı firmada işlem gören parçalar ----ilgili firmaya ihraç edildiğini, yabancı firma------parçalarda tespit etiği ve görselleri müvekkili ile paylaşılan sorunlardan dolayı parçaların müvekkili firmaya iade etmeyi teklif ettiğini, parçaların --- getirilme maliyetinin yüksek olması nedeniyle tamir işleminin ----- yaptırma zorunda kaldığını ve ekstra bir maliyet oluşturduğunu, bu durum davalı firmaya derhal bildirildiğini, davalı firma boyama yapılan parçaların boya pişirme fırınında daha az süre kalması nedeniyle sorunun oluştuğunu, daha öncede bu tür şikayetlerle karşılaştıklarını beyan ettiklerini, davalı firmanın kusuru nedeniyle müvekkili firmanın ihraç ettiği ürünlere istinaden 10.856,92-EUR masraf yapmak zorunda kaldığını, müvekkili firmanın gizli ayıplı mallar nedeniyle uğradığı zararı davalı adına yansıtma faturası düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalı firmanın fatura bedelini ödemediği için-----esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı firmanın itiraz ettiğini, bütün bu nedenlerle, davalarının kabulü ile borçlunun itirazının iptalini, takibin devamını, icra takibine haksız olarak itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen iddialara ilişkin olayların hangi dönem gerçekleştiği belirtilmediğinden husumet itirazlarının olduğunu, müvekkili şirketin hali hazırda ------- olarak faaliyet gösterdiğini, davacının ürünlerinde meydana geldiğini iddia ettiği ayıbın hangi döneme ilişkin olduğunun belirtilmediğini, ayrıca davanın zamanaşımı yönünden de incelenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ayıp bulunan parçaların hangileri olduğu, kaç adet parça ayıplı olduğu, ayıbın nasıl tespit edildiği hakkında bir beyanda bulunmadığını, bu durumların araştırılması gerektiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından boyama işlemi yapılan parçalarda ayıp bulunmadığını, boyama işlemi yapılan parçalara müvekkili şirket tarafından sorumluluğunda bulunan testlerin uygulandığını ve müvekkilinin bu hususta sorumluluğu kalmadığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen parçaların yalnızca kataforez boyama işlemi müvekkili şirket tarafından yapılmakta olup testlerin yapılabilmesi için davacı şirketin onay vermesi ile parçalar ekstra testler uygulanabildiğini, her ne kadar davacı şirket iddia ettiği ayıpların şirket tarafından kabul edildiğini beyan etmişse de sunacakları mail yazışmalarından görüleceği üzere şirket yetkilisi bu iddiaları kabul etmediğini, parçalara kaplama ve kürleme sıcaklıkları taahhüt edilen koşullarda yapıldığını, bütün bunlara ek olarak müvekkili şirketin davacı şirketten alacağı olduğunu ve---- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bütün bu nedenlerle, fazlaya dair her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddini, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı tarafça eserin ayıplı olması sebebiyle dava dışı şirkete ödenen bedellerin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında eser sözleşmesi olduğunu, sözleşme konusu malların davalı tarafından boyama işlemine tabi tutulduğunu, sonrasında bu malların yurt dışında gönderilmiş olduğunu, malların yurt dışında gönderilmesinden sonra boyamanın ayıplı olması nedeniyle dava dışı firmaya onarım bedeli ödemek zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, dava konu malların ayıplı olması sebebiyle dava dışı şirkete yapılan ödemelerden davalının sorumlu olduğunu, zararın tazmini için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------ Esas sayılı İcra Dosyası---- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, taraf tanıkları dinlenilmiş, ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ---- tarihli raporunda özetle, "...Dava Konusu Alt Şase Parçasının Elektrostatik Toz Boyasının Hatalı Olduğu Parçaların -----firmaya gönderilip montajlarına başladıktan sonra ortaya çıktığı ve bu nedenle malın GİZLİ AYIPLI olduğu, Davacı ve davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, davacı-davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, Tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, Davacı ticari defter kayıtlarına göre, ---- tarihi itibariyle, davacının davalıdan kaydi ----- alacaklı olduğu, Davalının ticari defter kayıtlarına göre, ---- tarihi itibariyle, davalının davacıdan kaydi olarak ----- alacaklı olduğu, Tarafların ticari defterlerindeki kaydi farkın, takibe konu olan 369.848,80 TL tutarındaki fatura olduğu, işbu fatura tutarının yapılan teknik incelemede 344.357,70.-TL olması gerektiğinin tespit edildiği, Takibe konu fatura öncesinde, davacının davalıya 322.418,80.-TL borcu olduğu, neticesinde davacının davalıdan ---- 21.938,90.-TL alacaklı olduğu, Davacının ayıba bağlı zarar tazmin hakkını kullanmış olduğu, TBK m. 112 uyarınca zarar tazmini için gözden geçirme ve bildirim külfetlerinin yerine getirilmesine gerek olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir.TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpların yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Bu külfetlerin yerine getirilmemesi iş sahibinin yükleniciye karşı sorumluluğunu gerektirmemekte, sadece ayıplı eser teslimi dolayısıyla sahip olduğu haklardan yararlanamaması sonucunu doğurmaktadır. TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zaman aşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenici olduğu, alınan bilirkişi kök ve ek raporu gereğince dava konusu ürünlerde oluşan boya dökülmesi ve boyadaki hataların gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafça TBK 475/2 maddesi gereği genel hükümlere (TBK 112 md) göre tazminat talep edildiğinden davacı/işsahibinin gözden geçirme ve bildirim külfetlerini yerine getirmesine gerek olmadığı, dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporunda ayıp sebebiyle davacının uğradığı zararın 344.357,70-TL olduğu, davacının bu miktar yönünden TBK 475/2 atfı gereği TBK 112 maddesine gereği genel hükümlere göre davalıdan tazmin talebinde bulunabileceği, dosya kapsamında ----- yapılan bilirkişi incelmesi gereğince davacının takip tarihi itibariyle davalıya 322.418,80-TL borcunu olduğu, tespit edilen zarar bedelinden davalının alacağı mahsup edildiğinden takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği miktarın 21.938,90-TL olduğu, aşan kısımlara yönelik davacı taleplerinin yerinde olmadığı gibi kök ve ek bilirkişi raporunda teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin dosya kapsamına, sunulan deliller ve belgelere uygun olması sebebiyle davalı itirazlarınında yerinde olmadığı anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, davanın kısmen kabulüne, davalının ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 21.938,90-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. --------- Yukarıda açıklanan gerekçelerle dosyaya konu alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebiyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının-------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 21.938,90-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli karar harcı 1.498,65-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.638,70-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 4.140,05-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.498,65-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 15.000,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.488,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 918,75-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 8.172,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.687,25-TL sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 185,07-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 2.934,93-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 21.938,90-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 55.665,57-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2026