İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/153 E. 2025/320 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/153
- Karar No
- 2025/320
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/153 Esas KARAR NO: 2025/320 DAVA: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) DAVA TARİHİ: 17/07/2024 KARAR TARİHİ: 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır ----- ----- alanında faaliyet göstermekte -----------zinciri oluşturduğunu, ---- tarihinde tescillenmiş olan ----- başvuru numaralı ----- ibareli marka müvekkiline ait olduğunu, Müvekkili firmanın; yıllardır ----------adresinde --------------satış gerçekleştirdiğini, ----- büyük bir üne sahip olduğunu, gerek yazılış, gerek söyleyiş ve gerekse logo ve ambalaj kullanımı bakımından ---- neredeyse birebir aynı bulunan -------- üzerinde yanılgı oluşturarak müvekkil firmayı zarara uğratmak olduğu açık olduğunu, ----- isimli ürünün marka tescilinin dahi bulunmadığını, marka hakkına tecavüzün sonlandırılması için davalıya ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek bir hafta süre verilmiştir. Ancak söz konusu ihlal devam etmekle birlikte davalı tarafça da ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla aleyhine tespit istenenin ürünlerinde kullandığı ------- ibaresini kullanmakta olduğunun, aleyhine tespit istenenin kullandığı ---- ibaresinin müvekkilinin tescilli markasına iltibas meydana getirecek şekilde benzediğinden bu durumun haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun tespitine, ihtiyati tedbir yoluyla aleyhine tespit istenenin müvekkilinin tescilli markasını kullandığı ürünlerin toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili -------- aşkın süredir -------- dışında faaliyet gösteren, yurt içinde kain fabrikalarında yerli üretimi desteklemek suretiyle yüzlerce insana istihdam ve yaptığı işle ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan, gıda üretimi ve ihracatı alanlarında sektörün öncüleri arasında yer alan, kurumsal ve kaliteli çalışma prensibini ilke edinmiş uluslararası düzeyde örnek bir kuruluş olduğunu, davacının ----- ibareli markası ile davalı müvekkili ------- ürünleri arasında işbu benzerlik iddiası ile ikame edilmiş huzurdaki davada; davacı tarafın benzerlik iddiası hiçbir surette somutlaştırılamadığını, haklı neden sunulamadığını, uzman ve teknik değerlendirmeden uzak ve iltibas incelemesi yönünden son derece hatalı temellere dayandığını, müvekkili -------- markalı ürünlerinin, tamamen orijinal bir tasarıma sahip olup; hiçbir surette davalının markasından esinlenme ve veya taklit yolu ile oluşturulmadığını, davacının dilekçesinde belirtilenin aksine salt ürünün ambalajında kullanılan ve iki ürün arasında görsel olarak birbirinden çok farklı olduğu ve orta düzeyde tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığı açık olup davacının ileri sürdüğü bütünsel intibada benzerlik yarattığı iddiası somut gerçeklikten uzak olduğunu.----- ürünlerinin davacının ------- markası yönünden ne görsel ne fonetik ne de sesteş olacak biçimde aynı veya benzer olmadığını, davacı yanın her iki tasarımın benzerliğine ilişkin yapmış olduğu açıklamalar ve öne sürdüğü iddialar dayanaksız olup müvekkiline ait marka, davacıya ait tasarımdan esinlenme veya taklit yoluyla oluşturulmadığını, dava dilekçesinde karşı tarafça marka tasarımlarını benzer gösterebilmek adına zorlama yorumlar içeren yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, müvekkilinin markası ve davacının markası arasında başta işitsel ve görsel olmak üzere her açıdan ayırt edici farklılıklar bulunduğunu, tüketici nezdinde aynı yahut benzer değerlendirilmelerinin olanaksız olduğunu, dava konusu markanın bir bütün olarak bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görüş ve ayırt ediciliği vurgulayan görseller; marka ibarelerinin birçok yönden ayırt ediciliğe sahip bütününde odaklandığını, bu anlamda müvekkili --------- başvuru konusu markasının, davacıya ait markalarla başta piyasaya arz şekli ve ortalama tüketici nezdinde bırakılan intiba itibariyle ilk bakışta kolayca ayırt edilebilecek şekilde ayırıcılık teşkil ettiğinden iltibasa sebebiyet vermesinin imkansız olduğunu, ----- tarihli bilirkişi raporu ve Mahkemenin --------- tarihli Ara kararında " İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ" yönünden de itirazları bulunduğunu, müvekkilinin ----- markalı ürünleri, hiçbir surette davacının ------markasını taklit yoluyla oluşturulmadığını, -------- başta ürünün hitap ettiği ortalama tüketiciler ve özellikle çocuklar nezdinde akıllarda kalmasının kolaylaşması ve 50'den fazla ülkeye ihracat yapan ve bu ülkelerde tanınan müvekkilinin markalarına ait isimlerin tüm bu -------- sağlayabilmesi amaçlarıyla birbirini tekrar eden hecelerin birleşmesi suretiyle tasarlandığını, müvekkiline ait ----- markalı ürünlerin davacı şirkete ait ------- ibareli marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, markalarda çoğu zaman tek bir harf bile kelimeyi ya da ibareyi değiştirebildiğini, marka ibarelerinin ortak harfleri içeriyor olması, markaların benzer olduğu anlamına gelmemekte ve benzerlik için yeterli bulunmadığını, markaların aynı harfleri içeriyor olması işitsel anlamda benzer olduğu anlamına gelmediğini, öte yandan, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, markaların görsel benzerliğinden ise bahsetmek mümkün olmadığını, mahkemece verilen------------tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın----- ibaresini davacı taraf adına tescilli ---- ibareli marka ile aynı sektörde kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabete yol açıp açmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının, ------ tarihinde tescillenmiş olan ---- başvuru, ----- tescil numaralı ---- marka ile davalının -------kullanımının tescilsiz olduğu ve ------ emtiasında kullanımın bulunduğu anlaşılmıştır .------- tarafından davacı tarafa ait ticaret sicil kayıtları gönderilmiş olup, davacı ---------- adresinde faaliyet gösterdiği, ana sözleşme tarihinin ---- tarihinde yapıldığı, ---- şirketin tek sahibi olduğu görülmüştür. ----- tarafından davalı tarafa ait---- kayıtları gönderilmiş olup; şirkete ait ----- ve ---- unvanlı şubelerinin bulunduğu,----olduğu,------ yetkilisinin ------ olduğu kayıtlarımız tetkikinden anlaşılmıştır.---- sayılı dosyası uyap üzerinden dosyamıza celb edilmiştir.Tedbir talebinin değerlendirilmesi yönünden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan ------ tarihli bilirkişi raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "Davalının --------- sitesinde davaya konu ürüne rastlanmadığı, ancak ürüne ait internet araştırmasında---------zincirine ait web sitesinde satışının yapıldığı, ürünün üreticisinin internet üzerinde yapılan araştırmada tespit edilemediği, Davacının dosyaya sunmuş olduğu görseller ile internet üzerinde davaya konu ürüne dair yapılan araştırmada elde edilen görseller sonucunda, söz konusu ürünün davalıya ait olması durumunda, markalar arasında benzerliğin bulunması, sınıfsal ayniyetin mevcut olduğu, bu benzerlik ve sınıfsal ayniyetin ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açabilecek olması nedenlerinden dolayı, davaya konu ürünlerdeki ---- ibareli kullanımın, davacının ---- numaralı cino markasına SMK’nun 7/2-b maddesine göre karıştırılma ihtimali yaratılarak marka hakkına tecavüz oluşturduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.Tarafların beyan ve itirazları, kayıtlar ile dosyada mevcut deliller dikkate alınarak, davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talepler dikkate alınarak rapor düzenlenmesi istenmiş, hazırlanan heyet raporu dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; "A. Bilişim Yönünden Yapılan İnceleme Sonucunda; 1. Davacıya ait olduğu belirtilen ------ yapılan incelemede; Sitede --------yılından günümüze kadar ----ürettiği sayısız markaya hayat verdiğinin belirtildiği, Firma iletişim bilgilerinde; o Firma iletişim numaralarının ------ eposta adresinin -----olduğu, Sitede davaya konu ---- ürünlerinin yer aldığı, Site tescil bilgilerinde;------ tarafından -------- firması adına kayıt edildiği, Alan adının -----tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin ------ tarihinde sona ereceği, Site erişim ve yer sağlayıcısının ------olduğu tespit edilmiştir. 2. Davalıya ait olduğu belirtilen -----ürüne ilişkin yapılan incelemede; ------yer alan ------ incelendiğinde; Ürün markasının ------ olduğu, o Ürün üzerinde -----ibaresinin yer aldığı -----olduğu tespit edilmiştir. -------- yer alan----- ürünleri incelendiğinde; ------ tarafından üretildiğinin belirtildiği, o Ürünlerin üzerinde ----- ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir. ----- Tespitleri;Davacının, ----- tarihinde tescillenmiş olan ------Sınıfta ---- ibareli marka ile davalının -----------kullanımının tescilsiz olduğu ve -----------emtiasında kullanımın bulunduğu, Davacı ürünlerin----------olduğu. Mağazalarda veya sosyal mecra satış sitelerinde atıştırmalık tabir edilen raflarda, sayfalarda satışa sunulduğu, Davacı ürünlerinin günlük tüketim malzemesi niteliğinde olduğu, ürün satın alımında özel bir araştırma gereksinimi bulunmayan ürün sınıfında olduğu anlaşılmıştır. Davalın --- markalı ürünün ------ olduğu mağaza atıştırmalık olarak tabir edilen ------- satışa sunuldu. Ürünlerin günlük tüketim malzemesi niteliğinde olduğu, ürün satın alımında özel bir araştırma gereksinimi bulunmayan ürün sınıfında olduğu. Davacı ve davalı aynı emtiada faaliyet yürüttüğü tespit edilmiştir. Davacı ve Davalı markalarının tanınmışlığının bulunmadığı tespit ve kanaatine varılmıştır. -----yönünden benzerlik olmakla birlikte markasal benzerliğin olmaması nedeniyle ortalama alıcılar nezdinde iki marka arasında karışıklık söz konusu olmayacağı değerlendirmekle vaki kullanımların Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla SMK 29/1 gereğince marka hakkının ihlali sayılmayacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.Tarafların beyan ve itirazları, kayıtlar ile dosyada mevcut deliller dikkate alınarak, davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talepler dikkate alınarak ve raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan ------ tarihli rapor dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle; " Sektörel olarak incelemeler sonucunda: 1. ------- markalarının aynı ürün segmentinde faaliyet gösterdiği, aynı satış kanalları üzerinden aynı tüketici kitlesine hitap ettiği, 2. Her iki markanın da aynı ürün segmentinde ele alınabileceği, Bilişim yönünden incelemeler sonucunda, İnternet ortamında --------marka ------- davaya konu ------marka -------- ile ilgili araştırma yapılmış olup; Bazı online alışveriş sitelerinde, gıda toptancı sitelerinde ve-----------marka ------------- satışının yapıldığı anlaşılmıştır. --------- marka çikolatanın daha eski piyasaya çıkan ürün olması nedeniyle yaygın olarak çok daha fazla online alışveriş sitelerinde, marketlerde, bakkallarda satışının yapıldığı anlaşılmıştır. ------ ---------ürünleri ile ilgili gerek internet sitelerindeki yorumlarda gerekse --------- platformlarındaki paylaşımlarda yapılan yorumlarda bu iki ürün ile ilgili lezzet benzerliği, birbirini çağrıştırması, ambalaj ve görünümünün benzerliği vb. hususlarda yorum veya şikayete rastlanmamıştır. Markasal incelemeler sonucunda, 1.Davalı kullanımı davacı markasının tescilli olduğu mallar ile aynı tür mallarda olmakla birlikte davalı kullanımına konu işaretin davalı markasından genel izlenim olarak ayrıştığı; 2. İşaretler arasında ---- ibarelerinden kaynaklanan ---------harflerinin ortak unsur olması nedeniyle kısmi bir benzerlik olsa da, gerek söz konusu ibarelerin kısa kelime olması karşısında tek harf farklılığının tüketici tarafından kolaylıkla algılanabilmesi, gerek markalardaki ek unsurların işaretleri ayrıştırdığı, gerekse markaların bir bütün olarak genel kompozisyonlarındaki farklar göz önünde bulundurulduğunda, ortalama seviyedeki tüketicinin farklı markalı ürünler ile karşı karşıya kaldığını anlayabileceği, dolayısı ile karıştırma ihtimali ve/veya ilişkilendirme ihtimali yaşamayacağı; 3. Davacı markasının tanınmış olduğunu ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında tanınmışlığın ispatı için gerekli olan kriterlerin yerine getirildiğini gösteren belgeye rastlanmadığı, bu bakımdan bir değerlendirme yapılamadığı; 4.Taraflara ait ürün ambalajları değerlendirildiğinde, kullanılan renkler, öğelerin konumu, şekli, kompozisyonları itibariyle genel izlenim olarak farklı olduğu; her ne kadar söz konusu ürünler kolay erişilebilir, düşük fiyat segmentinde hızlı tüketim ---------ürünleri olsa da, ortalama seviyedeki tüketicinin iltibas yaşamayacağı, farklı iki ürün ve marka karşısında kalacağını anlayabileceği" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:769 sayılı SMK'nın 7/2, 29., 149 ve 150. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri
GEREKÇE:Dava, davalı kullanımlarının davacının tescilli markası ile iltibas oluşturduğundan bahisle, davalı kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğu ve marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddiasından kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti davasıdır. Davacı taraf, ------- tescil numaralı ----- markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın ino şeklindeki markasal kullanımlarının haksız rekabet nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüzün tespitini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir. Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Hakız rekabet TTK'nın 54. Maddesinde düzenlenmiş, "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlanmış ve haksız rekabet halleri TTK'nın 55. Maddesinde sayılmıştır. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; -------- markasının -------- tarihinden itibaren davcı adına tescilli olduğu markanın -------tarihinden itibaren 10 yıl süre ile yenilendiği ve dava tarihi itibari ile halen koruma altında bulunduğu, davacı tarafın markasnın -------- ürününde markasal olarak kullanıldığı, davalı tarafın kullanımının -------şeklinde markasal kullanım olduğu, kullanımların ---------- ürününde kullanıldığı, davacı adına tescilli markanın kullanıldığı ve davalı kullanımlarına ait ürünlerin günlük tüketim malzemesi vasfında olduğu ve ürün satın alımında özel bir araştırmaya gerek duyulmayan ürünler oldukları, bu haliyle taraflara ait ürünlerin aynı emtia sınıfında oldukları, marka hakkına tecavüzün değerlendirilmesi yönünden alınan ------tarihli raporda gösel ve ses olarak benzerliğin mevcut olduğu bu haliyle davalının marka hakkına tecavüz oluşturduğu tespit ve rapor edilmiş ise de tahkikat aşamasında alınan ----- tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının tescilli markasının ambalaj, renk ve görsel unsurları da içeren şekilde tescil ettirildiği bu çerçevede değerlendirmenin sadece ---------- ibaresi üzerinden değil ambalaj, şekil, renk ve yazı karakteri ve kelime unsurları yönünden yapılması gerektiği, davacı markasının alıcı grubu ile davalının ürününün alıcı grubunun aynı olduğu, davalının kullanımında davacı ürünü ile tek benzerliğin ----- ibaresi olduğu, davacının --------- ibaresi fonetik açıdan benzerlik arz etse de davalının ambalaj, renk ve ayrıca ambalaja eklenen togo ibaresi dikkate alındığında davacı markası ile ilgili alıcısı grubu nezdinde karşılaştırmaya yol açmayacağı ve yine tespit aşamasında alınan rapor ile ----tarihli rapor arasındaki çelişkinin giderildiği, --------tarihli raporda belirlendiği üzere davacının markasının tanınmış marka kapsamında olmadığı, davacının tescilli markası ile davalının markasal kullanımları karşılaştırıldığında ino ibaresinin ortak unsur olduğu, ino ibaresinin bir anlam ifade etmediği, kısmi bir benzerlik olsa da, gerek söz konusu ibarelerin kısa kelime olması karşısında tek harf farklılığının tüketici tarafından kolaylıkla algılanabilmesi, gerek markalardaki ek unsurların işaretleri ayrıştırdığı, gerekse markaların bir bütün olarak genel kompozisyonlarındaki farklar göz önünde bulundurulduğunda, ortalama seviyedeki tüketicinin farklı markalı ürünler ile karşı karşıya kaldığını anlayabileceği, dolayısı ile karıştırma ihtimali ve/veya ilişkilendirme ihtimali yaşamayacağı yönündeki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, raporlar arasındaki çelişkin giderildiği açıktır. Bu kapsamda alınan tüm raporlar, marka tescil kayıtları ile davalı kullanımları dikkate alındığında davacı adına tescilli marka ile davalı tarafın markasal kullanımları aynı emtia sınıfında ise de davalı tarafın markasal kullanımında ino ibaresi dışında davacı markası ile bir benzerliğin bulunmadığı, davalı kullanımlarındaki togo fino ibaresi, bu ibarenin ambalaj üzerinde konumlandırılması, ambalaj tasarımındaki renk farklılıkları, ambalajın bütünsel kompozisyonunun farklılığı, davacının cino ibaresinde kullandığı renk ve yaz stili, figüratif kullanımlar birlikte değerlendirildiğinde davalı kullanımları ile davacı markasınına dair kullanımlarda ortalama seviyedeki tüketicinin farklı markalı ürünler ile karşı karşıya kaldığını anlayabileceği, dolayısı ile karıştırma ihtimali ve/veya ilişkilendirme ihtimali yaşamayacağı kabul edilmiş ve davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı ve haksız rekabete yol açmayacağı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan hazine yararına tahsiline, 3-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025